Değerli Üyelerimiz, yorumlar bölümünde "yanıtla" işlevinde aksamalar olduğu için, yorum yanıtlarını şimdilik ana yorum bölümünde yazarak yanıtlamanız daha güvenli olacaktır. Sağlıklı mutlu günler dileriz. (29/08/2021 01:51)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Son Fasıl Abdurrahim KAHRAMAN'ı Özlem ve Hüzünle Anıyoruz. [Devamı]

ATATÜRK’ÜN EDEBİYATLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİ [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER : SEVİM ŞENGÜL [Devamı]

Nazım Hikmet her zaman zirvede [Devamı]

  Fakir Baykurt Öykü Yarışması    Başvuruları Başladı [Devamı]

 76.Yunus Nadi Ödülleri Sahiplerini Buldu [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    "Bir, benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun. İki, insanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi aşağılayamasın. Kimse kimseyi asimile edemesin. İnsanları asimile etmeye can atan devletlere, hükümetlere olanak verilmesin. "Benim kitaplarımı okuyanlar bilsinler ki, bir kültürü yok edenlerin kendi kültürleri, insanlıkları ellerinden uçmuş gitmiştir. "Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar."
    Yaşar Kemal

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 88 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Halide Edip Adıvar'a Mektup

HALİDE EDİP ADIVAR'A MEKTUP

 

Sayın

Prof. Dr. Halide Edip ADIVAR

Kurtuluş ve Kuruluş Yılları Kahramanı

Yazar

 

Halide onbaşım,

Öncelikle Size sevgi ve saygılarımla bir Şiir Zamanı Selamı çakıyorum.

 

1964 yılı 9 Ocak günü böbrek yetmezliğinden ayrıldıktan sonra sizden feyiz alarak roman, hikaye ve şiir alanında başarılı olan ve Türk Edebiyatına damgasını vuran ve vurmakta olan pek çok kadınımız oldu. Üstelik Başbakanlık ve Bakanlık da yapmaya başladılar. Ben de şiirler  yazan bir kadın olarak  o zamandan bu yana neler neler oldu diye kısa mektup yazmak istedim.

 

Bu ülke sizi unutmadı. Kurtuluş savaşına katılmış ve sivilden onbaşı rütbesi almış bir kahraman olarak hep sizi andı. 1919 yıllarında ülke işgal altındayken yaptığınız konuşmaların değeri hep bilindi. Şu konuşmanız her yerde yayımlanmaktadır:

 

Hanımlar! Müslümanlar, Türkler! Türk ve Müslüman bugün en kara gününü yaşıyor. Gece, karanlık bir gece.. Fakat insanın hayatında sabahı olmayan gece yoktur. Yarın bu korkunç geceyi yırtıp, parlak bir sabah yaratacağız.

 

Bugün elimizde top, tüfek denilen alet yok; fakat ondan büyük, ondan kuvvetli bir silahımız var; Hak var, Allah var. Tüfek ve top düşer. Hak ve Allah bakidir. Topunun yüzüne tükürecek kadar, evlatlar, analar, kalbimizde aşk ve iman, milliyet duygusu var.”

 

Halide Onbaşım,

Bu onbaşı rütbesi bizler için bir general rütbesinden daha önemli bizim için. Sinekli Bakkal ve öteki romanınızı filme aldılar, tiyatrosunu yaptılar. Herkes çok iyi bilir. Milletvekilliği yapmışınız eşiniz Adnan Adıvar da Sağlık Bakanlığı yapmış. Fakat siz çok açık sözle, düşündüğünü edemeyen cesur bir insanmışınız.  Robert kolejini bitiren ilk Müslüman kadın olmuşunuz.  On yedi yaşındayken önce öğretmeniniz ünlü matematikçi Salih Zeki ile evlenmişiniz. Öğretmenlik ve müfettişlik yapıp okullar açmışınız.

 

 

Sizin için iddialı inatçı, korkusuz derler. Mustafa Kemal Atatürk karşısında bile “öyle olmaz, böyle olur” diye çekinmeden fikrinizi söylemişsiniz. İkiniz de birbirinize insan olarak hayranmışsınız. Hep yaşadığınız çağın ötesinde olmuşunuz.

 

19 Mayıs 1919 günü Asri Kadınlar Birliği’nin düzenlediği mitingte, Fatih Mitingi’nde kürsüye çıkan ilk konuşmacı olmuşunuz. Konuşmalarınızla belleklerde büyük iz bıraktınız.  20 Mayıs’ta Üsküdar mitingi, 22 Mayıs’ta Kadıköy mitingi ve Sultanahmet mitingi hep anlatılmaktadır.. Siz spontene doğal olarak hazırlanmadan konuşurmuşunuz. Biz bunları sizin hakkınızdaki yazılardan öğrendik.

 

Sizi erkek olarak bekliyorlarmış, kız olunca babanız size Halit diye seslenirmiş.

Sizin için çok kitaplar yazıldı. Bunlardan biri İpek Çalışlar’a ait. Ayşe Arman’ın yaptığı bir söyleşi de Sizin hakkınızda güzel güzel şöyle konuşmuşlar. Oradan biraz alıntı yapalım.

 

 

 

Ayşe Arman’ın soruları karşısında ipek Çalışlar şu tür yanıtlar veriyor.

“Valla, ben ne zaman “huysuz” sıfatıyla ifade edilen bir kadınla yüz yüze gelsem, onlar müthiş kadınlar çıkıyor! Halide Edip de onlardan biri. Ama tuhaf bir şekilde, “tanınmamak” bu kadınların ortak kaderi. Bunu tersine çevirmek gerek. Önümüzde solukmuş gibi duran ama aslı parlak örnekler, yeniden aydınlandığında, herkeste bir şeyler yapma isteği uyanacak. En azından ben öyle düşünüyorum”

 

Bu kadının en çok çarpan yönü nedir diye sorulduğunda İpek hanım şöyde diyor.

 


- İnanmayacaksın ama fotoğrafları! Biz Halide Edip’i nasıl biliriz? Yuvarlak gözlüklü, kafasında tuhaf bir baş örtüsü olan, itirazcı, sevimsiz bir kadın. Ama torununun torunu Adnan Sayar’ın elindeki albümde, karşımda bambaşka biri vardı. Prenses gibi biri. Evet emreden ama aynı zamanda inanılmaz dişi...

 

Döneminin kadınlarından farkı ne diye soruluyor yanıt şöyle:
-“ Kadınlara has bütün özellikler onda da var. Ayrıca dürüst, dobra, direkt. Ama onda diğer kadınlarda olmayan başka bir şey daha var: Kendine çok fazla güveniyor. Bir de kendini acayip sorgulayan biri. Bizim bugün tartıştığımız soruları, neredeyse 70 yıl önce sormuş?

 

Onbaşım,

Sizin dönemin en akıllı kadını olduğunuzu kadınlar değil erkekler söylemişler. İngilizce Fransızcayı iyi bilirmişiniz. Çeviriler yapmışınız. Nazım Hikmet hapisteyken her ay elli lira harçlık gönderirmişiniz. Biz sizi nasıl anmayı unuturuz.

 

Eserlerin, kitapların tıklanınca her yerden çıkmaktadır Ablam.

Akıllı, başarılı bir Türk kadını olarak gururla anıyoruz.

 

 

 

 

  

 

Sevgili Onbaşım,

Sizin hakkınızda yazılalardan şunları da aynen eklemek istiyorum.

"Milli Mücadele döneminin ve Türk Edebiyatının önemli isimlerinden. Cesur bir kadın. Bir mücadeleci. Ve haksızlıklara uğramış, kıymeti bilinmemiş bir politikacı… Gelin lafı uzatmadan onbaşı Prof. Dr. Halide Edip Adıvar’ı 3 ayrı dönemdeki duruşu ile hatırlamış olalım. Sonuna yorumumuzu da ekleyerek…

1. Milli Mücadele Dönemi

İşgal altındaki ülkelerde halkı psikolojik olarak savaşa hazır tutmak bilinçli bir propagandanın ürünüdür. Bu, bazen merkezi bir yönlendirme ile olur, bazen yerel unsurlar buna ön ayak olurlar ve sonrasında merkezde birleşirler. İşte Gazi Mustafa Kemal‘in Samsun’a ayak basarak Kurtuluş Mücadelesini başlattığı gün, yani 19 Mayıs 1919′da Halide Edip Adıvar, İzmir‘in işgalini protesto mitinginde yani İstanbul Fatih mitinginde şu şekilde konuşuyordu:

Bu sözlerle halkı etkileyen Halide Edip padişaha da şöyle sesleniyordu:

Biz padişahımızdan bize babalık etmesini rica ederiz. Biz erkeklerimizle beraber milletin kalbinden gelen en kuvvetli, en akıllı, en cesur, milleti en çok temsil edecek bir kabine isteriz. 

Halide Edip, 3 ay kadar sonra Mustafa Kemal’e yazdığı bir mektupta Amerikan idaresini savundu. Amerika’nın işgalci Avrupa devletlerine karşı Türk ulusu için bir şans olduğunu, Filipinler gibi kaostan çıkamayan ülkelerde düzeni sağladıklarını, Avrupa’dan destek gören içteki azınlık oluşumlarına karşı güçlü bir devletin bu şekilde mümkün olunabileceğini, maceraya gerek olmadığını ileri sürüyordu bu mektup. Mektup, Erzurum Kongresi’nde değerlendirildi ve reddedildi.

Halide Edip kurtuluş için her fikri değerlendiriyor, kafa yoruyor, çalışıyor, çabalıyordu. Mücadelesine devam etti.Sultanahmet mitinginde tarihe geçen, tüm çağlara seslenen muazzam tümcesini sarfetti:

“Hükümetler düşmanımız, milletler dostumuzdur.”

Bunun üzerine İstanbul hükümeti hakkında soruşturma açtı. Halide Edip ve eşi Doktor Adnan’ın da içinde bulunduğu 6 kişilik grup için idam kararı verildi. Aynı günlerde İstanbul, İngilizlerin idaresine geçecek, Halide Edip ise başkenti terkedip Anadolu’da mücadelesine devam edecekti. Kızılay’ın başına geçti, yaralı askerlere hastabakıcılık yaptı, Yunanlıların halka çektirdiklerini raporladı. Azimli gayretleri nedeniyle önce onbaşılık, sonra başçavuşluk mertebesine erişti, savaş sonrası İstiklal Madalyasına layık görüldü.

2. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Atatürk ile İtilaf

Adıvar’ın Atatürk’le ihtilafı 1924 yılında gün ışığına çıkıyor. Eşi, ilk meclisin Sağlık Bakanı Adnan Adıvar’ın da kurucularından olduğu Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Doğudaki Şeyh Sait isyanı gerekçe gösterilerek Takrir-i Sükun kanunuyla kapatılmıştı. Bu kanun aynı zamanda İstiklal Mahkemeleri’nin de yolunu açan ve muhalif herkesi yok etmeye çalışan bir kanun. Mimarı da İsmet İnönü.

Nitekim kanun çıkar çıkmaz Adnan Adıvar ile eşi Halide Adıp Adıvar yurt dışına çıktılar ve 15 yıl boyunca ülkeye dönmediler. Gerçi Adnan Adıvar yıllar sonra torunu Ömer Sayar’a sürgünde oldukları iddiasını kabul etmediklerini, sadece İzmir Suikastı davası nedeniyle ülkeye dönmeye çekindiklerini dile getiriyor. Hatırlanacağı üzere, aynı zamanda Terakkiperver kurucusu olan Kazım Karabekir ve diğer bir çok isim İzmir’de Mustafa Kemal Paşa’ya suikast tertipledikleri İstiklal Mahkemelerinde yargılanmış, haklarında idam kararı verilmiş, ancak cezaları Atatürk tarafından affedilmişti. Adnan Adıvar da aynı davada gıyabında yargılanıp beraat edenlerden olmuştu.

Atatürk ayrıca Nutuk’ta Halide Edip’in kendisine Amerikan mandasını kabul etmesiyle ilgili yazdığı mektubu harfi harfine okumuştu. Halide Edip’in cevap hakkı yoktu haliyle, zaten yurt dışındaydı.

Adnan ve Halide Edip Adıvar, 1939′da, Atatürk öldükten sonra yurda döndüler. 2008′de Turgut Özakman CumhuriyetGazetesinde Halide Edip’in Sabiha Sertel‘e ”Mustafa Kemal haklıymış” dediğini bildirir. Adıvar Atatürk’ün askeri dehasına, azmine Milli Mücadele döneminde şahit olmuş bir isimdi, bunu bizzat görmesi Cumhuriyet kurulduktan sonraki uygulamalarına da koşulsuz destek vermesi anlamı taşımıyordu.

3. DP İzmir Milletvekili Halide Edip Adıvar

Adnan Adıvar 1945′te Demokrat Parti kontenjanından bağımsız milletvekili olarak parlamentoya girmişti. 14 Mayıs 1950 seçimlerinde de Halide Edip Adıvar, DP kontenjanından İzmir milletvekili oldu. Tek parti hükümetinin baskı politikaları, ekonomideki olumsuzluklar ve yeni bir nefes ihtiyacı toplumun geniş kesimlerini CHP’ye karşı DP’de birleştirmiş, İzmir de her zamanki yeniliğe ve gelişime açık yüzüyle sandıklarda DP’yi  1. parti yapmıştı. İşte Halide Edip bu seçimde 188 bin civarında İzmirlinin oyunu alarak parlamentoya girdi. 1924′te eşiyle başlattıkları ve başarısızlıkla sonuçlanan deneyimlerinden sonra Demokrat Parti’nin bir umut olduğunu düşünüyordu.

Ancak beklediğini bulamadı. Bizzat DP iktidarı tarafından çıkarılan “Atatürk’ü Koruma Kanunu” na muhalefet etti, Atatürk’ün Allahlaştırılmasının doğru olmadığını söyledi. Gün geçtikçe iktidara olan eleştirileri artınca kendisinin Amerikancı, mandacı, hain olduğu iddiaları bizzat hükümet çevrelerinden sert biçimde ortalığa döküldü. Bu tacizlere daha fazla dayanamayan Halide Edip Adıvar 1954′te “Siyasete vedaname” başlıklı, Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanan yazısıyla milletvekilliğinden ayrıldı.

Adıvar, üçüncü kez devletin birey üzerindeki, toplum mühendisliğine dayalı, totaliter eğilimlerine katılmadığını ortaya koyuyor, başkenti geride bırakıp kendi yoluna dönüyordu. “Hükümetler düşmanı, milletler dostuydu”.

***

 

Sonuç:

Peki ne oldu da Halide Edip Adıvar, hem İstanbul hükümeti ile hem Atatürk ile, hem Cumhuriyet Halk Fırkası ile hem de Demokrat Parti ile sorun yaşamıştı? Yanıt basitti.

Halide Edip Adıvar, her dönem azınlıkta kalan, farklı düşünceleri nedeniyle dışlanmıştı. Düşünce özgürlüğüne uzak, statükoya ve tek adamcılığa yakın anlayışın kurbanı olmuştu. Devletin değil, bireyin özgürlükleri için yola düşmüştü hep. Halbuki kendisi, örneğin George Orwell‘in o meşhur “Hayvan Çiftliği” kitabını ilk kez Türkçeye kazandıran, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkileri iyi olan, bir çok dil bilen, kitaplarında batılılaşmakta olan doğulu kadın imajını hem muhafazakar ve mukaddesatçı hem de laik batılı kesimlere anlatmaya, kabul ettirmeye çalışan; uzmanlığı, deneyimi ve kişiliği ile orta yolu bulan bir isim olarak demokrasimize çok daha fazla katkıda bulunabilirdi.

O, muhafazakar Türk kadını için örnek bir model olabilirdi.

Olmamıştır. Halide Edip gibi bir insana reva görülen muamele karnemizdeki kırık notları bir kez daha gün yüzüne çıkarıyor."

Kendisini saygıyla selamlıyorum, İzmir’den Merkezefendi kabristanına ulaşır dileğiyle… Ve gelecek karnelerimiz bir gün PEKİYİ’lerle dolar diye umarak…"

 

Onbaşım Şiir Zamını olarak bu mektubu sana yazdım.

Bütün üyelerimiz seni rahmetle andılar.

 

                                                              09/01/2014

                                                           Yasemin Demir

 

Yasemin Demir | 09/01/2014

1 Yorum | 10171 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Nur Ulusoy 11/01/2014 20:56

Harika hazırlanmış bir yazı ellerinize sağlik Yasemin Hanım... Türk edebiyatında çok önemli bir yere sahip Halide Edip Adıvar'ı rahmetle anıyoruz. Saygıarımla....

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Ümit  Zeki Soyuduru
SEVGİLİDEN BİR YUDUM
Aleykümselam. Çok teşekkür ederim ramazan bey....
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
SEVGİLİDEN BİR YUDUM
Şiir zamanı ailesine ve şahsınıza çok teşek...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
SEVGİLİDEN BİR YUDUM
Teşekkür ederim ahmet bey. saygı ve selamlarım...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
SEN YARALI YARIMSIN!
Şiir zamanı ailesine ve şahsınıza çok teşek...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
HER GÖNÜLE BİR SULTAN!
Teşekkür ederim yasemin hanımefendi. saygı ve ...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
şerefine içiyorum
gün seçkisini gönülden tebrik eder,  ...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Düşün
gün seçkisini gönülden tebrik eder,  ...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
.Aşkın Doğusu.
gün seçkisini gönülden tebrik eder,  ...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Düşün
düşünmenin düşünü kurmak da lazım ki dü...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Erhan  Tığlı
Oyunlu Gülmeceler
Gülmecelerime yorum yapan yok, ağlamaklı şiir ...
(Erhan Tığlı tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
YAĞMUR ZAMANI SOKAĞI
ne güzel bir hediye oldu bize abicim çoook teş...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
AŞI OLMAYANLAR, ÖNLEMLERE UYMAYANLAR
Bilgilendirmeler için teşekkürler seyfettin hoc...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Metin Soydeveli
SOLDU GÖZLERİN
Kesin... teşekkürler duygudaşlığınıza erhan...
(Metin Soydeveli tarafından)
Devamı
ömer altun
*** CAN ÖLÜMLE SÖZLENİR ***...SS
Yürek sesiniz daim olsun efendim ... ...
(ömer altun tarafından)
Devamı
ömer altun
Gözyaşı Ayetleri
çok teşekkür ederim orhan üstadım yürek yang...
(ömer altun tarafından)
Devamı
ömer altun
Gözyaşı Ayetleri
Canına milyon şiirim kurban olsun ablam ... aşk...
(ömer altun tarafından)
Devamı
ömer altun
.Aşkın Doğusu.
Gidilmesi gereken bir yol  bu yolculuğa bize...
(ömer altun tarafından)
Devamı
Yahya Koza
Ey Canan
Bilmukabele saygı bizden,güzel yorumunuza çok t...
(Yahya Koza tarafından)
Devamı
Yahya Koza
Ey Canan
yorumunuz için teşekkür ederiz ...
(Yahya Koza tarafından)
Devamı
Yahya Koza
Ey Canan
Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim cana...
(Yahya Koza tarafından)
Devamı

Linkler