Yasemin ile Yağmur Zamanı 21.30'dan itibaren başlıyor. Sıcak gün sonrasında çıkarın maskelerinizi kulaklarınızdan, dinlemeye hazır olun.... (11/07/2020 12:58) | Gökyüzüne en son ne zaman baktınız, gönlünüzün kalemini en son ne zaman gökyüzü maviliğine bandınız? Bugün gökyüzü sizin olsun. (08/07/2020 11:45) | Geciken ve yeni başlayan yaz akşamlarından şiir dolu sağlıklı , mutlu EVDE KAL günleri dileriz. (28/06/2020 06:01)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

ATATÜRK’ÜN EDEBİYATLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİ [Devamı]

Editörlük felsefesi [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER:AJDA PEKKAN [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Bekliyorum; öyle bir havada gel ki, vazgeçmek mümkün olmasın!…
    Orhan Veli Kanık

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 11 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Türk edebiyatının seçkin şâirleri ve onlardan numuneler


hüzünlü görseller ile ilgili görsel sonucu
Türk edebiyatının gelişmesine büyümesine katkı sağlayan o kadar büyük üstatlar var ki, onları anlatmaya ve onlardan numuneler sunmaya çalışmak çok kapsamlı bir çalışmayı gerektirir diye düşünüyorum. Bu itibarla yazımız sathî ve nakıs kalacaktır behemehâl...

Türk edebiyatından kimler geldi kimler geçti; ama büyük sanatçılar hiçbir zaman ölmedi, eserleriyle hep yaşadılar... Birçok muharrir edebiyat tarihçisi Türk edebiyatını sınıflamış ve değerli çalışmalar sunmuşlar bilim dünyasına... Bunların başında Prof. M.Fuat Köprülü (Edebiyat Tarihi) geliyor. Prof. Fuat Köprülü’nün dışında şu çalışmaları da eklemek yerinde olacaktır:
Ahmet Hamdi Tanpınar "19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi" (1949, düzeltme ve eklerle 1956)
Celâl Tahsin Boran "Edebiyat Tarihi Dersleri" (1933)
Hasan Ali Yücel "Türk Edebiyatına Toplu Bir Bakış" (1933)
Vasfi Mahir Kocatürk "Yeni Türk Edebiyatı" (1936)
Ferhan Oğuzkan "Türk Edebiyatı Tarihi" (1949)
Seyit Kemâl Karaalioğlu "Resimli- Motifli Türk Edebiyatı Tarihi Başlangıcından Tanzimat’a" (1973).
Nihad Sami Banarlı "Resimli Türk Edebiyatı Tarihi" (İki Cilt 1971-1979)
Faruk K. Timurtaş "Tarih İçinde Türk Edebiyatı" (1981)
İnci Enginün, Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatı (2001)

Bunların dışında muhtelif çalışmalar söz konusudur. Bu yazımda daha çok üzerimde etki bırakan şâir/sanatçılardan oluşan seçki sunmak istiyorum. Bu itibarla gönlümde yer eden ilk on şâir ve şiirleriyle yazımı tamamlıyorum:

Çanakkale Şehitlerine

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle ’bu: bir Avrupalı’
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Avusturalya’yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müthiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal’â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te’sis-i İlahi o metin istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ’nın ebedi serhaddi;
’O benim sun’-i bedi’im, onu çiğnetme’ dedi.
Asım’ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
’Gömelim gel seni tarihe’ desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
’Bu, taşındır’ diyerek Kâ’be’yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin’i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.


Mehmet Akif ERSOY

“BEKLENEN”

Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar

Geçti istemem gülmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?

Necip Fazıl KISAKÜREK 

Gazel

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı

Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı

Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı

Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı 

Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı

Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı

Fuzuli 


MEMLEKET İSTERİM


Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

Cahit Sıtkı TARANCI 

KÖPÜK

Oyun bitti ve her şey yerini buldu
Akşamla ebedi kızlar anne oldu
Aynalara bakma, aynalar fenalık,
Denizi sonsuz olanı düşün artık.
Bir gün beni hatırlayabilirsin ancak,
Güzelsem soyabilirsin çırılçıplak;
Oradayım hep ben, orada, derinde,
Gemilerin ihtiyar köpüklerinde.
Ahmet Muhip DIRANAS


MERDİVEN

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...

Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...

Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller,
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?

Bu lisân-ı hafîdir ki rûha dolmakta,
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta!

Ahmet HAŞİM

TREN SESİ

Garibim;

ed i b / a h m e t | 04/01/2017

1 Yorum | 1204 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Yasemin Demir 04/01/2017 20:47

Emek gerektiren güzel bir derleme olmuş  tüm öbür hayata terk-i diyar olmuş şairlerimizi rahmetle anıyor bu güzel şiirlerini tekrar okuma fırsatı verdiği için öğretmenimize teşekkürlerimizi bırakıyoruz saygımızla her dem şiirle

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Gülsen Tunçkal
KALBİMİN TADİLATI
boy verdi gözlerimde hicranın saltanatı; ...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
Sürekli Aynı Tip Yazı ve Her Gün Yazmaktan Bıkmadınız mı
Aman hocam, yazınızı okuyunca biraz üzerime al...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
Lâ terâ_
Okuyup çok beğendiğim bir serbestti.. tekrardan...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
Ya Rüştü
İllede doğru yol demiş şiiriyle şairi.. kalem...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
Aşkın Bittiği Yerde
Merhaba hocam, çok teşekkür ederim, her dem say...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
Aşkın Bittiği Yerde
Merhaba hocam, çok teşekkür ederim, her dem say...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Zekai Budak
KALBİMİN TADİLATI
günün seçkisini ve şairini Şİİr zamani ol...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
İdare
Teşekkür ederim, sayın boran... selam ve sevgil...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
NE OLDU BİZE BÖYLE
Şİİr zamani ailesi olarak günün seçkisine ...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
İdare
Şİİr zamani ailesi olarak günün seçkisine ...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Sürekli Aynı Tip Yazı ve Her Gün Yazmaktan Bıkmadınız mı
aynen öyle hanımı ya da beyi her neyse eleşt...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Ya Rüştü
Adam olmanın fizyolojisi, insan olmanın anatomis...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Çıra Kokusu
Köylerde yaşayan ve evinde odun sobası olan her...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Benim Babam
Teşekkürler, selam, saygı, sevgiler, siirzaman...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Fatma Gümüş
ÖLÜM HAKKIM MI BENİM ?
Gün seçkimizin kıymetli şairini Şiir zamanı ...
(Fatma Gümüş tarafından)
Devamı
Fatma Gümüş
KISKANÇLIK NÖBETLERİ....
Gün seçkimizin kıymetli şairini Şiir zamanı ...
(Fatma Gümüş tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
KISKANÇLIK NÖBETLERİ....
Beşinci dörtlüğü okuyana bırakıyor muzaffer...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Bizim ikimizin evi..
hüznü burukluğu, anılardaki taibat unsurları...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
*** GELSİN ***
Bugün sevgiyi fırırlayarak kendine bir iyilik y...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Ya Rüştü
konu ve mantık, felsefe tabi ki aynı zamanda du...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı

Linkler