Şiir Zamanı sağlıklı mutlu günler diler. (14/11/2021 10:00)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Son Fasıl Abdurrahim KAHRAMAN'ı Özlem ve Hüzünle Anıyoruz. [Devamı]

Kafka  üzerine notlar-6 [Devamı]

ATATÜRK’ÜN EDEBİYATLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİ [Devamı]

Nazım Hikmet her zaman zirvede [Devamı]

  Fakir Baykurt Öykü Yarışması    Başvuruları Başladı [Devamı]

 76.Yunus Nadi Ödülleri Sahiplerini Buldu [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER: ZERRİN ÖZER [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Özlemin azı çoğu olmaz, ağırdır işte..
    Nazım Hikmet

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 5 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bir Türk Çocuğu//Mehmet Torgay


Görsel sonucu
Bir denklem kuralım “x” ve “y”nin toplamı bir tam sayı etsin.”Tam” kelimesinin altını çizelim burada beklesin.Şimdi paralel iki doğru çizelim doğudan gelip batıya doğru gitsin.Birinci doğru “matematik” ikinci doğrumuz “astronomi” olsun mu? Evet olsun ,bu arada “doğu”,”batı” ;”matematik”, astronomi”kelimelerinin de altını çizili bırakalım.Yürüyelim...

Yatay paralelimize dikey iki paralele daha çizelim.Güneyden kuzeye gitsinler.Güneyden kuzeye... Bu iki doğrudan biri “bilgin” diğeri “olgun” olsun ve biz yine öne çıkan kelimelerin altını çizerek ,kelimelerin anlamlarının izini sürerek gidelim mi..? Gidelim.

Şimdi elimizdeki haritadan nereye doğru gideceğimizi daha iyi belirlemek için geri çekilip koordinatlarımıza bakalım.Oluşan açılara. Her açı bir bakış ...Her cepheye açık zaviyeler...Radarlar gökyüzüne açık, radarlar hassas.. Alıcılar muhteşem.Kemal yaşında bir güzel beliriyor haritada...

Birden İstanbul sokaklarında “Yok senin vasfettiğin dilber bu şehir içre Nedim /Bir peri suret görünmüş bir hayal olmuş sana” beyiti geldi aklıma. Birazdan o peri sureti göreceğiz .Yanılmış olamayız. Doğruların gösterdiği yol doğru yol...O, gerçekten var deyip gülümsüyorum Nedim’e.Bizim güzelimiz başka zira .51 yaşında bilginin ve olgunluğun zirvesinde bir güzel..O Mehmet Torgay.

Evet ,bilgelik yaşı 51.
Sözüm meclisten dışarı.Yoksa ilk cümlem şöyle mi olmalıydı: Eskilerin bilgelik yaşı 51.Aileyi ,devleti ayakta tutan ,yetişen nesile rehberlik eden,rol model,prototip,el-emin çağlar.Üzerimize alınmayalım, 51 yaşında olanlardan -çok azı hariç- böyle bir misyon beklemeyelim. 

Çünkü biz yeniyiz,eski değil.Çünkü biz çürümekte olan bir yeniyiz,yorgun bir yeni,cahil bir yeni...Çok bilmiş hiç bilmemiş bir yeni...
İstesek de olmaz ,olamaz.Neden mi ?
Hem sosyal yapı hem hormonal dengelerin bozulmasıyla bilgelik çağımız artık sendrom çağı, bunamaların çağı olmuş durumda.İsterseniz gözlemleyin.

Fransızlar 40 yaşı gençliğin yaşlılığı,50 yaşı yaşlılığın gençliği diye tanımlıyor.Yerinde ve doğru bir tespit değil mi?Neden derseniz,40 ‘lı yaşlarda olanların üç cümleden mutlaka birinde “artık yaşlandık” derler; 50’li yaşlarda olanlar da “kendimi yirmi yaşında hissediyorum”derken dinleyenin alaycı gülümsemesine bile aldırmaz.Çünkü yalan değildir.

Gün dönümündeyken mevsim, kışın kabuğu yavaş yavaş sökülürken ağaçlardan,bahar güneşi karların göçünü hazırlarken; sular zirvelerden nehirlere doğru yürürken doğmuş Mehmet Torgay. Semerkant’tan başlasın yola da , doğudan, batıya;kuzeyden, güneye dolaşsın bereketlenerek.

Toprakların değil ilmin hükümdarı Torgay.O, dedesi Timur(Asya Fatihi) gibi yeryüzünün fatihi olmayı değil, göklerin fethine ömrünü adamış.Dede torununda vücut bulamamış dersek de olur.Her ikisi de başka bir alem.

Torgay’ın yüzünde o ateş parçası, bir eli çolak bir ayağı sakat hükümdar, Timur, görünmüyor. Zalimden alim de doğar hakikatını biz Mehmet Torgay ’da bir kez daha müşahade ediyoruz. Timur’un sülalesinden böyle torun dünyaya gelsin öyle mi şaşılacak şey demeyelim..Torunun dedeye benzemediği kadar , Torgay’ın babası da Timur’a benzemiyor.
Mehmet Torgay’ ın bakışlarını yeryüzünden göklere çeviren ilk kişi babası :Şahruh..!

Bahtı parlak bu Türk çocuğu göklerin sırrını çözecek,haritasını çizecek ve bir gün gelecek kurduğu rasathane ile orta çağın göbeğine bilimin meşalesini yakacak....Babası Meşhed’e öyle bir cami inşa eder de başı dönen oğlu Herat’a yaptırdığı kaşanenin tavanına gökleri indirmez mi ? 

Torgay ’ ın kendi meşrebine itiraz hakkı yok,yaratılışının tersi yönde harekat edemez. Gökyüzüne kilometre taşı döşeyecek..Günler ve gecelerce çalışır.Çalışmaktan başka onu memnun edecek başka bir şey yoktur.Bu nedenledir ki, sarayı zevkü safa yeri değil bir rasathanedir.

Durmaz , bilinen astronomi aletlerini yeniler .IX. ve X. yüzyılda bir usturlab ile ancak 43 işlem yapılırken, Uluğ Bey zamanında geliştirilen usturlab, 1000’den fazla işlem yapar.Zira çapını büyütür usturlabın 40 metredir..

Astronomiyi temellendirecek trigonometri ilmi üzerinde de geniş çalışmalar yapar. Doğu ve Batı dünyasının tahmini bilgilerini bir kenara bırakıp, bilimsel esasları tespit ederek, trigonometride yeni bir araştırma yolu açar.Sonra dünya onu tanır,tanımak zorundadır. Çünkü tanımayan,ondan feyzlenmeyen rehberliğinden faydalanmayan yol alamaz göklere.İlmin anahtarını, göklerin anahtarını sanki o devirde Allah ona vermiş gibidir.

O devrin ilmi esaslara dayanan , günlerin , aylarının cetveli de Mehmet Torgay’ın elindedir.Saatleri ayarlama enstitüsü mübarek! Elindeki mi , evet o takvim “Gûrgânî Takvimi” (Zîc-i Ulûgî).

Matematikçi, astronom, tarihçi ve şair olanTorgay devrin ulularını , Mesud el-Kâşî, Bursalı Kadızade Rûmî, Ali bin Muhammed (Ali Kuşçu) gibi bilginleri sarayına toplar. Semerkanttakki medrese ve rasathanesi yıldızlarla dolar taşar ... Hepsi ilmin timsali ,ayaklı kütüphaneler ,çalışan beyinler...Bu saraya ilim sevdalıları gelir, hafif meşrepler değil.Hani ki Fuzuli meşhur “Leyla vü Mecnun” mesnevisinde bu kıssayı aşık olmayanlar okumasın demiş ya, bu saraya da ilimden nasibi olmayanlar gelemiyor.. 

Reva mıdır ki yine kıymetini değerini Batı biçsin bu ulu Türk’ün? 

Zîc-i Ulûgî, 1655 yılında İngiltere´de Oxford şehrinde İngilizce, 1853’te de Fransızca olarak basılsın. Daha sonra da çeşitli dillere tercüme edilsin. Batı bilim dünyası, Uluğ Bey’e “XV. yüzyıl Astronomu” unvanını layık görsün ve Milletrerarası Astronomi Derneği de Ay yüzeyindeki bir kratere onun adını versin. Beş ülkenin astronomlarından ve özellikle Ay’a uydu gönderen ülkelerin uzmanlarından oluşan bir komisyonun hazırladığı Ay Haritasında, üç Türk astronomunun adları da yer alsın. Büyük bir kratere Uluğ Bey adı verilsin. Ay atlasında adları bulunan diğer iki Türk bilgini, Bîrûnî ve Nasireddîn Tûsî.

Çok güzel ...Güzel de biz nerdeyiz ?
Görmek, okumak istesek bulamayız.Eserlerini başucu etmeyiz.Neden ..neden ...?
O ki birçok üzücü soru sorulabilir ve alınan cevaplar da beter olabilir. Yakın plan tanımayız ve hemen hemen çoğumuzun aklında bir isimdir Uluğ Bey? 
Sadece bir isim ,testte, bulmacada, bilgi yarışmasında karşımıza çıkarsa çıkar o da şansa kalmış.







Canan Köksal | 01/05/2017

3 Yorum | 1553 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Yasemin Demir 07/05/2017 23:05

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara

Yasemin Demir 02/05/2017 00:04

Günün seçkisini ve şairini ŞİİR ZAMANI olarak gönülden kutlarız.

Kutlama gifleri ile ilgili görsel sonucu

Ramazan Topoğlu 01/05/2017 22:58

Canan öğretmenim, bilgi birikim ve anlatım gücünüze sağlık.
Değerlendik.
Minnettarız.

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Ahmet  Zeytinci
Bu Gün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü
yeter ki yürek ve beyinde engel olmasın. teşe...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Engelsiz Yürekler
Farkındalık mesajları için teşekkürler remzi...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Tutsaklığımız Moda...
Maymuna döndüren moda. sen neymişin sen modunda...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Bu Gün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü
Engellilikte engel tanımadan ayrımına vardırtm...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Çatır Çutur Çatılar ve Çatılmış Susam Demetleri
en küçük çatımız anne baba ve bir iki çoc...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Tutsaklığımız Moda...
beylik bir cümledir, ''moda kendine yakışanı...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
İkinci El Gazetede Elime Kimse Su Dökemez
hayatımızın içinden bir dolu yaşanmışlık...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
A.Kadir Yaldızkaya
HAYATA DAİR
Teşekkür ederim selamlarımla....
(A.Kadir Yaldızkaya tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Gücük
Artısı eksisi ile yaşamak güzel, sevgili sevim...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Tığ
:)) sonsuz teşekkürler edendim...selam ve sev...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Tığ
İstanbul taşı; siyah renkte, parlak bir taşır...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Erhan  Tığlı
Tutsaklığımız Moda...
İstanbuldaki değil kafalardaki moda bu!...
(Erhan Tığlı tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Çatır Çutur Çatılar ve Çatılmış Susam Demetleri
gün seçkisini ve kıymetli kalemini şiirzama...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
HAYATA DAİR
gün seçkisini ve kıymetli kalemini şiirzama...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
TUTUVER YÜREĞIMİN ELLERİNDEN
gün seçkisini ve kıymetli kalemini şiirzama...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
İkinci El Gazetede Elime Kimse Su Dökemez
Gülümsedim. hem de çok sağlıklı gülümsetti...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Gece Asıldı Yine
teşekkür ederim... ...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Zekai Budak
ISLAK GÜNEŞ
Çok teşekkür ederim. selamlar... ...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Zekai Budak
GİDENLER NASIL GİTTİ
Çok teşekkür ederim. selamlar... ...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
ALMILA KARGÜLÜ .
EN SEVGİLİYE
...
(ALMILA KARGÜLÜ . tarafından)
Devamı

Linkler