Şiir Zamanı sağlıklı günlerde hep edebî mutluluklar diler. (19/01/2021 09:10)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

ATATÜRK’ÜN EDEBİYATLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİ [Devamı]

Avrupa'nın En İyi Şiiri :Deniz İnan [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER : EMEL SAYIN [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Nice insanlar gördüm üstlerinde elbise yok… Nice elbiseler gördüm içlerinde insan yok…
    (mevlana)

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 30 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Seyrimde Bir Seyranî

seyrani ile ilgili görsel sonucu


Aralığın ilk haftası. 
Kış, koşumlu beyaz atlar gibi Erciyes’in tepesinden Develi’ye indi. Muhteşem kar yağışına eşlik eden celalli bir rüzgar iki gündür göz açtırmaz bir tipi, teslim aldı sokakları. Öfkeli çocuklar gibi ağaçları kökünden salladı durdu geceler boyu.

Sanırsınız ki, evlerin çatılarına rüzgardan bir adam çıkmış yıkıp, dağıtıyor çatıları, bacaları. Buna rağmen yollar beni çağırıyor. Fakat, kapanmış; Tekir yaylası da geçit vermiyormuş.

Olsun. Varsın vermesin, Şair Seyrani’nin nabız nabız attığı, mızrap mızrap dillendiği topraklardayım. Elimde bir divan bu rüzgarlı gecede yalnız değilim. 

Odam, bir çam ağacı bahçesine nazır. Pencereden dışarıyı seyrederken bir karaltıya takılıp kaldım. Benim onu farketmemle içsel bir yolculuğa başlamam aynı zamanda oldu. Başında bir eski zaman şapkası, omuzunda bağlaması, ayağında bunca soğuğa rağmen çarığı. Rüzgar sanki ona, hiç dokunmadan esip geçiyordu. Evet o’ydu. Seyrani!... Ta kendisi.

Şimşek hızıyla kar, rüzgar, soğuk; yol, uzaktaki hayal; şiir, divan, Seyrani... derken yolculuğum başladı bile. Tipiye rağman hem de. Belki bir savunma, bir ödünleme ya da çıkış yolu diyebiliriz. Velhasıl, bir “rağmenlik hali”.

Yolculuk...
Eskiler seyr-ü sefer demişler. ”Seyir” ve “sefer” gibi iki kelimenin oluşturduğu ahenkte siz de kervanların aheste aheste gidişini duyuyorsunuz değil mi? Usulca heceleyerek söylediğinizde de kademini yere sağlam basan yolcuların ağır ağır gidişini... Ben de öyle yürüyorum; sararmış Divanı’nın yaprakları arasında. 

Seyrani ile hasbihalimiz var, muhbbetimiz var bu tipili gecede. Öyle demiyor muydun Seyrani: ’’Diken güle vermez zarar.’’ Kış neylesin bize gönül dostu bulunca... Kar, tipi neylesin bize? Var mı ki muhabbet ocağından kaçmak isteyen?

Şiirlerin deryasına kanatlanarak gitmek, elbette benim masal seven çocuk yanımın tercihi. Açık bıraktığım kapıdan kar tanelerinin bana eşlik etmesine müsade de edeceğim. Gelsin adım süre... İzleri kapatsın. Kaybolmayı sevdiğimi nerden bilecek.

Birdenbire bir eski zaman odasındayım. Seyrim içre bir ozan gam döküyor sedire. Ocağa henüz atılmış odunun aceleci yanışına eşlik eden bir rüzgar uğultusu. Mest oluyorum. Masal sarısı bir kış gecesi. Bir ozanın dizinin dibinde bin yıllar söylenecek şiirler dinlemenin bahtiyarlığı.

Yalnızlık, bir kelimedir, edebiyat severler için. Aklının duvarında karanlık değil, bir kütüphane vardır. Bir kütüphanede şairler, yazarlar, ozanlar; sözler, hikmetler, sırlar... sıralıdır. 

Bu soğuk nefesli kışın, deli poyrazın estiği demde Seyrani bir ocağın başında bağdaş kurmuş bin yıllık şiirlerini söylüyordu. Evet yazılmaz şiir, söylenir ibtida. Sonra kağıda geçilir, söz uçar yazı kalır zira.

Ateşe baktı, pencereye vuran kar tanelerine... Dedim ey Seyrani bir şey söyle, yanan ateş, yağan kar üstüne.

Üzerimden güneş doğup aşıyor 
Eriyip kar gibi bahtım üşüyor 
Gönül tandırında bir aş pişiyor 
Yanan ciğer midir, yürek mi bilmem

Seyrani neden ağlar gezersin :

Aşkın derdine düşeli 
Mecnunum dağlar gezerim 
Katram kaynayıp coşalı 
Sel oldum, çağlar gezerim 

Madem böyledir Seyrani devran ne devrandır ?

Âlemde bir devir dönüyor amma 
Devr-i İngiliz mi Frenk mi bilmem 
Halli kolay değil, pek güç muamma 
Zâlim zulmü göğe direk mi bilmem

Bir yol gösterir misin yüreğimize, bir hudut çizer misin Seyani? Şu yıkık burcumuzu nasıl tamir edelim, ne düşünelim ne fikredelim ki, azalsın acımız? Var mıdır hikmet deryasından sunacağın bir inci?

Kalbini geniş tut sıkma Seyranî 
Rıza-yi Bâri’den çıkma Seyranî 
Gönül beytullahtır yıkma Seyranî 
Elinden gelirse imâret eyle

Yüreğinin aynasını avucuna aldı. Kırıktı.
Dedim: kim imar edecek masumların yüreğini?
Dedi: kırık kalbin ustası, Allahtır.

Madem öyle dersin, derken inanır da söylersin. Her mısra gönül rehberidir. Söyle ki Seyrani, insanlara nasıl davranalım, dikkat edelim nasıl ?

Bilmediğin nâsa olursan kefil 
Acını kesemez tarçın zencefil 
Düşer itibardan olursun sefil 
Cürümlerin süt kardeşi kefalet

Örtülmüşü açma, açığı örtme 
Er isen Seyranî bir can ürkütme 
Hasisin, bahılın gayretin gütme 
Sonradan görmüşten alma emanet

Ey Seyrani insanın kendini bilmesi, emin durması ne güzeldir. Başların sadece Allah'a eğilmesi, avucun Hüda'ya açılması çok yerindedir. Ne vardır senin şu yürek tasında elif gibi dosdoğru yaşarsın ?

Mesnedim yok azlim kaygu çekeyim 
Ustabaşı gibi ölçüp dökeyim 
Evvel ahır bir kurbanlık tekeyim 
Vakti gelsin bıçağını çal bana

Sevdiğin güzeli anlatır mısın, kimdir nerelidir boyu kademi nedir?

Everek şehrinde bir güzel gördüm 
O da düşmüş bir kötünün eline 

Ya sonra ....

Yüzyüze geldim günlerden bir gün 
Cennet'ten etmişler dünyaya sürgün 
Kötüye düşmüş de gönülü kırgın 
Hayran oldum tatlı güzel diline 

Hem övdün aşkı sevdayı, hem dedin ki Seyrani:

Evvel giymez iken ipek mintanı 
Geyersin eğnine çul yavaş yavaş 
Feragat kıl bırak aşk ü sevdayı 
Olma bir dilbere kul yavaş yavaş 

Ezelden, kalu beladan mıdır bu sevda sana? İnsana ne zaman işlenmiştir bu nakış, yüreğe ne zaman ünlemiştir bu seda?

Ezelde her kısmet verilir iken 
Âşık olsun dedi cânan bizlere 
Ruhlar bir araya derilir iken 
Aşk nasip eyledi Subhan bizlere 

Yaşarken ölmek nedir, nedir vaz geçmek ?

Her âşık içtiğin hayat sanırlar 
Her meclisi avlu, hayat sanırlar 
Ben memat olsam da hayat sanırlar 
Sağlığında girdi Seyranî sine 

Senin de paylaşamadığın bir kozun var mı felekle, var mıdır alamadığın?

Kırkbirinde her hevesim yitirdim 
Kırkbeşinde bağdaş kurup oturdum 
Ellisinde göçüm çeküp götürdüm 
Vâdesi yetmişe döndürdün felek 

Âşık Seyranî’yi yakıp yandırıp 
Hak'kın rahmetinden verip kandırıp 
En sonunda Azrail'i gönderip 
Beni doğmamışa döndürdün felek

Pencere aralığından giren rüzgar, duvardaki gaz lambasının alevini titretti. Ritmini unutan bir rakkase gibi sarsıldı. Saatlerdir oturduğumuz odadaki her şey sanki yaşıyor gibiydi. Duvar dibinde suyunu dinlendiren testi, yerdeki kilime işlenmiş her nakış, ocaktaki ateş, duvar halısı ve nice misafire mihman olan o uzun sedir... Eşyalar yılların tanığı gibi, bir soru sorsanız anlatacaklar sanki her şeyin cemaziyel evvelini...

O tipili gecede divanın yaprakları arasında yürüyüşüm, seyr ü seferim sabaha kadar sürebilirdi. Sesin ve kelimelerin çok da önemli olmadığı o anda, pencere kıyısında uzun zaman hareketsiz kalmam oda arkadaşımı meraklandırmış olmalı ki;
---Çay içer miyiz? dedi .
---Çay?.. Elbette, hiç reddetmem. 
Merakla, elimdeki kitabı aldı incelemeye başladı sayfaları. Kimbilir, şiirler arkadaşımın da elinden tutup, ocağın başına, Seyrani’nin dizinin dibine kadar götürecekti.

Kaynayan suyun sesi, henüz uyandığım bir eski zaman uykusundan sonra duyabileceğim en güzel sesti.
Çayımı alıp yine o pencereye geldim. 
Bir soğuk rüzgar karla dolduruyordu çarık izlerini. 

Canan Köksal | 27/05/2017

3 Yorum | 1253 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Yasemin Demir 01/06/2017 22:29

Bu güzel çalışma bir ay boyunca makamına yaraşır şekilde bizlere göz kırpacak KUTLUYORUZ  

 

Yasemin Demir 28/05/2017 23:35

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara

Ramazan Topoğlu 28/05/2017 01:20

Gün seçkisi edebi gönül birliği ile.


64 - Hareketli Doğum Günü Kutlama Gifleri54 - Hareketli Doğum Günü Kutlama Gifleri

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Durmuş Kaya
CAN SENDE KALDI
Güzel bir şiir daha.. adeta "can cananın içind...
(Durmuş Kaya tarafından)
Devamı
Durmuş Kaya
Düş Perisi
Şiir odur ki okuyana boyut değiştire...sitede ...
(Durmuş Kaya tarafından)
Devamı
vahdet çil
Seversen
Şiir zamanı ailesine seçki için çok teşekkü...
(vahdet çil tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Çok mutlu olun..
Mutluluklar dilemekten başka çare kalmamış art...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Kar Yağıyor
Yorum İki: güvenilen dağlara kar yağdı haya...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Kar Yağıyor
Hayal kırıklığına uğrayınca, ya da beklenil...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Bilal BÜTÜN
CAN SENDE KALDI
Saygı değer Üstat yorumlarınız her zaman öze...
(Bilal BÜTÜN tarafından)
Devamı
Bilal BÜTÜN
CAN SENDE KALDI
Beğeniniz için teşekkürler. ...
(Bilal BÜTÜN tarafından)
Devamı
Erhan  Tığlı
Kar Yağıyor
Yağ kar yağ ama sakın umduğumuz dağlara yağm...
(Erhan Tığlı tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Unutma ki Çiçeğim Kader Gayrete Aşıktır
Ferdaca duygu dolusu bir sayfa İnternet sitelerin...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Ön övgü ve ön yargı hastalığı
ben ordan geçerken biri : "amca, dese, gir i...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
YARALI
Yarasız yamasız  yüreklere selam olsun! ...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
AŞK KİTABI KAÇ HECE!
Siz saydınız mı soyuduru aşkın kitabı kaç h...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Çok mu?
Sevdanın iç çekişlerini, dışa vurmalı artı...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
NASIL DEĞİŞTİ...
Müfredata dahil edilmesi gereken değerli bir şi...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
CAN SENDE KALDI
Harika şiir için teşekkürler kutlarım ...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Hafız
Mükemmel bir serbest. kutlarım ...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Karanlık ve Aydınlık
Ahengin olmadığı mahalde, çoğu tasvirlerin af...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
MİNİKLERİN AŞKI-2
Ferhat ile Şirin dörtlükleri, çam sakızı ço...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Kadir  Tozlu
MİNİKLERİN AŞKI-2
Minikler benim canlarımdır. onlarım masumiyeti ...
(Kadir Tozlu tarafından)
Devamı

Linkler