Yasemin ile Yağmur Zamanı 21.30'da başlıyor. Şarkıların kalbi şiirlerde, şiirlerin kalbi yağmur zamanında.. (24/02/2018 07:26) | Nihat ZİYALAN "Şairin üç temel değeri; Kültürel Birikim, Dil Sevgisi ve Duygusal Zekadır.2 (23/02/2018 15:14) | Şiirin sürekli fısıltısı: "Bakabiliyorsan gör, görebiliyorsan gözle." Saramago..... (23/02/2018 15:07) | 12 Ankara Kitap Fuarı ATO Congresium'da 16-25 Şubat 2018 tarihleri arasında (21/02/2018 08:11)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

 İçimizden Bir Cevher Mesut Turgay Kılıçoğlu [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Dervişlik dedikleri, hırka ile taç değil. Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil.
    Yunus Emre

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 15 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

GÜLÜM ÇAMLISOY'LA SIRA DIŞI BİR SÖYLEŞİ

  Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

Yokuşu çıkarken düşünüyordum.Bu enteresan bir ropörtaj olacaktı diye kendimi hazırlamıştım biliyordum.Oysa aklımda ufacık da olsa öncelikli  bir soru yokken, neden böyle düşünmüştüm, işte onu hiç bilmiyordum...

Yokuş parke yolun sonunda manzarası büyük bir kafenin önünde biterken söyleşimizin böyle rakımsal bir yüksekliğe taşınması sadece bir tesadüf müydü ya da böyle havadar bir ortamın söyleşiye ekstra bir faydası mı dokunacaktı onu gene ilerleyen dakikalar da ayrıca öğrenecektim inşallah. Kafenin giriş kapısında beni sevince karışık bir tebessümle karşılarken acaba böyle söyleşilere ilk ben neden gelemiyor olmanın da buruk mahcup-
luğunu hissettmiyor değildim...Düz, saten beyaz tişörtünün altına,siyah  topuklu ayakkabasına kadar uzanan gene düz beyaz pantolonuyla adeta bir  melek görüntüsünü saklar gibi mevzun bir güzelikle uzattığı elini sıkarken yeni bir dost kazanmanın sıcaklığı ile işaret ettiği masaya doğru yürüdüm...
Teybimin play tuşuna basmadan önce tanışma faslımız sadece bu söyleşiye bir ısınma turu niteliğinde olduğundan kayıt altına alınacak bir öneme de haiz değildi...Bu vesileyle play tuşunu, direk ilk soruma saklayarak bastım...
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, güneş gözlüğü, gökyüzü, açık hava, yakın çekim ve su
VEDAT DÜNDAR- Değerli Çamlısoy sizi bu site haricinde diğer mücavir birçok sitede yıllarca gerek izleyerek gerekse de bizzat karşılıklı edebi iştişarelerimiz neticesinde nispeten yakınen tanımaktayım.Müthiş bir ivmeyle yazıyor ve müthiş bir enerjiyle bütün sayfalar da her daim böylesine nasıl yoğun olabiliyorsunuz. Sizin edebi sanat haricinde hiç mi başka meşguliyetiniz yok doğru-
su merak ediyorum.
GÜLÜM ÇAMLISOY-Efendim belki bildiğiniz gibi ben bir eski öğretmen,bir bankacı ve fırsat buldukça edebi eserler üzerinde yıllarca çevirmen olarak çalıştım. Bu cihetle hayatımın gayesini daimi surette yüksek tutan bir enerjiye sahip olmam asla tesadüfüm değildi. Yaşam felsefemin için de en büyük pay kendi doluluğumun istiap haddini zorlayarak yaşamayı gaye edinmiş olmamdır.Bu hususiyetim benim kendime has bir huzurumdur.Yani bugün ne yaptım kavramı üzerinden kendi tatmin duygumun zorlayıcı güzelliği olarak hep daha fazla var olmamın bir statüsüdür de diyebiliriz...
VEDAT DÜNDAR-Şimdi bu açıklamanız çerçevesinde kadınlığınızı, sadece ev kadınlığı paremetresinden zirveye doğru uzanışına tanıklık edecek bir ön giriş gibi hulasa etmekteyim.Lakin kendinize daha doğrusu edebi sanatınıza ayırdığınız bunca zamanın, kişisel bir menfaat olarak ailenize ve dostlarınıza karşın bir sahipsizlik duygusu yaratacağı endişesini hiç mi taşımıyorsunuz...
GÜLÜM ÇAMLISOY- Vedat bey! şunu samimiyetle itiraf etmeliyim ki böyle bir şüphenin altında hiç ezilmedim . Ben doluluğumun izahında bu tür aile ve çevre dostlarımın varlığını yadsınamaz bir gerçeklikle her zaman ön planda tuabilmeyi kendi ibadetimin bir parçası addetmişimdir. Kaldı ki yaşamımın unsuru ölçüsünde
insan kavramı en değer verdiğim husustur.Lakin edebi sarfiyatımın yoğunluğu beni ve dostlarımı asla endişeye düşürecek bir menfaata bürünemez ve bürünmemiştir de...İnanın bunu böyle olası bir farkedilirlik olarak vurgulamanız dahi benim en büyük imkansızlığımdır. Bilesiniz...
VEDAT DÜNDAR-Tabi bilebilirliğimiz için her sorum muhtemel bir merakımız beraberinde hem bana, hem bizahi okuyucularımıza karşı sizin nezdinizde bir ışık  olacaktır.Gülüm hanım isterseniz biraz da isminizin gül takısından bahsedelim yani neden bizzat Gül değil de böyle takı alarak Gülüm olduğunun bildiğiniz bir 
izahı var mı?
GÜLÜM ÇAMLISOY-Elbette var, bu ad benim canım anneciğimin kendisine bahşettiği  bir armağan olduğunu daha o çocukluk yıllarım da öğrenmiştim efendim. Sevgili validem beni doğurduğunda sadece gül diye hitap etmenin kendi sevgisini eksik
bırakacağı varsayımıyla Gül'e,"üm" takısı ekleyerek bu yürek sevgisinin isimsel mimarı olması, benim bu cihette daha doğarken var olduğum yüce aile  sevgisinin bana bahşedilen bir armağanıdır.
VEDAT DÜNDAR-İlginç bulmadım desem yeridir.Zira anne yüreğinin nelere kadir  olduğu hangi olağanüstü sevgileri beslediği sadece anne tabiatında,anneye özel bir muhteşemliktir. Bu vesileyle bu olası ayrıntılı sevgileri ilginçliği yerine,  bir anne sevgisinin sıradanlığıdır diye düşünmemiz daha doğru olur.
Peki sevgili Çamlısoy bu "Gülüm" isminin ifadesini de böylece çözdükten sonra Gelelim benim için belki de sizin için asıl önemli mevzuların irdelenmesine ,efendim belki biraz sert ve belki de incitici olabilecek görüşlerimin size soru olarak tevdiine acaba ne kadar hazırsınız inanın şu an bilemiyorum. lakin sormaktan ve sorarken görüşlerimi imtina etmekten kaçınırsam bu söyleşi
ve sizin kısmi tanıtımınız hakkında objektif olasılıktan mahrum olmasına olan korkum beni cesaretlendirmektedir.Ne dersiniz  ?Haksız mıyım ?
GÜLÜM ÇAMLISOY-(Tebessüm derecesinde gülüyor) Hocam ben bu söyleşiyi aslında kendi adıma bir sınav olarak da telakki etmekteyim.Değil mi ki siz, benim için böylesine zaman ayırarak var ettiğiniz bu güzide kıymete karşın, sizin bütün  sert görüşlerinizi başımın üstünde taşımam benim en kolay ve en sevdiğim halim
olduğunu bizzat göreceksiniz.Müsterih olun efendim. Ben sizin gibi kıymetler nispetinde varsa bir eksiğim irdelenmesini,  ruhumun ve nacizane edebi varlığımın bir şansı olarak görmekteyim.Yani bugün benim şanslı günüm emin olunuz.
VEDAT DÜNDAR-Efendim günah benden gitti.En azından inciteceğim ihtimalini esnek ve o toleranslı mükemmeliyetinizle törpülediniz.Bu cihetle çekinmeden ifade etmeliyim ki,  ben kendi adıma sizin bazı şiir ve nesirlerinizi okurken şiddetli bir şekilde kasılarak soru işaretlerine vasıl oluyorum.Şiirleriniz de
Anlaşılırlık ölçüsünde sıkıntılar yaşıyorum.Bu bazı nesirlerinizde de aynı  şekilde sürüyor.Hatırlarsanız bunu umuma açık şekil de bir gün irdelemiştim. Bugün de umuma açık irdeliyorum.Gene bir şekil de bağışlayıcı olabilecek misiniz  merak ediyorum efendim...
GÜLÜM ÇAMLISOY-(Yüzünde ve gözlerin de beliren acı bir tebessüm ifadesi seziyorum.Lakin dirayetinden ve metanetinden renk verecek kadar zayıf değil)...
Bakınız Vedat bey bu sözlerinize ve benim için çok özel kıymet arzeden bu tespitlerinize ,size olan saygım ve bana sunduğunuz yakın alakanın nispetin de elbette şükran ve minnetle karşıladığımı özellikle bilmenizi isterim.Benim hayalimde yarattığım o edebi dağımın eteklerinde henüz emeklemekle meşgulüm.Birgün zirveye kendi bayrağımı dikmek en büyük emelim olarak yaşamaktadır.
İşte o zirvenin yolu, sizin gibi kendine münhasır edebi kalemlerin benim için sarfedeceği kritiklerle yarılanacaktır.Bakınız yaralanacaktır demiyorum yarılanacaktır diyorum .Çünkü doğrusu bu, ben yaralanırsam o yara ile zaten zirve hayalim kurulamaz.Lakin beni itekleyecek bu tür görüşler bana yepyeni ivmeler kazandıracağı gerçeğine sıkı sıkıya tutunmayı esnekliğim değil felsefem yaptım diyebilirim...Tespitiniz de haklılık payı olduğunu şiddetle
görüyorum efendim bu yüzden biraz daha sadeleşmenin engin gayretini de artık  ilkem edindiğimi bilmenizi isterim...
VEDAT DÜNDAR- Laf biraz ağzıma tıkandı ama olsun doğru sandığımı bildiklerimden devam edelim efendim, gene bazı şiirlerinizi anlayabilmek adına sözlük tüketmek ve bu vesileyle mısraların anlamlarını çözümlemek için dakikalarca sarfettiğimiz
gayretlerimizi burada vurgulamak isterim.Dadaist bir içtihatla kaleme aldığınız öyle kalburüstü kıvamlı, ağdalı ifadeleriniz var ki,inanın anlamakta güçlük çekiyorum.Bir yandan da olağanüstü olması ihtimali ile elimin tersi ile iterek sarf-ı nazar etmeye kıyamıyorum..Yani ikilemdeyim...Bizi, en azından beni, neden
böyle ikileme sokuyorsunuz söyler misiniz ?
GÜLÜM ÇAMLISOY-Bu ikilem ifadenizin ikinci paragrafından onur duyduğumu özellikle belirtmeliyim "sarfı nazar" etmediğiniz ve "kıyamadığınız" o hususiyetin sahibesi olmak gurur okşuyor.Oysa birinci paragrafınızda ki anlatıma dönersek,Vedat bey çocukluğumdan bu yana okuduğum kitabın bu vesileyle kitap okuma zevkimin bir haddi hiç oluşmadı.Sınırsız bir şevkle okuduğum o kitapların ben de bıraktığı bakiye, zengin bir kelime zenginliğinin yanında anlatım derinliğinin haddine de olumlu katkılar bırakmıştır. Burada sizin tabirinizle biraz olsun ölçüyü kaçırmış 
olabilirim.Siz buna ağda diyorsunuz ben size gerekli hakkı vererek buna gene de  ucu açık bir edebi oluşum olarak bakıyorum.Fakat dikkat edeceğiniz gibi artık nispeten daha sade yazmanın gayreti içinde olduğumu da biliyor görüyorsunuzdur.
VEDAT DÜNDAR-Efendim bunu bariz bir şekilde son şiirlerinizde tespit ederek  memnun olduğumu belirtmeliyim.Sizin gibi değerli bir sanatçının çorbasında bir dirhem tuz olmanın ağır sorumluluğu ve gururunu tatmak beni onore etmiştir. Lakin diğer bir tespitimde odur ki,eserleriniz de her ne kadar derinliğe önem verseniz de emosyonalist bir eksiklik, yani duyguya öncelik veren bir eğilimin
zafiyetini görüyorum.Bu benim nacizane tespitimdir katılır veya katılmazsınız
GÜLÜM ÇAMLISOY-Tabi bu hususi tespitinize hem katılıyor ama geniş yelpaze de hem de katılmadığımı belirtmeliyim.Duygu faktörünün eksikliğini siz ağır anlatımımın bir gerekçesi gibi algılıyorsunuz.Oysa  dikkat ederseniz Vedat bey
bir çok ifademin hani sizin ağda dediğiniz bir çok ifademin içine nice göz yaşları saklanarak ağlamıştır bunu da belirtmeliyim.Bazen bunları yani sizin eksik addettiğiniz duyguları gizlemek ve bunların gizlendiği yerden çıkarılmasını sağlamak çoğu kez okuyucularıma bıraktığım bir düsturdur.İstermisiniz siz de farketmediğiniz bir düstur eksikliği olsun(Kahkahalarla gülüyor)
VEDAT DÜNDAR-(Ben gülmüyorum tabi)(Ben tenkit yediğim zaman güldüğümü de hiç hatırlamam.Neyse)Gülüm hanım !(Bu hitabımı da biraz tuhaf buldum bir an annesi gibi hissettim) sizin dobra halinizden tevazu yarattığınızı biliyorum.Tevazu hakimiyetinizden de realistik bir karakterle savunduğunuz hususlarda ki dik duruşunuzdan etkilenmişimdir hep...Fakat insaf edin eserlerinizi anlamak
adına neden büyük bir zaman harcanmasının zorluğuna bizi böyle sürüklemenizin garabetini de hala çözmüş değilim.Bizler sizin en yakınınız olmadığımız ahval de bizi böylesi bir fedakarlığa düşürmek sizce ne kadar etiktir
GÜLÜM ÇAMLISOY-Bakınız hocam değerli tespitlerinizden alacağım önemli husular var bunları asla yadsıyamam...Lakin ben genele hitap etmeden önce belirli bir zümreye hitap etmeyi bu vesileyle eksantrik bir anlatımın mimarlığını kendi ölçülerime göre dikmeyi seven bir naciz sanatkarım.Yoksa halk şairi
olur çıkardım. Benim ki bir dil altı hapıdır.İsterseniz çözüme bir de
buradan bakın tavsiyem olacaktır...
VEDAT DÜNDAR-Gülüm hanım konu deşildikçe savunmanız kademeli olarak sertleşti bu tabi bu en mütenasip hakkınızdır.Fakat zikrettiğim üzere gerçekler "dil hapı" gibi kelime oyunlarıyla örtülemez diye düşünüyorum.yani bana ne kadar nispetli  
hak verdiğiniz konusunda ölçü biraz karıştı mı ne...
GÜLÜM ÇAMLISOY-Karışmadı Vedat bey derken(Sanki istihzayla güler gibi gamzeleri kıvrılıyor)Ben sizin verdiklerinizden kendimce aldıklarımı aldığımı biliyorsunuz arta kalan teferruatı da hesaplarsam ve bizzat dikkate alırsam kendi içeriğime karşı polemiğe daha doğrusu bir bütün olarak suçlamaya düşerim ki bunu asla ve katiyetle kabul edemem.Netice de ne siz bir savcı ve ne de ben suçluyum .değil mi?
VEDAT DÜNDAR-(Şu an buz gibiyim )(Lakin her zaman fazla cömert konuşmanın yaratacağı komplikasyonlara da hazır olmalıyım) (böyle zamanlar da en iyi bildiğim stratejimi devreye sokmakta mahirim ki işte bu cihetle)Gülüm hanım diye söze tekrardan giriyorum.Görüyorum ki kabul ediş ve retleriniz de öyle
bir ölçü kurmuşsunuz ki hem kendinize hem karşınızdakine soluk alma ve söze mesafe koyma hususunda oldukça kabiliyetlisiniz. O zaman itiraf edeyim benim krıtiklerimin yüzde çoğunluğu kişinin sanatsal yönünden çok onun karakteristik tevazu ve inceliğini ortaya çıkarmak amacını taşır.Sizin sanat yapınız okurlarca zaten bilindik bir mevzu iken bu esnek yapınızın güzelliği de böylece ortaya çıkmış oldu,Fena mı oldu.Ben şahsen böyle tolerans inceliğinde sınıfta kalacak kadar katı iken, siz de var olan kültürel tartınızın
ağırlığını da ortaya çıkarma da elbette tuzak sorularım olabiliyor.
Eğer bir okul da olsaydınız birincilik adına şanslı olduğunuz sınavlar
verdiniz bu röportajınız da...
GÜLÜM ÇAMLISOY- Bakınız bu sözlerinize Yasemin Demir gibi cevap vereceğim "Alem adamsınız Vedat bey)
VEDAT DÜNDAR-Artık söyleşimizin sonuna yaklaşıyoruz...Ama bir tespitimi daha söylemeden edemeyeceğim.Kuzum bütün sanat sitelerin de astığınız sizi yansıtmayan ve asla fotojenik durmayan adeta dürtüklenerek zorla gülmüş gibi duran o resminizi değiştirmeyi hiç mi düşünmüyorsunuz.Aynı garabet sevgili Yasemin Demir'in astığı o resimde de mevcut...İnanın ben bu iki fotolardan çok daha güzel olduğunuz gerçeğiyle bu resimleri artık görmek istemiyorum.Haksız mıyım efendim...
GÜLÜM ÇAMLISOY- Bakınız bu çok kolay kabul edilebilir bir istek neden olmasın tabi kendi adıma konuşuyorum...Yasemin hanımı bilemem.Aslında ben de haklı olsanız bile ben Yasemin hanımın resmini hem sempatik hem de çok sıcak buluyorum.Umarım bu fikrinize kapılıp değiştirmez...
VEDAT DÜNDAR- Sevgili Çamlısoy oldukça samimi ve yapıcı bir söyleşi olduğu kanaatindeyim.Sizinle sohbet çok güzel ve ben de önemli bir anı bırakacaktır.Bu vesileyle çok ama çok teşekkür ediyorum...
GÜLÜM ÇAMLISOY- Rica ederim Vedat bey sizi nispeten tanıyordum lakin  böyle birebir bir sohbetin içine taşınacağımızı hayal bile edemezdim asıl bu imkanınız için ben size teşekkür ederim efendim ...
 HAREKETLİ GÜL GİFİ ile ilgili görsel sonucu

vedat dündar | 24/10/2017

13 Yorum | 333 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Yasemin Demir 31/12/2017 23:58

Bu güzel çalışma bir ay boyunca makamına yaraşır şekilde bizlere göz kırpacak KUTLUYORUZ  

 


Gülüm Çamlısoy 07/11/2017 22:17

Çok çok farklı bir duygu...sanki hakkım yokmuş gibi hissediyorum yorum yaparken zira değerli hocam öylesine içten bir sunumla zikretmiş ki beni bana demek aslında okuduğum ama ötesinde kimliğimi bir diğer kalemden okumak...
hoş bir nüans hatta utanarak yorum yaptığımı söylersem...sakın çok oldu bu kız demeyin. :))
yazı bir kez ortaya sunuldu mu artık okuyucu sahipleniyor aslında sahip olduğum ne ise yine sunmak sonra da ortak bir paydada buluşmak...
ne çok renk...diyesim geldi acaba hangi rengim diye sormaksa aynadaki aksime hep pembeyi seçtim ben ve açık uçuk pembe tıpkı uçuk benliğimin izdüşümü aslında askeri bir disiplinde büyüyen bir çocuktan-evet çocuk zira büyümeyi bile beceremedim- sonra da uçuk olduğumu itiraf etmem...
ben değerli Vedat Hocama çok teşekkür ediyorum yeniden.
kendimi okumak pek bir güzel.
sonsuz saygılarımla...

Hasan Büyükkara 06/11/2017 22:37

değişir dünya
eğer iki kişi birbirini gerçekten bakınca görürse

Octavia Paz - Güneş Taşı şiirinden

İlknur Yıldırım 06/11/2017 22:13

:)) Burası ne hoş bir radyo heyecan ve merakla okuyorum  Vedat beyin söyleyişlerini. Gülüm Çamlısoy' la olan reportaj hayali de olsa mükemmel bir sunumla beğendiğimi belirtmeliyim. Hayranlık derecesine vardıran kalemlerle bir arada aynı havayı solumak muhteşem bir şey. Bu radyoda ''AZİM, Renk ve de İçtenlik'' var daha ne istenir ki, duyularım daha nice güzel paylaşımların ve yeniliklerin olacağını söylüyor. Herkes burada uyumu yakalayabilmiş ve yaratıcı yaklaşımlarla kendince yakışanı yapıyor. Kutlarım canı gönülden tüm editörlerimizi saygıyla. Kalın sağlıcakla.

Yasemin Demir 05/11/2017 22:01

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara

tebrikler gif ile ilgili görsel sonucu

vedat dündar 28/10/2017 17:17

Meğerse ben kiminle dans ediyormuşum..
Bir bilek yere paralel kalıp bükülmüyorsa, saygıyla öpülmelidir...
5846 sayılı yasa ha...
Şeytanın aklına gelmez
Böyle hazır cevaplık... 

Mesut Turgay Kılıçoğlu 28/10/2017 15:03

  Dündar hocamın bu yorumunu okuduktan sonra kocaman bir haklılık payının kendisine vermek zorunda olduğumu düşünüyorum..
Bir ustadan öğüt dinlemek bizler için bulunmaz nimet.İlk günün meltem rüzgarının esmesi? Açlığımı bastırmak diyelim bu ivme meselesine.. Buradan Şiir veya köşe yazısı okumasam da gece odama çekildiğimde zaten yine okuyacağım bu kayıp değil kazanımdır..

Üzüntüm ise geçmişten bu güne devam etmekte ?.. 
Geçmişte olduğu gibi değerli şairlerin Ve dostlarımın yazılarına ve eserlerine yorum bıraktım maalesef diyeceğim üzülerek.. Geri dönenleri tenzi ederek  teşekküre bile muhatap olamamak üzücü..

Şairlik yalnızca yazı yazmakla sayfaya koyduktan sonra yazılan yorumları okumaktan ibaret mi yoksa? Ben yazdım okusunlar demekten ibaret mi?

Bunu çözemedim tabii herkese dön teşekkür et demekte bizlere yakışmaz ben yinede bildiğim yoldan sapmadan, eğilmeden,  bükülmeden yürümeye devam edeceğim...
Şiir bu okundukça güzelleşen tek şey..
Keyif alıyorum ve yazmayı öğreniyorum..

Sonuçta ben kazançlı çıkıyorum...

Gelelim büyük bombaya?
Ben demiyor muyum ustalık başka bir şey diye..
Bombayı kucağıma koyup bıraktı..
Bombanın pimini de giderken götürdüğünü zannediyor ama yanılıyor..

Değerli üstadım sizler benden daha çok iyi biliyorsunuz ki! 5846 sayılı Fikir ve sanat eserlerinin çalınması yayınlanması yasaktır. 
TC kanunlarına göre suçtur ve bu suçu bile bile işleyemem.. Telif hakkı diye bir şey var Allah muhafaza kıçı kırık üç beş arabamız var kendi yağımızla kavruluyoruz. onuda avukatlara yedirmeyelim...

Sözün özü şudur ki. 

Bu güzel eserlerin ana fikri sizden çıkıp bizlerinde beğenmesiyle beklenir oldu...Onun içindir ki..

Sizler yazın bizler okuyalım ve Bu klasikler sürüp gitsin..

Ustanın işine kimse karışmasın? 
Başka fikirler bulsun herkes..

vedat dündar 28/10/2017 14:16

Mesut Turgay Kılıçoğlu, uzun aradan sonra fırtına olup esmeye başladı..
Lakin hortumlara dikkat...
Yani hortum olarak kasdettiğim,   bu kadar aşırı ivme bir an da ortaya çıkarsa insanda yani kendisinde  edebi yorgunluklar bırakabilir...
Edebi bıkkınlıkta yaratabilir...
Çünkü bir den çok fazla eforu bir an da , alışılmadık biçim de, görülmemiş bir yoğunlukla ve uzun yorumlarla sergiliyor...
Bunun alt tehlikesi, dediğim gibi gizli bir bıkkınlık olarak  dimağ altına sızarak onu  yorabilir...Bu usul,usul gerçekleştiğinden hemen farkına da varamaz...
Bu fena bir şeydir...
Böylesine bir cevherin yorulmasını yüreğim kaldırmaz...
Çünkü o yorulursa sanki ben de yorulacağım gibi fantastik bir duygu taşımaya başladım...
Bu yüzden kendimi pek beğenen! ve çok seven! biri olarak benim yorulmam da fena bir şeydir diye düşünüyorum...
Ama Mesut "hayır"" ben asla yorulmam" derse,  çok sevineceğimi de bilmesini isterim...
Çünkü ben  onu,  bu fakir sayfalar da  bir zenginlik olarak okuduğum, bir  kaç kişiden biri olarak görüyorum...

Gelelim Gülüm Çamlısoyla yaptığım hayali ropörtajıma yaptığı yoruma...
Dedim ya fırtına olmuş bu adam.Tanrım ben ne kadar haklıyım...
Bu adam roman yazmayacak da ben mi yazacağım...
Artık yorumlarını da roman gibi yazmaya başladı...
Fakat yorumun bir yeri fazla dikkatimi çekti hazret diyor ki;

"Vedat Dündar hocam bir ilkle başladığı yazılarını devam ettirmek zorunda galiba içimizden bir kaç kişiye yazması acaba? Torpil mi geçiyor düşüncesi hepimizin aklında soru işareti olarak kalacak."

Diyor ki;
Benimle de röportaj yapmayacak mısın?
Benim başım kel mi ?
Hiç mi hatırım yok..
Bu ayrımcılık niye?
Benim Yasemin hanım ,Ramazan Topoğlu'ndan neyim eksik...
Bak fazladan roman da yazdım
Benim de kendime has rengim var
Benden de malzeme çıkar...

Yani adam demediğini bırakmamış...
Peki ben yazarak tüm okuyucuları artık bir nebze bıktırmış da olabilirim...
Diyorum ki;
Bak beni Yasemin yazmadı...Ramazan yazmadı...Çünkü onlara bu sıra fırsatını vermeden hemen kendimle olanı yazıp astım...
Hadi bir de sen hayali bir röportajı benle yap bakalım....
Bizim roman yazarı neleri yazacakmış görelim...
İşte böyle kazdığın kuyuya, böyle düşersin dermişim...
Çok Kurnazım vesselam...

Mesut Turgay Kılıçoğlu 28/10/2017 13:13

 Dün Vedat Dündar hocamın kendisiyle olan söyleyişini okumuş uzun bir yorum bırakmıştım ve orada şunu söylemiştim?
Yarından itibaren Vedat Dündar  '' Söyleyişi Klasiklerini'' okuyacağım diye.. 
Bu gün çayımı masamın üstüne koymuş dünya ile irtibatımı kopartmış şekilde Gülüm Çamlısoy Hocam ile olan söyleşini okumaya başladım.. Okudum Okudum okudum. Ve Sona O/na doğru yaklaştıkça koltuğuma yaslanıp dünya ile koparttığım bağımı tekrar bağlayayım dedim? Dış dünya ile bağımı bağlamak zor olsa da sonunda onuda başardım..

Bir insan bu kadar mı hayal gücünü kullanıp bir bir aktarabilir?  
Yalnızca sayfalardan tanıdığı yazılarından ve eserlerinden tanımladığı şairi.. Bu bir Allah vergisi olsa gerek.. Yazılanların hepsi muhatap alınan kişinin beyanı ile aynı. 

Vedat Dündar hocam bir ilkle başladığı yazılarını devam ettirmek zorunda galiba içimizden bir kaç kişiye yazması acaba? Torpil mi geçiyor düşüncesi hepimizin aklında soru işareti olarak kalacak.

Dünde yazmıştım keşke bundan on on beş yıl önce aynı platformda karşılaşmış olsaydım ve edebiyat ve felsefe alanından 
nemalan saydım. Bu benim için büyük ? Büyük az gelir koskocaman kazanım olurdu.. Söylenildiği gibi her şey Kitaplarda yazmıyor bire bir yaşamak lazım edebiyat ve felsefe duayenini..


Gıpta ile okudum ve 
bir kere daha saygı ile eğildim ustamın önünde.

Kim ne derse desin! 
Yazdıklarım ne metiyedir nede yüceltmektir içimden gelen kelimelerin size yansımasıdır.

Huzur ve mutluluk hanenizde bir ömür eksik olmasın.
Kaleminizin ucundan da ilhamınız eksik olmasın..




vedat dündar 24/10/2017 21:19

Yanıtla formatım arızalı olduğu için yorum hanesinden paylaşıyorum...

Sözümün ilki , yorum tanrısına, yani daha evvel de yorum tanrısı nispetiyle hakkında şiir yazdığım,  Ramazan Topoğlu'na..."Aman Tanrım" dediği başlığının altına edebiyatın yorumsal ifadesinde ki o harika tasvirlerine ve o konsantre anlatıma hayranlık bırakıyorum...

Sonra ki sözüm elbette yazımımın kahramanı Gülüm Çamlısoy'a...Onu adeta deşifre eden ve top ateşine tutan,  yetmedi adeta nükleer silah kullanan kritiklerime karşın,  gösterdiği inanılmaz  tevazusuna,hoş görüsüne,toleransına hayranlık bırakıyorum...

Ben ne ramazan kadar edebi ve ne de Gülüm kadar esnek olmadığımdan,  bu iki harikulade insanı tanımış olduğum için  kendime de haklı  olarak hayranlık bırakıyorum...

Gülüm Çamlısoy 24/10/2017 17:54

Söze nereden başlayacağımı bilemedim bu anlamda saçma bir cümle kurarsam mazur görün.
Öncelikle inanılmaz şaşkınım ve çok da mahcup.
Değerli Vedat Hocam, her daim takdir ettiğim ve gıpta ile okuduğum şahsına münhasır bir kimlik ve hayal gücüne inanılmaz hayran oldum yine hayalperest kimliğimle yaşamayı ilke edinmişken.
Eşsiz tespitler ve neredeyse bire bir doğru: gerçek manada bir röportaj olsaydı bu kadar tıpa tıp benzerdi.
Ne kadar onur verici ve ne kadar mutlu kılan...
Ötesinde üç beş kısa süreli meslek yaşantım olsa da asla kendimi iş dünyasına ait biri olarak hissetmedim. Ev hanımlığı diyecek olursanız, hiç de nasiplenmedim desem doğrudur.
Aslında vasıfsızım ben ve herhangi bir sıfat da öngörmüyorum ismimin başına.
Tüm gerçek: hiçliğimle ve kalp gözümle yaşadığım ve yazdığımdır.
Daha sade bir anlatım...evet, bana sunulan yorum ve eleştiriler sayesinde elimden geldiği kadar kalemimi sadeleştirme çabasındayım.
Bazen utanıyorum neden derseniz...hayatım boyunca bir baltaya sap olduğumu asla iddia edemem: nice yarım hikayem var benim ve nice hayal kırıklığım.
Ne yazar ne de şair kimliğini zaten asla barındırmıyorum ismimle beraber.
İsmime gelince, babamın koyduğu bir isim zaten yakınlarım sadece gül, diye çağırır.
İsmimle bağdaştığımı düşünüyorum zira çiçekler kadar kırılgan ve duyarlıyım ve her gün sonu solarım ben.

Çok çok değerli Vedat Bey,ben ne kadar teşekkür etsem azdır, değerli hocam.
Çok çok sevdiğim bir yakınımı dün toprağa verdik ve innaılmaz moralim bozuk: tam anlamıyla dil altı hapı oldu bu eşsiz yazınız.

Var olunuz değerli hocam.
Kelime yok an itibariyle dile getirmeye çalışcağım ama beni anladığını tahmin ediyorum.

Harikasınız ve ben çok acizim an itibariyle.

Daimi saygı ve selamlarımla...

Çok çok sağ olun efendim.

Azıcık da olsa üzülmeye ara verdim sayenizde.

Şu profil resmim...görsellikle fazla ilgili değilim ve geçen sene çektirdiğim bir resimdi yine köşe yazarı olduğum sitenin isteği ile eklediğim.

Söz: başka bir resim ekleyeceğim. :)

Gülüm hanım Vedat Beyin bu söyleşisi bence hayatınızın en önemli ödül plaketidir.

Ramazan Topoğlu

Ramazan Topoğlu 24/10/2017 15:59

Aman Tanrım.
Bir Vedat bey harikası daha. Şaşılası. Hayranlık uyandırıcı. Hızlıca dairede okudum.  sibernetik realizmin diye bir edebiyat türü bu. Yaratıcısı Vedat Dündar. Bunun sırları bulunmaktadır. Işınlama edebiyat ile de daha da aydınlatılıyor artık. Düalist edebi klonlama da denilebilir buna. Aynı adrese çıkan çakışmasıyla. İzmir'e yaşayan şu Vedat Dündar beyefendi edebiyatın sıradışılığında edebi keşifkar insan. 

Dehlizlere kılcal bağlarla inen ve titreten Gülüm Çamlısoy hanımefendi okuyanca biliyoruz "hayret" diyecek. 

Yazılanların karinesinde çıkarılan bir başka öz; özüyle özce öz olan. 

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Ramazan Topoğlu
KIZIL ELMA ÜLKÜSÜ
yiğitlikten, milletimizin destan yazışından,...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Mehmet Nacar
YETİM GÖNLÜM
Bu sitede edebiyata, esere ve insana verilen değe...
(Mehmet Nacar tarafından)
Devamı
Zekai Budak
KUSURUM VAR İSE BİLMEK İSTERİM
günün seçkisini ve şairesini Şİİr zamani ...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Zekai Budak
KABUKSUZ YARA
günün seçkisini ve şairini Şİİr zamani ol...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Zekai Budak
Nasıl Unutayım Seni?
günün seçkisini ve şairini Şİİr zamani ol...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Zekai Budak
YETİM GÖNLÜM
günün seçkisini ve şairini Şİİr zamani ol...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
arif baran
DÜZEN BOZUK (ATIŞMA)
Ramazan hocam osman kardeşim ve kendim adına siz...
(arif baran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Körebe yaz...
Şiirin zamanına katkılarıyla güç veren, onu...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
S i m K o y a k l a r ı
Şiirin zamanına katkılarıyla güç veren, onu...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
"intiha bahar"
Şiirin zamanına katkılarıyla güç veren, onu...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Tozlu Anılar
Şiirin zamanına katkılarıyla güç veren, onu...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
BİLMEDİLER
Şiirin zamanına katkılarıyla güç veren, onu...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
DÜZEN BOZUK (ATIŞMA)
Şiirin zamanına katkılarıyla güç veren, onu...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
YENİDEN BAŞLAMAKMIŞ
Şiirin zamanına katkılarıyla güç veren, onu...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ahmet  Çiftci
SÜRSEN YARAMA
Çok çok teşekkürler hocam, hoş bulduk, muhabb...
(Ahmet Çiftci tarafından)
Devamı
Ali Bayram
Ali Bayram Ankara Kitap Fuarı İmza Günü
Gizem hanım çok çok teşekkürler.... saygılar...
(Ali Bayram tarafından)
Devamı
Ali Bayram
Ali Bayram Ankara Kitap Fuarı İmza Günü
Ramazan abim gönül yüceliğinden hiçbir şey k...
(Ali Bayram tarafından)
Devamı
Ali Bayram
Ali Bayram Ankara Kitap Fuarı İmza Günü
Değerli abim saygılarımla...
(Ali Bayram tarafından)
Devamı
Gülüm Çamlısoy
İŞiNiZe GeLiRSe
İşte bu... var ol canım arkadaşım benim. ...
(Gülüm Çamlısoy tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
CHE SARA SARA
Teşekkürler tayyibe hanım ve Şiir zamanı aile...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı

Linkler