Elbette Yasemin ile Yağmur Zamanı bugün de 21.30'da başlıyor. "Yürek yüreğe soğuk günlerimize sıcacık bir yağmur yağacak ....Davetlisiniz... (16/12/2017 15:27) | "iyi bir şiir sahibini de allak bullak etmek ister" Hasan Büyükkara (11/12/2017 08:04) | ŞİİR ZAMANI DÖRT YAŞINDA ...NİCE DÖRT YILLARI ŞİİRLE DOLDURALIM,DOĞRU ZAMANDA,DOĞRU YERDE YANİ ŞİİRİN ZAMANINDA .... (19/10/2017 00:14) | Nerde bir türkü söyleyen görürsen korkma yanına otur. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur!… -Neşet Ertaş (28/09/2017 16:16) | Şiir zamanı ailesi umudu besleyen, süsleyen kötü haberlerin olmadığı, bir güzel gün daha diler. (14/07/2017 15:17)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Yine de beddua edemem sana, Allah ne mutluluğun varsa versin..
    Özdemir Asaf

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 28 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Kırkbeşlik Şiirler (3) // Kağıt Helvalar



yeşilçam ile ilgili görsel sonucu

 

 Postacısı olmayan sokakların mektubudur bu
 Yüzünü zemzemle yıkadığım çocukluğumdan kalma
 Gülde güllerin açılsın deyip
 Gamzelerime tebessümü nakışlayan çocukluğum
 Sesimdeki serçenin seksen günde devri alem yaptığı   
 Notaları aşk olan bir şarkıda belki de   



 Sana bu satırları üşüyen, 
Utangaç ağaçların gölgesinden yazıyorum
Eskiden nasıl da utanmaksızın soyunurlardı
Hatırlıyorum o vakitler mevsimleri rüzgarlar değiştirir,
Çocukları leylekler getirirdi
 


 Nakkaşenin kalbinde saklandığım o günlerde
 Büyük harflerle söylerdik şarkımızı;
 And içerdik sevdaya
 Hanımeli kokan mahallemizde 
 Bayramlık pabuç sevinciyle özlediğim babam
 Yastığımın altına sakladığım, süt dişlerimin perisi anam vardı
 Nasıl da aşk kokardı kağıt helvalar
 Bir elimde kağıt helva ,
Cumbalı bir düş evinin gölgesine gülümserdim

Kötü adamların Ceyar 
Kötü kadınların Sue Ellen olduğu günlerde
Bohçacı kadınlar çeyizlik sevdalar sererdi,
Kerevetine henüz çıkamadığımız mutlu günlerimize
Ayılar göbek atar, fakirlik kalaylanırdı köşe başlarında  
Aşımız da aşkımız da taşınırdı sefer tasında
 

''Bak postacı geliyor selam veriyor,
Herkes ona bakıyor merak ediyor''

Merak ediyor, okuyor, acele cevaplar bekliyorduk.
Er mektubunda görülen adaleti,
Yar mektubunda ucu yakılan hasreti
Kuşların konduğu telgraf direklerinde dünü, bu günü
Geleceğe umut olan bereketi


Şimdi hüzün her sabah çiğ olup düşerken pencere önü fesleğenlerime
Artık tanımadığım bir kentteyim
Çok renkli televizyonlarımız renksiz 
Kese kağıdı olmaya bile korkan gazetelerimiz
Tozlu  plakları, günleri temizleyecek
 Kirletilmemiş birkaç damla göz yaşım var hala 



 Hicazkar bir ağıt düşerken keder orkestrasına 
 Yalnızlık şarkıları yükseliyor edilgen bir sancıya
 Postacıları yok bu sokağın,ve ardı sıra şarkı söyleyen çocuklar kayıp
 Filesinde bir ekmek, ıslık çalmaya bile korkuyor insanları 
 Sana bu satırları postacısı olmayan sokakların 
 Sessiz çığlığından yazıyorum 
 Gel artık ….
 Gel…Avazımız çıktığı kadar ağlayalım



 Yasemin Demir 2017 Kasım ayı şiir sancıları

 

Yasemin Demir | 15/11/2017

20 Yorum | 271 okunma | 2 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Ramazan Topoğlu 20/11/2017 14:15

Bu güzel çalışma bir ay boyunca makamına yaraşır temsiliyette bizlere gözlere ve gönüllere Sadri Alışık selamı çakacak. KUTLUYORUZ  

 

Yasemin Demir 19/11/2017 22:41

Kıymetli abem Ramazan topoğlu , kırk beşlik plak kalbimizde dönmeye başladığından beri okuyan yorumlayan herkes gibi bende  nerede kaldı beğenmedi acaba dedim ,Ama okurlar eski bir kırk beşliğe duyarsız kalırmı ki demişlerdir .Hatta bunca yorum bu şiire fazla değil'mi gelmese de olur demişlerdir,demişlerdir demişlerdirrrr yahu...Bilgece şiirin yüreğinden tutarak karşılıksız her şiire yorum yazan bu kıymetin yazdıklarına yorum yazıyormu ki Yasemin hanım yorum bekliyor da demişlerdir,şiirlere anlam ve değer katan yorumları olmasa şiirlerin boynu bükük kalıyor da demişlerdir..Latifesi bir yana şiirlere anlam ve ışık katan yorumunuz çok kıymetliydi benim güzel yürekli abem var olun ,sağ olun hep olun ...TEŞEKKÜRLER 

Ramazan Topoğlu 18/11/2017 18:53


Ottoman Postmen, 1900s (Osmanlı Postacıları)
Osmanlı Postacıları.


Yetmişli yılların postacıları


İlçeden köylere mektup ulaştıran postacılar. Cumhuriyetin ilk yıllarında eşek ve at ile çalışırlarmış.


eski postacılar ile ilgili görsel sonucu
                                         Bizim Kemal'in postacılık yılları

Ramazan Topoğlu 18/11/2017 18:42

Günümüzün yapaylaşan metalik hayatı ile eski günlerde adeta folklorik hale gelen  temiz/saf yaşamın ana motiflerini bir hamak sallanışında rölantiye alarak mısralarla sıvazlama yapan ve gönüllerde siyah beyazı renklendiren bir şiirdi.

Rest çeken meydanî hoyratlıklar cazibesinden uzak durulmuş, ajitik hedef taşımadan; gelişime/değişime itiraz etmeden, fakat metalik kokunun parfüm olduğu, demir ve beton egemenliğinin yarattığı  ürküntülerde ister istemez eski gün severliği öne çıkaran, GÜNDEDÜN şiirinin 45 serisinden, haftanın bir günü kurulan antik pazarlarda, eski pilakların, gramofonların değeri artan cızırtılı sesi sanki. 

Dünü aratan ve özleten gün geçmişe hep borçlu kalıyor. Oysa tam karşıtı olmalıydı. 

Gamzelere tebessüm nakışlayan  çocukluk, utangaç ağaç gölgeleri, süt dişleri perisi anneler, kese kağıdı olmaktan korkar gazeteler, kirletilmemiş göz yaşları benzeri betim/tanım/imgeler şiirin objektifini yaldızlıyor. 

Artık mektup ve postacılar yok Postaneler saat 17.00 kapanıyor. Postaneye mektup için aracı kılarsanız postacı "bu zamanda mektup mu olurmuş" diye büyük ihtimal çöpe atıyor. İki yıl sonrasının geliri borçlandırılarak kredi kartlarıyla iki ayda bir bayram pabucu alınabiliyor. Teknoloji baş döndürücü ilerlerken, ruhun gıdası hep hormonik besleniyor. 

Şiir farklı yorumların yapılmasını da sağlamış 
Herkese iyi dilek ve saygılar.
Bu 45'liği cızırtısız dinledim. 






Hasan Büyükkara 17/11/2017 00:23

Kardeşim Yasemin. Bir   şiirin gönlünü belki de  en iyi şekilde   başka bir şiir anlar. Eleştirmen eski tabirle münekkit  bir cerrahtır, kasaptır demiş neredeyse Ahmet Haşim. Diyor ki;

''Anlam" araştırmak için şiiri deşmek, şakıması yaz gecelerinin yıldızlarını ürperten zavallı bir kuşu, eti için öldürmekten farklı olmasa gerek. Et zerresi, susturulan o büyüleyici sesin yerini doldurabilir mi? 

Örneğin, Cemal Süreya’nın “Onu Türk edebiyatından bir an çıkarsak, o edebiyatın dengesi bozulur” dediği eleştirmen ve yazar Fethi Naci ,şair değildir . Keza ünlü şiir Eleştirmeni Memet Fuat - ki Nazımın üvey oğludur- hep şairlerle  yaşadığı halde şair addedilmez. Hele ki yeni Türk Dili edebiyatı kürsüsünün  üçüncü elebaşısı Mehmet Kaplan hoca da   şair olmamasına karşın en büyük tahlilci olarak anılır. Bahsekonu kürsüyü kuran  Nihat Sami Banarlı ki 30 yıl lisekerde onun edebiyat kitabı okutulmuştur , şair değildir. Köprülü hoca mesela şair değildir. Ve asıl eleştirmenlerin assolisti Nurullah Ataç ta şair değildir. Tıpkı hiç top oynayamadığı için futbol eleştirmeni olan Hıncal Uluç gibi.

Sözü şuraya getireceğim , gerek yukarıda ismini saydıklarım ve gerekse ismi bunların yanında sayılmayacak olan bendeniz şair olamadığımız için uzaktan gazel okuyoruz.Hatta itiraf ediyorum yazamadığımız için de kıskançlıktan valla nasıl desem patavatsızlığımız , laf sokmalarımız oluyor. Şaka değil , ciddi söylüyorum. Kedi ve ulaşamadığı şey meselesi hani.
:))

Lütfen , idare  edin. Saygılarımla, sevgilerimle geçmiş olsun dileklerimle ,canım kardeşim








      



Hasan Büyükkara abim çok teşekkürler ,eleştiriler olmazsa şiir hiç bir zaman hak ettiği güzelliğe taşınamaz .Kırılmak gücenmek kitabımızda yoktur elbet her tür katkı bizim için değerli çok teşekkürler sevgi ve selamlar ..

Yasemin Demir

Gülüm Çamlısoy 16/11/2017 23:28

Bir an.
Bir anı.
Andıklarımız ve daim kıldığımız duygular belki de şairin tınısında kaybolup hazır ola durduğumuz üstelik hayranlık duymanın da keyfine varmışken.
Hüzün bir bulut mu yoksa kaybolduğumuzun resmi mi?
Belki de özensiz bir seçim iken seçtiğimiz şarkılar mazinin konuşlu olduğu bellekte de müstesna bir yüreği yüreğimizde ağırladığımız.
Kalemi ve varlığı en özel dostlarımdan ve naif yüreğinden bizlere ulaşan.
Sevgili Yasemin Hanım, özel kaleminizle yine nabzını tuttunuz duygularımızın ve savrulduğumuz kadar da hayranlık duyduk bir kez daha.
Kutlamak az gelir bu anlamda defalarca okunası ve içilesi müstesna yürek sesiniz daim olsun hep, hep.

Sevgilerimle her daim.

Gülüm benim yüreğinden geçenler yüreğimize ne güzel gölgesini bırakmış .Seviliyorsun balım eyvallah güzel yüreğine

Yasemin Demir

Yasemin Demir 16/11/2017 16:06

Vedat Dündar denildiğinde yüzümün gamzeleşen yanı birden reverans verir istemsizce ,yıllar yıllar önce gönül karalamalarıma uğradığında bir filozofun yazdıklarımı okuması uzun uzun, güzel güzel değerlendirmesi kelimeler ile ip atlayan bu kızın dünyanın en özel şairi gibi hissetirirdi en önemlisi  şair hissetirirdi.
Zaman geçti kelimeler oz büyücüsüne gidip şiir olmayı dilerken  şair olmak isteyen o kız şiir yorumlarında Vedat abisini  görünce hah tamam  şimdi şiir şiir oldu dedi.Onun sevgisi,zarafeti,duygu ve bilgisi öyle mutlu ,öyle dinç kılar ki insanı sadece şiir ihya olmaz ihya olur dostluğunun bitimsiz kadimliği...Düşünün cepten minicik klavyeden sadece aferim bizim kıza diyebilmek için kolumuza girmiş
Albert Camus derki, 

"Arkamdan yürüme; önderlik etmeyebilirim,
 önümde yürüme;
takip etmeyebilirim.
Sadece yanımda yürü, ve arkadaşım ol."
 Sadece yanınızda yürümek dünyanın en güzel edinimidir.Saygımla abim en derin teşekkürlerimle.


vedat dündar 16/11/2017 14:11

Şu an da şehirler arası yolculukta cep telefonumdan şiiri okuyorum...
Şu ana kadar ki 45 'liklerin en güzeli olduğu malumuna vardım...
Fakat konumum itibarı şiire değil de,  Şaire yazılmış bir yoruma karşılık yazdığı cavaba istinaden yorum yazacağım
Saatı 10'30 olarak yazılmış o cevap beni kültürel açıdan etkiledi...
Bir şairin sadece şiir değil şiir birikimiyle vardığı istiap çıtasının  edebi yüksekliğine olan irtifasına nasıl bayıldığımı mutlaka belirtmeliyim düşüncemi frenleyemeyerek yazıyorum...
Yasemin Demir'in doluluğuna karşın bir çok şairin sadece şiir yazdığının farkına vararak yazıyorum...
O cevabı muhteşemliğin muktedir olduğu birikmişliğin kendini gösteren bu şölensel güzelliği vurgulamalıyım dürtüsüyle yazıyorum...
Ve bu hanıma edebi açıdan nasıl hayran kaldığımın farkına vararak yazıyorum ...
bu koltukta bu sarsıntılı koltukta telefonun kçücük tuşlarına

Yasemin Demir 16/11/2017 11:44

Nesrin önem, şiire soyadı gibi önem veren bir yürek işçisi kırkbeşlik şiire düşen gölgen için sonsuz teşekkürler teşekkürler saygımla her dem şiirle...

Yasemin Demir 16/11/2017 11:41

Tayyibe Atay şiir zamanına farklı kalemi ,yürekten gelen cömertçe okudum burdayıp ünlemleri ile en kocaman teşekkürleri hak eden güzel yürek;
Hasan abiye az önce dediğimi mühürleyen yorumunuz için var olun tam bak bak gördün mü abi birinin kalbinden havalandı işte şiir üstelik İbrahim sadri taklidi yapmadan :) ...Latifesi bir yana aynı kırkbeşlikte kalbi dönmüş birinin yüreğine dokunursa ne mutlu banayı tescilleyen yüreğe selam olsun söz ilk radyo yayınımda dinleteceğim sevgiler...

Yasemin Demir 16/11/2017 11:30

Hasan Büyükkara abim, öncelikle size abi diyebilirim sanırım.Yeşilçam replikleri ile konuşursak " Amca size baba diyebilirmiyim ?" Modunda babacan bir teşekkürle başlayalım söze...Geniş zamanlı mazi şiirlerimde olmuştur elbet ya da ,aşk ,Atatürk şiirlerinden tutunda ,Afrikada'ki çocukların yanağından makas alan şiirlerimde..... Elbette şiirlik mertebesine bence terfi etmeyip karalama olarak kaldılar gönül hanemizde ama bu seri tamamen farklı benim kırkbeşliklerimde ,benim geçmişimin güzel günlerine  spot tutup,şu an yaşadığım zorlu hastalığımla içinde bulunduğum kederi yansıtıyor.Siz diyeceksiniz ki ben yazdım benim olmaz şiir okuru tatmin etmeli dogrudur da,


            "Şiir yazanın değil, ihtiyacı olanındır.”         Der
Il Postino (Postacı) filminde, sürgündeki şair Pablo Neruda'nın evine sık sık mektup taşıyan postacı, bir gün Neruda'ya “Şiir yazanın değil, ihtiyacı olanındır.” der. Bu konudan bahsederken Şair Haydar Ergülen başından geçen bir hadiseyi anlatıyor: “Bundan yıllar önce Ege Denizi'nde bir jet düşmüştü. Kaybolan genç teğmeni haftalarca aradılar. Sonra bir gün kardeşim telefonla beni arayıp televizyonu açmamı söyledi. Haberlerde, teğmenin askeriyedeki dolabını gösteriyorlardı ve aynı zamanda şiirler yazdığını söyleyip dolabın kapısındaki bir şiiri okuyorlardı: 
Yarın gece gideceğim bu kentten / bir ırmağa yolcuyum sular çekiyor beni / yüreğimden başka taşıyacak yüküm yok / sayılmazsa göğsümden düşen kuş ölüleri… Kardeşim ısrarla ‘Abi, bu senin şiirin’ dese de ben kabul etmiyordum. Çünkü o, artık kaybolan genç teğmenin şiiriydi…  Burdan yola çıkarsak belki aynı kıkbeşliğe kulak vermiş birininde şiiri olur bu karalamam saygımla abicim her dem şiirle..

Nesrin Önem 16/11/2017 11:02

unutulmaz o yıllar bazen ağladık bazen güldük onlarla sevgili arkadaşım yüreğin var olsun kutluyorum canı gönülden sevgilerimle her daim selamlar gönül dolusu

Tayyibe Atay 16/11/2017 10:37

Zerrin Özer'in o gür sesiyle söylediği şarkıyı düşürdü dilime,şiir.."ne güzel geçmişti bütün bir yaz"diyordu ya hani,işte o şarkı...dilleri eskitemeyen şarkılar vardır,söyledikçe dil yenilenir...bazı şiirler de o şarkılara benzer...deyip,candan kutluyorum sizi...sevgi ile..

Hasan Büyükkara 16/11/2017 02:38

Türk şiirinde 'özlenen ve yüceltilen   mâzi  'şiirleri diye bir başlık açılsa sanırım çok şey söylenebilir . Mazi,  kimi zaman 90 lar 80 ler 50 lerin fakir ama mutlu günleri algısı  olabildiği gibi, kimi zaman Osmanlı'nın kuruluşu , cumhuriyetin kuruluşu, Ortasyadaki günler , viyana kapıları gibi şanlı tarih şiirlerine konu zaman dilimi de olabilmektedir.
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Veya ...Vur pençe i Âlideki şemşir aşkına.... tarzı milli heyecanları kabartan şiirler..

Yukarıda bir  örneği  olan yakın zaman mazisi şiirleri sanırım Yusuf Hayaloğlu , İbrâhim Sadri, Bedirhan gökçe gibi yarı senaristik bir akış içinde duygulu bir sesle okunan ve efkarlı bir atmosfer oluşturmaya dayalı şiirler.

Ama şiirin tense olarak sadece past a tahsis edilmesi ,  şiire yönelen bir bilinç için  bizzat sorunlu bir durum bence. Hele mazinin veya geçmiş asırlık   tarihin yitik bir cennet oluşu  düşüncesi , şairlerin avare bir şekilde hayal vadisinde gezen kişiler nitelemesini haklı çıkarır.

Bilinç için dördüncü boyuttur derler. Zamanda ve mekanda her türlü hız kavramından daha hızlı hareket eder bilinç.
Şiir zaten hususiyetle  bilincin bizzat kendisinin farkına varma eylemidir. Dolayısıyla ve vazgeçtim esasında diyorum    , şiir yazımına  geçişte; hızı , zamanı ,mekanı  duyarlılıkla yöneten dördüncü boyut bilinç  zamanda geride kalmış  bir bölgeye hapsolamaz.  Arife bu kadar tarif kifayet eder sanırım.

Tematik benzerliği olmakla birlikte zamanı geniş olan sevdiğim bir şiiri paylaşmak istedim

MÂZİPEREST

Hayal mi gördüm bomboş vagonların içinde uyur uyur gezerken hayal mi 
bana eski on paralarını verdi annem şıkır şıkır salladım ağladım
 
hayatı anlamanın sınırlarına yaklaştığımı biliyorum 
ipleri kesilmiş uçurtmaların düştüğü kırmızı ormanı 
anlamın yerini tahta atlara bıraktığı son şarkıyı 
diyorlarsa doğrudur benim çocukluğum rüzgârlı sokaklarda yaşadı
 
saatler solmuş zambaklar gibi itiyorum sizi geçmişe 
vazolar ölüm yıl dönümlerinde güneşin değirmenleri 
tutunduğum deniz taştan bir masa ve arkası rüya 
yaslanıp seyrediyorum geçmiş günlerimin pazartesini
Mustafa Atiker



Fatma Gümüş 16/11/2017 00:03

Günün seçkisini ve şairini ŞİİR ZAMANI olarak gönülden kutluyoruz.

Nice güzel paylaşımlara...

Gümüşüm şiire kanat takmış teşekkürler

Yasemin Demir

Yasemin Demir 15/11/2017 23:52

Boran Kardeşim;şiir eskicisi yüreğimizde Yeşil çam günlerinin fakir ama gururlu duruşunu postacıların ardından seyirtmeyi bile özledik şiire düşen gölgen için teşekkürler eyvallah kardeşime saygı sevgi selam bizden

Ramazan Boran 15/11/2017 23:48

Sanırım eskidikçe hafızalarda diri kalmayı başaran tek şey anılardır, Yani siyah beyaz film şeridinde rengaren dostlukların, komşulukların yaşandığı, çıkar ilişkisine dayanmayan samimiyet esaslı yaşantıların yazılıp çizlidiğı geçmişe duyulan özlemdir.

Nedense hafızamızın bir tarafında hep deşilir durur eskiler...Kim bilir belki de zaman ilerledikçe teknotik gelişmelerin serpiştirdiği zorluklar bizi eskiye doğru itiyordur.
...

Şimdiki zamanda; zamanın silgisi daha gaddar gelir hep bana .Yaşadığımız,,önem verdiğimiz, değer kıldığımız onca şeyleri acımasızca silip geçiyor.

Kırkbeşlik şiirlerin serisi olan bu naif şiir de bizi yine o eski, tertemiz yıllara geri görüyor..İnanın ben de birçokları gibi asla geri gelmek istemezdim o dönemlerde.Yalanım yok!

Harcamak için geldik zamana.Elbette her devirde harcayıp tüketeceğiz ama bazı şeyleri tüketmede o kadar çok cömert davranıyoruz ki, tüketip YOK içine mahkum ettiğimiz değerler yerini onulmaz bir yığına,  telaşa, depresif bir hâle, derin saplantılara, mutsuzluğa bırakmak zorunda kalıyor.Onun için de eskilerin yeri hep farklı kalıyor zihnimizde....


Saygıyla
Selamla

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Ahmet  Zeytinci
Adı Varoş
teşekkür ederim hasan bey... ...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
Rodop’ların Kızıyım Ben
Yürekten tebrikler ferda hanımcığım,  ...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
Uçmaca Kaçana
Sizi gidi sizi! yemezdim normalde de! lara lara la...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
//*CURCUNA…
Her şeyin birbirine karıştığı zamandan geçi...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Mahrem Bakışın
Resmen şarkı.kesin bestesi mısralarında alenen...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Zekai Budak
sürgün bir anka masalı / iki
günün seçkisini ve şairini Şİİr zamani ol...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Büyüme Hızım Yüzde Altı
Teşekkür ederim sayın budak...enstitüden kurta...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Zekai Budak
Rodop’ların Kızıyım Ben
günün seçkisini ve şairini Şİİr zamani ol...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Uçmaca Kaçana
Susup dediğime bakma sen...amacım seni konuştur...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Zekai Budak
Büyüme Hızım Yüzde Altı
dİe yok artık tayyibe hanım, tÜİk var....
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Adı Varoş
Ürker herkes üşümüş bir anahtar olagelmekt...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
Uçmaca Kaçana
Bana çok sesli söylendiği için, rahatım sakı...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
İnikas
Özür dilerim,sevgili lara ama,ben gene aynı yer...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Uçmaca Kaçana
Vallaha mı..:)) aşk tek heceli,üç sesli bir...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
//*CURCUNA…
“alla turca” İtalyanca “türk usulü”; ...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
İnikas
:) sağolun tayyibe hanımcığım... gönlünüz...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
Dilimde Uzayan Sevmeler
"bugün çok güzel ellerim, sanki biraz kilo ver...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
Dilimde Uzayan Sevmeler
"dünyadan biraz uzaktayım, bulutlardan bir ev ya...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
*****EVLENİYOR YAR BU GÜN *****
boş ver gitsin...evlenince görür günün...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Dolun bir ay geçti…    Taylan'ca şiir
şiirr.....sevdim seni... taylanca şiirler yaz...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı

Linkler