Tek hece Aşk,Vurgun,ya evde yoksan...Daha nice güzel şiiri gönlümüze emanet edip gitti ...Cemal Safi aramızdan ayrıldı ışıklar içinde uyusun,mekanı cennet olsun (18/04/2018 16:27) | Şiir zamanı bahardan güzel şiir dolu günler,esenlikler diler... (15/04/2018 01:48) | Memik Oğlan topladı güneşleri, ruhuna takıp gitti. Güneşin gözyaşı olur mu? Ülkü Tamer için evet. Edebiyatın, sanatın, güzel insanların başı sağ kalsın. (02/04/2018 11:30)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

KÜÇÜREK (Minimal/Minnacık) Öykü Türü [Devamı]

Ülkü Tamer'e Veda... [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER [Devamı]

BU DÜNYADAN BİR CEMAL SAFİ GELDİ GEÇTİ  [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Çılgınlık ile ԁehanın arasındaki meѕafe yalnızca başarı ile ölçülür.
    Bruce Feirstein

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 39 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Hodri Meydan Taksim Meydanına Ne Kadar Yakın



Her ülkenin, hemen hemen her şehrin bir güzel meydanı vardır. İstanbul'da Taksim Meydanı, Ankara'da Kızılay Meydanı, İzmir'de Konak Meydanı... Bir de Siyaset Meydanı vardı eskiden değil mi? Lakin o bir televizyon programı idi... Çin'de Tiyananmen Meydanı var, Rusya'da Kızıl Meydan var, var da var... Bir de herkesin ağzına sakız olan Hodri Meydan var...

meydan okuma ile ilgili görsel sonucu
Nasıl güzel bir meydan ise herkes birbirini Hodri Meydana davet ediyor. Bu Hodri Meydan nemenem bir şeydir? Biri çıkıyor ''Ey arkadaşım gel bakalım söylediklerini ispat et Hodri Meydan diyorum sana.'' bir başkası çıkıyor ''Eğer ki söylediklerinin arkanda isen sana Hodri Meydan çekiyorum.'' Adamlar spor karşılaşmasına çıkacaklar ''Hadi bakalım kim kimi yenerse sizi perişan edeceğiz, üç atacağız, beş atacağız, Hodri Meydan.''


Ya arkadaşım bu Hodri Meydan'dan başka meydan yok mu yahu? Herkes orada birbirine randevu veriyor... Anladık, anladık bütün işleri çözmek için bu Hodri Meydan'da buluşuyorsunuz da buluşmaya, ben arıyorum bakıyorum her gittiğim yerde herkeslere soruyorum da bu Hodri Meydanı kimselerde bilmiyor, bilemiyor trene bakar gibi bakıyorlar bana...

Sonra bu Hodri Meydan denen yerde gösteri mösteri yapılmıyor mu hiç? Basında da hiç rastlamıyorum. ''Hodri Meydan'da şöyle şöyle olaylar oldu.'' diye... Bir de dikkatimi çeken şey bu Hodri Meydan'da hep böyle devletin, ülkenin ileri gelen adamlarının mı buluşması oluyor? Bir türlü çözemedim bu işi ben. Taksim Meydanı'na ne kadar yakın bu Hodri Meydan bir bilsek...


Çok da önemli bir meydan bu Hodri Meydan anladığım kadar. Hemen hemen her ülkenin her şehrinde var. Bu Hodri Meydana kalkan dolmuş ve otobüsler nereden ve saat kaçta kalkıyor? Lütfen yetkililere sesleniyorum, bunu bize bildirsinler... Farzı muhal, gittik bu Hodri Meydana, sıkışırız büyük ya da küçük abdeste, hem erkeklere hem de bayanlara burada tuvalet var mı? Hodri Meydan'da tuvalet bulamazsak altımıza yaparız billahi... Ondan sonra eve gidene kadar dolmuşta otobüste kok dur millete...


Meydan filan değil mi bu? Yapma ya tüh! Ne yani ben bu kadar yazıyı boşuna mı yazdım yahu! Kim kandırdı beni Hodri Meydan Taksim Meydanının yanında diye, onu bir yakalarsan çok kötü yapacağım ha, elime geçmesin o zibidi... Çık ortaya erkeksen lan zibidi Hodri Meydan sana... 

İlgili resim

Ahmet Zeytinci | 02/12/2017

8 Yorum | 223 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Ramazan Topoğlu 02/12/2017 13:38

Ve bizde pusu kurup, ayağa sıkarlar, ya da arkadan vururlar.
Yalan mı? 
Değil mi Ahmet Ustam.

Vallahi doğru kim ne diyebilir...

Ahmet Zeytinci

Ramazan Topoğlu 02/12/2017 13:12

Puşkin sevgilisi için Hodri Meydan dedi. Yiğitçe dövüştüler. Öldü.


Aleksandr Sergeyeviç Puşkin. Kaynakça: pushkinpress.com

Yazımın başında, Puşkin’in Rus edebiyatı ve toplumu için önemini belirtmek adına, pek çok farklı sıfat veya süslü kelime kullanabilirdim. Belki de, gerçekten de, okuyucuya Puşkin’in önemini aktarabilirdim. Ama ne yaparsam  yapayım, yukarıda alıntıladığım iki cümle kadar etki yaratamazdım. Bu iki cümlenin ikisi de, tartışmasız olarak dünya ve Rus edebiyatının en iyilerden olan iki edebiyatçısına ait ve öyle cümleler ki, yüksek düzeyde Puşkin hayranlığı içeriyorlar. Puşkin hayranlığı sadece bu iki cümle ile kalmıyor: Bugün, Rusya’da, Rusya’nın en büyük şairi kimdir diye sorsanız; tereddütsüz tek bir isim duyarsınız: Puşkin. Ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen devam eden bu sevgi, kendine Puşkin’in dizelerinde de yer bulmuş durumda:

 

‘’ Hayır, tümüyle ölmeyeceğim.

Ruhum, Kutsal lirimle kalarak,

Kurtulurken çürümekten,

Tozlarım yok olacak.

Ben de ünleneceğim,

Duyulacak ünüm her yerde,

Yeryüzünde, ayın altında,

Tek bir şair yaşadıkça.’’

Exegi monumentum (1836)

 

İşte böyle bir edebiyatçının eserleri ve hayatı bu kadar ön plandayken, bir kadın uğruna düello ile hayatını kaybetmesinin toplumun nezdinde önemsiz sayılamayacağı aşikar. Ölümünün ardından geçen yüz seksen yıllık süreçte, artık, şehir efsanesi haline gelmeye başlayan bu düello vakası; birçok farklı anlatıma ve detaya sahip. Bu yazımda, elimden geldiğince şehir efsanelerinden uzak kalarak, Puşkin’in ölümünü öncesi ve sonrasıyla okuyucuya aktaracağım. Keyifli okumalar dilerim.

 

Alexander Brulloff tarafından yapılan ve Natalya Gonçarova’yı tasvir eden tablo. Kaynakça: allart.biz

1837 yılında vuku bulan düelloyu anlamlandırabilmek adına; tam dokuz yıl öncesine, 1828 yılına dönmek gerekiyor. Puşkin, 1828 yılında katıldığı bir baloda, sonradan eşi olacak Natalya Gonçarova ile karşılaşır ve tabiri caizse ona vurulur. Vurulması da şaşırtıcı değildir; o dönem 16 yaşında olan Natalya, güzelliğiyle aristokrat çevrede tanınmaktadır. Öyle ki, Çar Nikola bile Natalya’nın güzelliğine hayrandır. İlk karşılaşmalarının üzerinden çok süre geçmeden, Puşkin, Natalya’ya evlilik teklifi eder. Bu ilk evlenme teklifi, Puşkin için hayal kırıklığıyla sonuçlanır. Hem Natalya hem de ailesi bu evliliğe sıcak bakmamaktadır; ki Puşkin’in ilerici ve özgürlük yanlısı fikirleri sebebiyle gönderildiği onca sürgün, uğradığı onca sansür ve etrafında dolanan onca polis düşünüldüğünde, evliliğe sıcak bakılmamasına şaşırmamak gerek. Ancak, Puşkin pes etmez. Çardan kendisine daha az baskı yapılacağına dair aldığı söz ve Natalya’nın ailesiyle buzları eritmek için verdiği emekler sayesinde, 1831 yılında evlenirler.

 

Baron d’Anthès (kaynakça: paratic.com).

Takvimler 1836 yılını gösterdiğinde, aristokrat çevrede, Natalya ile birçok dedikodu dolanmaya başlar. Bu dedikodular; çarın muhafız alayında görevli, Fransız İhtilali’nden kaçan bir ailenin çocuğu ve Hollanda büyükelçisi olan Baron van Heeckeren’in evlatlığı olan Baron d’Anthès ile Natalya’nın gönül ilişkisi olduğuna yöneliktir. Yoğun şekilde devam eden bu dedikoduların üzerine, Puşkin, isimsiz bir mektup alır. Puşkin’in ‘’boynuzlu bir koca’’ olduğunu ima eden bu mektup, Puşkin için son damladır. Zaman kaybetmeden d’Anthès’i düelloya davet eder.Ancak, Baron van Heeckeren’in araya girmesiyle; düello, iki haftalık bir süre için ertelenir. Puşkin’in arkadaşlarının araya girmesi ve üzerine, d’Anthès’in evlenmek istediği kadının Natalya’nın kardeşi olan Ekaterina Gonçarova olduğunu açıklamasıyla, düello iptal edilir. Edilir edilmesine ancak, Puşkin’in öfkesi dinmez. Dinmemesi de normaldir; hem dedikodular devam etmektedir hem de, d’Anthès, hâlâ Natalya’nın etrafında dolaşmaktadır. Bunun üzerine, Puşkin, hem d’Anthès’e hem de üvey babasına hayli aşağılayıcı ifadeler içeren bir mektup gönderir: Tek isteği tekrardan bir düello ayarlayabilmektir. İstediği de olur, van Heeckeren, düellonun hâlâ geçerli olduğunu bildirir. 27 Ocak 1837’de gerçekleşen düello, normal kurallarının aksine (yirmi beş-otuz santim), taraflarının on adımlık mesafede konumlanması ile başlar. İlk atış hakkına sahip olan d’Anthès, Puşkin’i karnından vurur. Aldığı darbe sebebiyle, Puşkin, rakibini ancak sol elinden yaralayabilir. Puşkin, o dönemler ölümcül sayılan mermi yarası sebebiyle, iki günlük ıstırap sonrasında, 29 0cak’ta vefat eder.

 

Ölümü, Moskova’da infial derecesinde ses getirir. Çarlığın Puşkin’i sindirmek için planladığı bir komplo olarak nitelendirilen bu düello, yığınları sokağa döker. Tepkileri önleyebilmek adına, cenaze töreni lokasyonu Aziz Isaac Katedrali yerine küçük bir kilise olarak değiştirilir. Buna rağmen; aristokratlar, askerler, öğrenciler veya basit halk fark etmeksizin yoğun bir kalabalık cenaze törenine katılır. Törende, genç bir subay, çar yönetiminin despotluklarını lanetleyen bir şiir okur. Sonrasında tutuklanan ve Kafkasya’ya yollanan bu subay, Rus şairi Mikhail Lermantov’dan başkası değildir. Kaderin cilvesi midir bilinmez, iki yıl sonra, kendisi de düello sebebiyle hayatını kaybeder. Puşkin’in cenazesi ise, herhangi bir ayaklanmayı önlemek adına, bir gece yarısı polis tarafından kiliseden alınıp Mihaylovskoye Köyü’ne götürülerek toprağa verilir.

Puşkin: ölümünden sonra, tabutta. Kaynakça: bl.uk

 

Geride kalanlara gelince; d’Anthès, bütün askeri rütbeleri sökülerek, Rusya’dan sürgün edilir. Eşi ve çocuklarıyla Fransa’ya yerleşen d’Anthès, sürgünde olup olmadığı tartışmalı olacak şekilde, politika ile iç içe ve rahat bir hayat sürdürür. Natalya ve dört çocuğu ise çarın bahsettiği bir eve yerleşirler. Düellodan yıllar sonra ise, Rus edebiyatçı Gorki, Fransa’da karşılaştığı d’Anthès’in elini en büyük Rus şairini öldürdüğü gerekçesiyle sıkmazken; Puşkin’in kızlarından biri Tolstoy’u o kadar etkileyecektir ki, sonucunda bu e

Çok önemli katkılar bunlar yazıma tarihi bir olaydan da alıntı yapılarak... Teşekkür ederim saygımla her daim...

Ahmet Zeytinci

Ramazan Topoğlu 02/12/2017 13:08


turist boksör ile ilgili görsel sonucu
Dolaptan şişeleri devirdi diye meydan okudular, meydan dayağı yediler

Teşekkür ederim bu görsele de ...

Ahmet Zeytinci

Ramazan Topoğlu 02/12/2017 12:57

Haklıyım diyen, kendine güvenen çıksın ortaya.

Meydanlar üzerine yine Zeytinci harikası. 
Meydanların da cılkı çıktı şimdilerde. 
Hodri meydan bir zamanlar yiğitlikti. 

Şimdi hodri meydan diye söyle, tuzak kur kurşunla.
Kovboylar bile düelloda daha dürüstler. 

Ahmet Zeytinci teşekkürler.


Teşekkür ederim Ramazan Bey katkılarına...

Ahmet Zeytinci

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Filiz Kalkışım Çolak
Mazinin İzleri
Bilseniz nasıl bir yolculuğa çıkarttınız yü...
(Filiz Kalkışım Çolak tarafından)
Devamı
Filiz Kalkışım Çolak
YÜREKLER
Hüzzam bir şarkı gibiydi sayfada titreyen yüre...
(Filiz Kalkışım Çolak tarafından)
Devamı
Filiz Kalkışım Çolak
Aşk Kemiğe Akacak
Şiir zamanı ailesi seçki kuruluna sonsuz şükr...
(Filiz Kalkışım Çolak tarafından)
Devamı
Filiz Kalkışım Çolak
Çölü Geçen Nehirler ' Savruluş'
Alkışlarımı bırakıyorum şairem muhteşem ş...
(Filiz Kalkışım Çolak tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
ŞIK KUTLAMA
 :))), değiştirme vakti geldi önceliklerim...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Fatma Gümüş
SÖZÜN BİTTİĞİ YEREYİM
gün seçkimizin kıymetli  şairini Şİİ...
(Fatma Gümüş tarafından)
Devamı
Fatma Gümüş
İ z ‘ h â r
gün seçkimizin kıymetli  şairini Şİİ...
(Fatma Gümüş tarafından)
Devamı
Fatma Gümüş
KALK GEL
gün seçkimizin kıymetli  şairini Şİİ...
(Fatma Gümüş tarafından)
Devamı
Fatma Gümüş
B/İZ…
gün seçkimizin kıymetli  şairini Şİİ...
(Fatma Gümüş tarafından)
Devamı
Melek Dönmez
Akma Nolursun
Şİİrİmİ gÜnÜn seÇkİsİye ÖdÜllendİrmen...
(Melek Dönmez tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
ŞIK KUTLAMA
Dedim ve kutluyorum sevgiyle......
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
ŞIK KUTLAMA
Beyaz ağaç...demek bahar geldi,çiçek açtı la...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
NE DEDİLER
4+3 yedi heceli şiitlerin yağmur tıpırtısın...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
SÖZÜN BİTTİĞİ YEREYİM
Hepimiz aynı yerdeyiz efenim,aynı yerdeyiz!..kim...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Bunu Ben İstemedim
Giriş gelişme sonuç hepsini içindr barınd...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Gülüm Çamlısoy
YOLA ÇIKMIŞTIM BİR KEZ
Çok değerli seçki kuruluna en içten teşekkür...
(Gülüm Çamlısoy tarafından)
Devamı
İbrahim Ateş
Hain Adam
Teşekkür ederim......
(İbrahim Ateş tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Hain Adam
Köy başkadır kasaba başkadır.. ya şirin bir ...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
NAZAR
Mırıldanarak okunası şiirlerden..hayıflanan a...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
"na/hoş başım"
Garip akımının halka mâl olmuş tarzının sad...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı

Linkler