Zıplayıp bulutlardan bir tutam koparma zamanı. Hepimiz muktediriz.buna. (15/08/2018 22:53) | Şiir zamanı yaz akşamlarından güzel şiir dolu günler,esenlikler diler... (10/08/2018 15:36)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

Şiir zamanı Gönlüyle Mustafa CEYLAN [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER'DE BU HAFTA:MÜZEYYEN SENAR [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Aşk dediğin nedir ki, tenden bedenden sıyrık, çocukların içinde, yaşadığı bir çığlık. -
    Ahmet Hamdi Tanpınar

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 2 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

ESKİYE ÖZLEM

Aklım ermeye başladığından bu güne kadar, baba, anne, amca, dayı, abi abla yakın akrabalar bir yana, bizden büyük olanların karşısında saygıda kusur etmek, onların söylediği laftan, emirden dışarı çıkmak, büyüklerimizin yanında uzanıp yatmak, ayak uzatıp oturmak, onlardan müsaade almadan lafa girmek saygısızlık yapmak haddim olmadı. Biz büyüklerimizden böyle görmüş böyle öğrenmiştik. Öyle ki; Genç evliler büyüklerin yanında eşleriyle yan yana oturmaz hatta çocuğunu büyüklerin yanında kucağına alıp sevemezdi. Ha bu çocuklarımızı sevmediğimizden değil, büyüklerimizin yanında ayıp olur diye yapmazdık. Daha bizden biraz öncelere gittiğimizde, gelinler kayınbabanın yanında yüksek sesle konuşmaz, sesini duyurmaz gelinlik yaparlardı. Güzel bir adet miydi? Orası tartışılır. Şimdi bunlar da nereden çıktı diyeceksiniz? Parkta, el ele şakalaşıp gülüşerek telefonla öz çekim yapan gençleri gören altmış beş-yetmiş yaşlarında bir kişinin arkadaşına, “Biz Dünyaya erken gelmişiz” dediğini duyduğumda, acaba dedim; Acaba biz mi daha şanslıyız, bizden kırk-elli yıl sonra dünyaya gelenler mi? Ben 57 yaşındayım. Bir an çocukluk ve gençlik yıllarıma gittim. O zamanlar insanlar arasında saygı sevgi, samimiyet, yardımlaşma sıcak bağlar vardı. Sokakta oynarken bir komşumuz çocuğuna verdiği yiyecekten, diğer çocuklara da verirdi. Acıktığımızda yakın bir arkadaşımızın evine gidip, su içip yemek yiyebiliyorduk. Ayrı gayrımız yoktu. Herkes bir aile gibiydi. Sevinçler beraber, üzüntüler beraber paylaşılırdı. Şimdi mahalleli birbirini değil aynı binada oturup birbirini görmeyen tanımayan insanlarla dolu. Bir büyüğümüze yardım etmek elindeki eşyayı alıp taşımak için yarış yapardık. Şimdi öyle mi ya? Evet, o zamanlar yoksulluk vardı. Bir öğünde çeşit çeşit yemekler değil, aynı tabakta bir çeşit yemek yerdik. Dolaplar dolusu elbiselerimiz, ayakkabılarımız yoktu. Bir veya iki pantolon, yamalı çoraplar… Her evde ütü olmazdı. Ütü olsa, ütüyü ısıtmak için köz olmazdı. Akşamdan pantolonları döşeğin altına serer, döşek ütüsü yapardık. Kemer olmadığı için belimizi iple bağlardık. Mutluyduk ve şükretmesini biliyorduk. Haberleşme mektupla yapılır, bayramlarda tebrik kartı yollardık sevdiklerimize. Acil durumlarda Telgraf çekilir, daha acil durumlarda, postanelerden birbirine bağlatarak telefon görüşmesi yapılırdı. Elektrik büyük yerleşim yerlerinde vardı. Köylerde idare, gaz lambası, daha sonraları gazyağı veya tüplü lüks (bol ve beyaz bir ışık veren, hava basınçlı bir tür petrol lambası) kullanılırdı. Her evde olmayan, pilli radyolar vardı. Daha sonraları plak, teyp ve elektrik gelen yerlere tek kanallı siyah beyaz televizyonlar yaygınlaşmaya başladı. Akşamları televizyon olan evlere toplanılır, İstiklal Marşıyla kapanana kadar televizyon seyredilirdi. Ahh o günler. Şimdi akıllı evler, her evde birkaç tane televizyon, her aile ferdinde birer akıllı telefon, ayrı odalarda ayrı diziler seyrediliyor. Kimi tablette kimi bilgisayar başında vakit geçiyor. Aile içerisinde muhabbet istişare kalmadı. Aynı odada oturulsa bile, ellerde telefon herkes kendi sanal âleminde… Sevdiğinden, yakınlarından, ailenden mektup beklemenin başka bir heyecanı vardı. Şimdiki gençler gibi görüntülü konuşmak, öz çekim yapmak şöyle dursun, sevdiğimiz çeşmeye gelir de uzaktan bir kez görürüm diye saatlerce beklemenin, sevinç ve heyecanını yaşamak başka bir güzellikti. Böyle bütün bunları düşündüğümde de, hem o eski günleri yaşadığım için, hem de bu devre ayak uydurabildiğim için kendimi çok şanslı sayıyorum. Şimdiki nesil için de o güzelliklerden mahrum kaldıkları için üzülüyorum. Şimdi her şey bol, her şey var. Fakat o yaşama sevinci, yardımlaşma insanlık yok. Ya da bana öyle geliyor. Bazen arıyorum o günleri…

 ESKİYE ÖZLEM (Çocukluğa)  

 Şimdi gençler o günleri bilemez 
 Gençliğimi gizlemeyi özledim 
 Üç beş kişi bir yorganı ilemez  
 Yün döşeği yüzlemeyi özledim. 

 Sabah erden çorbamızı içerdik,  
 Tırpan ile gider ekin biçerdik, 
 Gömleklerden iki düğme açardık  
 Köy içinde sözlemeyi özledim. 

 Anam erden yayıkları yayardı 
 Ekmek için tandırı da kayardı 
 Taze yağı arasına koyardı 
 Mis kokulu bazlamayı özledim.  

 Boş kaldıkça Tülüce’ye giderdim,  
 Merkep ile bir yük odun ederdim,  
 Daha sonra gider oğlak güderdim.  
 Eşek binip bizlemeyi özledim.  

 Odununu ben çekerdim sobamın 
 Karşılığı ısınmaktı çabamın. 
 Akşam olup iş çıkışı babamın 
 Yollarını gözlemeyi özledim.  

 Rüzgâr çalar dudaklarım kururdu, 
 Anam benim başucumda dururdu 
 Krem yoktu, yapay ilaç vururdu 
 Acıları nazlamayı özledim. 

 Kış günleri karda kızak kayardık 
 Kimler fazla düştü onu sayardık 
 Yaz günleri darı yolar soyardık 
 Ateş yakıp közlemeyi özledim.  

 Dam üstünde gülle oynar çağlardık 
 Yağdığında yağmur damı loğlardık 
 Belimizi çaput iple bağlardık 
 Utanarak gizlemeyi özledim.  

 Göletlerde derelerde yüzerdik 
 Akşamüstü köy içinde gezerdik 
 Bir pantolu yıkar yıkar dizerdik 
 Döşek altı düzlemeyi özledim.  

 Çoğu zaman harçlıkları katardık  
 Fasulyeyle nohut toplar satardık 
 Yaz günleri dam üstünde yatardık 
 Yıldızları izlemeyi özledim. 

 Mahir der ki o günlerim güzeldi 
 Lastik çarık ile tüm gün gezerdi  
 Ayak kokar cümle âlem bezerdi 
 Kundurayı özlemeyi özledim. 

 Mahir başpınar

 

Mahir Başpınar | 05/01/2018

6 Yorum | 339 okunma | 1 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Hamiyet ANNAÇ AKYILDIZ 15/02/2018 19:43

Kutlarım.

Düşündüm, gülümsedim,gözlerim doldu hüzünlendim. En uzun süren gülümsemem oldu. Çünkü bende eskiyi özledim.Teşekkürler...

Maharetli parmağınızı güzel bir konuya dokundurmuşsunuz. Keyifliydi. Yüreğinize,ellerinize sağlık...kaleminiz hiç susmasın..



Yasemin Demir 31/01/2018 23:09

Bu güzel çalışma bir ay boyunca makamına yaraşır şekilde bizlere göz kırpacak KUTLUYORUZ  

 

Yasemin Demir 07/01/2018 22:54

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara

ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. SEÇKİYLE ONURLANDIRDINIZ BENİ KARDEŞİM. ŞAHSINIZDA SEÇKİ KURULUNA SAYGILARIMI SUNARIM.

Mahir Başpınar

Zekai Budak 06/01/2018 00:19

Günün seçkisini, yazar ve şairini ŞİİR ZAMANI olarak gönülden kutlarız.

Zekai Hocam size ve şahsınızda Şiir Zamanı seçki kuruluna seçkiye layık gördükleri için çok teşekkür ederim. Saygılar

Mahir Başpınar

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Gülüm Çamlısoy
ÇALA-KALEM BİR TERENNÜM
Var olunuz. Çok teşekkür ediyorum sayın ramaza...
(Gülüm Çamlısoy tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
SEVERSEM EĞER
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Veda..................
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
ÇET YAPAN KIZLAR
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
BENİ KATİL ETME
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
ÇALA-KALEM BİR TERENNÜM
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Mehmet Nacar
YIRTIK SAYFALAR
Teşekkürler......
(Mehmet Nacar tarafından)
Devamı
Mehmet Nacar
YIRTIK SAYFALAR
Teşekkürler......
(Mehmet Nacar tarafından)
Devamı
Mehmet Nacar
YIRTIK SAYFALAR
Teşekkürler.. uzun aradan sonra yine sizlerleyim...
(Mehmet Nacar tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Mırıldanma
:) hep söyledim,hep söyleyeceğim,bu ülkenin er...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Gülüm Çamlısoy
GÖK GÜRÜLTÜSÜNDEN KORKSAK BİLE...
Var olunuz; var olunuz, efendim. sevgili hocam, ç...
(Gülüm Çamlısoy tarafından)
Devamı
Zekai Budak
AHİRÎ İKİLEMLER
Çok teşekkür ederim ferda hanım. selam ve sa...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
GÖMÜLEN BENİM
günün seçkisine ve kıymetli Şairine ...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
GÖK GÜRÜLTÜSÜNDEN KORKSAK BİLE...
günün seçkisine ve kıymetli Şairine ...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
KARANFİLDEN MASAL
günün seçkisine ve kıymetli Şairine ...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
Kalem Şaha Kalkarsa
günün seçkisine ve kıymetli Şairine ...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Kalem Şaha Kalkarsa
Kalemle söz arasındaki dayanışmanın gücü i...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
KARANFİLDEN MASAL
Zaman hızla akıp giderken avuçlarımızdan, yü...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Ahşap Çerçeveli Öyküler
Çok teşekkür ederim ferda hanım. sizin de b...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ferda özsoy
Sahaf
İlk okuduğum kitap kemallettin tuğcu'nun ''Çoc...
(Ferda özsoy tarafından)
Devamı

Linkler