Şiir zamanı bahardan güzel şiir dolu günler,esenlikler diler... (15/04/2018 01:48)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER [Devamı]

Şiir Zamanı Raporu: Tıklım Tıklım Kızılay Deli Kızın Çeyizi [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler


Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 2 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

NAZAR BONCUĞU...



Biraz farklı olmak aslında metazori bir yaşanmışlığın fıtratında saklı.

 

Zamandan ayrı bildiğim dünü güne mal ettiğim; yarımı yarınımdan uzak tuttuğum belki de sihrine vakıf olmak yine evren tahakküm yüklü bildirgesinde bizleri bir bir öğütürken.

 

Yel değirmenlerinde hoyrat bir buğday tanesiyim hoş yel değirmenin kendisi benden daha da hoyrat.

 

İçimdeki zehri içimden yalıtan; sonramı kucaklamak adına dünüme de ihanet edemediğim.

 

Hibe ettiğim duygularımdan kalan zerrecikler.

 

Taammüden öldürdüğüm kimliğime yakın bir ton seçmek adına bir mizansen uyarladığım.

 

Düşkün adamlar sordular bana dün:

 

‘’Nereden düştün bu çukura?’’

 

Aslıma ihanet edemezdim ve açtım heybemin ağzını.

 

Zamansızmışım ben.

 

Amansız bildiğim bir aşkmış madem bu düştüğüm aşk.

 

Zanlar suretimde birer mühür.

 

Zamirler yükümlü tutulan.

 

Ve asla bizden dem vuramadığım.

 

Aslında bu satırları başka birine ithaf edecektim. Kim ise olması muhtemel, ben zikredeyim o zaman…

 

Belki de yerinde olabilirdim şu an sadece yaşamışlığı ve deneyimi benden on, on beş sene fazla. Ne değişecek ki?

 

Ya da on sene genç olsaydım belki de bir asır mahiyetinde geçen her sene.

 

O adam sordu bana:

 

‘’Neymiş, derdim?’’

 

Aslında kadındı bir diğer sorgulayan meclisteki yetkin ağız.

 

Sadece dolaylı bir zümreydi adımı hitap ettiklerini sandığım.

 

Daha yalın bir ifadeyle; kümelenmiş sorgu mahiyetinde.

 

Kınında sır ya da yalan yoktur elbet, dediğim üç beş adı ve sıfatı olmayan maskeli yüz.

 

Zaten sesler nereden geliyordu, onu da bilemedim.

 

Dedim ya; kimliğimi yaftalayan aslında ben kimliğimle mutlu olmak adına kendime yeni bir hayat tayin ettiğim…

 

Derlediğim soruları kimseye de yöneltemeyince olanlar oldu.

 

Pencerem çok yüksek olsaydı bu gün hayatta olmayabilirdim zaten atlasam bile büyük ihtimalle yeni bir çukura düşecektim.

 

Babama sordum rüyamda:

 

‘’Beni neden özlemedin?’’

 

Cevabını vermese de biliyordum işte: ne de olsa oydu sorumlusu tüm olup bitenin.

 

Yemek yapmayı öğrenmek yerine ben üniversite sorularını hafızlıyordum.

 

Kundaktaki bebeğime süt vermem gereken yerde bu kez başka bir boyutta hukuk ve iktisat bilimine atıfta bulunuyordum.

 

Gözlerinin olması gereken yerde iki koca çürük elma koçanı vardı babam sandığım adamın aslında o düşkün adam da tam da bu tabloya uyuyordu.

 

Bir emir kipi kullandı akabinde:

 

‘’Def ol git. Seni istemiyoruz!’’

 

Mahiyeti ne olabilirdi demenin ötesinde bu adamın ve bu kadınların maruzatı ne olabilirdi?

 

Sormalıydım oysa:

 

‘’Siz hiç hayallerinizin kurbanı oldunuz mu?’’

 

Oysaki onlar nefretlerinin ürünü ve türevi idi ve yaşasın, demek gelmedi içimden.

 

Sadece:

 

‘’Keşke yaşamasaydım’’ dedim ki dememe bile izin vermeden düşkün hakim benim yerime eline aldı kalemi ve ucunu kırdı sadece mor damarlı kuru ellerinde bir ayrıntı misali bir nazar boncuğu uzattı bana:

 

‘’Al, kızım ve tak boynuna. Hatta sakla. Hatta saklan. Hatta aklan ki yüzünün akıyla yaşadığını da göster cümle aleme.’’

 

Sahi, dedim…

 

İyi de nereye kaybolmuştu ansızın?

 

Gözlerim dolmuştu ama kan damlıyordu göz çukurlarımdan.

 

Gözlerim yok olmuştu. Göze mi gelmiştim yoksa Allah beni çarpmış mıydı ne de olsa lanet okumuştum kendime?

 

Belki özrümdü belki öfkemdi belki de öncesizliğimdi.

 

Sadece sevdiğim insanları görmek istemiştim etrafımda.

 

Ama kuytularda bir gölgeden başkası değildim.

 

O kadın; yerinde olmak istediğim kadın zaten asla var olmamıştı.

 

Olması gereken ne ise gerçekleşmiyordu. Gerçekleşmesi gereken ne ise çıkmaza girmişti.

 

Annemden ya da kendimden ya da kimsesizlikten ya da hiçliğim ile terbiye olduğum.

 

İki kozalak buldum yastığım altında ta çocukluğumdan beri hiç görmediğim o iki kayıp kozalak.

 

Aslımdan ayrı düşmemiştim demek ki.

 

Üstelik babam beni özlememişti.

 

O zaman yaşamak ve yazmak için yeniden sebeplerim vardı.

 

Boynumdaki nazarlığı elimle yokladım ve yerinde duruyordu lakin tam da ortasından ikiye ayrılmıştı.

 

Aynaya baktım. Evet, bendim aynadaki.

 

Yoksa ben aynadakinden başka bir aynadan mıydım yansıyan?

 

Tehir ettiğime nail olma şansım hala saklıydı madem…

 

Ta ki ayna kırılana kadar baktım saatlerce baktım aynaya ve kırılır kırılmaz kalktım ayağa.

 

Hazırdım artık.

 

 

 

Gülüm Çamlısoy | 05/03/2018

0 Yorum | 92 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Henüz Yorum Yapılmamış. İlk Yorum Yapan Siz Olun.
Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

yönetim yardım editörü
Sussun Gözlerinde Denizleri Maviler
günün seçkisine ve değerli kaleme  Ş...
(yönetim yardım editörü tarafından)
Devamı
yönetim yardım editörü
BAHARIM HAZAN OLDU...
günün seçkisine ve değerli kaleme  Ş...
(yönetim yardım editörü tarafından)
Devamı
yönetim yardım editörü
SAHİP ÇIK!
günün seçkisine ve değerli kaleme  Ş...
(yönetim yardım editörü tarafından)
Devamı
yönetim yardım editörü
Jenerik
günün seçkisine ve değerli kaleme  Ş...
(yönetim yardım editörü tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
BAHARIM HAZAN OLDU...
Şiirin başlığı alıp götürdü bendenizi 70l...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
YOL AYRIMI.....
Güzel bir ankara türküsünü çağrıştırdı ...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Jenerik
Haydi bizim elde şeker de lokum badem var... kony...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Gümüş..
Sarraflar kantar kullanmaz . hatta terazileri bile...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Jenerik
fıstık ile fındık da pek bi lezzetli olur......
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Dört Ayağı ve Kuyruğu Kesilen İnsanlık
İnsanlıktan yoksun varlıklardan her şey bekl...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Filiz Kalkışım Çolak
**** FISILTI ****
''uykularımdan sıyrılan eski bir hüzün ...
(Filiz Kalkışım Çolak tarafından)
Devamı
Filiz Kalkışım Çolak
SAHİP ÇIK!
güzel şiirinizi ve sizi kutluyorum sevgili dost...
(Filiz Kalkışım Çolak tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Dört Ayağı ve Kuyruğu Kesilen İnsanlık
Insanoğlunu,sakın affetme köpekçiğim... ne...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Ve Ben Çeker Giderim
teşekkür ederim orhan bey... ...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Ve Ben Çeker Giderim
Ne kadar kolaymış çekip gitmek, arkada dünyan...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Filiz Kalkışım Çolak
SAKIN GİTME
Ne kadar hoş bir şiir ne derin bir sevgi insan k...
(Filiz Kalkışım Çolak tarafından)
Devamı
Filiz Kalkışım Çolak
ATAYA SEVGİ
Kıyısız yüreğinizden öpüyorum sevgili üsta...
(Filiz Kalkışım Çolak tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Dağ Baba
Sevgili büyükkara,teşekkür ederim... evet,i...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Mesut Turgay Kılıçoğlu
Balkondan Balkona
günün seçkisini ve değerli kalemini  Ş...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı
Mesut Turgay Kılıçoğlu
Gümüş..
günün seçkisini ve değerli kalemini  Ş...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı

Linkler