Bu akşam 21.30 da Gültekin Şahin ile "YÜREĞİNİZDEKİ DERİN İZLER" Kalbinize hoş bir seda bırakacak kaçırmayın dostlar davetlisiniz !!! (12/12/2018 08:21) | Şiir Zamanı Sonbahar ile Kış günlerini ısıtan ve ışıtan güzellikte şiir dolu günler diler. (21/11/2018 20:39)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

Şiir zamanı Gönlüyle Mustafa CEYLAN [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER: FERDİ ÖZBEĞEN [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Bu dünyaya istediğimiz gibi gelmedik, bu dünyadan istediğimiz gibi gidemeyiz.
    ÖMER HAYYAM

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 10 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

İKİ CÜMLELİK YAZI ve MUTLULUK



Yazmak, “Bunu yazarsam olur mu, şunu yazsam ne derler?” demeden dilimin ucuna gelenleri kağıda dökmek istiyordum bir süredir. Konu çok, çok olmasına; ama okuyanın da ilgisini çekecek, okuduğunu kendi yaşadıklarıyla örtüştürecek daha önce yazdıklarımla tekrara düşmeyecek neler yazabilirdim?

“Kul sıkışmayınca hızır yetişmezmiş.” derler ya, ben sıkışmasam da “Ne yazmalıyım?” diye düşünürken bir mesaj geldi facebook sayfama. Gökte ararken yerde bulmuştum konuyu.

“Neymiş bu konu, bir an önce yazsanız da biz de merak edip durmasak.” diyenler vardır şimdi. Konu mu? Öyle belirgin “elma, armut” gibi somut bir konu değil. Hatta çoğu kişinin “İki satırlık yazıdan esinlenip konu mu yaratılır?” diye düşüneceğini de biliyorum; ama “küçük olayların verdiği mutluluğu” anlatacağıma göre bu iki satırlık “anı yazısı” da iyi bir başlangıç olur.

Mucur Ortaokulu’nda Türkçe öğretmeni olarak çalıştığım yıllarda dersine bile girmediğim bir öğrencimiz vardı. Şimdi İstanbul’da yaşıyor, bildiğim kadarıyla peyzaj mimarı. Babası Erol ağabey ve annesi Türe abla, Mucur’da saygı duyduğum kişiler. Dedesi rahmetli Hüseyin Güner ise Mucur Ortaokulu’nda yirmi beş yıl müdürlük yapmış saygıdeğer bir eğitimci. Hepsinden öte Selda, ödün vermez bir Atatürkçü, bu toplumun değerlerine bağlı aydın bir Türk kadını.

1980 yılı kış aylarında Mucur Ortaokulu son sınıfları arasında bir bilgi yarışması düzenledim. Amacım, öğrencilerin hafta sonunu boş geçirmemeleri, bilgilerini yenilemeleriydi. Tümüyle, okul idaresinin yardımını almadan kendi çabamla yürüttüğüm bu etkinlik öğrencileri de çok mutlu etti. Türkçe dışındaki derslerin sorularını o dersin öğretmeni arkadaşlara rica ederek hazırlattım. Dört beş hafta cumartesi günleri yarışan ve katılan öğrenciler yararlı, keyifli zaman geçirdiler.

Selda Güner, yarışan sınıflardan birinde öğrenciydi. Aşağıdaki fotoğraflar da o yarışmaya aittir.

O etkinlikte öğrenciler ne kadar mutlu olduysa ben de o günlerde yazdığımı sandığım bu hatıra defteri sayfası bana gelince öyle mutlu oldum. Selda’nın, evdeki eski eşyalarını karıştırırken bulduğu, o zamanlar özellikle kız öğrencilerin tuttuğu hatıra defterine bakın ne yazmışım:

“Selda’ya; 25.4.1980

Derslerine girmedim, ama seni çalışkan bir öğrenci olarak tanıyorum. Başarılarının tüm yaşantın boyunca sürmesini dilerim.

Numan Kurt 

Türkçe Öğretmeni"

“Ne var bunda, altı ucu o zamanlar, o küçük, süslü hatıra defterlerine yazılan sıradan bir yazı” denebilir. Oysa ben, bu iki cümlelik yazıyı otuz sekiz yıl sonra görünce mutlu oldum.

“Siz de böyle sıradan, basit şeylerle mi mutlu olursunuz?” diyenlere nelerle mutlu olduğumu yazmak isterim. Bana mutluluk veren yaşanmışlıkları tek tek sıralayacak değilim, şu anda aklıma gelenleri yazıyorum.

Önce "mutluluk"la ilgili söylenmiş güzel sözler:

“Mutluluk bir armağandır ve işin sırrı onu beklemekte değil, geldiğinde memnun olmaktadır.”

“Mutlu olmak için içinde bulunduğunuz andan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin. Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur. Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır.”

"Gerçek mutluluğun kendi içinizde yattığını fark edin. Huzur, mutluluk ve neşeyi… dış dünyada aramayı bırakın. Paylaşın. Gülümseyin. Kucaklaşın. Mutluluk, kendinize birkaç damla bulaştırmadan başkalarına dökebileceğiniz bir şey değildir."

"Hayatta mutluluk veren şeyler çok küçük parçalardır. Bir iyilik, bir gülümseme, tatlı bir bakış, iyi bir dilek… Aslında mutlu olanlar, bu küçük şeylerin huzuruna varmış olanlardır."

………………

Bu sözleri çoğaltabiliriz. Kim ne derse desin “mutlu olmak” kendi elimizdedir. Her olaya, düşünceye, insana; at gözlüğü ile, ön yargılı, bardağın boş yanını görerek baktığımız sürece mutluluk bizim neyimize.

Gittiğiniz, konuk olduğunuz bir yerden eve dönünce “Oh bee! İnsanın evi gibi var mı?” diyor,evde ayağınızı uzatıyorsanız bu mutluluktur.

Soğuk karlı bir günde kızarmış kulaklarınız, burnunuzla eve gelip sizi güler yüzle karşılayanları görüp gürül gürül yanan hem de üstünde kestane pişen sobaya elinizi uzatmışsanız ne güzel.

Uzun yıllar görmediğiniz arkadaşınız veya arkadaşlarınızla buluşmuş, aklınızda kalan okul anılarını kahkahalarla anlatıyorsanız dünyanın var malını değer.

Sizin, çocuklarınızın, torunlarınızın; kısacası ailenizin, sevdiklerinizin sağlıklı olması mutlu olmanın en önemli kaynağıdır.

Ben; yazarken, son zamanlarda uğraş haline getirdiğim resim çizerken mutluyum.

Sevdiklerim , yakınlarım, çocuklarım,torunlarım sağlıklıysa, sorun yaşamıyorlarsa mutluyum.

Gazetelerin pazar ekindeki yazıları okurken, kabak çekirdeği yiyip maç ya da güzel bir program seyrederken, anlayan biriyle içten söyleşirken mutluyum.

Milli piyangodan, totodan, lotodan büyük ikramiye hayaliyle yaşamıyorum. Sayısal Loto’nun size çıkma şansı on beş milyonda birmiş. Niye çıkmayınca mutsuz edeyim kendimi? Alın teriyle hak ettiğim kazancım varken.

Buraya birkaçını sıraladığım mutluluk veren durumların onlarcasını daha yazabilirim. Sonra da derim ki “Önemli olan günlük yaşanmışlıklara olumlu bakıp mutlu olabilmek gerekir.”

Mutluluğun kaynakları bu kadar çok da bizi mutsuz kılan olaylar, yaşanmışlıklar yok mu? Hem de o kadar çok ki…

Her insanın az ya da çok yaşadığı özel yaşamıyla ilgili mutsuzlukları ortaya dökmenin bir anlamı yok. Elden geldiğince bunları olumluya çevirmek gerekir. Ben asıl mutsuz eden “Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete.” sözüne uygun olarak bu güzel vatanın götürüldüğü noktadır. Ülkeyi yıllardır yıpratan terör belası, milyonlarca insanın yarı aç yarı tok asgari ücretle çalışması, üniversite mezunlarının bile işiz gezmesi, dış borcun gırtlakta olup ekonominin- her ne kadar övülse de- gidişinin iyi olmaması, eğitimin bilimsellikten uzaklaşması ve de en tuhafı yönünü ileriden, çağdaşlıktan geriye çeviren ülkenin giderek bağnazlaşıp Araplaşması. Kadına şiddet, çocuk tacizleri, cinsellikle ilgili durmadan saçma sapan fetva veren zibidiler, densizler…

Ülkenin kurtarıcısı, kurucusu, bilime dayanan ilkeleriyle bizim aydınlık yolumuz Atatürk’e olan karşıtlığın, düşmanlığın artması, ülkenin bunca sorunu çözüm beklerken Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine ters olarak başka ülkelere düzen verilmeye kalkışılması ve daha neler neler…

Mutluluğu anlatmaya çalışırken bunları yazmak istemedim; ama beyazın yanında siyahtan da söz edersek beyazı daha iyi anlatmış oluruz.

…..

Selda’nın, beni duygulandıran, mutlu eden bir gönderisinden nerelere geldik. Sağlıklı olun, iyimser bakın, mutlu yaşayın.

……………………………………………………………

(Aşağıdaki fotoğraflar, yazıda sözünü ettiğim yarışma günlerinde çekilmiştir.)

Numan Kurt

9 Mart 2018

Numan Kurt | 10/03/2018

1 Yorum | 337 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Yasemin Demir 29/07/2018 22:42

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Ahmet  Zeytinci
Kırmızı Halı da Yürürken
teşekkür ederim İbrahim bey... ...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
İbrahim Değerli
ÜLKÜMÜZ BİZİM
kutluyorum  hocam anlatimiyla, mİllİ duyg...
(İbrahim Değerli tarafından)
Devamı
İbrahim Değerli
ADAM OLAN
kutluyorum  hocam anlatimiyla, duygusuyla t...
(İbrahim Değerli tarafından)
Devamı
İbrahim Değerli
_Papatyam_
özenle yazılmış okuması doyumsuz bir serbest...
(İbrahim Değerli tarafından)
Devamı
İbrahim Değerli
**** UYAN GÖNÜL***
Güzel bir şiir çıkmış kaleminizden türkü t...
(İbrahim Değerli tarafından)
Devamı
İbrahim Değerli
Gönül Kafesim Silmiş Sadece Dalmış Gözler
vurgular güçlü, anlam güçlü, duygu güçlü...
(İbrahim Değerli tarafından)
Devamı
İbrahim Değerli
Ay'ı Sorumlu Tuttum
vurgular güçlü, anlam güçlü, duygu güçlü...
(İbrahim Değerli tarafından)
Devamı
İbrahim Değerli
Kırmızı Halı da Yürürken
özenle yazılmış okuması doyumsuz bir serbest ...
(İbrahim Değerli tarafından)
Devamı
İbrahim Değerli
Çorap Söküğü
kutluyorum  hocam hoŞ ve akici bİr Şİİ...
(İbrahim Değerli tarafından)
Devamı
İbrahim Değerli
KARARINCA
kutluyorum  hocam hoŞ ve akici bİr Şİİ...
(İbrahim Değerli tarafından)
Devamı
Fatma Gümüş
Bağır bağır..
günün seçkisini ve değerli kalemini  &nb...
(Fatma Gümüş tarafından)
Devamı
Fatma Gümüş
Ay'ı Sorumlu Tuttum
günün seçkisini ve değerli kalemini  &nb...
(Fatma Gümüş tarafından)
Devamı
Gültekin Şahin
Yer değiştirdi taşlar
Fırat bey yürek sesiniz varolsun....
(Gültekin Şahin tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
SaDeCe SeNi SeVMeK _2
Şİİr zamani ailesi olarak günün seçkisine...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
UYAN ARTIK
Şİİr zamani ailesi olarak günün seçkisine...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Başka Gölgeler
Teşekkürler ve sevgiler,turgay dost......
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
vahdet çil
Günah Kampana Çaldı
Şiir zamanı ailesine günün seçkisi için gön...
(vahdet çil tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Bu Gün Aslında Lafta Kalan Dünya İnsan Hakları Günü
teşekkür ederim saygımla... ...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Mesut Turgay Kılıçoğlu
Bu Gün Aslında Lafta Kalan Dünya İnsan Hakları Günü
günün seçkisini ve değerli kalemini  &nb...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı
Mesut Turgay Kılıçoğlu
PANTOLONUM NEREDE?
günün seçkisini ve değerli kalemini  &nb...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı

Linkler