Şiir Zamanı Sonbahar ile Kış günlerini ısıtan ve ışıtan güzellikte şiir dolu günler diler. (21/11/2018 20:39)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

Şiir zamanı Gönlüyle Mustafa CEYLAN [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER: FERDİ ÖZBEĞEN [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Şiir öyle bir orkestradır ki, bütün doğanın ve insanların sesini yansıtır.
    VICTOR HUGO

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 39 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

BERGÜZARLARI OKŞARKEN

      Gökkuşağı Resimleri




Sen vazgeçtiğin zaman tutkularından, ben hayallerimden düşerim
Burada bir firarımız var bizim, ortaklaşa kullandığımız
Tam da beyazın rengine boyanmışken bütün bu renkler
Sensiz yalnızlığım kırbaçlanır, zuhurumdan düşerim...

İşte sende yaşayan muhtaçlığım böylesi şiirlerde evrimleşir
Kendi küllerimi savuracak bir rüzgar bulurum elbet...



Şimdi denizin ılık sularında bir kalp atışı edasıyla süzülen
Bir gök kuşağı şekeri gibi, dalgaların rengine boyanmış
Şemsiyesini tepesinde taşıyan  deniz analarına bakarken
Her seferinde Kederi kendi içinde gizli, o sevgilinin
Hatıraları silinmeyen bir sevda kırılır hayallerimden...

Artık burada kendi kepenklerimin altına saklanarak
Kimsesiz bir sessizlikten fırlarcasına
Bilmediğim şarkıları söyleyerek
Kulaklarına fısıldarcasına
Beklemeyişlerinde ben gene de orada olurum...

Oysa burada bergüzarlar okşandıkça günahlar parlar
Bu günahlarla birlikte acı bir masal olur tüm zamanlar...


İşte ben ne zaman gelsem o denizin kıyısına
Kendime hayali bir pusu kurarım gizliden
Bir yoksunlukla gayretim gevşer aniden
Dalgalarla konuşurken, çözülürüm ben...



Vedat DÜNDAR

vedat dündar | 06/04/2018

32 Yorum | 483 okunma | 1 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

İlknur Yıldırım 11/04/2018 02:15

Öncelikle selam ve saygılarımla değerli büyüğüm Vedat Dündar abime. Tüm yorumları baştan aşağı okudum hatta yudumladım. Neler kaçırmışım meğerse, artık daha sık uğrayacağım siteye. Sevgilerimi bıraktım her bir güzel yüreğe.

Mesut Turgay Kılıçoğlu 11/04/2018 00:45

 Belgüzarlari Okşarken...

5 Günde 37 yorum silinenler hariç. 
258 okuma ile rekora koşuyor.

Şiir okutma sanatı bu..
Usta işi.


Ramazan Topoğlu 11/04/2018 00:07

Aşağıdaki paylaşımlar ve eleştiriler Bergüzarlar Okşarken adlı bu şiirin içeriği ve uygulamasıyla uyuşmaktadır:)  Bergüzarlar okşarken 8 aylık bir bezgüzari olguyu da iyot gibi ortaya çıkarıverdi 
Şiiirin hüneri işte.:)

Ramazan Topoğlu 10/04/2018 23:21

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar

vedat dündar 10/04/2018 23:20

Ramazan'ın yaptığı,  külahı ters giydiren ve bize kiminle dans ediyor olmamızın  bir cinliğidir...Sözü bitiren ve  hücumu engelleyen bir muhasaradır...Pratik zekanın  avukatlığıdır...Hazır cevaplılığın muzip görsel şölenidir...Masumiyet karinası altında mizahi olarak göz kırpan  bir bilgenin naif  kurnazlığıdır...Atalete idam hükmü vererek vicdana hükmeden olağanüstü bir savunmadır...Hem suçludur hem yargıç hem de şahit olmanın kıvrak esnekliliğidir...Yasemin hanımın yufkacık yüreğini medet olarak kullanan  ve bu yüreği biraz da sıkışık zamanlara saklayan birikimcidir...Yani mahkeme başkanı da  kesin tarafsız değil, iyi biliyorum bunu...

Düşünüyorum da  o romanı iyi ki ben yazmamışım...Affallar kalırdım...böyle savunma karşısında
Mesut artık  sen düşün bunu...Tabi  vicdanın yeterse(Mahkeme hakimine dikkat)

Ramazan Topoğlu 10/04/2018 22:45

Şiir Zamanı Yönetim Sözcüsü...
Sayın Mesut Turgay Kılıçoğlu
Sayın Vedat Dündar;
Göreve davet edilen Sayın Yasemin Demir hanımefendi

Ne desem tutarlı bir gerekçe oluşturmayacak biiyorum. 
Haklısınız. Hem de çok.
Suçumu kabul ediyorum. Ve bu iyi dileklerimle İYİ HAL İNDİRİMİ talep istiyorum.

Nisan 15 Nisan'da Aydın'da ablamın kızı evleniyor.
Ankara dönüşünde Söz. 
Sözümü yerine getirmezsem taburemi kendim tekmeleyeceğim:)
Söz.
Haklıya haklısın diyeceksin. Ben dedim.
Kem küm etmeden valla..
Saygılarımla arz ederim.

www.siirzamani.org yönetim sözcüsü 10/04/2018 22:40

Demek Şiir Zamanı sitemizde sorumsuz böyle kişiler var.
ALIN SAVUNMASINI.
Yargıçlık ederiz.
Mahkeme Başkanı olarak Yasemin Demir hanımefendiye teklif de götürelim lütfen.

Duruşmanın Afişini de hazırladık:)
Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar


Ramazan Topoğlu 10/04/2018 22:25

Siz kalkın, değerlendirmesi için adama bir roman gönderin.
Kılıçoğlu'nun "NÜ" romanı.
O adam sekiz ayda bunu başaramasın. 
Her kimse verin gitsin cezasını:)
Bakın Siz şuna ya, her kimse çekin kulağını. Ben olsam mahkeme kurar yargılar cezasını veririm.  Edebi adam yerine konulmuş o ise tembel tembel oturuyor. İnsan bir haftada bitirir. Hele sevilen dostlar ise bir gün de bile bitirilir. 

Her kimse bu Ramazan T. işe yaramaz adamın teki. 
Mahmekede tanıklık ederim vallahi. Hem de lehinize. 

Galiba biraz tanıyorum O'nu da. 
Durun Siz Vedat ile Mesut Beyler. 
Bir ben konuşayım arayı bulayım. 
Kem küm ederse döveriz onu. 

Selam ve sevgiler.

Mesut Turgay Kılıçoğlu 10/04/2018 15:12

Değerli Hocam..

Ben buraya gelmeden böylesi uzun yorum yazmayı pek beceremezdim. Bilindik klişe kelimeler ile kes yapıştır kopyala misali yorum yapardım. Ne zaman ki İki duayen yorumcuyla tanıştım şiire farklı açılardan bakmayı öğrenmeye başladım derken? Bir de Hasan Büyükkara hocam çıkıp gelmez mi şimdi çık çıkabilirsen işin içinden. 

Heybe boş tam dolduruyorum derken şimdi de Hasan hocamın kelimeleri ve şiire bakış açısını eklemeye başladığımda
 ''  üç kuşağın '' edebiyat bilgilerini yüklemeye  farklı bir mozaikle karşı karşıya kaldım.. 

Sizin anlayacağınız Renk Cümbüşü oluştu..
Bir de şiirlerime acımasızca eleştiri yapılsa nerede hata yaptığımın nerede eksiğimin olduğunu öğrenme fırsatı bulurum..

'' Nü ''  Romanıma gelince bende heyecanla bekliyorum 8 ay oldu ne ses var ne de seda.. .Hayırlısı bekleyelim bakalım neler okuyacağız 
Ramazan Topoğlu üstadımın analizinden.

Son olarak? 

Geçen gün bir yerde okumuştum.Çok hoşuma gitti.

 '' Yorum Muhataba biçilen değer.. '' diye yazılmıştı.

Size verilen değerde hiç küçümsenmeyecek kadar büyük.
Herkese nasip olmayan bir değer ki bunu da hak ediyorsunuz..

Saygılarımı bıraktım bu güzel  '' Armağanın '' altına.. Hepsi sizindir..

vedat dündar 10/04/2018 12:44

Sevgili Turgay...

Böyle üç isimli dostlardan istediğini çekip alıp başına sevgili kelimesi eklemek,  dostların o an için , kendine tercih dostça bir samimiyetidir...

Turgay,   şiir üçüncü sayfaya düşmüş olsa bile onu oradan çekip çıkararak ön sayfaya daha doğrusu gönül sayfasına taşımayı benden iyi beceren mükemmel tasarrufuyla bu gün beni bir kez daha duygulandırdı...

Tabi burada duygu kelimesi eksik kalır.  Senaryo ve roman yazarı şairimizin, şiire gösterdiği emek kadar şiiri harmanlayan  dilinin dilarası nezdinde bu harikulade analizin yarattığı nema,   onun  sanatsal gücünün  teşhir-i temayüzü olarak ışıldamaktadır...

Yorum yaparken tespit ettiğin beni de rahatsız etmiş olan şiir altı aksaklıklarının bazılarını Ramazan silmesine mukabil senin de gösterdiğin ve dile getirdiğin hassasiyet için minnettarım...

Yorumunun her karesinde ki sanatsal becerinin  nispetinde ki mükemmeliyeti roman senaryo yazarı olacak kadar yakın ufuklara taşıman kimse için bir sürpriz olamaz...

Sürpriz olan Bizim Ramazan'ın romanını hala bitirememiş ve hala yorumunu,analizini yapamamış olmasıdır...

Hani bunu da buraya dip not olarak iliştireyim istedim...

Yanaklarından öpüyorum...

Mesut Turgay Kılıçoğlu 10/04/2018 00:36

Vedat hocamın bu eserini sayfaya ilk düştüğünde okuma imkanım olmuştu .. Merak bu ya? Bekledim yorumları da okumaya başladığımda her zaman ki gibi Ramazan Topoğlu ..Hasan Büyükkara.. Tayyibe Atay Zekai Budak... Lara Naz Yıldız.. İlknur Yıldırım..Şükran Gülcenaz Aydoğan.. Ve Gülüm Çamlısoy gibi edebiyat elçilerinin yorumlarına eşlik eden 205 okuma ile güne haftaya hatta nisan ayına damga vuran bir esere şapka çıkartmamak ne mümkün..

Yazarı Vedat Dündar olunca biz şiir yazıyoruz diye sayfa sayfa dolaşan şairlere bildirim niteliğinde 
kabul ettim kendime..  Bir iki yorum ve 20 - 25 okumayla günü kurtarma telaşından başka bir şey değil diye düşündüm..

Bir de Aklıma takılan bir şey daha var onu söylemeden geçemeyeceğim.. Böylesi bir eser okumanın keyfini çıkartayım derken kişilerin farklı düşünceler harmanlanan diyaloglar şiire gölge düşürmüş gibi geldi.. Başka bir platformda tartışmalar olabilir ama bu şiir de değil...Keşke olmasaydı diye düşünmedim desem yalan olur.. 

Esere gelince İsmiyle davetiye çıkartan bir eser. ..

 '' Belgüzarları Okşarken''

Eser başlığı  anlamıyla değer kazanıyor
 ‘’ Armağan ‘’ Bu ne güzel bir armağandır ki
Bir esere kendini yansıtabilmiş.
Burada Vedat hocam kaleminin ne kadar
güçlü olduğunun ilk tespitidir.

Eserin ilk girişi beni baştan koltuğuma oturttu zaten.

Sen vazgeçtiğin zaman tutkularından, ben hayallerimden düşerim

Bu ne güzel bir ruh inceliğidir ki hayallerimden düşerim diyebiliyor.. Oysa kurulan hayaller armağan değerinde değilmiy di.. 
Firarın bile ortak olundu sahil ne kadar kulağıma hoş geliyor..
Beyazın saf ve temiz oluşu kadar derin satırlara devam ederken?

İşte sende yaşayan muhtaçlığım böylesi şiirlerde evrimleşir.. 

Söylenecek söz bırakmayacak kadar derin den geldi..bu satırla..devam ediyor Vedat hocam Ne demiş?

Hatıraları silinmeyen bir sevda kırılır hayallerimden... 

Derine daha derine der gibi düşünün aklınızın sığ sularından kulaç atın eserin derinliklerine ki!.

Beklemeyişlerinde ben gene de orada olurum...

Vazgeçilmezler sıra dışı olur derlerdi bir daha inanamaya başladım Vedat hocamın bu satırlarıyla..

Oysa burada bergüzarlar okşandıkça günahlar parlar
Bu günahlarla birlikte acı bir masal olur tüm zamanlar...

Okuyucuların kimileri bazı yerlerinde kendini bulmuştur belki ama ben işte burada takılı kaldım ve bir kahve koydum kendime ve o sakilde kendimi buldum..bir yanda denizin sahile vuran hışırtısı bir yanda denizin suskunluğu.. bu şiir yazılırken deniz kızları
şahitlik mi etti demekten kendimi alamadım....

Uzun zamandan sonra kendi kabuğumdan sıyrılıp ilk defa böylesi bir eseri okurken duygulandım ve bu yorumdan sonra kordona inip sahilden denizi seyredeceğim.. 

Vedat hocam ne der bilmem ama ben bu gün gerçekten bir şairin bana şiir nasıl yazılırın dersini verdi...


Kahvem bitti saat ise 0.33 şimdi deniz seyretme zamanı.. sabaha daha çok var..

Vedat hocam bilirim senin yüreğin engindir varsa kusurumuz af ola.. 

İyi ki varsın iyi ki bizimlesin
İyi ki seni yakından tanıma olanağına sahip olmuşum..

 Saygılarımı bıraktım sayfanın baş ucuna hepsi senindir..



Yasemin Demir 08/04/2018 23:26

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara


Zekai Budak 08/04/2018 22:49

Sevgili ve saygıdeğer büyüğüm, sayın Vedat beyim,

Şiirinizin seçkiye girmesi, bir lütfun neticesi olmayıp edebi liyakatın hakettiği mevkiye vasıl olması  meselesidir.

Şahsımla ilgili tespitleriniz, adeta kırk yıllık beraberlik esnasındaki gözlemlere dayalı tahliller kadar isabetli. Hatta sadece şahsımla ilgili de değil, kim ile ilgili ne yazıyorsanız, hepsi tıpatıp yerinde. Bir zaman seri halde kaleme aldığınız ve gerçekte hayali olan ama istisnasız her okuyucunun gerçekmiş sandığı röportajlarınızı hala hatırlarım. Kimsenin beceremeyeceği mükemmellikte, başarılı, isabetli, ikna edici, inandırıcı tespitler içeren, ne mahir, ne özgün çalışmalardı onlar.

İhtiyaten önüne "belki" nitelemesini koyduğunuz özelliğimin nezdinizde netleşmesi ve "belki" nin kalkabilmesi için, önerdiğiniz üzere bir çay içimi hasbihale ihtiyaç var. Davete hacet olmaksızın kapım her zaman açıktır. 

Selam ve saygılarımla değerli büyüğüm....  

vedat dündar 08/04/2018 11:34

Değerli Atay...
Yorumunuza takıldım kaldım...anlatım ve tasavvur ustalığınız bir yorumdan fazlası olarak ışıldıyor...Lütfen burada ki çarpıcı bazı pasajlarınızı yeni şiirleriniz de kullanım derim misal verirsek;

".ister ışığı aç oku,ister ateşe ver yıldızları onların Işığında oku.."

"karşı sahilden uzatılan el ile gelen düş dünyası"
"Kızartılan elmalar"
Ne kadar güzel işlemişsiniz...ben tebrik ediyorum

Tayyibe Atay 07/04/2018 22:12

ne çok anlam...doldur sözlüğüne kap git,en izbe yere...ister ışığı aç oku,ister ateşe ver yıldızları onların Işığında oku...

karşı sahilden uzatılan el ile gelen düş dünyası..kesinlikle aşk ve sevgi bu...ötesi,geleceğe açılan kapıya bırakılan çiçekler...koklanan çocuklar,gülüşler,varoluş nedeni...

sevgilisiz olmuyor şiirler...de mi yani..:)

yok,masalın kötüsü olmaz ki!..içinde kızartan elmalardan payımıza düşen olmasa bile,masallar güzel...insanı uyutan yanıyla,hatta en güzel!..:))

Şiirin beni en çok etkileyen dizesi,denizanasının geçtiği dize oldu...kendimi denize düşen ana gibi gördüm birden...ıslanmışım,üşümüşüm,ölmeye ramak kalmışım gibi hissettim birden...sadece kendimi değil elbette,bu topraklarda yaşayan bütün kadınları...boğulmak üzere miyiz neyiz!..

evet şair,kıyıya dikilip,lütfen seyretmeyin bizi...:)sevgilisiz kalırsınız yoksa,ona göre!..

kutladım saygı ve sevgi ile...

Ramazan Topoğlu 07/04/2018 21:54

Sevgili Gülüm Çamlısoy Kardeşimiz,
Sayın Hasan Büyükkara ve Vedat Beyin eserlerimizi olumlu ya da çeşitli yönleriyle  eleştirmesi bizler için büyük nimet. 

Lütfen rahatsızlık duymayın. 
Onlar ve bizler hiçbir kimseyi kırmak, küçümsemek amacıyla yazmayız .
İyi güzel, yüreğini sağlık deyip geçenlerin samimiyeti daha azdır.
Beğenerek haklı yönde eleştirenler de önemli.

İyi dilek ve saygılarımızla. 


vedat dündar 07/04/2018 18:36

Ben her gün bir şiir assam...
Ramazan,  her gün bir,  pardon iki yorum yazarak,  bu şiirlere eşlik etse
Sonra ben bu yorumları alt alta toplasam
Ramazan Topoğlun'dan edebi inciler diye ona yayınlatsam(zorla)
Okunası ve kürsülerde okutulası kadar....O kadar....

vedat dündar 07/04/2018 18:28

Bana "Vedat kardeş" diyen tek adamdır,Ahmet Zeytinci...
Yıllardır der durur "Vedat kardeşi"...
Tıpkı en münasip ayakkabıları satarken onlara en münasip ayakları arayan adam misali gibi ,bu ifade  yüreğine  uygunluk olan bir yakınlaştırma olaması ihtimali,  ihtimalin  tamamıdır...
Onun için ben de ona artık Ahmet kardeş diyeceğim...
Malum olan yürek meselesidir...Yüreğin dilidir...

vedat dündar 07/04/2018 18:15

Hiç  Şiir yazmadan şair olan kimdir diye düşünürseniz bunun için yaşayan tek ve mutlak canlı,  HASAN BÜYÜKARA'dır derim...
Güzelliğin tuhaflığını ya da tuhaflığın güzelliğini yakalamış,sanki biyonik ruhlu,enterasan mı enteresan...
Sanki  Bir bilgisayar
Çatalağız gibi biriktirmiş kendini
Verdiği örnekler,normal insan işi değil
Şiirleri vitüöz gibi dürtüyor
Direk söylemiyor,diğer ünlü şairlerin şiirlerine söyleten bir kibarlığa sahip olması,  nezaketinin kinayesi olarak kabul görecek kadar farklı bir değerde...
Ben farklıyım diye bağırmasına gerek duymuyor..
Onun yerine biz bağırıyoruz

vedat dündar 07/04/2018 17:59

Zekai Budak lütfetmiş,  seçmiş seçkiye...
Sakınılası ,sayılası ve belki de sevilesi bir insandır Zekai Budak...
Sakınılası ifadesi, yanlışlığı doğruya çavirebilmesinden gelmektedir...
Birikmişliğinden kaynaklanan  birikimine karşı,  sakınılası ifadem, sadece bir saygı duruşudur...
Peki sayılası nedir dersem;
Bu muhterem ki,  arkadaşları çelik çomak,misket,körebe,saklambaç oynarken, şair olmayı seçmiş bir istisnadır ondan söylüyorum...
Mikrofon kullanmış ,Kürsü sahibi söylemler de bulunmuş, kendini elit topluluklara  dinletmiş,  ondan söylüyorum...
Duruşunun bir ağırlığı var,oldukça karizmatik,   ondan söylüyorum...
Fakat ne kadar sevilesi bunu tam olarak bilmiyorum...
Bir çayını içmek için misafiri olsam.Bir on dakikalık hasbihalle bakın, O zaman ne diyeceğimi çok daha iyi bilirdim

Ramazan Topoğlu 07/04/2018 17:57

Bir yokuş tırmanıyordum şiiri okuduğumda. Bitirdiğimde yerim bir platoya dönüştü. Kemiren onlarca kollu Centamaniler,  gölgede oturan yetenekli cinlerim yokuş aşağı kaçışmaya başladılar. Anılara kaynak olar bergüzar çınarlarının yaprakları uğuldamaya başladı şiir ile birlikte.

Yan türevinde bergüzar bir rüzgar içimde akan ırmağın güneş düşen tarafında çırpınmaya başladı. 

Bir şiir küt diye  bir gün öncesinin olgularıyla  kenetlendi. 
Parmağıma batan iğnenin deliğinden geçince mısralar, denizin ılık sularında fokurtuyla kaynamaya başladı suyum. 
Suyu kesilmiş derenin çakıl taşları arasında şeker var mı denilen günlerden Gök Kuşağı Şekeri buldum. Deniz analarının tepesinde doğal şemsiye betiminde perspektifik açısına sığındım. Sevdiğim ama sözlerini unuttuğum şarkılara sözler uydurdum, mırıldandım. 

İşte ben şiirde bergüzarlandım. 
Bir dağ perisi girdi koluma. 

Şiirle gelen önceki çağrışımlara Vedat Dündar yaklaşımında, söylediklerine başına hiçbir bela gelmeyecek şekilde efsunlanmış hissettim kendimi .
Adasından çıktı geldi o kadın şair Sapho.
Bergüzarlar okşandıkça şiirin melekleri dile benden ne dilersen diyor Vedat Dündar'a. 




 

vedat dündar 07/04/2018 17:42

Şükran Gülcenaz Aydoğan ne çok tanıdık bir isim...

Bu ismi şırınga eder gibi beyninize enjekte etmeniz için  sebepler saymakla bitmez..

Tabi edebi sebeplerden bahsediyorum...

Kitaplarından bahsediyorum

Hakiki şairliğinden,   hakiki sanatçılığından bahsediyorum...
Kadınlığın yüz akından bahsediyorum...
Benden daha büyük bir şairden bahsediyorum ben
Korkmayın söyleyin ,sizden daha fazlasını hep söyleyin
Bunu tevazuyla karıştırmayın
Ne kadar kibirli olursanız olun söyleyin...
Sanatçılar ,çiftçiler gibi efendimizdir...

vedat dündar 07/04/2018 17:29

İlknur Yıldırım'da kim ola ki ?
Bunlar bu naifler yoksa hepsi birden, İlknur Yıldırım'ların Tamamı mı?
Bu iç içe geçmiş fotoğrafın iki müzeyyen hanım efendisinin sempatik ve sıcak güzelliğini seyrediyorum öncelikle...
Altmış dört yaşında bir büyüğünün korkmadan kullandığı o sevgi kelimesini cömertçe kullanarak bakıyorum...
Hangisi İlknur,  hangisi değil sanırım şimdilik kimse bilmiyor
Bence ikisi de İlknur olmalı, nurlu görüntüleriyle...
Zengin sanatlarıyla
Ne bileyim yaşından olgun halleriyle
Çağdaş yapılarıyla
Mutlaka Atatürk'çü çoşkularıyla
Cumhuriyet'çi sevdalarıyla
Hay Allah ! sanırım kadının ayağını yere sağlam basan dik duruşlarıyla..
Ne bileyim ,
İşte ben, kadınlar şair olunca,onları  hep böyle tasavvurlarım arasına sığdırırım

vedat dündar 07/04/2018 17:05

Ah ! Çamlısoy Ah !

Şansının var olan şanssızlığına  mevcut kızgınlığın,   seni derdin nispetin de maraton koşturan bir kız hüvviyetine büründürüyor bilesin...

Çok Sabırlı olduğunu sanıyorken birden yarattığın patlamalarında hem haklı ama daha ziyade haksız olduğun hususlar yadsınamayacak kadar çok bak bunu da bilesin...

Uyumlu ve oldukça  ılımlı gibi gözükürken aslında  inatçı ve itirazcı bir yapının olduğunun farkında mısın? Bak bu hususiyeti de bilmeni tavsiye ettiklerim arasındadır...

Şiirlerinde ve nesirlerinde boğucu bir ağdanın varlığını nispeten kabul etmenle birlikte(zira ikazlarıma çoğu zaman olumlu yaklaştın,son ikazım hariç) bu tür yazım biçimini terk etmeyişinde ki zafiyetinin ısrarını kendine bir kere daha sormalısın derim...

Hasan Büyükara'nın sana verdiği emeğe,kibarlığa ,öğretiye ve  nezakete karşılık" Sizi size bırakıyorum "ifaden ise asla şık değil istersen bunu da bilebilirsin...
Sana karşı haklı tenkitlerime kızıp(biraz amiyane davrandığımı da itiraf etmeliyim)Beni Face 'de kendine karşı yasaklı yapman çocuksu bir davranıştı bil...
Bunlar senin biz büyüklerin ve seni sevenlerin olarak nacizane tespitlerimizdir ve senin eksi tarafının dolgularıdır...

Ama o kadar güzel ve öylesine ihtişamlı bir tarafında var ki inan ben senin o özelliğinin kıyısında bile yüzemem..
Bir kere nedamet duygunun hepimizden fazla gelişmiş olması senin başlı başına bir güzelliğindir diye düşünüyorum...
Şimdi bana kin gütmeyip sayfama tekrardan uğrama nezaketin ise insanı ağlatacak kadar duygusal...Yani sen ne kadar yumuşacık ve pon ponsun böyle ah! Ne güzel...
Yardım seversin, sevdiğini ve saydığını korumayı sevensin...
Edebi bir dolgunluğun var kullanılmayan cümleleri yaratan bir yaratış özelliğin var...Fakat bilmelisin  ki bunları henüz alt alta kullanma becerini azami geliştirme ihtiyacına vasılsın...
Dediğim gibi mesela bir Nurten Altınok veya Lara Naz hanım gibi yazmayı da denemelisin...
Bak sana emek veren çok kişi var bakma sen O şiirinde Topoğlu'nun topa girmemesine aldanma çünkü benimle hep aynı fikirde kalan onun da tespitleri var...

Yani sonuç itibariyle çok güzel edebi dolgunluğuna rağmen bunu doğru olarak kullanamayan bir hamlığın var...
Şimdiye kadar 3000 tane yazmış olabilirsin...Onlar gene bir göz nuru eserler olarak dursun...Onlar senin çocukların...
Ama yeni çocukların,edebi dolgunluğunu daha fazla ruh ,daha fazla sadelik ve daha fazla  duygu ile iştigal etmelidir...
Seni sevmesek bana der geçer gideriz...
Ama bak işte o güzelliğinle tekrar geldin...
Bu güzelliğin bu insani tarafın, hepimizde olanın  toplamı kadar büyük...
Seni bunun için de çok seviyorum...



Ahmet Zeytinci 07/04/2018 16:26

Vedat Dündar bunu hep yapıyor... Dizeler özgün, mısralara sizi alıp götürüyor, kimi kendi yaşadıklarınızla örtüştürüyorsunuz, kimi başka başka diyarlara kapı açıyorsunuz, ama şiir okuyorsunuz dolu dolu... Kutluyorum içtenlikle Vedat Kardeş...

Hasan Büyükkara 07/04/2018 16:21

Saçlarından kopan teller kaldı bana bergüzâr

Bu şarkı  dizesiyle akrabalık kurmaya çalışıyor zihnim habire..Bildiğiniz bişeyle bilmediğiniz bişeyi kavrama durumu gibi sanki

Şiirin tahkiyesi , en evvel âla şaire malum elbet 


Şükran Gülcenaz Aydoğan 07/04/2018 16:14

Oysa burada bergüzarlar okşandıkça günahlar parlar
Bu günahlarla birlikte acı bir masal olur tüm zamanlar...

Farklı bir şiir hayalle gerçek arası bir düş dünyasına götürüyor okurunu..Günahların bile parlayarak bergüzara yansıması ne hoş olmuş..Kutlarım üstadım seçkiye layık seçkin dizelerinizi...

vedat dündar 07/04/2018 16:14

LARA NAZ YILDIZ !
Yorum hanesine Naz  ve Yıldız'ı yazdığınızda sorun yok fakat Lara'nın altına kırmızı kavisli yanlış bir şey  uzantısının çıkması da bence sanki Türk dil kurumunun bir hatası gibi duruyor.(zira tdk'nın bu tür sorgulayıcı ikazları mevcut)Neden o kırmızı kavisli çizgi var şu an anlamak zor...
Oysa Lara ismi mitoloji de geçen su perisi veya daha yalın bir ifadeyle pembe kız olarak tanımlanıyorken o kırmızı zikzaklı alt çizgi resmen absürt kalıyor...
Neyse bu değerli hanım efendiye şöyle bir göz attığımızda karşımıza sadece şiir zamanı adına dahi,  81 adet serbest şiirinin yayımına mukabil, 5 adet anı hatıratı, 3 adet  mektubu,2 adet denemesi ve 1 adet mizah  olmak üzere henüz dediğimiz eserlerinin yayımı çıkıyor...
Yani sadece dopdolu bir sanatçı olması belli ki ona yetmiyor.Neden mi?  Derseniz onun bu sanatçı özelliği dışında sanatla olan ilgisel bütünlüğü ve merakı en az o güzide sanatı kadar koca bir yekün tutuyor da ondandır...
Bakınız şiir sanatında şiir okuyan ve yorumlamaktan imtina etmeyen bir şair kadar,   bir sanat severdende bahsediyoruz ...
Peki Lara Naz Yıldız acaba nasıl bir sanatçıdır diye irdelediğimizde göze çarpan ilk özelliği,   onun cümleleri hiç zorlamadan ve kendiliğinden yarattığı kurgularlaiç içe geçirmede ortaya koyduğu maharettir...
Kısacık mısraların handikapından arınan ve bir huniden süzercesine şiiri akıtıp adeta fonksiyonel bir özellikle besleyen ve sanki flöre bir kılıçla sihirleyen bir maharetten bahsediyorum ben ...
Oysa bir şiir de kısa mısraların yüksek varlığı şairine tuzaklarla dolu mayınlı bir saha bırakır...
Mesela Şiiri okul müsamerelerinin o  on'lu yaşlarına taşıyabilir...
Şiiri nesirleştirerek şiir kalıbı dışına taşıyabilir...
Oysa Değerli Yıldız, bu var sayımlara ve tehlikeye meydan okuyan hünerini şiire böylece akıtabilen maharetini bütün eserlerin de cömertçe teşhir edebilmenin kendine özgü liyakatına sahip oluşu onu kalburüstü bir mevkiye taşımaktadır...
Olsun varsın "LARA" isminin altına kırmızı zikzaklı bir uzantı çıksın dursun...
Ne gam !
O  hem bir su perisi hem de bir sanat perisi olarak tanımlanacak kadar güzel...

vedat dündar 07/04/2018 13:28

TOROĞLU'NA Cevabımdır...

Ne diyor sayın eleştirmen,şair,yazar...

" Dün akşam işten geç vakitte çıkmama rağmen canım tren garında olmak istedi. Üşenmeden gittim. 

İstasyona dalarken 
İstasyondan giderken
Çalınan tren düdükleri arasındaki farkı merak ettim.
Oysa aynı düğmeden basılan aynı trenin düdük sesleri..."

Şimdi bu asla ama asla bir yorum değil ve olamaz da,  bu cümlelerin yeri, bana göre,  edebiyata inanan ve bundan bir nebze faydalanan tüm edebi severlerin bir oskar  liyakatı  niteliğinde köşesine koyacağı ve defalarca okuyacağı hatta ezberleyeceği nispette duyguyu evrinleyen bir sanat şahaseridir nokta...
Bakınız en ufak bir ağda olmadan basit gibi görünen bir kaç cümleyi bir insan nasıl böyle  dokunarak sihirleştirebilirki...

tekrar yazıyorum ve yazmaktan bıkmayacağım ;

"İstasyona dalarken 
İstasyondan giderken
Çalınan tren düdükleri arasındaki farkı merak ettim.
Oysa aynı düğmeden basılan aynı trenin düdük sesleri..."

Nedir bu,  ben dahil,  kim nasıl yazıp yaratabilir burada ki bu ince nüansı...Bazen edebi olduğumdan şüphe ediyorum bu yaratılmış cümleler karşısında,ben de doğmadığı için...

Devam ediyorum, buruk fakat sevgi, saygı dolu bir kıskançlıkla...

Ne diyor şair ,yazar, eleştirmen ;

"Değişen tren düdüğünün sesi değildi 
Ruhumun algısıydı. "

Bura da fantastik bir duygunun kopçalandığı ılıman bir ruhun itinasını gözlemliyoruz...Burada Hiçbir yerini küf kaplamamış kürsülü bir anlatımın  iki cümle ile nasıl devşirildiğini gözlemliyoruz...Bence bir sanat şaheseri dahadır bu iki minik satır...

Devam ediyorum bu edebiyat üstü şair ,yazar ,eleştirmene,devam ettirdiği için...

Neymiş efendim ;

"Tren gara girerken yıllardır beklediğim geliyor diye sevindim. 
Gelmeyeceğini bile bile. 
Gara giren tren  düdüğü mutluluk verdi. "

İşte bekaretten öte bir bakirliğin tren garında ki düdüğüne yakalanıyoruz...Sevgili Ramazan'ın  duygu ile kelimeleri bir birine ustaca lehimlediği,   hissiyatı  büktüğü,yüreklerimize bir mırıl ustalığıyla bıraktığı bu harikulade nemalı ince anlatımında ki var olan peydaha  takılıyoruz...
Gelmese bile,    bile, bile, bir tren düdüğünün mutluluğunun kadir anının o  menkuş haline  yakalanıyoruz...

Şimdi ben durdum sizler de dikkatle durun ; ne diyor yazar ;

"Tren şangırtılı seslerde durdu. 
Hareket saati geldi. Gardan uzaklaşırken yeniden düdüğünü çaldı
Beklediğim gelecek halde değildi. 
 O aynı tren sesi giderken ruhumu yeniden yaktı "

"Beklediğim gelecek halde değildi"

Elinizi vicdanınıza koyun ve gözlerinizi kapatarak düşünün...İçiniz de hayatınızın en değerli bir edebi halin de dahi, bir cümleyi, böylesine  realistik bir tanımlamayla duyguya bastıran ve yüreğe içtihadi bir maraz bırakan bu güne kadar kaç cümle kurduğunuzu düşünün...
İşte ben Ramazan'dan sonra hiç kuramayanlardan oldum,   ızdırapla biliyorum bunu...

Devam bitmiyor ;

"Ben bazen tren garlarında
Pusuluyoruz kendimizi "

Bir pusunun kendine pusu kurduğu derin anlatımının  sarfiyatı ancak bu kadar kurcalanabilirdi...Edebiyatın laborant çalışmasına natüralist bir muhabbet daha...

Şiir mi ? Hangi şiir....

Ramazan Topoğlu 07/04/2018 11:40

Okudum. Düşündüm. Yeniden okudum.
Akşama doğru diyeceklerimizi kondururuz:)
Pazartesi günü iş yerimizde düzenlediğimiz sanat sergisi için stüdyoya gidip bazı eserleri kontrol etmemiz gerekiyor. 
şte ben ne zaman gelsem o denizin kıyısına
Kendime hayali bir pusu kurarım gizliden
Bir yoksunlukla gayretim gevşer aniden
Dalgalarla konuşurken, çözülürüm ben...

 

 Dün akşam işten geç vakitte çıkmama rağmen canım tren garında olmak istedi. Üşenmeden gittim. 

İstasyona dalarken 
İstasyondan giderken
Çalınan tren düdükleri arasındaki farkı merak ettim.
Oysa aynı düğmeden basılan aynı trenin düdük sesleri...

İşte ben ne zaman bu hallere düşsem, tren garlarında hayali pusular kuruyorum kendime. Vedat beyimiz türünden. 

Değişen tren düdüğünün sesi değildi 
Ruhumun algısıydı. 

Tren gara girerken yıllardır beklediğim geliyor diye sevindim. 
Gelmeyeceğini bile bile. 
Gara giren tren  düdüğü mutluluk verdi. 

Tren şangırtılı seslerde durdu. 
Hareket saati geldi. Gardan uzaklaşırken yeniden düdüğünü çaldı
Beklediğim gelecek halde değildi. 
 O aynı tren sesi giderken ruhumu yeniden yaktı 
Vedat bey deniz kenarlarında,
Ben bazen tren garlarında
Pusuluyoruz kendimizi 

Tren gözden kayboldu 
Kalakaldım bergüzarlar  okşarken ve okşanırken. 
Şiirin yan türev çağrışımlarıydı bunlar 

İlknur Yıldırım 07/04/2018 10:27

İşte ben ne zaman gelsem o denizin kıyısına
Kendime hayali bir pusu kurarım gizliden
Bir yoksunlukla gayretim gevşer aniden
Dalgalarla konuşurken, çözülürüm ben...

Dokundu en derinden teşekkürler Vedat hocam daha nicelerine.

Zekai Budak 07/04/2018 00:13

Günün seçkisini ve şairini ŞİİR ZAMANI olarak gönülden kutlarız.

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Yasemin Demir
Fuzulidir Divanda Şimdi Tenim
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boy...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Cinnet
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boy...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Aybeniz
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boy...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
SAPMALAR - 1. BÖLÜM
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boy...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
* Nâaş *
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boy...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
SICAK PİLAV, SOĞUK AYRAN; BİZ KERİM'E HAYRAN
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boy...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Olmasam
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boy...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
KÖPRÜLERİ YIKARIM
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boy...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Cennet Yolundaki Cehennemler
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boy...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Yorum Yazmasanız Bile Beğendim Düğmesine Basmak Çok mu Zor
teşekkür ederim saygımla... ...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Yorum Yazmasanız Bile Beğendim Düğmesine Basmak Çok mu Zor
teşekkür ederim saygımla her daim... ...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Metin Soydeveli
Antik/acı
Teşekkürler orhan bey değer veren yüreğinize,...
(Metin Soydeveli tarafından)
Devamı
Zekai Budak
ATEŞİNLE BİVEFA
nicesine inşallah... selamlar.... ...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Gültekin Şahin
Merhaba..............N.A
Yorumunuzu buraya yazın...
(Gültekin Şahin tarafından)
Devamı
Serpil  Savaş
BOŞ VER.......S.S
Orhan bey teşekkür ederim selamlar, saygılar.&n...
(Serpil Savaş tarafından)
Devamı
Zekai Budak
ÇİLLİ AŞK
Çok gecikmiş olmanın mahcubiyetiyle teşekkü...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Zekai Budak
*AYNALAR*
gecikmeli de olsa teşekkürlerimin kabulünü d...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Ankara uykudayken
İkili özlü sahne. düş gibi. Şikayetsiz kuşu...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Yorum Yazmasanız Bile Beğendim Düğmesine Basmak Çok mu Zor
Ahmet şairim, alkışlıyorum yüreğinizi. ...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Gürsel  İleri
_Aşk Nedir Bilir Misin_
Selamınız başımız gözümüz üstüne sn. tir...
(Gürsel İleri tarafından)
Devamı

Linkler