Şiir zamanı bahardan güzel şiir dolu günler,esenlikler diler... (15/04/2018 01:48)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER [Devamı]

Şiir Zamanı Raporu: Tıklım Tıklım Kızılay Deli Kızın Çeyizi [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler


Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 8 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

MESUT TURGAY KILIÇOĞLU İLE HAYALİ BİR RÖPORTAJ

   Sakalını kesmişti hiç beğenmedim.Oysa o sakal ve bıyıkla karşısındakine daimi surette Kültürel bir duruşun fiziksel ifadesini veren prezantabl bir tat bırakırken...Neyse bu tabi bir tercih meselesi, mühim olan yetişmişlik değerleriyle bir bütün olarak 

var olabilmenin panoramiksel ihtivası, onun tüm hayatına böylesine yansımışken, sakal ve bıyığın bir insana salt bir gösterişten başka ne imajı olabilir ki diye de düşünmemde Nacizane objektif tasarufumun otomatik bir balans ayarı olabilir...

Randevumuza manyetit bir reaksiyonla mukabele etmemin en başlı nedeni bu zat-ı muhteremin kendisini tanıma fırsatımdan itibaren üzerimde sanki kasten bıraktığı onun o partikülasit ve tahir varlığının derin izlerini gıptayla hissetmemin naif meyline şaşırmıyorum desem de yeridir...
 
Mesut Turgay Kılıçoğlu'nun salon adamlığı ve temelden aldığı ahlak zenginliği muvazenesinde yarattığı fonksiyonel farkının, bir ihtimamdan ziyade,kazanım amaçlı bir çalışmanın ürünü
olduğu gözlemim,  flörel bir kılıç ustalığıyla hedefe saplanması nispetinde sabittir...
Yani kısaca ben de az bir insan değilim...Değerleri gözün ayasından sezinleyen saptamalarım bu güne kadar bana hep eminlik sağlayıp durmuştur. Mahcubiyetimi kendi yüzüme vuracak bir
emniyetsizliğimin olmaması da benim işte "az" olmadığımın narsist bir tescili değildir de nedir...
Evet biraz daha uğraşırsam daha Mesut'un mekanına varmadan sanki kendi kendimle efektli bir röportajın oluruna kapılarak hedefimden sapacağım gibi bir hatadan da mutlaka arınmalıyım...
Mesut Turgay kılıçoğlu'na sadece salon adamı demek bir İstanbul efendisinin geneline  münhasır o aşinalaşmış  tabiatına ortak bırakmak kadar sığ kalır...Onun çocukluk devrinden
itibaren âhûzar zamanlarında dahi, kendine bıraktığı kazanımların payı ile peydahlanan tahir çıplaklığı göz kamaştırıcı bir efendiliğin çok ötesindedir.. Mesut'u bir sanatçı oluşumunun hassasiyetine ve kadrine taşıyan mevzun kader de bir  ihtimalciliğin piyangosundan ziyade,  onun emeğinin yıllara vasıl olan bir içbükey 
yansımasının teferruatı vardır.İşte bu toleranslar onunla röportaj yapma arzumu da bir nevi güçlendiriyor..

Kapalı mekanları pek sevmeme mukabil  burada ki çalışma mevkisinin sıcaklığı ilk basamakta içime taayün bir huzur bıraktı diyebilirim..Sakalsız halinin garabeti gene duygularımı
tırmalamasına  mukabil gittikçe daha doğrusu baktıkça alışacağımdanda eminim... Beni tebessümden fazla bir güler yüzle karşılaması saygısının sevinciyle örtüşüyor gibiydi
Fakat daha merhaba demeden"Hocam terlemişsin ne içersin" nezaketinde  var olan ikram cömertliği insanın yüzüne bu sıcak hava da adeta  bir serinlik gibi vurması, gene onun
mahut Kazanımlarından biriydi...Sanırım kibarlığın ve bu cihette nezaketin satın  alınabilecek bir değeri hiç var olmayacaktı...

Teybimin tuşuna basarken,  bir nevi Mesut Turgay Kılıçoğlu'nun tuşuna basar gibi bir tahayyülsem benzetmemin yüzümde bıraktığı tebessümü ona açıklamadan ilk sualime giriş yaptım.

VEDAT DÜNDAR- Sevgili Mesut seni yaklaşık birkaç senedir tanımama mukabil sence acaba neden yıllardır tanıyormuş hissine muhatabım diye sorsam cevabın ne olurdu?

MESUT TURGAY- Hocam sizin bu ilginç hissiyatının tezahürü bilmelisiniz ki yalnız değil, aynı algının hissiyatını benim de size karşı besliyor olmam ,benzerliklerimizle münhasır muayyen ilişkimizin bir yansıması da olabilir diye düşünüyorum. Yani öylesine paydaş bulduğum  noktalarımız var ki, bu hususiyetlerimiz yadsınamaz güzelliklerimizin bir parçasıdır...
Dostluklar da,  tesadüfler çok önemlidir...Tesadüflerse talihin bir elçisidir...

VEDAT DÜNDAR- Şiir gibi anlattın. Türevsel bir fonksiyonu edebi bir misyonla harmanlamak sanırım böyle bir şey olsa gerek.. peki biraz çocukluk ve gençlik yıllarınıza dönelim okuyucuların bu malumata da ihtiyacı olabilir ne dersiniz...

MESUT TURGAY- Efendim siz beni ancak o yılların acılı anılarına götürebilirsiniz. Çünkü o yıllarıma muhatap anlatabileceğim bir sevincim hiç bir zaman olmadı,olamadı...

VEDAT DÜNDAR- Nasıl yani bu yıllarınızın yaşanabilecek güzel yanlarını hiç mi yaşamadınız yoksa belirli bir sebeplerden dolayı hatırlamak istemediğiniz bir inkar içinde misiniz ?

MESUT TURGAY-Bakınız bu iki varsayımınızda bir nispette doğrudur diyebilirim.Hiç yaşamadım
Yokluk ve eksiklik yüzünden hiç yaşamadım diyorum...İnkar ediyorum, çünkü güzellikle alakalı   hayallerimi hiçbir hatıratımın içine kuramamış olmanın derin darlığına düştüğümde,  bu kez de
inkar ediyorum diyorum...

VEDAT DÜNDAR- Sanırım ilk okulu bile yarı da terkedişinizin payı bu marazi geçmişinizin bir parçası olarak görebiliriz..

MESUT TURGAY- Tam isabet hocam.Ben okulumu kendi içimde ki dersanemde okumanın hem gururunu hem burukluğunu çifte olarak yaşamış olmanın bahtına sahibim.Kendime bir katalizör sağlamadan (Sanırım Katalizör kelimesi ile öğretmen varlığına atıfta bulunuyor) muaf olarak vardığım sonucum , kendi içimde ki medarı iftiharımdır...İnanın bu hem sebat işi  hem de inanılmaz bir 
olağanüstü çalışmanın bekasal bakiyesidir.Belki de tuhaf bir hikayesidir.Artık ne derseniz.

VEDAT DÜNDAR-Mesut'cuğum hazin bir temelden yapılan bir gökdelen gibisin.Bunu bil.Ben hep  böyle bildim seni ,seni hep böyle gördüm.Peki,istersen biraz da çocukluğunun bu hikayesi 
üstüne inşa ettiğin gençliğine girelim ne dersiniz.Burada gene sakıncalı hissiyatlara mı  vakıfsın ? Merak ediyorum doğrusu...

MESUT TURGAY-(Yüzün de acı bir tebessüm peydahlanırken bir an yüreğim burkuluyor)Hocam  orası  apayrı bir hüznün ,daha doğrusu çalınmış bir gençliğin vukuatlı parçasıdır.
Orası Gene bir hayale sığmayacak kadar, ya da benim hayalime sığmayacak kadar keskin olan tarafıdır.Bir emekten çok fazla yaşanan yıllardır.Çok fazla Siyası yoğunluğu vardır.
Yetmişli yılların ağır baskıları vardır.Bu cihette gözetim altı yıllar vardır.Ama,ama alnım  sonuna kadar aktı.Doğru ideolojilerin peşinde koştuğum yıllardı.Gençlik heyecanlarımı  memleket sevdasına kattığım yıllardı.Korkmadığım,korkmadan yaşamak istediğim yıllardı...
Lakin gençlik sevda yılları yerine savaş yılları olunca ,gençliğin renkleride olmuyordu.

VEDAT DÜNDAR-Peki sonra ki yılların için de ,yani olgunluk yaşına münhasır hatıralarında farklı bir yaşam nispetin oluştu mu ? 

MESUT TURGAY- Demin bahsetmeyi unuttum. gençlik yıllarımın en önemli ve mutlu kazançlarımdan  biri edebiyat dünyasına olan sevdamın yeşermesi ile vuku bulmuştur .Adeta bir iksir 
gibi hayatımı yönelten edebi kazanımlarım,yaşam felsefemi yeniden tetiklemiştir.Olgunluk yıllarımın en önemli kazanımı evliliğim ve bu cihette ki çocuklarımın varlığıdır.Hatta şimdi torunlarımın eklentisi,  sanki yeni bir yaşamın aralık kalan kapısı gibi heyecan veriyor...

VEDAT DÜNDAR-Sevgili Turgay,iyi bir yazar ,çok iyi bir şair ve henüz işin başında ki bir  senarist yazar olarak ben kendi adıma seni en çok takdir edenlerin başındayım.Özellikle "NÜ" adlı romanını okuduktan sonra senin edebi birikim ve kabiliyetine ayrıca saygı besler oldum.Peki kendini istediğin yer de bulduğuna dair tatminkar olduğun duyguların şimdi hangi safha da desem...

MESUT TURGAY- Hocam özellikle bunun bir safhasının olduğuna dair bir tespitin içine hiç girmedim desem doğrudur.Zira edebi üretimin sonsuzluğu vardır.Yazarın sonsuzluğu vardır ve edebiyatın bir durağı yoktur.Ta ki ölüm gelene kadar...

VEDAT DÜNDAR-"NÜ" adlı romanını yazdıktan sonra sanırım ilk kez bana okuttun.bu vesile İle yazdığım analizi bizim Admin sağ olsun aylarca sitenin baş sayfasında da yayınladı.
O yazımda elimden geldiğince objektif görüşlerimi aktarmaya çalıştım.Sonra sen bizzat Bilgisayardan Bizim Ramazan Topoğlu'na romanın tamamını gönderdin ve aylardır hala okuyup
yorum yapmasını beklerken neredeyse ihtiyarladın bu garip duruma ne diyeceksin merak ediyorum.

MESUT TURGAY- (Bu seferkini  çok daha acı bir gülüş olarak tespit ediyorum)Hocam inanın ben bu konuda konuşmak istemiyorum.Hatta şimdi bu konuyu açmanızdan da rahatsız oldum 
diyebilirim.Yanlış anlaşılacak diye tereddütlerim var konuşmasam olmaz mı ?

VEDAT DÜNDAR- olmaz...Ramazan beyimiz önce önümde  okunması gereken dört roman var dedi.
Biliyorum ki romanlar biteli aylar oldu...Sonra efendim Aydın'a düğüne gidiyorum.Dönünce söz dedi aylar geçti...Düşünüyorum da iyi ki ben roman yazıp oku değerlendir diye göndermemişim.O kadar kızardım ki, Vallahi hakkında makale yazıp siteye asardım o kadar  yani...

MESUT TURGAY- (bu kez kahkalarla gülüyor)İlahi hocam sizden korkulur.Ama işte benden kimse korkmuyor(tekrar bir defaatle gülüyor) 

VEDAT DÜNDAR-Sevgili Turgay hakkını arayacaksın senin hakkın şimdi Ramazan'da kaldı. savaşacaksın en azından bir makale yazıp onun nalına mıhına dokundurabilirdin.Tamam  üstüne üstlük yazı işleri müdürü olabilir.Site de çok büyük ağırlığı olabilir.Hani
arkasına Adminin gücünüde katmış olabilir.Ama senin gücüne giden gücünle oynamasın

VEDAT DÜNDAR- Yazsın kardeşim.

Ayrılırken Turgay hala gülüyordu ama ben sinirlenmiştim bir kere ,gülmüyordum...


vedat dündar | 09/06/2018

13 Yorum | 313 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

vedat dündar 13/06/2018 12:01

Değerli Atay...Sizin gibi bir cesaret ve edebi  kalemin, Sıcacık teveccühü, yazanı ve yazılanı  mutlu etmeye yetecek nispettedir...Kadın şairliğin yüz akısınız.teşekkür ederim

Tayyibe Atay 12/06/2018 17:27

iyi bir kalemin dilinde,iyi bir insanın anlatımı...okudukça okuyası geliyor insanın...ne demişti Levent Yüksel bir şarkısında "sevdikçe sevesim geliyor"

aynen böyle efendim!..:)

her iki şaire de selam ve sevgiler efendim...

vedat dündar 12/06/2018 11:38

Mesut Turgay Kılıçoğlu'nu hele de, bölümler arasında,yeri geldiğinde veya gelmediğinde , gıcırtılı bir sesle yazmak,  hem zor hem cesaret işidir...
Gözlerimi kapatıp Ramazan Topoğlu'na yazdığımı farzettim bu yüzden cesaret sahibiydim...
Gene gözlerimi kapatıp,  yeniden Ramazan Topoğlu'na yazdığımı farzettim ki,  bu kez de zor bir işti, benim soyunduğum iş....
Çünkü Turgay gibi Ramazan gibi ve hatta şimdi Hasan Büyükkara gibi fazla istisnai insanlara dokunmak onları kısacık cümlelerle izaha kalkmak  okyanusta bir damla kadar zor kalır...O damlanın aslında bir okyanus tasviri olduğunu nötralist bir şekil de anlatmak ise amaca hizmette eksik kalabilir...İşte bu gerçek varsayımlar bu gün Mesut Turgay kılıçoğlu'nu da anlatabilmenin son derece uzağında kalmaktadır.Verdiği cevap benim hayali röportajımdan çok daha kıymetlidir...Verdiği emeklerle dostlarının içine damlayan ve göl olan  kuyusu çok insandır bu insan...

vedat dündar 12/06/2018 11:16

Hasan Büyükara 'nın edebiyatı  kendine özel gamma ışıkları gibi  ısıtması neticesi,  yorumları ,adeta bir galeyan yaratmaktadır...Ambar misali,edebiyatın birikmişliğini   haznesinden misal olarak  çıkarttıkları bir yana,  olağanüstü tasvir hususiyeti de mahir derinliğinin gene kendine münhasır yarattığı bir volkanik patlama kadar etkili...Bakar mısınız yukarıdaki söyleşinin ana atar damarını bulmak adına yaptığı benzetmelere  -  " "Prizmadan gelen tayf ın  renk cümbüşü mü ?  Lunaparklarda tümsek veya çukur aynalardaki görüntülerin verdiği karikatür tuhaflıkları mı?  Çelebi bir ruhun mektep haylazlıkları zevkine davet etmesi mi röportaj yaptığı insanı?"" -   Şimdi burada üç tane birbirinden bağımsız  şairan ifadeli bu tasvirleri tek paydaya yükleyen maharetin,  partikülast  zenginliği" bir bilenden" fazlası olarak çıkmıyor mu karşımıza...Hafıza derinliği ile mücedded  bakış açılarını  bir kavram zenginliğiyle körükleyen ve icmâli bir anlatımla ibzal eden yegane insan parmak ucumuzun işaretinde ki bu insandır...Hani yazayım dedim...

Mesut Turgay Kılıçoğlu 12/06/2018 01:37

 Karşısında hiç çekinmeden eğilebileceğim değerli 
büyüm Şair, eğitmen, gerçek bir eleştirmen,iki adım arkasında durmaktan onur duyacağım gerçek bir dost ve herkesin gönlünde taht kuran Vedat Dündar ağabeyim.

Hayatımda unutamayacağım ender günlerden iki günü aklımın içinde muhafaza ediyorum aklıma geldikçe çıkartıp oturtuyorum karşımda duran koltuğa ..konuşuyorum dertleşiyorum ve edebiyat adına söylediğiniz her bir kelimenin inceliğini heybeme dolduruyorum. 

Kaç kişiye nasip olur bu kadar kibar ve naif gönül adamıyla aynı masada kalkmadan saatlerce sohbet etme fırsatı. Onu bilemem ama ben en şanslılar danım. 

İlk tanışmamız '' Nü '' adlı 345 sayfalık romanımın edebi değerini ve kazanımını öğrenme merakıydı. Çünkü ben bir romancı değildim ve 6 ay 5 gün gibi kısa bir sürede yazılmış bir kitabın genel değerlendirmesini gerçek bir okuyucunun akıl oyunlarıyla Edebiyat dünyasında saygın bir yeri olan Vedat Dündar beyimiz den başkasına emanet edemezdim.

 Ben dışarıdan göründüğü gibi veya yazdıklarımdan yola çıkarak pos bıyık sakallı bir entelektüel görünümlü  üsten bakan mizaçlı biri olarak görünmekten hep imtina etmişimdir. İlk okul dörtten terk sonradan diplomalı edebiyat aşığı bir kişim..

Sakallarımı ve bıyıklarımı torunlarım öptürtmediği için kesmiştim hele biraz büyüsünler :)))

Konumuza kaldığımız yerden devam edelim.))

 Gel gelelim o gün Dündar beyimizi tanıdıktan sonra Edebiyatın bir insana neler katabileceğini, ve neler kattığını yakından şahit oldum.
Yazıları ve röportajları gibi etkisine alıyor ve iyi bir dinleyici ..

O gün o masa da konuşulanların hemen hemen hepsini hayali röportaj adı altında gerçek olarak okutabilme yeteneğine sahip. Ne yazarsak yazalım ne yenilik yaparsak yapalım kendimize örnek alabileceğimiz ender kişidir kendisi. 

Hep bir adım önde olmak herkese nasip olmuyor.

Bu kadar güzel sözleri hak ediyor muyum ? 
Hak etmenin derinliğinde öz güven aşılayan ve beni bir şey sanmamı sağlayan değerli büyüğüme ne kadar teşekkür etsem az dır..

O gün bu değerli röportaj sayfaya asıldığında  internete giremememin esas nedeni sağlığımın yerinde olmayışıydı .Telefonumdan yarısına kadar okuma fırsatını buldum.. Sabah Dündar beyimiz aradığında ne konuşmaya nede ayakta durmaya mecalim vardı. 

Aklım bu yazının satır aralarında bedenim ise yatakla yorgan arasında sıkışmış şekilde uyku modundaydı. Ne yazarım diye düşünürken neler geçmedi ki aklımdan sildim yazdım sildim yazdım. takiiii şu ana kadar..

Gerçek bir dost.
Değerli bir ağabey.
Usta bir Şair .
İnce eleştiri ustası .
Kısacası sahip olabildiğim en değerli İnsan..

Vedat Dündar hocam teşekkürler..

Not = Nü adlı romanımın editörlüğü her ne kadar geç kalınmış ve ele alınmamış olsa da biliyorum ki Ramazan Topoğlu gibi değerli bir yazı işleri müdürünün kısacası Edebiyat aşığı bir gönül adamının bu kadar serzenişe duyarsız kalmayacağıdır..

Galiba yıl sonuna kadar basıma yetişir Ramazan hocam.:)))

Başta Vedat Dündar hocama ve bizlere bu imkanı sağlayan Şiir Zamanı edebiyat sitesinin değerli kurucularına, yorumlarıyla renk katan yorumcu dostlarımıza  bizlerin  yanında olup okuyan tüm dostlara

İzmir den Sevgilerimi Saygılarımı Gönderiyorum.

Hasan Büyükkara 11/06/2018 02:44

Prizmadan gelen tayf ın  renk cümbüşü mü ?  Lunaparklarda tümsek veya çukur aynalardaki görüntülerin verdiği karikatür tuhaflıkları mı?  Çelebi bir ruhun mektep haylazlıkları zevkine davet etmesi mi röportaj yaptığı insanı?

Giriş, zarif bir İstanbul vapurunun mevzun ve mütenasip bir rampayla yanaşması  gibi iskeleye

Gelişme, Bende ki, o budur işte .. Teşrih masasına yattı şimdi. 
Buyrun ve kesitinden seyredin dostumuzun içini ve dışını 

Sonuç, iki bedenin tek bir ruh olması demiş dostluk  tanımına kadim Yunandan bir filozof.. 
Ugh, Manitu, ulu büyük ruh. Evrende dostluğu var etmen ne güzel bişi 
Demek düşüyor okuyucuya.. Bidayetinden, Nihayetine akıp giden bir üslup

Tebrikler 

Yasemin Demir 10/06/2018 23:00

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara

vedat dündar 10/06/2018 17:45

Mesut Turgay Kılıçoğlu telefonla ulaşarak çok haklı bir nedenle röportajına mukabele  edemediğini,   nedeni  ortadan kalkınca ise bizzat geleceği beyanı,  tabi ki kabulümüzdür...

Ramazan'a gelince bu muhteremle yıllardır ne kadar uğraşırsam uğraşayım,  doyamayacağım derece de,tiryakilik  bir zevk aldığımı da itiraf etmeliyim...Gerçekten kritik etsem bile gene de bana bir şey olmazın emniyetiyle yükleniyorum bizim  Ramazan'a..
Ben güzel insanları böyle severim...
Mesut'un romanına  henüz yorum yapmadı diye  yaptığım tabiri caiz olan ve bizzat  edebiyatımızda yer alan(-Mukaddes enayilik-) kavramında ki , tavrım,  Ramazan'ın o  bilindik hoş görüsü neticesi,kendi zararımı ,mizahi bir faydaya dönüştürmektedir..
Bu arada sevgili Gizem'in zarafeti ve teveccühü de insana minnet yüklüyor....


Ramazan Topoğlu 10/06/2018 17:07

Kılıçoğlu'nun fiziki ve içsel yönüyle Vedat beyin koyduğu bu tanılar ve değenlendirmeleri elektronik bir terazi bile tam veremezdi. Vedat beye karşı duyguğumuz en büyün takdir ve hayranlık jiletten de keskin gözlemleri ve bunu güneşin ateşi etkisinde anlatması. 

Şuyuu vukuundan daha gerçekçi. 
Hayret, karşılıklı söyleşilse bu denli reel olamayacaktı belki de. 
Edebiyatın en diplomatik elçiliğini Vedat bey  temsil ediyor. Her zaman olduğu gibi dağarcıklarındaki sözcüklerin zenginliği dikkati çekiyor. 

Dün tanışılıp bugün yıllardır tanışmış gibi hissedilmenin en iyi iki örneği  Dündar ile Kılıçoğlu.

Diyor ki Dündar:
HAZİN BİR TEMELDEN YAPILAN BİR GÖKDELEN GİBİSİN.
Kılıçoğlu anlatan bir öykü özeti bu cümle.
Yanıt: Çalınmış bir gençliğin vukuatlı parçası. 

Kılıçoğlu'nun Nü romanını Aydın'dan dönüp değerlendirmesini yapacak olan kişi için de darağacı kurulup idam edilmeli. O kişi kendini iyice dağıttı. Taburenin üstüne çıkarılınca sanırım aklı başına gelir.

Kılıçoğlu'nun çınlayan kahkahalarını duydum. 
Şu Vedat Dündar. 
Adliye binalarındaki THEMİS'in terazisinden daha asil. 
Gel de alnından öpme. 
Harikaydınız.



www.siirzamani.org yönetim sözcüsü 10/06/2018 00:47

Günün Seçkisini Ve Değerli Kalemini 
Şiirzamanı Yönetimi Olarak

Gönülden Tebrik Ederiz.

<input class="btn btn-primary pull-right" id="btn_cmm_update_60213" type="button" value=" Güncelle " data-rel="60213"> <input class="btn btn-primary pull-right" id="btn_cmm_cancel_60213" type="button" value=" Vazgeç " data-rel="60213">

Gizem Gökşen Topoğlu 09/06/2018 22:26

Vedat amcamıza gel de hayran olma. Hayret ya, Röportaj dünyasından ekmek yiyenler utansınlar.  Hayran oldum. Ellerinizden öperim.

Ramazan Topoğlu 09/06/2018 22:08

Abe ya, sakalsız resmini koyalım söyleşiye.

Ramazan Topoğlu 09/06/2018 21:13

Eyvah!
Yandık. Daha okumadan.:))) 
Okuyalım bakalım.

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Zekai Budak
BİR GARİP MASUM YÜREK
günün seçkisini ve şairesini Şİİr zamani ...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Zekai Budak
AŞKIN TÜZÜĞÜ.....
günün seçkisini ve şairesini Şİİr zamani ...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Zekai Budak
Virane-İ-Aşk
günün seçkisini ve şairesini Şİİr zamani ...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Gülüm Çamlısoy
Sırf Gittiğin Günü Hatırlatıyor Diye
Dostluk. kırmadan dostluk. dost addedilen lakin ...
(Gülüm Çamlısoy tarafından)
Devamı
İbrahim Ateş
Zor Değil
Eyvallah ablam sağolasın......
(İbrahim Ateş tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Var Git Yoluna
Hedefte kim var bilmiyorum . ama kim olursa olsun ...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
d/ebelenendikçe
Ayrılık duygusu ,  tam bir melankoli haleti...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Nilüfer Sarp
GAYRI SABRIM KALMADI
teşekkür ederim yasemin hanım ve şiir zama...
(Nilüfer Sarp tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
**** FISILTI ****
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
DENEYEN VAR MI?
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
d/ebelenendikçe
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Gülüm Çamlısoy
Zor Değil
Ah, be canım kardeşim: elbette zor değil. ...
(Gülüm Çamlısoy tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Jenerik
Teşekkürler ablası...sevgilerimle......
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Jenerik
:)) Çıtırtttttt!...canım çekti,he valla......
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Jenerik
Teşekkürler ve saygılar,şiirzamanı ailesine.....
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
yönetim yardım editörü
Sussun Gözlerinde Denizleri Maviler
günün seçkisine ve değerli kaleme  Ş...
(yönetim yardım editörü tarafından)
Devamı
yönetim yardım editörü
BAHARIM HAZAN OLDU...
günün seçkisine ve değerli kaleme  Ş...
(yönetim yardım editörü tarafından)
Devamı
yönetim yardım editörü
SAHİP ÇIK!
günün seçkisine ve değerli kaleme  Ş...
(yönetim yardım editörü tarafından)
Devamı
yönetim yardım editörü
Jenerik
günün seçkisine ve değerli kaleme  Ş...
(yönetim yardım editörü tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
BAHARIM HAZAN OLDU...
Şiirin başlığı alıp götürdü bendenizi 70l...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı

Linkler