Şiir zamanı yaz akşamlarından güzel şiir dolu günler,esenlikler diler... (20/06/2019 17:17)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Küçük İskender'in Büyük İskender'liğe Terfisi [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER:VAYA CON DİOS [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Bana iyi analar veriniz, size iyi vatandaşlar vereyim.
    N. BONAPARTE

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 2 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

BİZİM YÛNÛS

 





- Deneme -

Hayatı ve kişiliği:

Nereli olduğu, nerede ve kimin yanında tahsil gördüğü, nerelerde bulunduğu hususunda kesin bir bilgi yoktur. Bu konulara ışık tutabilecek tek belge “Bektaşi Velâyetnâmesi”dir.

Sivrihisar yakınında Sarıköy’de doğduğu belirtilmektedir. Ancak, çok sevildiği için bütün Anadolu’da; Bursa, Erzurum, Karaman, Keçiborlu, Aksaray, Sivas ve Sarıköy gibi birçok yerde mezarı bulunmaktadır. Kesin olan tek şey; bir Türkmen köylüsü olduğudur.

Yine bu belgelerden ve şiirlerinden anlaşıldığına göre, Mevlana Hazretleri ile görüşmüş, sohbetinde bulunmuş, Hacı Bektaş-ı Velî tarafından Taptuk Emre’ye gönderilmiş olması ile 1240-1322 yılları arasında yaşadığı ve 82 yaşında vefat ettiği anlaşılmaktadır. Aynı zamanda Mevlana Hazretlerinin vefat tarihi olan 1273 yılında 33 yaşında olduğu tahmin edilmektedir. (Kaynak: Beyazıt Devlet Kütüphanesi’ndeki 7912 no’lu mecmuada bulunan kayıtlar.)

* *

Yunus her şeyden önce bir “Arif-i Rabbanî” dir. Hayatı boyunca boş ve malayanî sözlerden, süsten, gösterişten, dünya ve içindeki fanilerden mümkün olduğunca uzak duran bir derviştir. O bir “Kâşifü’l Kubûr” ehlidir. Yani, kabirdekilerin hallerinden haberdar olan.. Bu ise velâyetin ilk adımı sayılmaktadır.

“Lezzetleri yıkan ölümü çok zikrediniz!” Hadis-i Şerif’inin manasını anlayan Yunus, ölümden ve ölüm ötesi gerçeklerden söz eder:

“Ey yarenler, ey gardaşlar!
Korkarım ben ölem deyü.
Öldüğüme gayırmazam;
Ettiğimi bulam deyü.”

Hatta; hiç ölüm kelimesini zikretmeden:

“Yunus der ki: Bak takdirin işleri,
Dökülmüştür kirpikleri, kaşları.
Başları ucunda hece taşları;
Ne söylerler, ne bir haber verirler.”

“Ben bir kitap okudum, kalem onu yazmadı..” mısraından anlaşılacağı gibi, kâinata bir kitap gözüyle bakmakta ve bu kitabı satır satır okumaktadır. Kudret kalemiyle, tabiat kitabında yazılan her şey Yunus’a göre bir Ayet’tir. “Bütün varlık Allah’ı zikir ve tesbih etmektedir.” (İsra Suresi 44. Ayet)

Tasavvufî düşünceleri:

Yunus; tasavvuf düşüncesindeki “Vahdet-ül Vücûd” meşrebindendir. Bu meşrebe göre, Allah Mutlak Varlık’tır. Her şeyde bir mutlak hayır ve mutlak güzellik vardır. Yokluk, çirkinlik ve kötülüğün hakiki varlıkları yoktur. Eşya; Allah’ı gösteren âyinelerden (aynalar) ibarettir. Dolaysıyla, Allah’ın dışında varlık yoktur. Var zannedilen varlık, hayalîdir.

Bu meşrebe bağlı olanlar “La mevcûde illâ hû” veya “Lâ meşhûde illâ hû” derler. Yani “Allah’tan başka varlık yoktur” veya “Allah’tan başka bir şey görünmüyor” diyebilirler. Yunus bazen;

“Şeriat edebinden korkaram söylemeye,
Yoğ ise söyler idim daha ayruksı haber..” diyerek daha fazla hakikatleri ifşâ edemediğini belirtmektedir.

Amma, bir zaman gelip de;

“Rahîm benem, Rahman benem,
Ol Kadir-i Mutlak benem.” diyebilmektedir. Bu söz “Ene’l Hak” mesâbesidir.

* *

Yunus bir ozan mıdır? Elbette hayır!

Ozan; sözünü saz ile söyleyen kimsedir. Yunus ise, Allah’ın Cemâli’ne âşık bir şairdir. Başka bir tanımla “Hak Âşığı”dır. O’na göre aşk iki türlüdür. Aşk-ı Hakikî ve Aşk-ı Mecazî.

Şiirlerinde genellikle İslam Dini esasları, ölüm ve metafizik, tabiat ve hikmet’i konu edinir. Bu nedenle Yunus; İslâm’ın ermişlerce yorumu olan “Tasavvuf Ahlâkı”nı yaymaya çalışan bir İslâm şairidir. İslâm’ı sade, kolay ama güçlü ve etkili deyişlerle halka yaymayı hedefleyen bir “Velî” ve bu yönüyle de büyük bir İslâm Davetçisi’dir.

Yunus bütün bu yönleriyle her elli yılda bir yeniden keşfedilmeye çalışılan amma, hakkındaki bilgiler yetersiz olduğu için hâlâ tam bilinemeyen büyük bir şahsiyettir. Belki bu da Allah’ın bir Hikmet-i İlâhi’sidir ki, bir yandan o araştırılıp yâd edilirken, bir yandan şiirleri yeni nesilleri irşâd etmeye devam etmektedir.

Yunus basit çekişmeleri sevmez.. “Ben gelmedim davî için, benim işim sevi için” diyerek hayat düsturunu ifade eder. O, Allah’ın yarattığı her şeye sevgi ve merhametle bakmayı dile getirir. “Yaradılmışı hoş gördük, Yaradan’dan ötürü” diyerek insanların ve kâinatın iyi yönlerini görmeyi telkin eder. O, insanları değerlendirirken daima (kalb) ten hareket eder ve der ki: “Dost’tan artık kimse bilmez, kâfir- Müslüman kimdiğin..”

Kalbi Allah’ın tahtı ve nazargâhı olarak değerlendirerek; gönül yıkmayı, iki cihânın da en kötü olayı olarak görür.

“Gönül Çalab’ın tahtı,
Çalab gönüle baktı.
İki cihan bedbahtı
Kim gönül yıkar ise.”

Yunus, bazı dervişlerde görülen tarikat taassubundan uzak, bütün insanlığı kucaklayan bir düşünce yapısına sahiptir. Ve;

“Dervişlik dedikleri
Hırka ile taç değil;
Gönlün derviş eyleyen,
Hırkaya muhtaç değil” demektir.

Yunus Allah Aşkı’nı kalbine öylesine yerleştirmiştir ki, Rabbi’ne olan yakınlığı dışında dünyevî ve uhrevî hiçbir nimet ve zevke aldırış etmez. Ona göre:

“Âşık ol kişidir bu dünya malın,
Âhiret korkusun bir çöpe saymaz.”

Bir başka deyişle de;

“Cennet, Cennet dedikleri;
Birkaç köşkle, birkaç Hurî.
İsteyene ver onları;
Bana seni gerek, seni” sözleri, bu düşüncelerinin ifadesidir.

Yunus’u Yunus yapan, O2nu asırlardır gönlümüzde yaşatan şey; almış olduğu yüksek tasavvuf kültürü içinde her hâliyle “Vahdet” in sırrına ermiş ve bu yolda fanî olmuş büyük bir sufî olmasının yanında, yazmış olduğu son derece sade, akıcı ve İlahî Hikmet’leri terennüm eden şiirleriyle âdeta Hakk’ın Kelâmı’nın bir tercümânı olmasıdır.

Şahsi düşüncelerim:

Derler ki; Molla Kasım’ın Yunus’u sigaya çekmesi boşa değildir. Bunda da büyük bir hikmet vardır. Bilindiği gibi, Molla Kasım Yunus’un şiirleri eline geçince okumaya başlamış, bazılarının şeriata aykırı olduğunu ileri sürerek yakmış, kimini parçalayıp suya atmış, bir kısmını da beğenerek elinde tutmuştu..

Bu olayın manevî yönünden şöyle bahsedilir:

“Yakılan şiirlerinin dumanı yükselerek gökteki maddi ve manevî varlıklara; suya atılan şiirleri sudaki tüm canlılara ve nihayet elinde kalanlar da yeryüzünde yaşayan varlıklara ulaşmıştır. Vesileyle canlı-cansız tüm varlıklar bu şiirlerin feyiz ve hikmetinden istifade etmişler ve etmektedirler.”

Yunus Emre yaşadığı çağa rağmen, “Öz Türkçe” şiirler yazarak aslında Türk Edebiyatı’na da büyük hizmetler vermiştir.

Tüm Anadolu anladığı dilden yazılan bu şiirleri benimsedi. Yüzlerce yıldır dilden dile, gönülden gönüle ve hatta ülkeden ülkeye dağıldı ve günümüze kadar geldi. Dinlediğimiz hangi “ilahi” vardır ki, Yunus mahlası geçmesin? Bizi etkileyen, gönül telimizi titreten hangi manevî şiir vardır ki, Yunus’un olmasın?

O büyük bir şair, sabırlı bir derviş, kendi müritlerine değil (belki de) tüm insanlığa “Mürşid” idi. Bir “Gönül Sultanı” idi.

Hiçbir yazı, hiçbir ifade O’nu anlatmaya yetmeyecek belki..

Artık bütün dünya Yunus’u ve Yunus’un hayat felsefesini mercek altına almış, kendi dizelerinin ifadesiyle ölümsüzlüğe doğru uzanmıştır:

“Yunus öldü diye salâ verirler;
Ölen hayvân imiş, âşıklar ölmez!”




Esat ANIK



Yunus Emre’nin eserleri:

Divân (Bilinen tüm şiirleri)
Risâletü’n Nushiyye (Mesnevi tarzında kaleme aldığı 563 beyitlik bir eser)



Faydalanılan kaynaklar:

Yunus Emre - Güldeste (Sevgi-Ayvaz GÖKDEMİR)
Risâletü’n Nushiyye - Tenkitli metin (Dr. Mustafa TATÇI)
Yunus Emre Divânı - İnceleme 2 cilt (Dr. Mustafa TATÇI)
Yunus Emre İlahileri Güldestesi (Türk Tasavvuf Musikîsi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Vakfı)
Yunus Emre Divanından Seçmeler (Eflatun Yayınları)
Yunus Emre Özel Sayısı (Diyanet Dergisi) 

Esat ANIK | 27/04/2014

1 Yorum | 1054 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Esat ANIK 29/04/2014 00:01

Gönüldaşım, kardeşim. Ters giden bir şeyler konusunda hemfikiriz. Ancak, hiçbir zaman ümitsiz değiliz. 16 imparatorluk 220 devlet kuaran Türk Milleti her zaman küllerinden yeniden doğmayı bilmiştir. Bize rahat batıyor. Mesele bu... Gönül dolusu selam ve sevgilerimle...

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Fatma Gümüş
YÜREĞİME OD DÜŞTÜ
Gün seçkimizin kıymetli şairini Şİİr zamani...
(Fatma Gümüş tarafından)
Devamı
Fatma Gümüş
AVUÇLARIMDA ÖLEN TARLA KUŞUNU...
Gün seçkimizin kıymetli şairini Şİİr zamani...
(Fatma Gümüş tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
BİLDİĞİN YOLDAN ŞAŞMA
doğru yol her zaman kazandırır kişiye... kut...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
AK GELİN
 gÜnÜn seÇkİsİne ve deĞerlİ kaleme ...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
Resmini Çizdim
 gÜnÜn seÇkİsİne ve deĞerlİ kaleme ...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
//*EKSİK ŞARKI...
 gÜnÜn seÇkİsİne ve deĞerlİ kaleme ...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
Bir Masal Yazdım Bize
 gÜnÜn seÇkİsİne ve deĞerlİ kaleme ...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
Bilgisayarın Tuşları
 gÜnÜn seÇkİsİne ve deĞerlİ kaleme ...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Ayrı Yazılır Hoşça Kal
ayrı yazılsa da hoşça kal yine de hüz...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Tahir GÖRENLİ
BAYRAM TADINDA
Şiir zamanı ailesine yönetim kuruluna ve ramaza...
(Tahir GÖRENLİ tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Hayat Sahnesinde Rolüm Kalmadı
...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
19 Ağustos 1999
...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Bir Masal Gecesinde
...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
BAYRAM TADINDA
...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Hayat Sahnesinde Rolüm Kalmadı
Tüm olumsuzluklara karşın yaşamak güzel şey ...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
BAYRAM TADINDA
Bayram tadında bir şiir. sağlıcakla kalın. ...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Bir Masal Gecesinde
Tatlı bir yolculuk gönlünüze sağlık afet han...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
19 Ağustos 1999
Ne güzel anlatılmış  bir türkiye gerçe...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
***** GİZLİ ******
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
* Aziz *
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı

Linkler