"Birlikte 'Eskimek' çok güzel, Eksilmedikçe." N. H.. (06/01/2019 02:20)


Duyuru

Okumak yeme bozukluğuna iyi gelir mi?  [Devamı]

Bilgi Yayınevi'nden İlk baskılarına sadık kalınarak hazırlanan Sabahattin Ali kitapları [Devamı]

Nazım Hikmet karikatür sergisi açıldı [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER:SEVİM ŞENGÜL [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Dervişlik dedikleri, hırka ile taç değil. Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil.
    Yunus Emre

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 42 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

ÇOCUK EĞİTİMİNDE ŞİDDETİN YERİ

okulda çocuğa şiddet ile ilgili görsel sonucu
 
Son günlerde yine görsel ve yazılı medyada okullarda öğrencilere yönelik şiddet olaylarına rastlamaktayız. Yürekleri hassas, geleceğimizin göz bebeği bu çocuklar niçin dövülür acaba?
Öğrenci yaptığı hatasını anlasın ve bir daha yapmasın diye mi? Peki, şiddet yanlısı anne baba ve öğretmenler, hangi bilimsel gerçeklerden yola çıkarak çocuk dövmektedirler.
Eğer şiddetin, sopanın öğrenci eğitiminde pozitif, olumlu bir yeri, katkısı varsa kaynak göstersinler, bizde onlara hak verelim. Bakanlık da disiplin mevzuatına; öğrencinin hangi yanlışına, hangi tür şiddet uygulanacağını yazarak okullara göndersin.
Böyle bir bilimsel gerçek olabilir mi? Hiçbir eğitimci şiddeti asla uygun görmemiştir, görmesi de mümkün değildir.


 okulda çocuğa şiddet ile ilgili görsel sonucu
Hakikat şu ki; çocuğa doğruyu öğretemediğimizde, hatalarını bilimsel yöntemlerle çözemediğimizde, yetersiz kaldığımızı hissettiğimizde, beceriksizliğimize büyük bir hata daha katarak şiddete başvururuz.
Çocuğa attığımız tokat, gücümüzün değil, güçsüzlüğümüzün en son noktasıdır. Çaresizliğimizden başvurduğumuz şiddet, bizi rahatlatacağına çaresizliğimizi artırır.
Çünkü çocuk, “yanlışın ne olduğunu anlamadığı için”, aynı şeyi tekrarlayacak, öfkelenecek, şiddeti bir iletişim şekli olarak öğrenecek, kullanacak ama bizim istediğimiz davranış değişikliği olmayacaktır.
Oysa biliriz ki, şimdiye kadar dayak hiçbir şeye çözüm olmamıştır. Üstelik şiddeti öğrenmesin diye uğraştığımız, oyuncaklarını denetlediğimiz, izlediklerinden yakındığımız, kaç yaşında olursa olsun bir başkası ona vurduğunda, içimizin yandığı çocuğumuza, şiddet uygulayarak, şiddeti öğretenin kendimiz olduğunu kabullenmek zor gelir.
 okulda çocuğa şiddet ile ilgili görsel sonucu
 
Sinirlenince vurmak” kötü bir örnektir. Vuruşun şiddeti ne olursa olsun, sinirlenmekle, vurmak arasında bağlantı kurmak yanlıştır. Anne babalar, eğitimciler çocuğa, ve problemlerini barışçı bir yöntemle nasıl çözebileceğini göstermelidir.
 
          Bu bir davranış biçimidir. Eliniz alışırsa, her zaman aynı şiddette vuracağınızdan emin olamazsınız. Çocuklara sinirlendiğinizde de kendinizi kontrol edebilmelisiniz.
 
 Dayak, haksız bir çifte standardı devam ettirir. Çocuklarına attığı dayağı, çocuk  başkalarından görmüş olsaydı, pek çok anne-baba soluğu karakolda alırdı.
 
Dayak, çocukta zayıf bir benlik imgesi oluşturur. Bedenleri saygı görmezse, çocuklar kendilerini değerli hissetmezler.
 
Çocuklar hata yaptıklarında kendilerine vurulacağına inanırlarsa öğrenemezler. Dikkatleri kendilerini korumaya yoğunlaşır.
 
Dayak, çocuğun kendini disipline etmeyi öğrenmesine yardımcı olmaz. Disiplinde en önemli unsur çocuğun ebeveynine hissettiği sevgidir. Ebeveynler, eğitimciler çocuğa yanlışı doğrudan ayırmayı öğretirken, sert yöntemler kullanırlarsa, çocuk anne-babasına karşı hissettiği sevgiyle karışan bir içerleme ve hatta nefret geliştirir.
 
Bunlar çocuğun yaşadığı duygusal karmaşanın daha da artmasına neden olur ve çocuk kendine yol bulmaya çalışırken daha da yanlış davranabilir. Çocuğun açıklığa ihtiyacı vardır. Sınırlar belirli ve tutarlı olmalıdır.
 
Küçüklere vurmanın ve zarar vermenin kabul edilebilir olduğunu hisseden çocuk,  kendisinden küçüklere vurma hakkını kendinde görebilir.
 
Kendinizi çocukların yerine koyup düşünün. Amiriniz bir hatanızı düzeltmek için size vursa nasıl hissederdiniz?
 
Disiplin çocuklara zarar vererek, korkutarak değil, yol göstererek verilmelidir.
 
Dövmenin zararları:
1- Çocuğu dövmek ahlakının bozulmasına, hırçınlaşmasına sebep olur.
2- Dayakla büyüyen çocuk, esnek düşünemez.
3- Dövülmek, çocukta dövene karşı ( ana baba, öğretmen vb.) kızgınlığa yol açar. Çocuk kendi yaptığının kötü bir şey olduğunu düşünmez, kendini suçlu görmez, kendini döveni suçlar.
4- Dövülen çocuk, kızdırılınca, o da şiddete başvurur, bir başkasını döver. Böylece dayak, saldırganlığa sebep olur.
 
Oysa tebessüm ateşinde erimeyen maden yoktur. Tebessüm bedavadır,  alanı mutlu eder, vereni üzmez.
 
Dayak; atanı utandıran, dövüleni küçülten, tanıkları da en azından üzen bir davranıştır. Dayak bir anlık bir öfkeyle verilen, çoğu kez de amacını aşan bir ceza yöntemidir. Kolayca ölçüsü kaçar, kusurlu çocuğu "mazlum" yapar; dayağı atanı da suçlu duruma düşürür, öğretici değeri az, etkisi kısa süren bir yıldırma yöntemidir.
 
Analar, babalar son bir kaç ay içinde, dayağa yol açan durumları bir yere yazıp üstünde düşünseler, çocuğun, dayakların çoğunu hak etmediğini söylemek zorunda kalırlardı. Çocuk çoğu kez hak ettiği için değil, ana baba sinirli olduğu için dövülmüştür.
 
"Çocuk Eğitiminde ödül ve Ceza" konulu bir televizyon programında tartışma dayak, konusuna gelir.
 
"Nasıl dövmeli ve ne zaman dövmeli?" diye konuşulurken, 12-13 yaşlarında bir öğrenci söz alarak, herkesi utandıran ve şaşırtan şu düşündürücü sözleri söyler:
 
 "Dayağın disiplinde yeri yoktur. Dayak, atanı da atılanı da küçülten, insana yakışmayan bir davranıştır. Bu tartışmada hiç sözü edilmemesi gerekirdi!"
 
Dayak bir eğitim ve ceza sistemi değildir. Çocuklarımız bizim aynamızdır. Ne verirsek onu yansıtırlar ve onlara kaldırdığımız her el, aslında kendimize attığımız bir tokattır.
 
Sevgiyle kalın…

 


Seyfettin KARAMIZRAK | 15/10/2018

5 Yorum | 134 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Seyfettin KARAMIZRAK 04/11/2018 12:43

Yazıma gösterdiğiniz ilgi ve değer onurlandırdı...

Eğitimin çıkmazlarından bir olan bu sorunun seçki kurulu tarafından değerlendirilmesi;" anne baba ve okullarda" sevginin ve ilginin yerine ikame edilen ŞİDDETİN gözardı edilmemesi gerçekten sevindirici...

Eğitimci olarak onurlandım ve gururlandım...Çok teşekkür ediyor saygılarımı gönderiyorum efendim...


Daha özgün eserlerde buluşmak dileklerimle...

Yasemin Demir 01/11/2018 21:59

Bu güzel çalışma bir ay boyunca makamına yaraşır şekilde bizlere göz kırpacak KUTLUYORUZ  

 


Seyfettin KARAMIZRAK

Yasemin Demir 21/10/2018 22:25

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara

Ahmet Zeytinci 16/10/2018 09:05

Çocuklar bizim canlarımız, ciğerlerimiz, en kıymetli varlıklarımız. Kıllarına zarar gelsin istemeyiz. Eğitim ve öğretim hayatında şiddet kadar itici ve çocuklar tarafından sevilmeyen başka bir şey yoktur. Azarlamak belki bir yere kadar çocuğu terbiye edebilir, ihtar verilebilir, ancak öğretmen ya da ana babalar tarafından çocuğa şiddet uygulamak ne insanlığa ne de vicdana sığar. Bunun hiç kabul edilebilir bir yanı yoktur. Değerli öğretmenlerimizin sabırlı olmaları hem kendi hem de öğrencilerin menfaatinedir. Devamlı şiddet gören çocuk yaşı ilerleyince büyük bir olasılıkla kendi de şiddet eğilimli olacaktır. Daha sonra çocuklarda psikolojik sorunlarda zuhur edecek, kaybeden ise hem çocuklar hem de toplum olacaktır. Güzel bir yazı hep okunması gereken. Kutluyorum içtenlikle Seyfettin Bey...

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Ramazan Efe
BEKLERİM DERİM
...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Anca:
...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Hüzün duvarı…
...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Yıllar Öncesinde Bir Çocuk Gelin
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Ölümden Korkun Zaten
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Düşe Saydım
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
BİRİ VARDI (DE) SEVDİĞİM
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
ARŞA YÜKSELDİ AHIM
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
YANAR DOĞU TÜRKİSTAN
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Yeraltından Notlar
teşekkür ederim saygıyla... ...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Nesrin Önem
YALANDIR SEVGİ
çok teşekkür ediyorum hocam her daim saygılar...
(Nesrin Önem tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
BİLESİN .....
Farklı hece üreten bir kalem. mani tarzı dörtl...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
SeN ŞaiR_DiN BeN De ŞiiR
derin imgelemi, tek dizeli öbeklerle verme tekn...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
**Aç Düşlerini
Yüreğin narin uçuşunu çok güzel imgelemiş b...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Yeraltından Notlar
İşte işin çetrefil yanına bir dokundurma g...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
UNUTUYORUM
Yine farklı ve imgesi çevresel gündemle süslü...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
_KUŞLAR
Farklı ve derin duygusallk imgelemi. kutlarım, s...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
YALANDIR SEVGİ
Değerli bir serbest. kutlarım. nicesine, selamla...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
GELİYOR BAK!-TAŞLAMA
Akıcı ve sosyal içerikli mesajlarla gelen bir h...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Nurten Altinok
Hoşgeldin Dedi İstanbul
Yaşanmış bir hikaye... yıl 1970 ağustos...yer...
(Nurten Altinok tarafından)
Devamı

Linkler