Şiir zamanı yaz akşamlarından güzel şiir dolu günler,esenlikler diler... (12/09/2018 14:28)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

Şiir zamanı Gönlüyle Mustafa CEYLAN [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER:SEZEN AKSU [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Dünya kötülük yapanlar yüzünden değil, hiçbir şey yapmayıp seyredenler yüzünden tehlikeli bir yerdir.
    Albert Einstein

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 19 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

İyi Kötü Savaşı

Onunla yine aynı yerde buluştuk. Kadıköy’den Eminönü’ne geçtim. Beni bekliyordu kafede. Yüzündeki somurtkanlığa bir anlam veremedim. Masaya yaklaştım. Tam elimi uzatıp yanaklarından öpecekken geri çekildi. Ve soğuk bir tavırla sıktı elimi. ‘’Seni beklettiğim için özür dilerim ama böyle tavır alma trafiği biliyorsun ‘’ dedim. ‘’Üzme kendini tavır aldığım falan yok. Biraz moralim bozuk o kadar. Seninle alakası yok’ ’dedi. İçime birazcık da olsa ferahlık gelmişti. Birkaç şaka yapıp ortamı yumuşatmak istedim. Güldürmeyi başardım diye sevinirken birden ağlamaya başladı. Ne olduğunu anlamadım. Bir süre üstüne gitmedim.  İyice ağladıktan sonra birazcık olsun sakinleşmişti. Öyle güzel bakıyordu ki ağlarken bile güzel olabiliyordu. Yüzü yağmur sonrası çıkan gök kuşağı gibi rengârenkti. ‘’Sen bu hayatta gördüğüm en merhametli ve de en iyi insansın. Kendime güvenmediğim kadar güvende hissediyorum kendimi senin yanındayken. Arkadaşlarım buna baba sıcaklığı diyorlar. Ben hiç bilemedim bu sıcaklığı. Annem ben daha üç yaşındayken öldü. O günden sonra halamı annem bildim. O baktı hep bana. Evlat gibi sevdi beni. Evladı demiyorum. Evlat gibi… Çünkü onun çocuğu olmuyordu. Biliyor musun? Annem öldükten sonra halamın çocuğu olmuyor diye eniştem onu döverek dışarı attı. Ve hiçbir suçu günahı yokken onu boşadı. Halam her akşam ağlıyor. Ağladığını görmeyelim diye yorgan altında ağlıyor. Babam uyusa da beni uyku tutmuyor. Onun evlada olan hasreti, benim anneme olan hasretim bitmek bilmiyor. Her gece gözyaşlarımız sel olup akıyor. Ellerini ellerimin arasına alıp’’ Üzülme hayatım. Hepsi geçecek’’ dedim. Teselli olsun diye yaptığım hareket onu iyice zıvanadan çıkardı. Başlandı söylenmeye. ’’Sen annesizlik nedir bilir misin? Okula, beni ilk annem götürsün istemiştim. Annem örsün o bukle saçlarımı. Ama olmadı hayat denen acımasız katil anneme en muhtaç olduğum zamanda aldı canını. Annesinden dayak yemesine rağmen anne diyebilmektir aşk. Keşke benimde annem sağ olsaydı da her gece dayak yeseydim. Annelerin vurduğu yerde güller açarmış benim elime hep dikenler battı. Gülüm kül oldu artık yok. Tıpkı akıp giden zaman gibi…‘’

 

Bir ay olmuştu birlikteliğimiz ama ilk kez duyuyordum hayat hikâyesini. Gerçekten de hazin bir öyküydü. Öyle her babayiğidin kaldırabileceği bir acı değildi yaşadıkları. Hayat onu daha on sekizinde genç bir kız iken olgunlaştırmıştı. Ama bir o kadar da acımasız yapmıştı. Sevgilimin sakinleştiğinden emin olduğum bir anda söze girdim.‘’ Hayat hikâyen gerçekten sabır gerektiren bir şey. Ama bizden daha kötü şartlar altında yaşayan insanlarda var. Öyle talihsiz evlatlar var ki annelerini doğum sırasındayken kaybeden. Öyle anneler, öyle babalar var ki çocuğuna alamadığı ayakkabı için günlerce ağlayan. Ve bir not bırakıp bu hayata veda etmek zorunda kalan. Peki, sen çocuğunu yaşatmak durumundayken kendini asan babanın çaresizliğini bilir misin? Her gece aç uyuyan çocukları, çocuklarına yemek pişiriyorum diye taş kaynatan biçare anneleri…  Bilemesin tabi bilemeyiz. Çünkü biz hep kendi istediğimiz olsun telaşındayız. Önümüze konulan yemekleri elimizin tersiyle itiyoruz. Bir parça ekmek bulamadı diye ölen insanların olduğunu düşünmeden. Dünyaca ünlü yazarında dediği gibi ‘’ Başkalarına çamur atmadan önce iki kere düşün. Çünkü ilk önce senin elin kirlenecek’’ şimdi bir şişman insan geçse çok yemişte şişmiş deriz. Onun bir hastalığı olabileceğini hiç düşünmeden. Çöpten bir şey bulup yiyen adama tiksinerek bakarız. Onun yiyecek bir parça ekmek dahi bulamadığını bilmeden. Şimdi söylesene biraz dert dediğimiz şeyler sence ne kadar acı verebilir ki?’’

 

Bir müddet sessiz kaldık. Etrafı izledik uzun uzun. Bir tek laf çıkmadı ağzımızdan. Etrafa bakınırken, bir aile dikkatimi çekti. Anne ve iki evladı oturmuşlardı bir bankın üzerine. Çocukların acıktığı yüzlerinden okunuyordu. Anne çantasından haşlanmış patates çıkardı. Soyup iki kardeş arasında pay etti. Çocuklar bir yandan elindeki patatesi yemeye çalışırken,  diğer yandan da başka masalardaki insanlara bakıyordu. Kadın çocuklarını bir müddet kendi hallerine bırakıp onlardan ayrı bir banka oturdu. Bende dışarı çıktım. Teyze tavuk döner satan lokantaya iç çekerek bakıyordu. Bir yandan da elindeki yüzüğe bakıyordu. O an her şeyi unutmuştum. Ne sevgilimin yalnız kalması umurumdaydı. Ne de etraftakilerin şaşkın bakışları. Kadının o biçare halini görünce kendimi zor tuttum. Hemen içeri girip dört tane yarım ekmek söyledim. Onları aldığım gibi teyzenin yanına gittim. ‘’Çocuklar seni bekliyor’’ dedim. Elimdekileri onlara verdim. Bir tanesini de kendim aldım. Teyzenin şaşkın bakışlarını yok etmek için. ‘’Teyzeciğim bu mekânın bilmem kaçıncı müşterisi olduğumuz için bunları bizlere ikram ettiler.’’ dedim. Kadın çocuklarıyla birlikte, onları izlediğim andan itibaren ilk kez gülüyorlardı. ‘’                Yalan söylemeyi beceremiyorum değil mi ?‘’ dedim.  Teyze de‘’ Hem de hiç beceremiyorsun. Zaten dürüst ve merhametli olmak yakışıyor sana’’ dedi. Bende onlar gibi ilk kez güldüm. Kız arkadaşımın hayat hikâyesini dinlediğimden beri. ‘’Soğutmadan yiyelim’’ dedim. Ayran eşliğinde güzel bir öğle yemeği olmuştu. Gitmem gerekiyor deyip kalktım yerimden. Elif'imin yanına ilerledim. Masa da kimse yoktu. Lavaboya kadar gitti sandım. İşin aslını öğrenmem masanın üzerinde duran kâğıdı okuyana denk sürdü. Kâğıt da yalnızca bir söz vardı.’’ Sen hayal edemeyeceğim kadar iyisin. Hayal etmeye çalışıp da kirletmek istemiyorum elveda’’

 

Bir süre ne yapacağımı bilemedim. Son sözler bir tokat gibiydi. Ağlasam mı gülsem mi bilemedim. Başımıza gelen bir talihsiz olayda kaza almadan kurtulduğumuzda verilmiş bir sadakamız varmış deriz her zaman. Şükür ki yara alamdan kurtuldum bu kazadan. Kaza değil aslında kurtuluş. Sadece gözyaşlarım gidişine kaza süsü veriyor.

 

 

Ben sandığın kadar iyi değildim aslında. Gittiğinden beri kanıyor yüreğim. Ne kadar da kolay çıkmıştı ağzından o sözler. Peki, o söz düşerken dudaklarından gözünden dudaklarına hiçbir damla yaş gelmedi mi?

 

Gidişin terk edişin anlamına gelmiyor sevdiğim. Bende biteceğin günü mahşer bil. Çünkü o an tadacağın büyük bir azap olacak vicdan azabı…

 

Hayat seni olgunlaştırdı sandım. Oysa yanılmışım yalnızca gözlerini kör etmiş. Nereden mi biliyorum. Çünkü sen gidene kadar aşkın gözü kördür tarifine uygun yaşıyordum. Şimdi gözlerimi açtım. Hayalimdeki dünyadan daha acımasızmış gördüğüm dünya.  Şimdi ağlama vaktidir. Sende hoşça kal gerçi onu bile beceremezsin. Kalmak sana göre değil, hoş git öyleyse…

 

Sana çok kızgınım. Beni öldürürken bile kalbimdeki yerin değişmiyor diye. İyi kötü savaşı verdiğimiz mücadele. Mağlup olan benmişim gibi görünse de, aslında sensin biten. İçimdeki cesedini topla da öyle git. Toz yapmasın küllerin. Bu kez gerçekten git öyle her kafan estiğinde uğrayacağın bir seyahat olmasın gidişin. Çünkü döndüğünde bende uzun bir seyahate çıkacağım. Bir daha dönmemek üzere gidiyorum. Üzülme böyle zamanlarda küfretme sakın. Şiir et gitsin…

İbrahim Ateş | 01/11/2018

0 Yorum | 43 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Henüz Yorum Yapılmamış. İlk Yorum Yapan Siz Olun.
Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Ahmet  Zeytinci
Ayna Üstüne İliştirilmiş Not
aşkta da işe yarıyor çoğu kere vurdumduymazl...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
Ayna Üstüne İliştirilmiş Not
günün seçkisine ve kıymetli Şairine "...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
"İŞTE GİDİYORUM ÇEŞMİ SİYAHIM"
günün seçkisine ve kıymetli Şairine "...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
•••Bütün hudutlarım aşkla çizili •••
günün seçkisine ve kıymetli Şairine "...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
Bir Tutam Sıcak Kalmış
günün seçkisine ve kıymetli Şairine "...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Gürsel  İleri
Bir Duygu Vardır
yasemin demir hanım gördüğüm kadarıyla ...
(Gürsel İleri tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Bir Duygu Vardır
Şiir zamanı ailesi güzel saygın  bir şi...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Gürsel  İleri
Bir Duygu Vardır
...
(Gürsel İleri tarafından)
Devamı
Gürsel  İleri
Ben Sana Seni Seviyorum Diyemedim
güzel yürekli dost, değerli üstat zekai buda...
(Gürsel İleri tarafından)
Devamı
Gürsel  İleri
Bir Duygu Vardır
değerli üstadım, saygıdeğer abim, sevgili do...
(Gürsel İleri tarafından)
Devamı
Zekai Budak
Ben Sana Seni Seviyorum Diyemedim
güzel şiirlerinle aramıza hoşgeldin, sevgili...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Zekai Budak
Bir Duygu Vardır
güzel şiirlerinle aramıza hoşgeldin, sevgili...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Serpil  Savaş
MOLA VERİYORUM
Ramazan bey size ve şiir zamanı yönetimine çok...
(Serpil Savaş tarafından)
Devamı
Serpil  Savaş
MOLA VERİYORUM
Gülsen hanım çok teşekkür ederim  sağ o...
(Serpil Savaş tarafından)
Devamı
Serpil  Savaş
BİR TESELLİ BULURUM...
Değerli Üstadım size ve şiir zamanı yönetimi...
(Serpil Savaş tarafından)
Devamı
Yıldırım Doğmuş
BÜYÜTÜP ABARTMAYALIM KÖPÜRTÜP KABART MAYALIM
Mesut  turgay kılıçoğlu şahsında seçic...
(Yıldırım Doğmuş tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Kuşlar Gitmeyin
teşekkür ederim... ...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Mesut Turgay Kılıçoğlu
Eyle
Değerli üstadım bu gün bu eserinizi okuduktan ...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı
Mesut Turgay Kılıçoğlu
Kuşlar Gitmeyin
günün seçkisine ve değerli kaleme  ...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı
Mesut Turgay Kılıçoğlu
Eyle
günün seçkisine ve değerli kaleme  ...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı

Linkler