Şiir zamanı yaz akşamlarından güzel şiir dolu günler,esenlikler diler... (20/06/2019 17:17)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Şiir zamanı Gönlüyle Mustafa CEYLAN [Devamı]

Kafka  üzerine notlar-6 [Devamı]

Küçük İskender'in Büyük İskender'liğe Terfisi [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER : SEMİRAMİS PEKKAN [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    “İnsan için en zor olan şey, her gün insan kalmaktır.”
    Cengiz Aytmatov

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 7 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

"İŞTE GİDİYORUM ÇEŞMİ SİYAHIM"

  



Benim, senede bir kere gelen hastalık işe yaradı. Evden üç dört gün dışarı çıkamadım; ama iki yazı klavyeden çıktı. İlk yazıma yorum yapan Hasan Kartoğlu arkadaş espri de yapmıştı: “Numan hocam, yüreğinize sağlık, neredeyse ‘ Başınız daha sık ağrısın.’ diyeceğim.” diye.

Sabah televizyonda İsmail Küçükkaya’yı izlerken Mahzuni’den söz ettiğini gördüm.. Bir zamanlar düşüncelerine karşı oldukları için dinlemeyenlerin bile bugün türkülerini severek dinlediği bu ozanı, ozandan çok da türkülerini anlatayım dedim.
Bana göre ne zaman ki Mahzuni Şerif; “Amerika Katil” “Yuh Yuh” gibi siyasal içerikli türküleri bırakıp sazın telinden yüreğin teline dokunan türküler söylemeye başladı, işte o zaman daha çok sevildi. Geniş halk kitlelerinin ozanı oldu. Şimdi bazı arkadaşlar “Amerika Katil, Yuh Yuh gibi türkülerde söyledikleri yanlış mıydı?” diyecekler. Hayır değildi. Amerika’nın ne olduğunu şimdi değişik düşüncelerdeki herkes anladı. “Yuh yuh soyanlara/ Soyup kaçıp doyanlara” demenin neresi yanlış? Benim söylemek istediğim daha sonraki “Çeşmi Siyahım, Dom Dom Kurşunu, Oy Bizim Eller, Acı Doktor, Yedin Beni, Fadimem, Mevlam Gül Diyerek, Merdo, Dostum Dostum, Han Sarhoş Hancı Sarhoş, Ağlasam mı?” türküleriyle sazın telinden yüreğe dokundu, geniş kitlelerin kalbinde yer etti.
1972 yılının Ekim ayında Muş-Bulanık Karaağıl Ortaokuluna atandım. Orada bir yıl içinde yaşadıklarımı dört yazımda anlattım. Şimdi Mahzuni ile ilgili bir olayı anlatmak istiyorum.
Köyün ilkokulunda görevli bir arkadaşla okulun bir odasında kalıyoruz. Okulun bahçe duvarına bitişik, prefabrik jandarma karakolu var. Karakolda bir astsubay, bir uzman çavuş, yedi asker görev yapıyor. Akşam olup karanlık çökünce bize de bir gariplik çöküyor. Soluğu bizimle aynı yaşlarda olan jandarmaların yanında alıyoruz. Söz, sohbet derken o zamanlar şöhreti daha çok siyasi türküleriyle yayılan Mahzuni’nin plaklarını dinliyoruz. Dinlediğimiz başka plaklar da var. O zamanın şarkıcı, türkücüleri… Karakol komutanı astsubayla da iyi dost olmuştuk. O da yeni mezun olduğu için bizim yaşımızdaydı.
Aradan bir süre geçti. Bir gün Mustafa astsubay utana sıkıla:
-Hocam, akşamları lütfen karakola gelip jandarmalarla oturmayın.
-Neden?
-Askerin biri İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen’e şikayet etmiş, kim olduğunu inanın ben de bilmiyorum. Emir geldi,“Öğretmenler karakola gelmesinler.” diye.
-Niye, ne yapmışız ki?
-Asker, “Öğretmenler, akşamları gelip Mahzuni plakları çalıyorlar, sol propaganda yapıyorlar.” demiş şikayetinde. Askerliktir biliyorsunuz, biz emir kuluyuz.
-Evet, Mahzuni türküleri dinliyoruz; ama öyle bir propaganda aklımızdan geçmez.
-Hocam, benim dostlarımsınız, gündüzleri gelin, benim odamda oturalım, akşamları ben size geleyim. Anlayacağınızı umarım.
Biz de anladık elbette. O efendi insan daha sonra neredeyse her akşam bizim odamıza geldi.
Bizim öyle propaganda yapmak gibi bir düşüncemiz gerçekten yok. Memleketten uzakta gurbetteyiz. Mahzuni “Dumanlı dumanlı oy bizim eller” deyince yüreğimizin yağı eriyor.
Gün geldi, devran döndü. Birçok yasağın kalktığı gibi Mahzuni TRT’ye çıkar oldu. İşte o zaman “Çeşmi Siyah’ı, Oy Bizim Eller’i, Bilmem Ağlasam mı Ağlamasam mı’yı” keyifle dinledik. Ama bu güzel, yanık sesli ozan genç sayılacak yaşta çekti gitti bu dünyadan. Kendi gitti; ama türküleri dillerde. Bakın o türkülerdeki güzel sözlere:

“İşte gidiyorum çeşmi siyahım
Önümüze dağlar sıralansa da
Sermayem derdimdir, servetim ahım
Karardıkça bahtım karalansa da”

Sözler hep dokunaklı; ama besteyle, sazla öyle bir uyumu var ki dinleyenin bir daha dilinden düşmüyor. Her insan bu sözlerle kendi yaşadıklarından bir şeyleri özdeşleştiriyor. Bu arada bestesiyle, güftesiyle bu türkü benim en sevdiğim türküsüdür Mahzuni’nin.

Vay göresim geldi Berçenek seni
Dumanlı dumanlı oy bizim eller
Nasıl unuturum körpe yavrumu

Dumanlı dumanlı oy bizim eller
Oturup ağlarsam delisin derler

Memleket, sıla özlemini bunun kadar yürekten duyuran başka türkü var mıdır bilmem. O uzak, karın yerde bir metre olduğu diyarlarda “Berçenek” yerine kendi köyünüzü düşünüp dinlersiniz bu türküyü, bazen ağlarsınız da. Hele memlekette yavuklunuz ya da çocuklarınız varsa. Hani demiş ya Bedri Rahmi; “Ne zaman bir köy türküsü duysam/ Şairliğimden utanırım” diye, işte öyle. Bu türküdeki Berçenek, Mahzuni’nin köyüdür.

“Yoksulun sırtından doyan doyana
Bunu gören yürek nasıl dayana
Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana
Bilmem söylesem mi söylemesem mi”

Haksızlığa, hırsızlığa, halkın sırtından geçinmeye, yoksulluğa karşı ne kadar sade, içten bir söyleyiştir bu? Sazla da birleşti mi, bir de Mahzuni’nin yanık sesini kattınız mı yürek nasıl dağlanmasın?

Halk ozanı deyip geçmeyin. Evet Mahzuni önce siyasal içerikli türküleriyle çıkış yaptı. Kendisi gibi düşünenler o zamanlar sevdi Mahzuni’yi. Sonra o tür slogancı türküleri bırakıp yine yoksulluğu, haksızlığı, bunların yanında hayatın içinde olan yaşanmışlıkları işleyen türküler üretince geniş halk kitlelerince daha çok sevildi.
Konya Selçuk Eğitim Enstitüsü’nde okurken (1969-1972) Âşıklar Bayramı’ni gitmiştim. Halk ozanları kendi türkülerini söylüyorlar, atışmalar yapıyorlardı. Onlara bir ayak(uyak) veriliyor; onlar da söyledikleri dörtlüklerin son sözcüğünü o uyaklarla bitiriyorlardı. Öyle uzun uzun düşünme yok. Uyak verildikten hemen sonra şiire başlayacaksın. Bir de “dudak değmez” yarışması vardı ki her babayiğidin harcı değil. Dilimizde “b,p,m,f,v” harflerini söylerken dudaklar birbirine değer. Siz, içinde bu seslerin geçmediği dizeler söyleyeceksiniz. Söyleyemezseniz iki dudağınız arasındaki toplu iğne dudağınıza saplanır. Niye geldim bu konuya? Halk ozanlığı kolay iş değil. Doğuştan gelen yetenek ister. Mahzuni bu yarışmalara girdi mi bilmem; ama hep haktan yana oldu, türkü sözlerini kendi üretti, besteledi, söyledi.
"NE GÜZELDİR TÜRKÜLERİ" yazısıyla Neşet Ertaş'ı anmıştım daha önce. Mahzuni’yi anarken ben de bunları yazdım. Yazımı onun bir türküsündeki dizeleriyle noktalıyorum:

“Mahzuni halk (hak) için ölsün
Ben giderim dostlar kalsın
Koltuk, saray sizin olsun
Bırak beni konuşayım
Ve insanca danışayım”
……………………………...................

Numan Kurt
20 Kasım 2018


Numan Kurt | 20/11/2018

2 Yorum | 313 okunma | 1 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Yasemin Demir 27/01/2019 21:45

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara


Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) 21/11/2018 09:50

Günün Seçkisine Ve Kıymetli Şairine "ŞİİR ZAMANI" ailesi olarak gönülden ;

tebrikler  gif ile ilgili görsel sonucu

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Orhan Tiryakioğlu
UÇAN BİR MELEKTİ ANNEM
Anneye savginin, anneliğin değerinin, elbette ki...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Metin Soydeveli
Beklentisiz Beklemek
Teşekkür ve sevgilerimle... ...
(Metin Soydeveli tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
...// KORKUYA YOLCULUK...
Tasvirler oldukça değerli, anlam dolu. yer yer ...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Serpil  Savaş
HADİ ARTIK
Orhan bey teşekkür ederim sağ olun saygılar...
(Serpil Savaş tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Dünya Varmış
Toplum mesajına selam.  değinilmesi gereken...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Beklentisiz Beklemek
Beyit tadındaki ikili dizelerle teşkil edilen b...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
BU EN SEVDIGIM YANIN
Ahenk öne çıkarılınca, dizlerdeki tasvirlerin...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
BİR EMANET CAN KALDI
Harika bir hece.  Öbeklerdeki bütünlük, m...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
HADİ ARTIK
Yürek, kendisini irdeler mi hiç, nasıl görebil...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
bu yangın
Oldukça derine inen ancak tasvirleriyle nefes ald...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Temmuz ön/sözü...
fiziğin içindeki her metaya değinen, fizikle ...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
SeN uYuRKeN BeN
sadece "sen uyurken ben" dizesi bile tasvir yük...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
.......HİÇ....... // Ferda,ca
İç çekişlerin dile gelmiş şekli olmalı...&n...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Bıktık Usandık Artık
Toplum için sanat, işte bu olsa gerek. mükemmel...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
ADAMLIK DEYİNCE....
maskülen yönün dominant versiyonlarının tü...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Metin Soydeveli
Bütün Günlerim Kayıp
Teşekkürler değer veren yüreklerinize....
(Metin Soydeveli tarafından)
Devamı
Serpil  Savaş
GÖNLÜM YARALI
Ramazan bey size ve  şiir zamanı yönetimin...
(Serpil Savaş tarafından)
Devamı
vahdet çil
Yüzüme Bakıp Da Susma
Şiirimi günün seçkisine alan Şİİr zamani...
(vahdet çil tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Hayat Bir Çeşmedir Akıtma Boşa.
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
GÖNLÜM YARALI
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı

Linkler