Bu akşam 21. 30 da MESUT KAYABAŞ yani namıdeğer şeker adamla tahta masa etrafında sonbaharın en güzel şiirleri ile demlenecek gönüllerimiz ...Davetlisiniz . (12/11/2019 12:27) | Şiir zamanı 6 yaşında ilkelerinden ödün vermeden güçlü kadrosu ve güzel yürekleri ile altı koca yıl el ele gönül gönüle idik nice 6 YILLARA HEP BİRLİKTE .... (10/10/2019 23:10) | Şiir zamanı şiir dolu güzel günler diler ... (06/10/2019 00:46)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Bilgi Yayınevi'nden İlk baskılarına sadık kalınarak hazırlanan Sabahattin Ali kitapları [Devamı]

Nazım Hikmet: Davet [Devamı]

Ethen Warwick, Villiam Godwvard ve Cortazar [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER: FÜSUN ÖNAL [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Bilimin asıl amacı yeni kanıtlar bulmak değil, bunlarla ilgili yeni düşünce biçimleri keşfetmektir.
    Sir William Bragg

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 16 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

"İŞTE GİDİYORUM ÇEŞMİ SİYAHIM"

  



Benim, senede bir kere gelen hastalık işe yaradı. Evden üç dört gün dışarı çıkamadım; ama iki yazı klavyeden çıktı. İlk yazıma yorum yapan Hasan Kartoğlu arkadaş espri de yapmıştı: “Numan hocam, yüreğinize sağlık, neredeyse ‘ Başınız daha sık ağrısın.’ diyeceğim.” diye.

Sabah televizyonda İsmail Küçükkaya’yı izlerken Mahzuni’den söz ettiğini gördüm.. Bir zamanlar düşüncelerine karşı oldukları için dinlemeyenlerin bile bugün türkülerini severek dinlediği bu ozanı, ozandan çok da türkülerini anlatayım dedim.
Bana göre ne zaman ki Mahzuni Şerif; “Amerika Katil” “Yuh Yuh” gibi siyasal içerikli türküleri bırakıp sazın telinden yüreğin teline dokunan türküler söylemeye başladı, işte o zaman daha çok sevildi. Geniş halk kitlelerinin ozanı oldu. Şimdi bazı arkadaşlar “Amerika Katil, Yuh Yuh gibi türkülerde söyledikleri yanlış mıydı?” diyecekler. Hayır değildi. Amerika’nın ne olduğunu şimdi değişik düşüncelerdeki herkes anladı. “Yuh yuh soyanlara/ Soyup kaçıp doyanlara” demenin neresi yanlış? Benim söylemek istediğim daha sonraki “Çeşmi Siyahım, Dom Dom Kurşunu, Oy Bizim Eller, Acı Doktor, Yedin Beni, Fadimem, Mevlam Gül Diyerek, Merdo, Dostum Dostum, Han Sarhoş Hancı Sarhoş, Ağlasam mı?” türküleriyle sazın telinden yüreğe dokundu, geniş kitlelerin kalbinde yer etti.
1972 yılının Ekim ayında Muş-Bulanık Karaağıl Ortaokuluna atandım. Orada bir yıl içinde yaşadıklarımı dört yazımda anlattım. Şimdi Mahzuni ile ilgili bir olayı anlatmak istiyorum.
Köyün ilkokulunda görevli bir arkadaşla okulun bir odasında kalıyoruz. Okulun bahçe duvarına bitişik, prefabrik jandarma karakolu var. Karakolda bir astsubay, bir uzman çavuş, yedi asker görev yapıyor. Akşam olup karanlık çökünce bize de bir gariplik çöküyor. Soluğu bizimle aynı yaşlarda olan jandarmaların yanında alıyoruz. Söz, sohbet derken o zamanlar şöhreti daha çok siyasi türküleriyle yayılan Mahzuni’nin plaklarını dinliyoruz. Dinlediğimiz başka plaklar da var. O zamanın şarkıcı, türkücüleri… Karakol komutanı astsubayla da iyi dost olmuştuk. O da yeni mezun olduğu için bizim yaşımızdaydı.
Aradan bir süre geçti. Bir gün Mustafa astsubay utana sıkıla:
-Hocam, akşamları lütfen karakola gelip jandarmalarla oturmayın.
-Neden?
-Askerin biri İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen’e şikayet etmiş, kim olduğunu inanın ben de bilmiyorum. Emir geldi,“Öğretmenler karakola gelmesinler.” diye.
-Niye, ne yapmışız ki?
-Asker, “Öğretmenler, akşamları gelip Mahzuni plakları çalıyorlar, sol propaganda yapıyorlar.” demiş şikayetinde. Askerliktir biliyorsunuz, biz emir kuluyuz.
-Evet, Mahzuni türküleri dinliyoruz; ama öyle bir propaganda aklımızdan geçmez.
-Hocam, benim dostlarımsınız, gündüzleri gelin, benim odamda oturalım, akşamları ben size geleyim. Anlayacağınızı umarım.
Biz de anladık elbette. O efendi insan daha sonra neredeyse her akşam bizim odamıza geldi.
Bizim öyle propaganda yapmak gibi bir düşüncemiz gerçekten yok. Memleketten uzakta gurbetteyiz. Mahzuni “Dumanlı dumanlı oy bizim eller” deyince yüreğimizin yağı eriyor.
Gün geldi, devran döndü. Birçok yasağın kalktığı gibi Mahzuni TRT’ye çıkar oldu. İşte o zaman “Çeşmi Siyah’ı, Oy Bizim Eller’i, Bilmem Ağlasam mı Ağlamasam mı’yı” keyifle dinledik. Ama bu güzel, yanık sesli ozan genç sayılacak yaşta çekti gitti bu dünyadan. Kendi gitti; ama türküleri dillerde. Bakın o türkülerdeki güzel sözlere:

“İşte gidiyorum çeşmi siyahım
Önümüze dağlar sıralansa da
Sermayem derdimdir, servetim ahım
Karardıkça bahtım karalansa da”

Sözler hep dokunaklı; ama besteyle, sazla öyle bir uyumu var ki dinleyenin bir daha dilinden düşmüyor. Her insan bu sözlerle kendi yaşadıklarından bir şeyleri özdeşleştiriyor. Bu arada bestesiyle, güftesiyle bu türkü benim en sevdiğim türküsüdür Mahzuni’nin.

Vay göresim geldi Berçenek seni
Dumanlı dumanlı oy bizim eller
Nasıl unuturum körpe yavrumu

Dumanlı dumanlı oy bizim eller
Oturup ağlarsam delisin derler

Memleket, sıla özlemini bunun kadar yürekten duyuran başka türkü var mıdır bilmem. O uzak, karın yerde bir metre olduğu diyarlarda “Berçenek” yerine kendi köyünüzü düşünüp dinlersiniz bu türküyü, bazen ağlarsınız da. Hele memlekette yavuklunuz ya da çocuklarınız varsa. Hani demiş ya Bedri Rahmi; “Ne zaman bir köy türküsü duysam/ Şairliğimden utanırım” diye, işte öyle. Bu türküdeki Berçenek, Mahzuni’nin köyüdür.

“Yoksulun sırtından doyan doyana
Bunu gören yürek nasıl dayana
Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana
Bilmem söylesem mi söylemesem mi”

Haksızlığa, hırsızlığa, halkın sırtından geçinmeye, yoksulluğa karşı ne kadar sade, içten bir söyleyiştir bu? Sazla da birleşti mi, bir de Mahzuni’nin yanık sesini kattınız mı yürek nasıl dağlanmasın?

Halk ozanı deyip geçmeyin. Evet Mahzuni önce siyasal içerikli türküleriyle çıkış yaptı. Kendisi gibi düşünenler o zamanlar sevdi Mahzuni’yi. Sonra o tür slogancı türküleri bırakıp yine yoksulluğu, haksızlığı, bunların yanında hayatın içinde olan yaşanmışlıkları işleyen türküler üretince geniş halk kitlelerince daha çok sevildi.
Konya Selçuk Eğitim Enstitüsü’nde okurken (1969-1972) Âşıklar Bayramı’ni gitmiştim. Halk ozanları kendi türkülerini söylüyorlar, atışmalar yapıyorlardı. Onlara bir ayak(uyak) veriliyor; onlar da söyledikleri dörtlüklerin son sözcüğünü o uyaklarla bitiriyorlardı. Öyle uzun uzun düşünme yok. Uyak verildikten hemen sonra şiire başlayacaksın. Bir de “dudak değmez” yarışması vardı ki her babayiğidin harcı değil. Dilimizde “b,p,m,f,v” harflerini söylerken dudaklar birbirine değer. Siz, içinde bu seslerin geçmediği dizeler söyleyeceksiniz. Söyleyemezseniz iki dudağınız arasındaki toplu iğne dudağınıza saplanır. Niye geldim bu konuya? Halk ozanlığı kolay iş değil. Doğuştan gelen yetenek ister. Mahzuni bu yarışmalara girdi mi bilmem; ama hep haktan yana oldu, türkü sözlerini kendi üretti, besteledi, söyledi.
"NE GÜZELDİR TÜRKÜLERİ" yazısıyla Neşet Ertaş'ı anmıştım daha önce. Mahzuni’yi anarken ben de bunları yazdım. Yazımı onun bir türküsündeki dizeleriyle noktalıyorum:

“Mahzuni halk (hak) için ölsün
Ben giderim dostlar kalsın
Koltuk, saray sizin olsun
Bırak beni konuşayım
Ve insanca danışayım”
……………………………...................

Numan Kurt
20 Kasım 2018


Numan Kurt | 20/11/2018

2 Yorum | 429 okunma | 1 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Yasemin Demir 27/01/2019 21:45

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara


Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) 21/11/2018 09:50

Günün Seçkisine Ve Kıymetli Şairine "ŞİİR ZAMANI" ailesi olarak gönülden ;

tebrikler  gif ile ilgili görsel sonucu

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Abbas Yurt
Gönül Dostu
Çok teşekkür ederim zeki bey...:)...
(Abbas Yurt tarafından)
Devamı
Nilüfer Sarp
GÜLE PADİŞAH
teşekkür ederim zekai budak hocam sevgilerim...
(Nilüfer Sarp tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
SIR OL
Kim bilir belki vardır! teşekkür ederim orhan b...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Teşekkür ederim yasemin hanım. saygı ve hürme...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Nasıl Bir Duyarsızlıktır Bu Yazıklar Olsun
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
BÜYÜK GİRDAP
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Gölgemle Fa Diyez Vals
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
GÖZLERİM DOLUYOR BAKTIKÇA RESMİNE
          benzeri bir res...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Bazen Susmuyorum
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Ali  ALTINLI
USULCA İŞTE
Eyvallah... yÜreĞİnİz varolsun... Şİİrlerle...
(Ali ALTINLI tarafından)
Devamı
Ali  ALTINLI
USULCA İŞTE
TeŞekkÜrler gÜzel bakan gÜzel gÖrÜrmÜŞ.....
(Ali ALTINLI tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
USULCA İŞTE
Sesimde mırıldanıp adeta bestelenmeye hazır gi...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Ronalisa
Eyvallah orhan abim.yorumunuzu yaka gülü olarak ...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Epik şiirin mesajı vurucu, öbeklerin her birind...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Ronalisa
tuvale başka bir bakış, mona'dan biraz farkl...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
SIR OL
Böyle sevdalar kaldı mı kardeşim bu devirde. b...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Hadi Git .....
Akıp giden, sevda şiiriydi.  selamla. ...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Ten İçre Nüdofobi
Özgün, zengin, akıcı, ...  sipariş...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Dekolte/Kurak Ayin
Çok değerli soyut araçlar, duygunun kavramlar...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı

Linkler