Yasemin ile Yağmur Zamanı 21.30'da başlıyor. Yorulmaktan yoruldum diyenler,her şeye rağmen hayata nanik çekenler,kitaplar dolusu şiirleri yüreğiyle yazıp çizenler , bir solukluk mola veriyoruz zamanın en güzelinde radyo şiir zamanında Yağmur Zamanı'nda. Davetlisiniz. (22/02/2019 22:19) | Sen söylersin söz içinde sözün var / Çalarsın çırparsın oğlun kızın var / / Şu dünyada üç beş arşın bezin var // Tüm bedesten senin olsa ne fayda KUL HİKMET (21/02/2019 17:24) | Tülinimiz. "CENNETTE AYAK İZLERİNLE ŞİİRLER YAZIYORSUN ŞİMDİ." 3 koca yıl geçti ama hala yüreğin bizimle ...Cennete selam olsun dualarımız seni ışıklara boğsun ..Tülin ALTINLI seni çok özledik.. (20/02/2019 14:41)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

Bilgi Yayınevi'nden İlk baskılarına sadık kalınarak hazırlanan Sabahattin Ali kitapları [Devamı]

Ankaralılar,13. Ankara Kitap Fuarına Akın Etti [Devamı]

Shakespeare Okumak O Kadar Zor Değil [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER :MÜZEYYEN SENAR [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Seni Özlemek Nasıl Bir Borçsa Artık, Özle Özle Bitmiyor.
    Ece Ayhan

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 157 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

SICAK PİLAV, SOĞUK AYRAN; BİZ KERİM'E HAYRAN


“Bak aslanım
Yedirdiniz sıcak bulgur pilavını
İçirdiniz buzdolabından ayranı
Ağrımaz mı karnım”

Ne zaman anlatsam olayı kahkahalarla gülerdik. O yine “Ne gülüyorsunuz oğlum, söylediklerim yalan mı?” derdi. Dördümüz bir araya gelince bizi güldüren olayı bana bir kez daha anlattırırlardı. Biz dört kişi boş zamanlarımızda gittiğimiz spor lokalinde pişti oynardık neşeyle. Mikail Budak, rahmetli Ömer Afşin, Abdülkerim Karadeniz ve ben. Mikail ile Ömer ayrılmaz ortaklardı. Ben de Kerim’le, anlatacağım olayın baş kahramanı ile Kerim'le eş olurdum.
İşin başlangıcına dönelim. Bir gün masada oturuyoruz. Söz Kerim’in futbolculuğundan açıldı. Öğretmen okulu takımında, Mucurgücü’nde futbol oynayan Abdülkerim Karadeniz iyi futbolcuydu. Söyleşimiz koyulaştıkça şakalar, takılmalar, gülüşmeler gırla gidiyor. O arada benim köyümde Kerim’le yaşanılan olay aklıma geldi. Aldım sözü:
-“Arkadaşlar, size Kerim ağabeyle ilgili bir futbol maçı olayını anlatayım.”
-“Bak bak yine ne uyduracaksın hakkımda?”
-“Anlatacağım olayda inanın hiç abartmam olmayacak.”
-“Yahu meraklandırdın bizi anlat da dinleyelim.”
-“……”
Kerim Karadeniz’e çok şaka yapardım. Kulakları ağır işittiği için söylediklerimin çoğunu duymazdı; ama yüzüne bakarak tatlı dokundurmalar, daha doğrusu argo sözler söylendiğinde hemen anlardı. Şimdi de Mucur’a gidişlerimde görürsem yine takılırız birbirimize.
-“Her neyse, sözü uzatmayayım arkadaşlar. 1960’lı yılların başında köyümüzün iyi bir futbol takımı var. Çevre ilçelere Mucur’a, Hacıbektaş’a bile kafa tutuyor. Köyün arazisi, çevresi dümdüz. Her yanı futbol oynamaya uygun. Gel gelelim futbol sahasında kale direkleri bile yok. Kaleler taşlarla belirlenmiş. Ayakkabıymış, formaymış hak getire.
Bir gün dediler ki “Hacıbektaş’la köyde maçımız var. Güçlü olmak için Mucur’dan Abdülkerim Karadeniz’i getirdik, bizim köylü diye çaktırmadan oynatacağız, aman kimse ağzından bir şey kaçırmasın.”
Bu köy maçlarının heyecanını inanın şimdi Galatasaray-Fenerbahçe maçlarında bile duymuyorum.
O zaman ben on bir on iki yaşlarında çocuğum. Maç saati geldi. Takımlar kale direksiz, çizgileri külden oluşmuş sahaya çıktılar. Bizim takımın içinde sarışın, yerinde duramayan, gelen toplara artistik kafalar yapıştıran Kerim’i hayranlıkla seyrediyoruz. O, biz çocuklar için “büyük futbolcu Kerim”, maçı onunla kazanacağız.
Saha çizgisinin yanında, maçın seyircileri biz çocuklar ve az sayıda büyükler takımımızı destekliyoruz; ama hepimizin gözü yerinde duramayıp saçını sallayıp zıplayan Kerim’de.
Maç başladı. Bizde heyecan dorukta. Ne demek? Köy takımımız ilçemizin takımına kafa tutuyor, Kerim sayesinde de onları yeneceğiz.
Aradan on dakika geçmedi umudumuz Kerim, kaçak oyuncumuz Kerim “Karnım ağrıyor.” diye yattı yere. “Aman ha, yaman ha! Etme gitme Kerim!” desek de Kerim’den beklediğimizi alamadık. İnanın maçın sonucunu şimdi hatırlayamıyorum. O haliyle bile kalkıp oyuna devam eden Kerim, bir de gol attı; ama karnı ağrımasaydı neler yapardı kim bilir…”

Ben anlatırken Mikail ve Ömer; Kerim’e bakarak:
-“Öyle mi Kerim, doğru mu anlatılanlar?”
-“Ohhoo! Bu kafayı yemiş.”
-“Niye?”
-“Yok bre, bu yanlış hatırlıyor. Köye götürdüler beni, maç başlamadan sıcak bulgur pilavını yedik bir evde, üstüne de buzdolabından soğuk ayranı içince bizim motor tekledi, karın ağrısından kıvrandım.”
-“Asıl sen kafayı yemişsin. 1960’lı yıllarda bizim köyde elektrik mi vardı da buzdolabı olsun. Kulak gibi kafa da gitmiş bunun.”
Biz böyle hararetli tartışırken Mikail ve Ömer gülmekten yere yatıyorlar. Gerçekten o yıllarda köyde elektrik yoktu. 1970’li yıllarda geldi köye elektrik.
Bununla kalsa iyi ya Kerim:
-“Oğlum sen de kaleciydin o takımda.”
-“Hay senin yalanın batsın. Ben çocuktum daha o zaman. Nasıl kaleci olurum?”
Aslında bir benzetmeden dolayı böyle diyordu Kerim. Kaleci olan o zamanlar lisede okuyan akrabamız rahmetli Hidayet Köksaldı ağabeydi. Az da olsa benzerlikten dolayı Kerim böyle iddia ediyordu. 
Ne zaman adını andığım bu dört kişi bir araya gelsek bana anlattırırlar bu olayı. Hiç birinde de “elektrik gelmeden buzdolabı olmayacağını, benim o zaman çocuk yaşta olup kaleci olamayacağımı” inandıramayız Abdülkerim ağabeye. Arkadaşlarımı da beni de güldüren onun bu inadıdır. Bir de göçmen şivesiyle “Yedirdiniz sıcak pilavı, ağrıdı karnım…” “Sen de kaleciydin ollum.” deyişiyle koyverirdik kahkahaları.
…..
Hem okul yıllarında hem de öğretmenlik yıllarımda arkadaşım, iyi insan Ömer Afşin’i rahmetle anarken, Mikail Budak dostumuzu da bir olayla anmadan geçemeyeceğim. Bunlar bizim aramızdaki tatlı şakalardı. Anlatacağım olay da Mikail öğretmene yakıştırılır; ama doğruluk derecesi nedir bilmem. Pişti oynarken sayımız çok geride ise ona dönerek “Haydi bastır! Beraberliği sağlayalım.” derdim, şöyle bir bakar, kafa sallar gülümserdi.
Mucurgücü ile Gülşehirspor’un maçı var Gülşehir 7-0 galip. Maçın seksen kaçıncı dakikasında Mucurgücü’nden Nihat’ın vurduğu top gol olur. Takımın antrenörü Mikail hocam kenarda bağırmaktadır:
“Haydi bastırın, beraberliği sağlayalım!”
…………………………..

“Mazi kalbimde bir yaradır 
Bahtım saçlarımdan karadır 
Beni zaman zaman ağlatan 
İşte bu hazin hatıradır”

“Niye yazdınız bu şarkı sözlerini?” deseniz ben de derim ki “Mazi kalbimde bir yara değil aksine tatlı anılarla doludur. Saçım çok az şu anda, ne saçım ne bahtım kara… Anlattığım hatıranın da hazin, ağlatan bir yanı yok.” Eee, niye mi yazdım? Öğrencilere derdim ki kompozisyon yazmayı öğretme çalışmalarında “Bir konuyu iyi anlatmak için zıtlıklardan da yararlanın.” Ben de bizi güldüren bu anılarımı biraz da geçip gidişlerin hüznüyle böyle anlattım.

Güzel yıllardı
Sıkıntıları olsa da
O küçük Anadolu kasabasında
Dostlarla, öğrencilerle, arkadaşlarla
Yirmi iki yıl
Şimdi, biliyorum gülümseyecekler
Adı geçenlerin tanıyanları, yakınları,çocukları
Bu bölük pörçük tatlı yaşanmışlıkları
Okuyunca
…………………………………………............................
Numan Kurt
4 Aralık 2018


Numan Kurt | 04/12/2018

2 Yorum | 115 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Yasemin Demir 09/12/2018 22:08

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara

Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) 05/12/2018 15:33

Günün seçkisine ve değerli kaleme 
ŞİİR ZAMANI ailesi olarak ;

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Tahir GÖRENLİ
-BİLEMEDİM-
Orhan bey üstadım bu güzel yorumun bizlere yol ...
(Tahir GÖRENLİ tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
Ocağımız söndü tütmüyor gülüm.
Adeta bir şarkı dinler gibi melodisi kulağımda...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
ŞU ÜÇ GÜNLÜK DÜNYADA
Ömür dediğimiz üç, beş saç ayağı.. her ne...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Serpil  Savaş
AKIL/SIZIM...S.S
Çok teşekkür ederim gülsen hanım. sağ olun i...
(Serpil Savaş tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
AKIL/SIZIM...S.S
Son dönemlerdeki yaşamış olduğum durumlar ve ...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
Felsefik Şiir
İyi akşamlar taylan bey,  insanoğlunun ac...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
Felsefik Şiir
İyi akşamlar değerli üstadım, beni lütfen ma...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
Vardır Elbet Ezelin
İyi akşamlar değerli hocam, öbeklerin karmaş...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Serpil  Savaş
HERKES GİBİ YORGUN
Orhan bey  değerli yorumlarınız ve değerl...
(Serpil Savaş tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Vardır Elbet Ezelin
"dile fena düşmüşken arşta yiter mi ahım?"...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Çeşm-i Siyahım............
bir öbeğin her dizesinde farklı bir sektöre...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Kara Gece............
Şiirlerin farklı öbekleri ve ahenklerindeki ...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Canan Yar Yolun açık olsun
aynı kalemin, farklı imgeler kullanarak üret...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Canan Hadi Helallaşalım
Ahenkle verilmiş harika bir hece. güfte niteliğ...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
KADINLIK...AKBAŞ
İçim yandı mesajından, maskülen yanlarımd...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
-BİLEMEDİM-
Hem ozansı, hem de tasvirleri ihmal etmeyen toplu...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Ocağımız söndü tütmüyor gülüm.
Şapka çıkarttığım bir hece şiiri olarak alg...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
HERKES GİBİ YORGUN
İşte ahenk, işte özgün dizeler ve anlaşılı...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Sevap Bonusu
güncelin ekonomisini içinde barındıran mesa...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
BAHTIM BENDEN KAÇAR
başarılı bir hece şiiri olarak değerlendir...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı

Linkler