Bu akşam 21. 30 da MESUT KAYABAŞ yani namıdeğer şeker adamla tahta masa etrafında sonbaharın en güzel şiirleri ile demlenecek gönüllerimiz ...Davetlisiniz . (12/11/2019 12:27) | Şiir zamanı 6 yaşında ilkelerinden ödün vermeden güçlü kadrosu ve güzel yürekleri ile altı koca yıl el ele gönül gönüle idik nice 6 YILLARA HEP BİRLİKTE .... (10/10/2019 23:10) | Şiir zamanı şiir dolu güzel günler diler ... (06/10/2019 00:46)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Bilgi Yayınevi'nden İlk baskılarına sadık kalınarak hazırlanan Sabahattin Ali kitapları [Devamı]

Nazım Hikmet: Davet [Devamı]

Ethen Warwick, Villiam Godwvard ve Cortazar [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER: FÜSUN ÖNAL [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Bilimin asıl amacı yeni kanıtlar bulmak değil, bunlarla ilgili yeni düşünce biçimleri keşfetmektir.
    Sir William Bragg

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 16 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bir Somun Ekmek


Tespihböceği gibi kıvrılmıştı mutfaktaki kalorifer peteğinin yanına. Ayakları üşümüş, elleri uyuşmuş ve kızarmıştı. Ovuşturdu ellerini; avuç içlerini birbirine sürtüp ısınmaya çalıştı. Bu hareketi kâfi gelmeyince, nefesiyle ısıtmayı denedi ellerini. Daha da olmayınca, mutfakta biraz volta atıp kalorifer peteğinin kenarındaki sandalyeye oturdu.
 
Oldukça düşünceli bir halde, uzun süre öylece kaldı. Hiçbir düşüncesi bir diğerini tutmuyor; çaresizce, boş boş oturuyordu. Yaklaşık iki aydır işsizdi. Gündüzleri zaman zaman iş aramaya çıkıyor; fakat her defasında eli boş dönüyordu.
 
Her eve geldiğinde “Yarın iş aramak için daha çok dolaşacağım” diyor buna rağmen biraz dolaşıp kısa zamanda eve dönüyordu. Fazla yürümek onu kısa sürede yoruyordu. Üstelik ruhen de çökük hissediyordu kendini. Bu da ona başka bir yorgunluk hissi veriyordu.
 
Mutfağın penceresine yansıyan yüzünü inceledi. Ne kadar da üzgün bir çehresi vardı. Gözlerinin derinliğine gizlenen hüzün, dikkatli bakıldığında fark edilecek kadar sinmişti yüzüne. Gençliğini hatırladı. O zamanlar çalışmak için birçok kapı ona açılıyor ve iyi paralar kazanıyordu. “Keşke” dedi kadın, “Keşke bir kaç seneliğine bile olsa gençliğim geri gelse”. Hani şu borçlarından kurtulabilecek kadar… Oysa şimdi hangi kapıyı çalsa önce yüzüne bakıyorlar, “Eleman aranıyor” yazısı asılı olduğu halde “Biz aldık; yarın biri gelip başlayacak” diye cevap veriyorlardı. Kadın anlıyordu genç bir eleman arandığını.
 
Kalorifer peteğinin üstüne koydu ellerini. Petek bile doğru düzgün ısınmazken, odanın hamam gibi olmasını beklemiyordu kadın. Her şeyi idareli kullanması lazımdı. Yoksa fatura daireleri varlıktan yokluktan anlamazlardı haklı olarak. “Sonuçta haklılar. Hizmetlerin bedeli elbette ödenmesi gerekir” diye düşündü. Hayıflandı kendine. Hatta kendine kahretti birden. Neden kendini bu duruma düşürmüştü ki? Kendi ayaklarının üzerinde duracak zemini niye hazırlamamıştı? Fakat bundan vazgeçti; çünkü bunlar herkesle paylaşılacak şeyler değildi. Kim anlardı bugün bu durumda oluşunu. Dışardan farklı gözükse de kendi bildikleri farklıydı.
 
Biraz da kendini suçlu hissetti. İşini tam takip etmeyince aksaklıklar oluyordu. Fırsat verilse, ilerlemiş yaşına rağmen oldukça aktif ve çalışkandı. Her çalıştığı yerde, sanki kendi iş yeriymiş gibi sahiplenerek çalışırdı.
 
Bir süre daha oturdu. Acıkmıştı. Buzdolabının kapağını açtı. Dolabın içinin soğukluğu aniden yüzüne çarpınca geriledi. Gözleriyle dolabın içini taradı. Ne kalmıştı ki? Bir köşede ceviz büyüklüğünde kaşar peyniri vardı sadece. Onu aldı; çay demleyip tost yapabileceğini düşündü. Kaşar peynirini ekmek tahtasının üzerine koyup, et döveceğiyle hafif hafif vurarak yassılaştırmaya, yufka misali açmaya çalıştı. Bıçakla kesse kırık kırık olacaktı. Nitekim peynir çay bardağı altı kadar açılmıştı. Kadın, sanki heykeltıraşların yaptıkları eserlerden birine bakarcasına peyniri seyretti. “Oldu” dedi. Şimdi de bu peynire bir küçük somun lazım. Ekmek sepetinde ekmek aradı. Ekmeğin bittiğini fark etti. Cüzdanına baktı. Yetmiş beş kuruştan başka parası kalmamıştı. Yirmi beş kuruşu yoktu.
 
Gözleri doldu, mırıldandı…
 
“Bir somun ekmek, bir somun ekmek…”
 
Ve bir şiir döküldü yüreğinden…
 
Düşerek bir basamak daha düşlerden,
İyice eriştim dallarına yalnızlığın.
 
Ve sen…
Evet sen!
 
Be hey sakĺımdaki umut,
Kopup da gel şimdi.
Sağanak sağanak yağmurlara dolanarak.
 
Tut elimden çek beni.
Çıkar beni
Şu umutsuzluk çukurundan…


Fatma ÇİÇEK

Fatma Çiçek | 05/01/2019

5 Yorum | 393 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Yasemin Demir 13/01/2019 21:20

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara

Yasemin Demir 05/01/2019 20:48

Fatma hanım şiir zamanı ailesi güzel yüreklerden oluşan edebiyatı edep bilen şairlerin dergahıdır sizi de aramızda görmekten mutluyuz aramıza 
Ä°lgili resim

Hoşbuldum Yasemin Hanım. Güzel paylaşımlarda bir arada olmak üzere...


Saygılar...

Fatma Çiçek

Ramazan Boran 05/01/2019 17:53

Bir somun ekmekle yaşamdan yaşanmışlıklara ışık tutan ne güzel bir öyküyle,

Hoş geldiniz Fatma hanım.
Nice güzel paylaşımlara..dostlukla

Çok teşekkür ediyorum. Bir öykü ile adım atmış oldum. Nicelerine inşallah...



Fatma Çiçek

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Abbas Yurt
Gönül Dostu
Çok teşekkür ederim zeki bey...:)...
(Abbas Yurt tarafından)
Devamı
Nilüfer Sarp
GÜLE PADİŞAH
teşekkür ederim zekai budak hocam sevgilerim...
(Nilüfer Sarp tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
SIR OL
Kim bilir belki vardır! teşekkür ederim orhan b...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Teşekkür ederim yasemin hanım. saygı ve hürme...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Nasıl Bir Duyarsızlıktır Bu Yazıklar Olsun
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
BÜYÜK GİRDAP
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Gölgemle Fa Diyez Vals
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
GÖZLERİM DOLUYOR BAKTIKÇA RESMİNE
          benzeri bir res...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Bazen Susmuyorum
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Ali  ALTINLI
USULCA İŞTE
Eyvallah... yÜreĞİnİz varolsun... Şİİrlerle...
(Ali ALTINLI tarafından)
Devamı
Ali  ALTINLI
USULCA İŞTE
TeŞekkÜrler gÜzel bakan gÜzel gÖrÜrmÜŞ.....
(Ali ALTINLI tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
USULCA İŞTE
Sesimde mırıldanıp adeta bestelenmeye hazır gi...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Ronalisa
Eyvallah orhan abim.yorumunuzu yaka gülü olarak ...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Epik şiirin mesajı vurucu, öbeklerin her birind...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Ronalisa
tuvale başka bir bakış, mona'dan biraz farkl...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
SIR OL
Böyle sevdalar kaldı mı kardeşim bu devirde. b...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Hadi Git .....
Akıp giden, sevda şiiriydi.  selamla. ...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Ten İçre Nüdofobi
Özgün, zengin, akıcı, ...  sipariş...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Dekolte/Kurak Ayin
Çok değerli soyut araçlar, duygunun kavramlar...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı

Linkler