Bu akşam 21. 30 da MESUT KAYABAŞ yani namıdeğer şeker adamla göle bahar şenliği kuracak gönüllerimiz ...Davetlisiniz . (19/03/2019 10:32) | Sitemizde de şiirleri yayımlanan değerli şair Mehmet NACAR'a Allah'tan rahmet, şiirseverlere ve yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz. (14/03/2019 23:14)


Duyuru

Shakespeare Okumak O Kadar Zor Değil [Devamı]

Thomas Bernhard:  Öfkenin Barok ve Romantik hali [Devamı]

Çok Şey Söylendi Öykü Üzerine Çok+ Bir* [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER : BERKANT [Devamı]

SİTEMİZ ŞAİRLERİNDEN MEHMET NACAR HAYATINI KAYBETTİ  [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Ne zoruma gidiyor biliyor musun Olric? O’na yazdıklarımı o’ndan başka herkes okuyor.
    Oğuz Atay

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 5 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bir Somun Ekmek


Tespihböceği gibi kıvrılmıştı mutfaktaki kalorifer peteğinin yanına. Ayakları üşümüş, elleri uyuşmuş ve kızarmıştı. Ovuşturdu ellerini; avuç içlerini birbirine sürtüp ısınmaya çalıştı. Bu hareketi kâfi gelmeyince, nefesiyle ısıtmayı denedi ellerini. Daha da olmayınca, mutfakta biraz volta atıp kalorifer peteğinin kenarındaki sandalyeye oturdu.
 
Oldukça düşünceli bir halde, uzun süre öylece kaldı. Hiçbir düşüncesi bir diğerini tutmuyor; çaresizce, boş boş oturuyordu. Yaklaşık iki aydır işsizdi. Gündüzleri zaman zaman iş aramaya çıkıyor; fakat her defasında eli boş dönüyordu.
 
Her eve geldiğinde “Yarın iş aramak için daha çok dolaşacağım” diyor buna rağmen biraz dolaşıp kısa zamanda eve dönüyordu. Fazla yürümek onu kısa sürede yoruyordu. Üstelik ruhen de çökük hissediyordu kendini. Bu da ona başka bir yorgunluk hissi veriyordu.
 
Mutfağın penceresine yansıyan yüzünü inceledi. Ne kadar da üzgün bir çehresi vardı. Gözlerinin derinliğine gizlenen hüzün, dikkatli bakıldığında fark edilecek kadar sinmişti yüzüne. Gençliğini hatırladı. O zamanlar çalışmak için birçok kapı ona açılıyor ve iyi paralar kazanıyordu. “Keşke” dedi kadın, “Keşke bir kaç seneliğine bile olsa gençliğim geri gelse”. Hani şu borçlarından kurtulabilecek kadar… Oysa şimdi hangi kapıyı çalsa önce yüzüne bakıyorlar, “Eleman aranıyor” yazısı asılı olduğu halde “Biz aldık; yarın biri gelip başlayacak” diye cevap veriyorlardı. Kadın anlıyordu genç bir eleman arandığını.
 
Kalorifer peteğinin üstüne koydu ellerini. Petek bile doğru düzgün ısınmazken, odanın hamam gibi olmasını beklemiyordu kadın. Her şeyi idareli kullanması lazımdı. Yoksa fatura daireleri varlıktan yokluktan anlamazlardı haklı olarak. “Sonuçta haklılar. Hizmetlerin bedeli elbette ödenmesi gerekir” diye düşündü. Hayıflandı kendine. Hatta kendine kahretti birden. Neden kendini bu duruma düşürmüştü ki? Kendi ayaklarının üzerinde duracak zemini niye hazırlamamıştı? Fakat bundan vazgeçti; çünkü bunlar herkesle paylaşılacak şeyler değildi. Kim anlardı bugün bu durumda oluşunu. Dışardan farklı gözükse de kendi bildikleri farklıydı.
 
Biraz da kendini suçlu hissetti. İşini tam takip etmeyince aksaklıklar oluyordu. Fırsat verilse, ilerlemiş yaşına rağmen oldukça aktif ve çalışkandı. Her çalıştığı yerde, sanki kendi iş yeriymiş gibi sahiplenerek çalışırdı.
 
Bir süre daha oturdu. Acıkmıştı. Buzdolabının kapağını açtı. Dolabın içinin soğukluğu aniden yüzüne çarpınca geriledi. Gözleriyle dolabın içini taradı. Ne kalmıştı ki? Bir köşede ceviz büyüklüğünde kaşar peyniri vardı sadece. Onu aldı; çay demleyip tost yapabileceğini düşündü. Kaşar peynirini ekmek tahtasının üzerine koyup, et döveceğiyle hafif hafif vurarak yassılaştırmaya, yufka misali açmaya çalıştı. Bıçakla kesse kırık kırık olacaktı. Nitekim peynir çay bardağı altı kadar açılmıştı. Kadın, sanki heykeltıraşların yaptıkları eserlerden birine bakarcasına peyniri seyretti. “Oldu” dedi. Şimdi de bu peynire bir küçük somun lazım. Ekmek sepetinde ekmek aradı. Ekmeğin bittiğini fark etti. Cüzdanına baktı. Yetmiş beş kuruştan başka parası kalmamıştı. Yirmi beş kuruşu yoktu.
 
Gözleri doldu, mırıldandı…
 
“Bir somun ekmek, bir somun ekmek…”
 
Ve bir şiir döküldü yüreğinden…
 
Düşerek bir basamak daha düşlerden,
İyice eriştim dallarına yalnızlığın.
 
Ve sen…
Evet sen!
 
Be hey sakĺımdaki umut,
Kopup da gel şimdi.
Sağanak sağanak yağmurlara dolanarak.
 
Tut elimden çek beni.
Çıkar beni
Şu umutsuzluk çukurundan…


Fatma ÇİÇEK

Fatma Çiçek | 05/01/2019

5 Yorum | 168 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Yasemin Demir 13/01/2019 21:20

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara

Yasemin Demir 05/01/2019 20:48

Fatma hanım şiir zamanı ailesi güzel yüreklerden oluşan edebiyatı edep bilen şairlerin dergahıdır sizi de aramızda görmekten mutluyuz aramıza 
Ä°lgili resim

Hoşbuldum Yasemin Hanım. Güzel paylaşımlarda bir arada olmak üzere...


Saygılar...

Fatma Çiçek

Ramazan Boran 05/01/2019 17:53

Bir somun ekmekle yaşamdan yaşanmışlıklara ışık tutan ne güzel bir öyküyle,

Hoş geldiniz Fatma hanım.
Nice güzel paylaşımlara..dostlukla

Çok teşekkür ediyorum. Bir öykü ile adım atmış oldum. Nicelerine inşallah...



Fatma Çiçek

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Ahmet  Zeytinci
Tahtakurularının Islatılmasında Kullanılan Tekniklerin Derin Analizi
ne mutlu yüzlere biraz tebessüm ekebildi isem....
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Mesut Turgay Kılıçoğlu
_()__ ÇANAKKALE__()_ M.H
Şİİr zamani ailesi olarak  gün...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı
Mesut Turgay Kılıçoğlu
UNUTULMAYANLARA
Şİİr zamani ailesi olarak  gün...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı
Mesut Turgay Kılıçoğlu
Kır Kalemi, Hakim Bey.
Şİİr zamani ailesi olarak  gün...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı
Mesut Turgay Kılıçoğlu
Ölümsüz Bin Bir Mezar
Şİİr zamani ailesi olarak  gün...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı
Mesut Turgay Kılıçoğlu
Dönmeyi Düşünmediler
Şİİr zamani ailesi olarak  gün...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı
Mesut Turgay Kılıçoğlu
Sahil:
Şİİr zamani ailesi olarak  gün...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı
Kadir  Yatağan
Çanakkale Türküsü
'Çanakkale türküsü' adlı şii...
(Kadir Yatağan tarafından)
Devamı
Şükran Gülcenaz Aydoğan
UNUTULMAYANLARA
...
(Şükran Gülcenaz Aydoğan tarafından)
Devamı
Şükran Gülcenaz Aydoğan
Tahtakurularının Islatılmasında Kullanılan Tekniklerin Derin Analizi
bu yorum 18.03.2019 tarihinde güncelle...
(Şükran Gülcenaz Aydoğan tarafından)
Devamı
Şükran Gülcenaz Aydoğan
Tahtakurularının Islatılmasında Kullanılan Tekniklerin Derin Analizi
Ahmet bey ne zaman sizin yazılarınızı okusam d...
(Şükran Gülcenaz Aydoğan tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
UNUTULMAYANLARA
Var olsun can kalem ve yüreğiniz.. beğeni ile o...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
Ölümsüz Bin Bir Mezar
Allah cc  amanlarını kessin, türkiye barı...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Şükran Gülcenaz Aydoğan
Yağmur Sokakları - Rinde
b u günlerde yağmur yağışlarını bekler ol...
(Şükran Gülcenaz Aydoğan tarafından)
Devamı
Şükran Gülcenaz Aydoğan
_()__ ÇANAKKALE__()_ M.H
siperler yan yana göğüs göğüse tarih...
(Şükran Gülcenaz Aydoğan tarafından)
Devamı
Şükran Gülcenaz Aydoğan
Ölümsüz Bin Bir Mezar
Dünyanın gözü hep üzerimizde savaşta veya ba...
(Şükran Gülcenaz Aydoğan tarafından)
Devamı
Şükran Gülcenaz Aydoğan
___ÇANAKKALE___N.Ç
...Ölümüne çoşanlar iman dolu neferdi ...
(Şükran Gülcenaz Aydoğan tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
Sevdan Babil Bahçesi
Çok teşekkür ederim hocam.. var olunuz, saygıl...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
İki Kadın Arasında Ki Medcezir 5.
Çok teşekkür ederim değerli hocam, hem siz se...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Hâsılı Kelam..........
...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı

Linkler