"Birlikte 'Eskimek' çok güzel, Eksilmedikçe." N. H.. (06/01/2019 02:20)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

Bilgi Yayınevi'nden İlk baskılarına sadık kalınarak hazırlanan Sabahattin Ali kitapları [Devamı]

Nazım Hikmet karikatür sergisi açıldı [Devamı]

Ankaralılar,13. Ankara Kitap Fuarına Akın Etti [Devamı]

Shakespeare Okumak O Kadar Zor Değil [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER :MÜZEYYEN SENAR [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Hüzün taze tutar aşk yarasını. Yaramdan da hoşum, yarimden de…
    Şemsi Tebrizi

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 38 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Geçmişte Bir Gün




Bizim yaşadıklarımızı anlatınca geçmiş zaman olur ki!
deniliyo.

Tabiki çok yıllar öncesine çocukluk yıllarıma gideceğim.
Hafızamdan silinmeyen anılardan bir tanesini anlatmaya çalışacağım.
7-8 yaşlarında iken bahar aylarında herkes gibi, hafta sonları ailecek bbizde sayfiye yerlerine giderdik,
Gideceğimiz yerler şehir merkezine uzak, arabalar o zamanlar lüks sayıldığından arabası olan elle gösterilirdi. Şehir dahili araba da bulmak mümkün değildi.
Sayfiye yerlerine gidecekler belli yerlerde toplanır, ordan koca kamyon kasalarına biner giderdik.
Piknikte yiyeceklerimizi evden yanımızda götürür orda, yer sofrası açılır allah ne verdiyse der yerdik. Onu yemem, bunu yemem gibi bir lüksümüz olamazdı.
Ne yersek tadına doyamazdık, sevgi İle yenen yiyeceklerimizin tadına doyum olmazdı.
Bizim kısırımız , künefemiz meşhur, (Hatay) genelde yanımızda kısır malzemesi olur (Biz sarmaiçi deriz) orda yoğrur ve yerdik.

Gittiğimiz sayfiye yerleri suların bol olduğu yerlerdi.
Bir hafta sonu Şehir merkezine 3 km. uzaklıkta o zamanki adı "Soğuksu" denilen yere gitmiştik. Orda çok kuvvetli (suyun gözü) buz gibi akan su vardı. Şimdilerde su şehir şebekesine bağlanmış Piknik yerlerinden hiç eser kalmamış.
Herkes gibi bizde 4 kardeş anne baba bir ağacın altına kilimizi açıp oturup piknik yaptık.
Yolu ordan geçenler, buz gibi sudan içmeden geçmezlerdi.
Sürahide içecek su kalmamıştı.

Rahmetli babam;
- kızım sürahiyi bir su dolduruver, ama az içerden al ki kimse dokunmamış olsun dedi. Bende peki baba dedim.
Oturduğumuz yer, suyun yüz metre kadar uzağındaydı. Akan su asvalt yolun altından geliyor, Irmak gibi akıyordu. Yöre halkı yünlerini, kilimlerini götürüp orda yıkarlardı.
Ben elimde sürahi su doldurmaya gittim, kalabalıktı. küçük olduğumdan suyun biraz içerisine daldım ama etrafıma bakmıyordum.
Arkamdan amcalar ablalar bağırıyolar,

- kızım kaç diye, ama ben oralı olmuyorum, bana seslenildiğini de tahmin etmiyordum. akan suyun içinde az ilerde benim arka tarafımda bir at arabası vardı, Atlardan biri öyle bir kişnedi ki dönüp ona baktım ne oluyo diye. O sırada arkamdan bir teyze beni hızla çekti, şaşırmıştım, o şaşkınlıkla gözüm suyun içinde o zamanki benim boyumdan daha uzun bir yılan sanki ayakta durur gibi yükselmiş, başı bana dönük ancak bir metre uzağımda bana bakıyor o anda yılanla göz göze geldim dona kalmıştım. Bir anlık şaşkınlıktan sonra Suyu tabiki dolduramadım. Ve bana kaç kızım diye seslendiklerinden boş sürahi ile kaçtım annemlerin yanına geldim.

Babam;
- kızım ne oldu boş sürahi ile dönmüşün dedi. Olanları anlattım, onlarda çok şaşırdı. Babam hanım kız çok korkmuş dedi, ama; ben yılandan değilde bağrışmalardan korkmuş ve kaçmıştım. Gerçekten şimdi görsem belki de çok korkardım o zaman aklıma korku gelmemişti.
Bunun üzerine babam rengimin attığını görünce, kendime gelmem için.

-Sen çok acıkmışsın dedi. Sofra bezinin arasında yumruğuyla bir soğanı kırdı. Ekmek arasına yerleştirdi tuz ve kimyon ekledi al kızım ye de rahatla dedi.

Bu anlattığım olayın üzerinden en az 55 yıl geçmiş ama, ben o açlıkta orda yediğim soğan ekmeğin tadını hala hiç bir yiyecekte bulamadım.
Bir zamanlar yokluk vardı, evimizde su yok sokak çeşmelerinden taşırdık veya uzunca hortumlarımız olur sırayla komşular evlerine hortumlarla su alırlardı. evlerimizde soba değil köşe tandırımız etrafında minderler vardı.
Akşam oldu mu, tandır etrafında oturur ayaklarımızı yorgan altına alırdı, ninemin masallarıyla uykuya dalardık.
Bir radyomuz vardı, Ankara radyosu, Kıbrısın sesi ve çukuorvayı çekerdi çekmesine toprak hattı hava hattı antenler i vardı, sık sık parazitler yapar kulaklarımızı çınlatırdı. Sussun diye radyonun sağına soluna vururduk. Radyoda hergün öğleye doğru. gür bir sesle " MİKROFONDA TİYATRO" yayını vardı pür dikkat dinlerdik, arkası yarın gibi devam ederdi. Sonradan soba, su elektirik geldiğinde rahatlamıştık. Telefon sayılı kişilerin evlerinde vardı.

Şimdilerde herşey var, Para var, herkesin bir odası var, telefonu var, televizyon var saymakla bitmez yok yok diyebiliriz. Tabiiki yoksullarımız da var bunu inkar edemeyiz.
Ama kime sorsan herkesin bir derdi var, doyumsuzluk var. Bir şarkı var ya. " Herkesin bir derdi var, durur içerisinde " işte böyle.

Diye diye su gibi akıp geçti yıllar.

02.02.2019 - Melek Dönmez
İst.

Melek Dönmez | 02/02/2019

0 Yorum | 35 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Henüz Yorum Yapılmamış. İlk Yorum Yapan Siz Olun.
Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Mesut Turgay Kılıçoğlu
’ikrar’...Nitera
Şİİr zamani ailesi olarak  günü...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı
Mesut Turgay Kılıçoğlu
Ayna
Şİİr zamani ailesi olarak  günü...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı
Mesut Turgay Kılıçoğlu
Aldığın rüşvet kırktan az olmasın diyorlar
Şİİr zamani ailesi olarak  günü...
(Mesut Turgay Kılıçoğlu tarafından)
Devamı
İbrahim Kurt
Canan Ne Zaman Geleceksin
Çok çok teşekkür ediyorum saygılar sunuyorum...
(İbrahim Kurt tarafından)
Devamı
İbrahim Kurt
Canan Ne Zaman Geleceksin
...
(İbrahim Kurt tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
KALBİME YASAK KOYDUM
Merhaba sevgili ablacığım. ne güzel bir kalemi...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
BİTMİYOR NEDEN
Şiir de özlemde var sitemde hocam..  Şairi...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
YAZINDA YAZIMIN ÖNEMİ
Merhaba afet hanımcığım, emek vererek yazmış...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
Onu Neden Seçmişim
günaydın yaseminciğim, şiirimi taçland...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
Onu Neden Seçmişim
Çok teşekkür ederim, sevgiler saygılar şiir z...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Gülsen Tunçkal
Onu Neden Seçmişim
Günaydın, gönlüm sizlerle ama sağlığım elv...
(Gülsen Tunçkal tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Seni düşünmeden yapamıyorum.
...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
YAZINDA YAZIMIN ÖNEMİ
...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Üç nokta beş virgül gibi:
...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Canan Ne Zaman Geleceksin
...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
En Cüce Ayın Dolunayı
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
HAYDİ, GEL DE O GÜNLERE GİDELİM
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Sabâ
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
MUTLAKA
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Dudağıma Değdirdiğim İşaret Parmağı
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı

Linkler