Sayın Yasemin Demir Hanımefendinin başarılı geçen ameliyat sonrası nekâhet döneminde esenlik ve daimi şifalar dileriz. (12/09/2019 11:57) | Şiir zamanı yaz akşamlarından güzel şiir dolu günler,esenlikler diler... (20/06/2019 17:17)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Çok Şey Söylendi Öykü Üzerine Çok+ Bir* [Devamı]

Küçük İskender'in Büyük İskender'liğe Terfisi [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Gönlüm dilime dаrgın, dilim gönlüme Gönlüm duygulаrını аnlаtаmаdığı için kızаrken dilime;Dilim аnlаtаmаyаcаğı şeyleri düşündüğü için kızıyor gönlüme
    Mevlana

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 3 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

TATILDE KABUS



TATILDE KABUS

TATILDE KABUS

Ağustos ayının ortalarıydı. Nevin ve yeni nişanlandığı Serdar’ın daveti üzerine, üç kadın tatile gelmiştik Antalya Beldibi’ne. Bizi terminalde karşılamışlar, Beldibi’nde, “Baraka” diye adlandırılan; ama “Baraka” ismiyle hiç bağdaşmayan, oldukça lüks bir yere yerleştirmişlerdi. İlk gün oldukça güzeldi. Çevreyi gezmiştik bol bol. Sonra tanıdıkları bir lokantaya gitmiştik hep birlikte. Yetkililere, burada konakladığımız sürede ne istersek yiyebileceğimizi de söylemişlerdi.

Nevin ile Serdar son derece misafirperver, iyi niyetli insanlardı. Serdar’ın Antalya’da şirketi vardı. Nevin ise bu şirkette hem hissedar hem de genel müdürdü. Oldukça güzel, zeki ve çalışkan bir kızdı. 

Yaklaşık bir hafta olmuştu geleli. Çok hoş zaman geçiriyorduk. Nevin, akşamları iş çıkışında yanımıza geliyor, geç saatlere kadar bizimle kalıyordu. “Uykusuz kalıyorsun” dediğimizde, anında lafı ağzımıza tıkıyor, “Her zaman mı geliyorsunuz? Kırk yılın başında bir gelmişsiniz. Ben size gelsem böyle mi yapacaksınız? İş çıkışı hemen eve mi gideyim?” diyordu. “Tamam tamam, nasıl biliyorsan öyle yap” deyip gülüşüyorduk biz de… 

Kaldığımız yer çok güzeldi. Bir adım ötemizde denize girebiliyorduk. Çevre düzeni harika idi. Palmiyeler, begonviller, rengarenk çiçekler insana huzur veriyordu. Kıyı alabildiğine uzundu. Akşam olunca; yerli, yabancı turistler sahil kenarına gelir, gruplar halinde ateş yakıp etrafında toplanırlardı. Gitar eşliğinde şarkı söyleyenler, el ele dolaşan sevgililer, denize girenler, neşe içinde koşturan çocuklar oldukça neşeli zaman geçirtiyordu bize burada. 

Her şey çok güzeldi; ama öğle sıcağı bunalttıkça bunaltıyor, nefes almayı bile zorlaştırıyordu. Aşırı nem, incecik kıyafetleri üzerimize yapıştırıyordu sürekli. Bu nedenle, sık sık değiştirmek zorunda kalıyorduk giysilerimizi. Akşamın olmasını iple çekiyorduk hep. Barakamızda çalışan klimamıza rağmen; Melahat, Yeşim ve ben sıcaktan bunalıyorduk. 

Melahat’ın kızı Yeşim, sıcak nedeniyle yere sere serpe uzanmıştı. Annesine döndü birden.

-Anne, biz buraya tatile mi geldik yoksa cehenneme mi? Sıcaktan öleceğim şimdi.

Melahat konuşmaktan acizdi sanki. Zorla konuştu kızına… 

-Kalk istersen denize gir. İyi gelir.

-Ne denizi? Pişmeye niyetim yok. Hamam suyuna benziyor bu saatlerde deniz. Belki ikindiden sonra…

-Eee! Ne diyeyim sana? Kalk soğuk duşa gir.

-Yeni girdim; ama bir kez daha gireyim.

Yeşim, hepimizin sıkıntısını dile getirmişti aslında. Öğle sonları olunca; hepimizde bir mayışma, daha doğrusu rahatsızlık oluşuyordu. 

İkindi oldu sonunda. Biraz olsun kendimize gelmiştik. “Hadi denize girelim” dedim Yeşim’e. O da bunaldığı için dünden razıymış zaten; hemen havlularımızı alıp sahilde kumlara yerleştik. Bir hayli yüzdükten sonra, gelip havlularımıza uzandık. Bir yandan da, kumlanan üstümüzü temizlemeye çalışıyorduk. Yeşim yorulmuş gibiydi. O hali beni güldürmüştü doğrusu…

-Kız! Daha ön dördüne yeni girdin. Bu yaşta yorulma olur mu? Ben gibi olsan ne yapacaksın? Yirmi altı yaşıma geldim bile ben.

-Ay Gamze Ablaaaa! Sanki çok yaşlısın…

Melahat denizi pek sevmezdi. Arada bir ayaklarını suya sokmakla yetinirdi. Yeşim ve bana da “Kurbağa mısınız nesiniz? Bir türlü doymuyorsunuz suya” diye laf atardı.

Havlunun üzerinde uzanmış, uyku ıle uyanıklık arasında, Yeşim’in anlattıklarını dinlemeye çalışıyordum. “Aslında iyi ki geldik Gamze Abla” dedi. Sesi bir gelip bir gidiyordu sanki. Bazen duyulmayacak kadar kısık hal alıyor, bazen kulakları tırmalarcasına yükseliyordu. Eski kısa dalga radyolar gibiydi ses tonlamaları. Düşünemiyordum, “Neden böyle oluyor?” diye. Bir süre sonra, iyice uzaklaştı sesi. 

Gözlerimi kapatmıştım. Çevredeki tüm sesler kesilmişti o an; ya da ben duyamıyordum. Yüzü görünmeyen siyah bir gölge yanaşıyordu bana. “Yaklaşma!” diye haykırmak istedim; ama ağzımı açamıyordum. Artık bana soğuk soğuk dokunuşlarını hissediyordum. Sesim çıkmıyordu; ama tüm iç sesimle avaz avaz bağırıyordum. Kumların üzerindeki havlunun da altımdan kaydığını hissettim. Direk kumların üzerindeydim çünkü. 

Çırpınışlarım boşunaydı; gelip bütün ağırlığıyla üzerime boylu boyunca uzanmış, beni hareketsiz bırakmıştı. Nefesi yanaklarımda geziniyordu artık. Kaslarımın çelik gibi kasıldığını hissediyor, bağırıp çığlıkla itekliyordum üzerimden kalksın diye. Uzaklaştıramıyordum. Korkudan ölecek gibiydim. Kalbimin aşırı çalışması kulaklarımdaydı. Sürekli olarak “Yeşim! Yeşim!” diye çığlıklar atıyordum; ama Yeşim’den de hiç ses çıkmıyordu. “Acaba” sözcüğü beynimde oradan oraya geziniyordu. Olanca gücümle iteklemeye çalışıyordum; ama kollarım hiç hareket etmiyordu. Sesim zaten çıkmıyordu. Canımı acıtmaya başlamıştı ve kalkmaya hiç niyeti yok gibiydi. 

Aklıma Ayet el Kursi geldi ve başladım okumaya. “Aliyyül azim” diye ayetin sonuna geldiğimde, yavaş yavaş üzerimden kalktı. Korkuyla gözlerimi açtım ve Allah’ima şükürler ettim. Hemen Yeşim’e döndüm sinirle.

-Yeşim, niye bana cevap vermiyorsun?

Yeşim şaşkın bir halde basını kaldırdı.

-Gamze abla ne zaman bağırdin? Misil misil uyuyordun. Niye cevap vermeyeyim ki? Yanındaydım. Hiç ayrılmadım üstelik buradan.

Kendimi toparlamıştım. Yine uyuyup kalmıştım ve o illet de yine gelmişti demek. Birkaç yıldır bununla yaşıyordum ve uykuya dalmakta zorlanıyordum korkudan. Bundan dolayı, uyumadan önce sürekli dualar eder, korka korka uyurdum.

Yeşim, “Yine mi geldi Gamze Abla” dedi. Anlamıştı; anlatmıştım çünkü. Yerimden kalkıp doğruldum. Yeşim de kalkmıştı ve ben üzgün olduğum için o da hüzünlenmişti. 

-Yeşim buraya neden geldik biliyor musun? 

-Niye geldik Gamze Abla?

-Tatile… O halde ne yapmamız lazım?

-Ne yapmamız lazım Gamze Abla?

-Denize Yeşim denize! Bak şu ne kadar güzel! Küçücük bir dalga bile yok… 

Yerimizden kalktık; çocuklar gibi koşarak, kahkahalarla bir ağızdan haykırdık.

-Tatile geldik tatile!

Fatma Çiçek

Fatma Çiçek | 23/04/2019

0 Yorum | 171 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Henüz Yorum Yapılmamış. İlk Yorum Yapan Siz Olun.
Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

vedat dündar
/Boş Sayfalar
Ramazan'ın bir düzüne yıl önce yazmış oldu...
(vedat dündar tarafından)
Devamı
Gülseren MORKAN
Sıkı Tutun Aşkıma/Batma demiştim sana
Şiirimi gün seçkisiyle taçlandıran Şiir zama...
(Gülseren MORKAN tarafından)
Devamı
Gülseren MORKAN
Sıkı Tutun Aşkıma/Batma demiştim sana
Çok teşekkür ederim beğeni ve değerli yorumu...
(Gülseren MORKAN tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Sıkı Tutun Aşkıma/Batma demiştim sana
günün seçkisini ve değerli ka...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
ECELİM OLACAKSIN
günün seçkisini ve değerli ka...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Pavlov'un Kamikaze Köpekleri ve Siyasete Koşullananlar
günün seçkisini ve değerli ka...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Taş Eridi
günün seçkisini ve değerli ka...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Suyu Sen Diye İçtim
" Şairini ayak izlerinden", dizelerdeki uyak izle...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Sıkı Tutun Aşkıma/Batma demiştim sana
Sanki bir felaket, bir kıyım, bir izdiham,yaşan...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Hermann HESSE'den Bir Şiir
Psylaşıp tanış ettirdiğiniz için çok teşek...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
ECELİM OLACAKSIN
Her ölümün elbette bir sebebi vardır.aşina ol...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Pavlov'un Kamikaze Köpekleri ve Siyasete Koşullananlar
Savaş kazanmak için her türlü hileye, taktiğe...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Taş Eridi
Kutlarız başarınızı, nicelerine inşallah. sa...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
/Boş Sayfalar
Ah be ıssızlık !...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Gülseren MORKAN
Sıkı Tutun Aşkıma/Batma demiştim sana
Çok teşekkür ederim beğeni ve değerli yorumun...
(Gülseren MORKAN tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Pavlov'un Kamikaze Köpekleri ve Siyasete Koşullananlar
ne parlak bir savaş zekası! ne kadar acı ...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Taş Eridi
Adana ezgileriyle dolup taşmış bir heceydi.&nbs...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
ECELİM OLACAKSIN
Ahenkli gidişat, şiiri bitirdi bile.  maşu...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Hermann HESSE'den Bir Şiir
Derin tasvirlerle dolu şiir için teşekkürler, ...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Sıkı Tutun Aşkıma/Batma demiştim sana
Harika uyaklarla akıp giden bir şiirdi.  ni...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı

Linkler