Şiir Zamanı her zaman herkese sağlık ve mutluluklar diler. (05/05/2019 01:49)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Thomas Bernhard:  Öfkenin Barok ve Romantik hali [Devamı]

Kafka  üzerine notlar-6 [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER:İLHAN İREM [Devamı]

Tolstoy ve Gandhi: Zorbalığa karşı iyilikten ayrılmayın [Devamı]

Sabahattin Ali 111.doğum gününde anıldı!  Sahabattin Ali kimdir hayatı eserleri [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    “Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-u-zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asîl kanda, mevcuttur! Mustafa Kemal Atatürk 20 Ekim 1927 Günümüz Türkçesiyle: “Ey Türk Gençliği! Birinci görevin, Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonsuza dek korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. Gelecekte bile seni bu hazineden yoksun bırakmak isteyecek iç ve dış düşmanların olacaktır. Bir gün, bağımsızlık ve cumhuriyeti savunmak zorunda kalırsan, göreve atılmak için içinde bulunacağın durumun olanak ve koşullarını düşünmeyeceksin! Bu olanak ve koşullar hiç uygun olmayan bir durumda kendini gösterebilir. Bağımsızlık ve cumhuriyetini yıkmak isteyecek düşmanlar, dünya tarihinde benzeri görülmemiş bir galibiyetin, bir gücün temsilcisi olabilirler. Zorla veya hile ile kutsal yurdun bütün şehirleri teslim alınmış, bütün işletmeleri ele geçirilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesi işgal edilmiş olabilir. Bütün bu koşullardan daha acıklı ve korkunç olanı ise, ülkede iktidara sahip olanlar gaflet, sapkınlık ve hatta ihanet içinde olabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri kişisel çıkarlarını, işgalcilerin siyasi amaçlarıyla birleştirerek düşmanla işbirliği yapabilirler. Ulus, yoksulluk ve sıkıntı içinde ezik ve bitkin düşmüş olabilir. Ey Türk geleceğinin evladı! İşte bu durum ve koşullar içinde bile görevin, Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun güç, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! Mustafa Kemal Atatürk 20 Ekim 1927
    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK.

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 4 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

BİR AVUÇ KÖMÜR İÇİN.


BİR AVUÇ KÖMÜR İÇİN

Günler su gibi akıp geçiyor. Ne çabuk geçmiş koca 5 yıl. Daha dün gibiydi feryat figan eden analar, bacılar, eşler, çocuklar… Çaresizce bekleyen babalar, eş, dost, arkadaşlar… Acaba sağ mı çıkacak, yaralı mı çıkacak diye bekleyen meraklı gözler...

      Sadece bekleyen onlar değil tüm Türkiye üzüntü ve endişe içerisinde bekliyordu. Canla başla çalışan kurtarma ekiplerinin ocaktan çıkarttıkları cenazeleri ve yaralıları tanıyabilmek için bakışan, ağlamaktan yaşları kurumuş gözler… Ocaktan sağ çıkanlar oldukça ümitlenen sevinen işçi yakınları… Hele ocaktan sağ kurtulup da üzerinin kirli olduğundan dolayı sedye kirlenir diye sedyeye yatmak istemeyen koca yürekli o işçiyi unutmak mümkün mü?

   Neden mi bahsediyorum, tam 5 yıl önce 13 Mayıs 2014 günü yaşanan Soma maden faciasından.

 

          Faciayı şöyle bir hatırlayacak olursak;

 Soma’nın Eynez bölgesindeki Soma Holding’e ait Soma Kömür İşletmeleri A.Ş madeninde o günde her şey normal başlamıştı. Ancak yaklaşık 6 bin işçinin çalıştığı ve vardiya değişimi sırasında 598 işçinin bulunduğu madende saatler 15.10’u gösterdiğinde elektrik panosunda meydana gelen patlamanın ardından çıkan yangın, 2 kilometrelik galerileri bulunan ocakta yaklaşık 300 işçi alev duvarının arkasında mahsur kalmasına neden olmuştu. Mahsur kalan işçiler için tek sorun alevler değil, yangınla birlikte ocağa dolan duman da olmuştu. Fakat tek tehlike alevler değildi. Maden ocağı dumanla dolmaya başladı. Bununla birlikte zamanla yarış da başladı. Çünkü her geçen dakika işçiler için çok önemliydi. Kurtarma çalışmaları kapsamında madene oksijen verildi. İşçilerin gaz maskeleri vardı ancak onların da bir dayanma süresi vardı. Yerin metrelerce altında kalan işçilerin bulunduğu galerilere ne kadar temiz hava pompalansa da, maalesef saatler ilerledikçe ölüm haberleri gelmeye başladı ve sonuç 301 madenci hayatını kaybetti.

 

        13 Mayıs 2014 günü Soma’da yaşadıklarımız bir facia olarak tarihimizdeki yerini aldı. Bu elim olaya kaza demek ne kadar doğrudur bilmiyorum. İnsana, emeğe ve emekçiye saygı duyulan ülkelerde yaşanmayan bu tür feci olayların ülkemizde çalışandan, emekten daha fazla kâr amacı, kısa yoldan daha fazla para kazanma hırsı güdüldüğünden maalesef fazlaca yaşanmaktadır. Tekniğin ve teknolojinin bu kadar ilerlediği bir çağda önceki yüzyıllara gömülmüş anlayışların peşinde ne insanı, ne de çevreyi önemsemeden kâr hırsına teslim olmak ülkemizin kaderi olmamalıdır. Ne yazık ki Soma’da yaşadığımız facia bir ilk değil, ülkemizin değişik köşelerinde emekçiler evlerine ekmek götürebilme kavgasında hayatlarını kaybetmektedirler.

     Günlerce yazıldı çizildi, suçlular sorumlular arandı. Ne yazık ki; Her zaman olduğu gibi yine olan hayatını kaybedenlere oldu.

     Suçu olanlar en şiddetli şekilde cezalandırılmış olsa bile, eğer ki ülke olarak yaşananlardan ders çıkartıp bundan sonrası için gerekli önlemleri almazsak, ne yazık ki çocuklarına ekmek götürmek için gün yüzü görmeden yerin yüzlerce metre altında alın teriyle helal para kazanmak için ter döken ve hayatını kaybedenler hayatlarını kaybettikleriyle kalırlar.

   13 Mayıs 2014 günü Soma’da ve yurdumuzun çeşitli bölgelerinde hayatını kaybeden tüm maden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

 

 

BİR AVUÇ KÖMÜR İÇİN

 

El salladı eşim evden çıkarken,

Güle güle gidip gel dedi bana.

Pencereden peşim sıra bakarken,

Seni sevdiğimi bil dedi bana.

 

Oğlum hasta idi kalktı dirildi,

Bacağıma sıkı sıkı sarıldı.

Sanki kalbim orta yerden yarıldı,

N’olur bir bisiklet al dedi bana.

 

Kazmayla küreği alıp kucağa,

Bin bir düşünceyle girdim ocağa,

Nasıl can dayansın böyle sıcağa,

Sanki hep burada kal dedi bana.

 

Dehlizlerde sağa sola koşarım,

Her taraf karanlık yolu şaşarım,

Nefes alamazsam nasıl yaşarım,

Bu ne dayanılmaz hal dedi bana.

 

Allah’ım yardım et ben çok zordayım,

Kısıldım kapana kaldım dardayım,

Yanıyor yüreğim sanki kordayım,

Burada saatler yıl dedi bana.

 

Şimdi dışarıda dövünen olur,

Yaptığı eserle övünen olur,

Bir de övüneni savunan olur,

Artık çok geç kaldın kul dedi bana.

 

Zehir doldu ciğer solumam gayrı,

Size gelen yolu bulamam gayrı,

Beklemeyin beni gelemem gayrı,

Ecel yakalayıp öl dedi bana.

 

Söyleyin anama ağıt yakmasın,

Ağlayarak peşim sıra bakmasın,

Çocuklarım boyunların bükmesin,

Maden şehidisin bil dedi bana.

 

Mahir bu acıya canlar dayanmaz,

Bu nasıl uykudur, uyur uyanmaz,

Şehit olanların canları yanmaz,

Allah’ın Rahmeti bol dedi bana.

 

Mahir Başpınar 15.05.2014

Mahir Başpınar | 13/05/2019

2 Yorum | 35 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Yasemin Demir 19/05/2019 22:34

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara

Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) 15/05/2019 10:03


Güne düşen şiire ve şairine "Şiir Zamanı Ailesi" olarak içtenlikle 

tebrikler gif ile ilgili görsel sonucu

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Ramazan Efe
ATATÜRK BU DEMEK...My
güzel bir tanımlama atatürk bu demek... sağ...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Fahri Doktor Civanım
kadim mizah yazan arkadaşımıza fahri mizah pro...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Anlat Köye Mektup-2
türkü tadında ve sıcaklığında bir sayfa......
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Deremem Diyor.
Dedim - dedi ikilemiyle oluşturulan halk Şiiri b...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Pantolonumun Askıları
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
BİR AVUÇ KÖMÜR İÇİN.
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
BuĞDaY YaNıĞı
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
KIRK YAMA
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
FASETA
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
ESER KALMADI......
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
AKLIMDA KALAN TEK ŞEY...My
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
KÜN FEYEKÜN
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
RAMAZAN VE ORUÇ
Teşekkürlerimizi saygılarımızı sunarız. ...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Serpil  Savaş
GÜN BİTENE KADAR
Orhan bey teşekkür ederim sağ olun, saygılar....
(Serpil Savaş tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
GÜN BİTENE KADAR
Tasvirlerin dozu ile bütünlük çok iyi ayarlanm...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Şiraze - 3-
Tasvirlerin derinliğini düşletmek için, ardı...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
BuĞDaY YaNıĞı
Sevda mektubundaki tasvirler ne çok derindi! nice...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Atam'a.
ne kadar uzun yaşatsak da, verdiğimiz canlarl...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Hepsine uzağım
Öbeklerin toplamında, bütünlük arz eden bir t...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
ESER KALMADI......
Esat abimden, yine olağanüstü bir klasik şiir....
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı

Linkler