Okuyalım-Okunalım; yorumlayalım yorumlanalım" (07/06/2020 05:11) | Şiir zamanı bahar akşamlarından güzel şiir dolu sağlıklı günler,esenlikler diler EVDE KAL TÜRKİYE!!.. (25/03/2020 15:56)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

ATATÜRK’ÜN EDEBİYATLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİ [Devamı]

Koronavirüs Sözcükleri [Devamı]

Editörlük felsefesi [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER :NERMİNE MEMEDOVA  [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Büyük ve yüksek şeyleri görebilmemiz için onlara göre bir ruhumuz olması gerekir; yoksa kendi çamurumuzu görürüz onlarda.
    Montaigne

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 2 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

BABAM (PAMUK DEDE)




Biraz babamı anlatıp, onu yâd etmek istiyorum. 1 Ocak 1937 doğumluydu babam.
Bursa’nın Orhaneli ilçesine bağlı Girencik köyünde dünyaya gelmiş. Sekiz yaşında annesi vefat etmiş. Evin en büyüğü oluşundan diğer kardeşlerine bakmayı öğrenmiş. Ev işleri yemek bütün bunları babam yapıyormuş. Lakin Hacı Hamit dedem tekrar evlenmiş babaannemin vefatından bir süre sonra. Evlendiği kadın " Ben senin çocuklarına bakmaya mı geldim " deyince dedem kadını babasının evine geri göndermiş. 
Bir süre her şeyi üstlenen babam, dedeme o çocuk aklıyla bir başka kadına dünürcülüğe gitmiş. Kadını ikna edip dedemle evlenmesine razı etmiş. Ben hatırlıyorum Münevver Babaannemi. İyi kadındı ve seviyordu bizleri. Allah rahmet eylesin.
Babam küçük yaşta tarlada bağda bahçede çalışırmış. Zaten babam ben bildim bileli çalışıyordu. Daha sonraları yine Orhaneli ye bağlı olan Çöreler köyünün kömür maden ocaklarında çalışmaya başlamış. Babam yetişkin olmuş. Ağaçhisar köyüne ne için gittiyse hatırlamıyorum o köyde annemi görmüş. Görüş o görüş. Bir görüşte aşk. Bir şekilde anneme benimle kaç teklifinde bulunmuş. Babam Ağaçhisar köyünde tanınmayan bir adam. Annemin daha önce köyünde hiç görmediği biri. Annemde henüz reşit değil. Buna rağmen babamı beğenmemiş olacak ki babamın ardına takılıp gitmiş.
Annemin yokluğu fark edilince dedem kızım kayıp diye jandarmaya bildirmiş. Aramalardan sonra bulunan annemle babam jandarmalar eşliğinde hâkim önüne çıkartılmış. Hâkim reşit olmayan anneme " Kızım babanın evine mi dönmek istersin yoksa bu adama mı " diye sorunca annem " babamın evine "diye cevap verince hâkim babamı hapse attırmış. Fakat kısa zaman sonra davadan vazgeçilip babamla annem evlenmişler.
İki sene sonra ben olmuşum. Girencik’te doğmuşum babam gibi. Dört beş yaşlarında Orhaneli ye taşındığımızı hatırlıyorum. İlk boncukçu dede diye yaşlı bir adamın iki katlı evinin üst katına kiracı olarak girmiştik. Daha sonra babam mektep bayırı denilen yere iki katlı ev yaptırmıştı. Bu ev yapılırken evin inşaatında kendisi de çalışıyordu.
Daha sonra babam Elazığ a kömür madenlerine çalışmaya gitti. Altı ay mı bir sene mi orada kalmıştı. Oradan döndükten sonra Almanya ya işçi olarak gitti. Tahminen bir sene sonra annemi ve iki kardeşimi de götürdü. Benden beş yaş küçük kız kardeşimle biz kalmıştık. Ben okula gidiyordum. Diğer kardeşimi Girencik’te dedeme bırakılmıştı. Ben henüz orta bir sömestre tatilindeyken babam Almanya’dan gelip diğer kız kardeşimle bizi de Almanya ya götürdü. Yıl 1974 19 mayıs. Bu tarih hep aklımda kalmıştı. İlk uçağa binişim ve ilk neskafe içişim. Ailecek Almanya’daydık. Babam yine kömür madeninde çalışıyordu. İşe gitmeden önce kendine yiyecek hazırlardı. İş molasında yiyebilmek için. Termos olduğunu öğrendiğim uzunca bir şeye demlenmiş çay doldururdu. Bazen annem hazırlardı bazen de kendisi. Dedim ya babam severek yapıyordu. Annemin iş bilmezliğinden değildi. Babamın elinden her türlü yemek geliyordu. Dolma yapardı içini özenle hazırlar ve " hadi derdi yiyin bak ne güzel olmuş" Alışverişe çoğunlukla babam giderdi. Bize kıyafet almaya da. Mağaza, mağaza dolaşır bir sürü kıyafet denettirirdi bize. Aile olarak hepimize çok düşkündü. Evimizde hiç bir eksiğimiz olmaz kendimi bildim bileli bize hiç yokluk göstermemişti. 
Tez canlıydı babam. Bir şeyi söyler daha lafı bitmeden kendi ayaklanırdı yapmak için. Şaşardım ben " tamam baba yapacağım işte şimdi söyledin.  "Sen yerinden kalkana kadar" derdi. Misafirperverdi. Yedirip içirmeyi severdi. Sohbeti dinlenir ve komik anlatırdı. Çok gülerdik. Arada bir bilmeceler sorardı. " Çocuklar sekiz keçi yavrusu dokuz anası ön babası bilin bakalım kaç taneler derdi. Çocuk aklımızla işin içinden çıkamaz sayar dururduk.
Anneme ayrı bir düşkündü. Anneme kraliçe muamelesi yapardı. Annem şeker hastası öldüğü için annemin şekerini ölçer iğnesini getirir tansiyonuna kadar ölçerdi. Bana bazen " hadi derdi bir tarhana çorbası yap da şöyle sıcacık içelim." ve sanki ben bilmiyormuşum gibi her seferinde yine tarif ederdi. İçimden kızardım lakin hiç sesimi çıkarmaz dinlerdim. Kendi kendime söylenirdim. Sanki hiç bir şey bilmiyormuşum gibi her şeyi tarif niye ediyorsa. Huyu böyleydi babamın.
Seneler geçmişti. Şartlar değişmişti. Ben ve kardeşlerim büyümüştük. Ben Türkiye ye geri dönüp yerleşmiştim. Birçok kendimize göre yaşadıklarımız olmuştu. Babamlarda Türkiye ye gelip uzun süre kalmaya başlamışlardı. Benim küçüğüm 2004 Ağustosunda vefat etmişti. Boylu poslu dalyan gibi kız bir sene içinde. Neyse... Annemin en sevdiği kız kardeşim oydu.
Sonra annemi 2011 Ekimde kaybettik. Babam iki sene annemi en iyi doktorlara götürüp getirdi. Özel hastanelerde yatırdı. Lakin vade verildiği kadardı. Babamın bacağında platin vardı. Hatalı ameliyat nedeniyle platin ağrı yapıyordu. Babamın yüzde otuz çalışan kalbinde steni vardı. Bundan dolayı tekrar ameliyat olma şansı yoktu. O sık sık ağrıyan bacağıyla annem için çok koşturmuştu.
Annemin vefatından sonra içine kapanmış yasama isteği kalmamış gibiydi.
Kız kardeşim ve annemin yattığı mezarlık oldukça uzak olmasına rağmen her hafta düzenli bir şekilde sabahın köründe mezarlık ziyareti yapardı. Özenle güller dikmişti. Harika açıyorlardı güller.
Son Almanya ya giderken Evimizin terasına diktiği yeni biber çimlerini sulamayı unutma çok ta şu verme çürürler azar azar demişti. Tamam, baba dedim. Hatta çeşmeyi açıp hortumla bak işte böyle diyerek nasıl sulayacağımı gösterdim. Sırf içi rahat etsin diye. Gerçi dedi ben gelirim de. Sonra belki de gelemem dedi. Gelmişti bir hafta sonra babam... Almanya dan bir cenaze firma arabasının içinde. Cenaze firmasına her sene düzenli ödeme yaptığından firma bize hiç bir masraf çıkarmamıştı. Uçakla önce İstanbul´a sonrada defin işlemlerine kadar mezarlığa kadar gelmişlerdi. Babam hiç birimize hiç bir şekilde yük olmadı. Ne maddi, ne manevi. Evimize yakın eczanede çalışanlar babamın vefatına çok üzülüp ağlayanlar olmuştu. Kır saçlı olduğundan Pamuk Dede lakabı takmışlar babama. O sene biberler çok verimli olmuştu. Mahalleyle paylaşmıştım. Babamın kendi elleriyle yaptığı en son onlardı.
2016 Temmuz erkek kardeşimin cenazesi geldi Almanya’dan. 1971 Aralık doğumluydu kardeşim.
En çok babamı özlüyordum. Olsaydı da keşke tek tek çorba tarifi yapsaydı. Hiç ama hiç kızmayacaktım içimden.
Fatma Çiçek



Fatma Çiçek | 30/06/2019

6 Yorum | 620 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Yasemin Demir 27/10/2019 20:12

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara

Fatma Çiçek 01/07/2019 04:25

SIIR ZAMANI AILESINE TEŞEKKÜR EDERİM:

Ramazan Efe 01/07/2019 00:04



Fatma Çiçek

Ramazan Efe 30/06/2019 21:53

Yazarın anlattığını yaşayan biriyim. 2002 de Uçağın kanadında gelmişti babacığım. Aynı hüznü yaşadım inanın...
Nice öykülere
Sağlıkla 
Sağlıcakla


Fatma Çiçek

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Bilal BÜTÜN
Sen Leylâsın..............
Canan köksal şiiri hayranı olduğumu bilenler b...
(Bilal BÜTÜN tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Gökyüzü
Gökyüzünü yeryüzünden kucaklamanın ebemkuş...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
SAATÇİ
Saatten umulan bu sürreal yakarma o denli dokunak...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Nesrin Önem
ÖVÜNME ARKADAŞIM
Çok teşekkür ediyorum değerli hocam her daim s...
(Nesrin Önem tarafından)
Devamı
Nesrin Önem
ÖVÜNME ARKADAŞIM
Şiir zamanı radyosu seçki kuruluna çok çok te...
(Nesrin Önem tarafından)
Devamı
yönetim yardım editörü
KÖYÜMÜZE BAHAR GELSE
Günün seçkisine ...
(yönetim yardım editörü tarafından)
Devamı
yönetim yardım editörü
ÖVÜNME ARKADAŞIM
...
(yönetim yardım editörü tarafından)
Devamı
yönetim yardım editörü
//*PERGEL…
Gün seçkisine ...
(yönetim yardım editörü tarafından)
Devamı
yönetim yardım editörü
SAATÇİ
...
(yönetim yardım editörü tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Haiku/Ri/Kuku
bu yorum 06.06.2020 tarihinde g...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Susu’yorduk
İlginç imgeler, derin tasvirler ile renklendirmi...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
SAATÇİ
Zamanı be güzel betimlenmiş şu saat, saatçiye...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Gökyüzü
Farklı imgeler, deruni bakış sunmuş okura.&nbs...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
//*PERGEL…
Farklı bir kurgu, ahenk dozu ayarlanabilir gözü...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Sen Leylâsın..............
Sor mecnun, vuslata ersen bile, tanır mıydın le...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Gidelim Aysun Hanım
İkna edici bir dil, kesin gidilir buralardan, dah...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
ÖVÜNME ARKADAŞIM
Harika bir didaktik, kurgusu takın ve ahenkli. ku...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
KÖYÜMÜZE BAHAR GELSE
Coğrafik işaretli bir tema, her öbeği ile baş...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Yazıları Okumadığınız Nereden Belli
aynı fikirde olmak güzel. egoları tavan yapan...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
GÜLÜMSE HADİ
Şiirin ritmi ve akıp giden dili çok güzel... ...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı

Linkler