Şiir zamanı 6 yaşında ilkelerinden ödün vermeden güçlü kadrosu ve güzel yürekleri ile altı koca yıl el ele gönül gönüle idik nice 6 YILLARA HEP BİRLİKTE .... (10/10/2019 23:10) | Şiir zamanı şiir dolu güzel günler diler ... (06/10/2019 00:46)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Bilgi Yayınevi'nden İlk baskılarına sadık kalınarak hazırlanan Sabahattin Ali kitapları [Devamı]

Nazım Hikmet: Davet [Devamı]

Ethen Warwick, Villiam Godwvard ve Cortazar [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER : AYLA DİKMEN  [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi…Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım, unutma bizi.
    Uğur Mumcu

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 1 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

GÜL GAZELİ



Şiirin Hikayesi

Gazel, bir edebiyat terimi olarak, ilk beytinin mısraları birbiriyle, diğer beyitlerinin ikinci mısraları ilk beyitle kafiyeli, aynı vezinle söylenmiş, genellikle beş beyit ile dokuz beyit arasında şiirlerin yazıldığı bir nazım biçiminin adıdır. Bununla birlikte beyit sayısı 15'e kadar çıkan gazeller de görülür. Dört beyitli gazellere ise nadir olarak rastlanmaktadır.

Üç veya dört beyitli gazeller aslında eksik gazeller olduğundan bu manzumeler gazel-i nâ-tamâm (=eksik gazel) olarak adlandırılmıştır. Gazel genellikle 5 beyitle yazılmıştır. Gazelin bir diğer adının penç-beyt (=beş beyit) olması da gazelin daha çok beş beyitli bir nazım biçimi olarak kabul edildiğini göstermektedir. Fuzulî gibi bu kurala uymayan bazı şairler de olmakla birlikte, Divan edebiyatında şairler daha çok beş beyitli gazeller yazmışlardır. 15 beyitten uzun gazellere gazel-i mutavvel (=uzun gazel) adı verilir.

Gazelde kafiye düzeni kasîdede olduğu gibidir: aa, xa, xa, xa, xa . . .

Gazelin başlıca konusu "aşk"tır. Ancak farklı konularda yazılmış gazeller de vardır. Birer edebiyat terimi olmamakla birlikte çeşitli araştırmalarda ve yazılarda aşkın verdiği mutluluk ya da acıyı dile getiren gazellere âşıkane gazel, dünya zevklerinden söz eden gazellere rindâne gazel, doğrudan sevgilinin güzelliğinden ve ona duyulan arzudan bahseden gazellere şûhâne gazel, tasavvufî düşüncenin hâkim olduğu gazellere sûfiyâne ya da ârifâne gazel, felsefî gazellere de hikemî veya hakîmâne gazel adlarının verildiği görülmektedir.
Kasîdede olduğu gibi gazelin mısraları birbiriyle kafiyeli ilk beytine matla, matladan sonra gelen beytine hüsn-i matla, son beytine makta, makta beytinden önceki beyte de hüsn-i makta adı verilmiştir. Matla beytinin maksada uygun, etkileyici ve güzel olması hâlinde böyle beyitlere hüsn-i matla, aynı şekilde etkileyici ve güzel makta beytine de hüsn-i makta adı verildiğini ileri süren kaynaklar da vardır.

Bir gazelde birden fazla matla beyti varsa, bu tür gazellere zü'l-metâli ya da zâtü'l-metâli; gazelin en güzel beytine de şâh beyt, şeh beyt ya da beytü'l-gazel denir. Fakat bir gazelin en güzel beyti kişiden kişiye değişebileceğinden gazelin bir beytini şâh beyt ya da beytü'l-gazel olarak seçmek oldukça göreceli bir değerlendirme olur.

Gazelde şairler mahlaslarını genellikle son beyitte kullanmışlardır. Bununla birlikte mahlasın son beyitten önce kullanılmış olduğu gazeller de vardır. Gazellerde şairlerin mahlas kullanmaları Divan şiirinde genel bir kural olmakla birlikte Kadı Burhaneddin (öl. 1398) ve Kemal Paşazade (öl. 1534) gibi şiirlerinde hiç mahlas kullanmamış şairler de görülmektedir. Şairlerin mahlaslarını kelimenin gerçek anlamını da çağrıştıracak biçimde kullanmalarına ise hüsn-i tahallus (=mahlası güzel kullanma) denilir. Bakî'nin şiirlerinde bu kullanımın çok güzel örnekleri vardır.

Şairler kasîdede olduğu gibi gazelde de ahengi artırmak amacıyla birtakım yollara başvurmuşlar; bunu sağlamak için de bazı gazellerde birden fazla matla beyti kullanmışlar ya da şiirlerini musammat olarak yazmışlardır. Birden fazla matla kullanılmış gazellerin zü'l-metâli' ya da zâtü'l-metâli olarak nitelendiğini daha önce belirtmiştik. fiairlerin bu konuda başvurdukları bir başka yol da gazelin bütün mısralarında aynı kafiyeyi kullanmaktır. Divan şiirinde bütün mısraları kafiyeli gazellere müselsel gazel adı verilmiştir. Müselsel gazeller de musammat gazeller gibi âhenk değeri yüksek manzumelerdir. Matla beytindeki mısralardan biri gazel içerisinde tekrarlanmışsa, kasîdede olduğu gibi buna redd-i matla denir.

Gazelde konu bütünlüğü şart değildir; yani gazelin her beytinde farklı bir konu işlenmiş olabilir. Ancak bütün beyitlerde aynı konunun işlendiği gazeller de vardır. Beyitleri arasında konu bütünlüğü olan gazellere yek-âhenk gazel adı verilir. Bir gazelin bütün beyitleri her bakımdan aynı etkileyicilikte söylenilmişse bu tür gazeller de yek-âvâz olarak nitelenir.

Mahlas beytinden sonra birkaç beytin daha bulunduğu gazellere gazel-i müzeyyeldenir. Müzeyyel gazellerde zeyl (=ek) kısımların konusu genellikle övgüdür. Bu açıdan bakıldığında bu zeyiller, kısa medhiyeler gibidir. Mahlas beytinden önce medhiyenin bulunduğu gazeller de vardır. Divan şairlerinin çoğu Arapça ve Farsça bilmekte, Arap ve Fars edebiyatına ait eserleri okuyup anlamakta, hatta bir kısmı bu iki dille rahatlıkla şiir de yazabilmekteydi. İşte bu şairlerin, yazdıkları gazellerin beyitleri arasında Türkçe dışında bu iki dilden biri ya da ikisiyle yazılmış mısralar ya da beyitler varsa, bu tür gazellere mülemma' gazel denilmiştir. İki ayrı şairin birer mısra veya beyit yazarak, birlikte oluşturdukları gazele gazel-i müşterek (=ortak gazel) adı verilir. Bu gazellerde hangi mısraın ya da beytin hangi şaire ait olduğu genellikle bellidir. Karşılıklı konuşmanın nakledilmesi şeklinde, "dedim" ve "dedi" yüklemleriyle yazılan gazellere mürâca'a şiiri denir. Konusu aşk olan bu şiirler sade bir dille yazılmışlardır ve konuşma havası taşırlar. En dikkat çekici örnekleri "dedim" ve "dedi" yüklemleri mısra başlarında olanlardır. Bu gazellere divan şiirinin hemen her döneminde rastlanmakla birlikte şairlerin bu tarza olan ilgisinin XVII. yüzyıldan itibaren gittikçe azalan bir seyir izlediği görülmektedir.

Gazel, Divan şairlerinin çok kullandıkları bir nazım biçimidir. Bu şairler arasındagazel yazmamış olanı yoktur. Yalnızca sanat yapmak için yazılan gazel, şairin yeteneğini rahatça gösterebildiği bir nazım biçimidir. Gazelin beyit sayısındaki sınırlama şairleri bu kısa nazım biçiminin dar sınırları içinde bütün sanat güçlerini, edebî yetenek ve hünerlerini ortaya koymak gibi oldukça zor bir sınavla karşı karşı ya bırakmıştır. Nazım biçiminin şairler için çizdiği bu sınırlar, gazelleri anlam yoğunluğu oldukça fazla şiirler hâline getirmiştir.

Halk edebiyatında da fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün vezniyle dîvân, fe'ilâtün, fe'ilâtün, fe'ilâtün, fe'ilün vezniyle selîs, mef'ûlü mefâ'îlü mefâ'îlü fe'ûlün vezniyle kalenderî, mefâ'îlün mefâ'îlün mefâ'îlün mefâ'îlün vezniyle de semâ'î adı verilen gazeller yazılmıştır. Bunların musammat olanları da vardır. Halk edebiyatında müfte'ilün müfte'ilün müfte'ilün müfte'ilün vezniyle yazılan gazel biçimindeki şiirlere de satranç adı verilmiştir. Bu şiirlerin her beytinden musammat gazelde olduğu gibi dörtlükler çıkar. (https://www.turkedebiyati.org/gazel.html)



Öyle sermestem ki idrâk etmezem dünyâ nedir
Ben kimim sâkî olan kimdir mey ü sahbâ nedir

Gerçi cânândan dil-i şeydâ için kâm isterim
Sorsa cânân bilmezem kâm-ı dil-i şeydâ nedir

Vasldan çün âşıkı müstağni eyler bir visâl
Âşıka ma’şûktan her dem bu istiğnâ nedir

Hikmet-i dünyâ vü mâfihâ bilen ârif değil
Ârif oldur bilmeye dünyâ vü mâfihâ nedir

Âh u feryâdın Fuzûlî incidiptir âlemi
Ger belâ-yı aşk ile hoşnûd isen gavgâ nedir

Fuzuli



Nevbahar oldı gelin azm-i gülistan edelim
Açalım gonca-i kalbi gül-i handan edelim

Komayup lale gibi elden ayağı bir dem
Mest olup gonca-sıfat çak-i giriban edelim

İçelim la’l-i müzabı saçalım cür’aları
Hak-i gülzarı bugün kan-ı Bedahşan edelim

Menzil-i ayş ü tarab hürrem ü abad olsun
Yakalım zerk u riya deyrini viran edelim

Okusun vasf-ı ruh-ı yar ile Baki şi’rin
Bülbül-i gülşeni mecliste gazelhan edelim.

Baki





GÜL GAZELİ

Gül desen sen; gülse benzim, gül benizden ziyade.
Kim bilir kim, söyle ömrüm aşkı bizden ziyade?

Mor kızıl bir tanda gelsen, düşse aşkın gönlüme,
Bir alev yükselse külden, yaksa közden ziyade.

Savrulurken her telinden gül saçar yar saçların
Sen baharsın, bense son kış, gamlı güzden ziyade.

Gül yüzünden hüznü silsem gözlerinden kuşkuyu
Dalgalansam sonra coşsam ben denizden ziyade.

İçse gönlüm gül dalından bir yudum gül şerbeti.
Gül bıraksam ben öperken, tende izden ziyade.

Böyle âşık görmemiştir cümle dağlar, yer ve gök,
Bir muhabbet demlesem ah, kalpte sözden ziyade.

Der ki Hicran al senindir ömrümün her sayfası,
Yak dilersen; yak, tutuşsun hepsi, cüzden ziyade.

Fâ'ilâtün / fâ'ilâtün / fâ'ilâtün / fâ'ilün

—•—— —•—— —•—— —•—
Hicran Aydın Akçakaya

Hicran Aydın Akçakaya | 04/08/2019

9 Yorum | 199 okunma | 1 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

yönetim yardım editörü 31/08/2019 16:17

Bu güzel çalışma bir ay boyunca makamına yaraşır şekilde bizlere göz kırpacak KUTLUYORUZ  

 

Ramazan Topoğlu 12/08/2019 11:25

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara

Ramazan Topoğlu 12/08/2019 11:20

Gazeller konusunda ayrıntılı edebi bilgiler sunan ve örnekleyen bu zengin içerikli çalışma için kutluyoruz Hicran hanımı.

Haftanın şiiri ve edebi ürünü olarak da ayrıca kutluyoruz.

Gülseren MORKAN 05/08/2019 00:22

Sevgili hicran hanımcığım.Derin bilgiler ışığınız da okuduğum bu muhteşem şiirinizle ve usta kaleminizle uzun bir aradan sonra buluşmak çok ama çok güzeldi.Canı gönülden kutluyorum sevgili şairemi.

Sevgilerimle...

Bu yorum 05.08.2019 tarihinde güncellenmiştir.


Hicran Aydın Akçakaya

Ramazan Efe 05/08/2019 00:09



Hicran Aydın Akçakaya

Ramazan Efe 04/08/2019 23:31

Akademik bir çalışma gibi olmuş.
Nereden nereye?
Epeydir izleyemediğim Hicran hanım serbest dizelerde gönüllerde gezerken, uyaklı çalışmasında da doruğa çıkmaktadır.
Hayranlığım artacak bu gidişle...
Sağlıcakla kalın.

Disallowed Key Characters.

Hicran Aydın Akçakaya

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Nilüfer Sarp
AŞKIN BEYAZI
teşekkür ederim zekai budak hocam. sevgi, say...
(Nilüfer Sarp tarafından)
Devamı
Nilüfer Sarp
DÜŞLEDİĞİM HAYALLER
teşekkürler sevgili yasemin ve Şiir zamanı. ...
(Nilüfer Sarp tarafından)
Devamı
Nilüfer Sarp
DÜŞLEDİĞİM HAYALLER
teşekkür ederim zekai budak hocam. sevgi ve ...
(Nilüfer Sarp tarafından)
Devamı
Nilüfer Sarp
DÜŞLEDİĞİM HAYALLER
yorum için teşekkürler. selamlar. ...
(Nilüfer Sarp tarafından)
Devamı
Nilüfer Sarp
DÜŞLEDİĞİM HAYALLER
teşekkür ederim ahmet kardeşım. sevgilerim...
(Nilüfer Sarp tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Kaç Metre Olmalı Son Siyah İplik Makarası?
Vedat dündar  bey , makara üzerine ilk yaza...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
AHLAR YANAR AHIMA
Şiir zamanı ailesine ve şahsınıza çok teşek...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Eski Akşam
Tasvir, betimleme , kelimelerle resim yapabilme ye...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Bana Mı Danıştın
hiç yormayan bir kafiye düzeni ile gelmiş ahe...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
DİLEK AĞACI......
bazen ötekiyi, cismani var sayar, kendimiz gibi...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
YANDIGIM KADIN
farklı tasvir kullanma cesaretini kutlamak gere...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
İçinde Ayrılık Geçmeyen Şeyler.............
Sevdanın teör (şiddet) kipi gibi, tasvirlerin a...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Şavk
Öteni yokladım öten yok imiş, yürü yalan ...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
︵⁄..İm(h)a...
oldukça deruni, nereye çarpar vapur, hangi kay...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Kilit.... H. Y
Ahenkle okunup, resmi düşlenebilen öbeklerdi he...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
GÜL GÖNLÜNCE
kiplerle kotarılmış da olsa, sesteşlerin ver...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Saç Örgüsü.........
Derin derin tasvirler, o güzelliği anıların re...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
vahdet çil
Gökyüzü Duman Duman İnerken
Çok teşekkür ederim Ü.zeki bey. okuyan,yorumla...
(vahdet çil tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Suzidilara
hazinede neler neler var; yakut, zümrüt, elmas...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
DiLSiZ SuS_uM III
aktarılmak istenen olgu ve duygu, doğrudan yer...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı

Linkler