Şiir Zamanı sağlıklı mutlu günler diler. (14/11/2021 10:00)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Son Fasıl Abdurrahim KAHRAMAN'ı Özlem ve Hüzünle Anıyoruz. [Devamı]

Kafka  üzerine notlar-6 [Devamı]

ATATÜRK’ÜN EDEBİYATLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİ [Devamı]

Nazım Hikmet her zaman zirvede [Devamı]

  Fakir Baykurt Öykü Yarışması    Başvuruları Başladı [Devamı]

 76.Yunus Nadi Ödülleri Sahiplerini Buldu [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER: ZERRİN ÖZER [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Özlemin azı çoğu olmaz, ağırdır işte..
    Nazım Hikmet

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 18 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

MASALLAR GECE UYANIR

 

Baştan söyleyeyim merak etmeyin diye. Ben gözetmeniyim düşler ülkesinin. Çocukları mutlu edebiliyor mu diye takip ederim düş perisini. İşte bir gece kaydettiklerim:

 

Masal düştü üstüme dolaşırken duvar diplerinde, kara yazmalı gecenin elindeki gümüş tepsiden. Kısılırken ışıklar sır dolu pencerelerde, gölgelerin burnu uzuyordu Pinokyo gibi. Gerçekleri sakladığı için miydi uzaması burnunun? Olanları gizlemek bir çeşit yalan değil miydi? Kötülüklerin buğusu tütüyordu tenha sokak aralarında.

 

Yıldızlar okşuyordu evlerin çatılarını, rüzgâr ninni söylüyordu yatağındaki çocuklara, bir de masal anlatıyordu kaybolan çağlardan. Nice şafaklar kıracaktı zaman, ama zaman vardı daha… Kaç masal inecekti bu gece çocukların düşüne? Gök yarıldı orta yerinden. İpek kanatlı düş perisi süzülerek indi bir çatıya. Gepetto babanın keserinin nağmeleriyle Pinokyo girdi içeriye dans ederek.

 

Bir can dilemiştim güzel periden

Tahta ellerimi açıp semâya

Neler gelecekti bilmem geriden

Değer miydi ömrü karalamaya?

 

Küçük yapraklar düşüp sürüklenmeye başladı sokakta, koşuyorlardı adeta. Yedi cücelerin madene giderken şarkı söyledikleri gibi hışırdıyorlardı toprağın üstünde. Kimeydi koşuşları, neden bir telaş bağlanmıştı adımlarına? Dünyanın kötülüklerini, ölümlerini, savaşlarını damıtarak bir zehir yapmıştı cadı kraliçe. Doldurmuştu bir elmanın içine. Yedirecekti pamuk tenli prensese. Kötülüğün şerrinden mi kurtaracaklarını sanıp koşuyordu yapraklar, bedenleri minicik, yürekleri kocaman cüceler gibi.

 

Herkes bilir biz cüceyiz

Yücelerden en yüceyiz

Barış için güvenceyiz

Elimizde keskin balta

Sırtımızda küçük çanta

 

Dolaşırız ve gezeriz

Kötülüğü hep sezeriz

Acımayız buldozeriz

Elimizde kazmamızla

Tanınırız azmamızla.

 

Kocasının ağzından almış, küllenmiş küfürleri sokağa döküyordu bir kadın. Kimse görmesin diye geceyi beklemişti belki de. Utanıyordu, hayalleri vardı, ulaşamamıştı. Düş perisi de gördü belli ki. Hemen yöneldi kadının evine doğru, uyuyan ikiz kızlarının saçlarını okşadı. Kızların gözlerinde akşamdan kalma gözyaşı izleri vardı. Masalından çıkarıp külkedisini koydu yastıklarının altına. Sabah uyandıklarında ikisi de aynı rüyayı görmüş olacaklar, her kötü günün arkasından hayallere kavuşacaklarını fark edeceklerdi.

 

 Bir masalda külkedisi yaşarmış

Yüreğinin sevgisiyle coşarmış

Çektiğinden sabır küpü taşarmış

Camdan pabuç merdivende kalınca

Huzur bulmuş prens onu alınca.

 

Masala hasret o kadar küçük ruh vardı ki karanlıklar içinde bocalayan… O kadar çocuk vardı ki masalların güzel biten sonlarıyla umuda kavuşacak olan. Sabaha kadar vakti vardı nasılsa, yorulmazdı dolaşırdı peri. Bin bir gece masallarını serpti biraz göğe yükselip. Herkese yeterdi bu sefer.

 

Yaşlı evin içinde yaşlı bir kadın vardı, elini uzattı birisini tutmak için, yakalayamadı.

-          Ben de istiyorum! Diyordu. Nasılsa çocukluğuma geri döndüm, hakkım değil mi düşe dalmak?

Elbette çocuk sayılırdı. Yürüyemiyor, koşamıyor, ihtiyaçlarını karşılayamıyordu. Ama uyuyamıyordu da, düşlerin derin denizine dalamıyordu.

 

Dinlenmek hayaliyle çalıştım çabaladım
Yaş aksa da gözümden aldırmadım yaşlandım.
Gerçeği unutuldu, şimdi ihtiyar adım
Yıllar yıldırdı beni akan terle haşlandım.

Ufalırken büyüdüm büyülü düşler ile
Bir masalı bitirip kapağını kapattım.
Kâbusla uyanırken ufku görmedim bile
Son geceyi süsleyen hayallerimi attım.

Dilinden mısralar, gözünden yaşlar dökülüyordu, yüreğinin atışı göğsünden sökülüyordu yaşlı kadının.

 

 NOT:

Masal , 6+5 hece, 4+4 hece, 4+4+3 hece, 7+7 hece kolaj durum öyküsü.

afet kırat | 08/06/2014

7 Yorum | 1793 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Melek Kırıcı 09/06/2014 10:27

Merhaba Afet Hanım. Yüreğinize sağlık. Kaleminiz dert görmesin. Severek okudum.Yazı ve şiirlerin birleşiminden oluşan bütünüyle etkileyici ve samimiydi paylaşımınız. Eksik olmayın. Çocukluğunu ve samimiyetini kaybetmemeiş güzel insanlara selem olsun. Saygılarımla... Saygılarımla...

Gizem Gökşen Topoğlu 09/06/2014 00:37

Afet halam ya da ablam. İçimden her ikisini de söyleyerek hitap etmek istiyorum. Önerilerinizi dikkatle uygulayacağım. Ellerinizden saygiyla öperim.

afet kırat 08/06/2014 23:48

Ramazan Bey, sizi birkaç yıldır tanıyorum, sadece birkaç defa karşılaşsak da. Kalabalıklar içinde yapayalnız gibi dursam da, konuşmasam da, gözlemlemeyi becerebiliyorum. Sizin de bu yeteneğinizi gözlemledim. Bakışların ardında saklı duran düşünceleri sezme yetinizi fark ettim. Yazarlığın en büyük sermayesidir bu. Sizin beğeniniz benim için önemliydi, zira iyi bir yazarsınız. Görüyor ve gördüklerinizi anlatabiliyor, duyguları aktarabiliyorsunuz. Güç verdiniz, cesaret verdiniz, teşekkür ederim.

afet kırat 08/06/2014 23:42

Nesrin Hanım, beğeniniz mutlu etti beni, şimdi bir çoklarına gereksiz gibi gelse de bu tür yazılar okuyucuyu bir hayal alemine götürecektir, gerçekten okuyorsa. Farklı olmayı seviyorum, farklı yazıları, filmleri, şiirleri, şarkıları daha doğrusu farklı hayatı seviyorum. Ulaşamadığım zaman hayallerimle yaşayarak mutlu oluyorum. Siz de sevin eminim ki sevmek duygusunu hak eden bir bayansınız, sevin her şeyi, her çirkin varlığın, olayın bile sevilecek bir tarafı vardır. Sevgiler, selamlar.

afet kırat 08/06/2014 23:37

Sevgili Gizem, çocukluğunu, çocukça düşlerini, hayallerini asla kaybetme kızım. En kötü zamanında bile sığınabileceğin tek mekândır orası, sadece sana ait, sadece senin bildiğin. Yaş elbette ilerler, durdurmak mümkün değildir, zamandan bile kaçabildiğin yerin kapısını kapatma yeter ki. Zaman geliyor ölümün bile nefesini hissediyoruz ensemizde, unutmayı bile unuttuğumuzu fark ediyoruz apansız. O kadar acılarla yaşamayı öğretmişler ki bize… sığınmasını bilene en güzel yerdir hayal evin, hayallerini sakın kaybetme…..

Gizem Gökşen Topoğlu 08/06/2014 15:44

Düşler ülkesinin gözetmeniyim... diyorsunuz ya... Küçüklüğüme döndün bir an.. Çocukların mutluluğu için takipçi olma sorumluluğu da Afat Kırat ablama sığınma duygusu oluşturdu benim için....... Hem yaşımız he yıl artsa bile çocukluğun bir yönü kalıyor bizlerde.........Kara yazmalı gecenin elindeki gümüş tepsinedn masal düştü demişiniz ya, düşen o masalı yakaladım ben işte. Sonra masal kahramanları..... Keşke çocukluğumda elime tutuşturulan hikayeler ve masallar böyle olsaydı...... Ne kadar güzey ve faydalı bir yapıt verdiğinizi anlıyorum. Bizler edebiyatla fazla haşır neşir olmasas da böyle değişik ürünleri seviyoruz. En azından anlamaya çalışıyoruz. Çok teşekür ederiz herkes adına Afet abla.

Nesrin Erdogmus 08/06/2014 15:37

Ben çok özümdedim Afet Kırat hanımfendinin bu yazılı şiirini. Anlatımlar yazılı şiir Mensur Şiir ve bunlarla eşleştirilen ayrı bir şiir ve meydana gelen ayrı bir ikili tür... Mısralar haricindeki anlatım zarifliği dikkatimi çok çekti Afet hanım. Adeta ipekten örülmüş şiir cümleler. Samimi tebriklerimi sunarım efendim.

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Ahmet  Zeytinci
Bu Gün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü
yeter ki yürek ve beyinde engel olmasın. teşe...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Engelsiz Yürekler
Farkındalık mesajları için teşekkürler remzi...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Tutsaklığımız Moda...
Maymuna döndüren moda. sen neymişin sen modunda...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Bu Gün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü
Engellilikte engel tanımadan ayrımına vardırtm...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Çatır Çutur Çatılar ve Çatılmış Susam Demetleri
en küçük çatımız anne baba ve bir iki çoc...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Tutsaklığımız Moda...
beylik bir cümledir, ''moda kendine yakışanı...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
İkinci El Gazetede Elime Kimse Su Dökemez
hayatımızın içinden bir dolu yaşanmışlık...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
A.Kadir Yaldızkaya
HAYATA DAİR
Teşekkür ederim selamlarımla....
(A.Kadir Yaldızkaya tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Gücük
Artısı eksisi ile yaşamak güzel, sevgili sevim...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Tığ
:)) sonsuz teşekkürler edendim...selam ve sev...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Tığ
İstanbul taşı; siyah renkte, parlak bir taşır...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Erhan  Tığlı
Tutsaklığımız Moda...
İstanbuldaki değil kafalardaki moda bu!...
(Erhan Tığlı tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Çatır Çutur Çatılar ve Çatılmış Susam Demetleri
gün seçkisini ve kıymetli kalemini şiirzama...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
HAYATA DAİR
gün seçkisini ve kıymetli kalemini şiirzama...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
TUTUVER YÜREĞIMİN ELLERİNDEN
gün seçkisini ve kıymetli kalemini şiirzama...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
İkinci El Gazetede Elime Kimse Su Dökemez
Gülümsedim. hem de çok sağlıklı gülümsetti...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Gece Asıldı Yine
teşekkür ederim... ...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Zekai Budak
ISLAK GÜNEŞ
Çok teşekkür ederim. selamlar... ...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Zekai Budak
GİDENLER NASIL GİTTİ
Çok teşekkür ederim. selamlar... ...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
ALMILA KARGÜLÜ .
EN SEVGİLİYE
...
(ALMILA KARGÜLÜ . tarafından)
Devamı

Linkler