Şair ve yazarımız Ahmet ZEYTİNCİ'nin doğum gününü içtenlikle kutlar, sevgi ve saygılarımızı sunar, sağlık ve mutluluklar dileriz. (20/07/2018 06:13) | Şiir zamanı bahardan güzel şiir dolu günler,esenlikler diler... (15/04/2018 01:48)


Duyuru

Şiir Zamanı Raporu: Tıklım Tıklım Kızılay Deli Kızın Çeyizi [Devamı]

Şiir zamanı Gönlüyle Mustafa CEYLAN [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER MEHMET TANERİ [Devamı]

Son Fasıl Abdurrahim KAHRAMAN'ı Özlem ve Hüzünle Anıyoruz. [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme. Zira bu işin baharı var.
    Mevlana

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 11 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bir Garip Orhan Veli'yi Anıyoruz

Otuz altı yaşındaydı. Yıllardan 1950 ve o yıllarda Garipçiler akımı arkadaşları Oktay Rıfat Horozcu ve Melih Cevdet Anday ile Yaprak dergisini çıkarıyorlardı. Dergi için paraya sıkışınca paltosu ile Abidin Dino’nun kendisine hediye ettiği tabloyu sattı. Bir süre sonra dergi kapandı, Orhan Veli 10 Kasım 1950 günü hem Resim Heykel Müzesindeki Ata’yı ziyaret etmek, hem de şöyle bir başkent havası alırım” diye Ankara’ya geldi. Sokaklarda dolaşırken bir çukura düştü, aslında başı azıcık yaralandı.

Orhan Veli Ankara'ya gelince bu binada kalırdı. Şimdi Oda/Küçük tiyatroları ve Devlet Tiyarotroları Genel Müdürlüğü  binası olarak kullanılmaktadır. Orhan Veli'nin girdiği kapıda "Orhan Veli Bu Binada kalmıştır" diye yazmaktadır. Önünden geçenler bir de o gözle bakıversinler.Önünde otobüs park etmiş kapı Veli'nin girdiği bölüm.

 

Riskli bir durum görünmüyordu. O yine de İstanbul’a döndü. 14 Kasım günü arkadaşıyla öğle yemeği yerken fenalaştı. Beyninde bir damar çatlamıştı. Aynı akşam komaya girdi. Gecenin başlangıç saatlerinde “İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı” dizesi, sabahı olmayan bir dizeye dönüşüvermişti.

Orhan Veli Kanık’ın komadaki son halini edebiyat öğretmeni olan Ahmet Hamdi TANPINAR şöyle anlatır: “Daha orta mektebin birinci sınıfında talebem olan Orhan'ı Cerrahpaşa Hastanesi'nde son defa oksijen çadırının altında yarı çıplak, güçlükle nefes alır ve o kadar güzel hayallerin yakaladığı dünyamızı yalnız akı görünen gözlerinden boşanırken gördüğüm günü hiçbir zaman unutamam. Şiirimize tatlı anlaşmazlığı ve lezzeti getiren zeka, kendisi olmaktan çıkmıştı.”

 

O bir garip Orhan Veli idi. Hiçbir zaman sakalı uzamış, banklarda ve parklarda yatan bir münzeviye dönüşmeden, garip akımını sadece şiirleriyle değil, yaşama biçimiyle de açıklayan şairdi.

Garipti. Beş yaşında yanıktan uzun süre tedavi gördü. Kızamık ve kızıl hastalıkları ona uğramadan geçip gitmedi. Melih Cevdet Anday’ın kullandığı araba ile bir gün Çubuk Barajına gezmeye giderler. Artık hararetle sanatın hangi yönünü konuşuyorlarsa Melih Cevdet şiirin hakimiyetini değil ama araba direksiyonunun hakimiyetini kaybeder. Çubuk tepesinden yuvarlanırlar. Orhan Veli yirmi gün komada yatar. Yuvarlanan arabadan kurtulan Orhan Veli düştüğü çukurun hezimetinden kurtulamaz.

orhan-veli

Orhan Veli'nin pek rastlamadığımız resimlerinden biri

 

İstanbul’da komada yatarken arkadaşları O’nun ceketini karıştırırlar. Diş fırçasına sarılı kağıtta yazının sonunda yer verdiğimiz Aşk Resmi Geçiti bulunmuştur. Şimdi Aşiyan Mezarlığı’nda gözleri kapalı İstanbul'u ve Dünyayı dinlemektedir.

Sait Faik Orhan Veli’yi “ Veli’nin görünüşü; İki incecik bacak, kısaca bir trençkot, kanarya sarısı bir kaşkol, üçgen bir yüz, şişirilmiş bir göğüse benzeyen bir sırt, -denebilirse- ergenlik bozuğu bir yüz” şeklinde anlatırlar.

Orhan Veli’nin kardeşi Adnan Veli’de şunları söyler: “"Vücudu oldukça kemikli, kollarıyla bacakları epey uzundu. Göğsünü öne doğru eğerek hafifçe yaylanarak yürürdü. Elleri gayet ince, beyazdı. Parmakları adam akıllı uzun, tırnakları pembe, uzun ve yuvarlaktı. Geniş bir alnı, sivri bir çenesi vardı. Dudakları eni konu etliydi. Burnu tümsekliydi. Yüzü gençlikte çıkardığı ergenlik sivilceleri sebebiyle pürtüklüydü”

Önemli şairlerin her türlü özellikleri merak edildiği için bunları yazdım buraya.

Edebiyat Fakültesini terk etti. Öğretmenlik yaptı. Tiyatro oyunlarında rol aldı. Şiirleri yanı sıra hikayeler ve denemeler yazdı. Çeviriler yaptı. Bol bol aşık da oldu.

Aramızdan ayrılışının 63.Yılında Aşiyan’da mezarının üstünden hâlâ şiirler tütmektedir. Şiirin nuru içinde yatsın.

Bu anma yazısının altına bilinmeyen yönlerini, söylemek istediklerinizi Sizler de not edin ki, tesadüfen bulup okuyana faydamız olsun.

  

Dosya:Orhan veli tombstone.JPG

 Orhan Veli'nin Abidin DİNO tarafından tasarlanan Aşiyan'adaki mezarı. 

Şimdi gelelim diş fırçasına sarılı kağıtta bulunan şiirine. Şiirin noktalı bölümleri okunamamıştır.

 

Aşk Resmi Geçidi

Birincisi o incecik, o dal gibi kız,
Şimdi galiba bir tüccar karısı.
Ne kadar şişmanlamıştır kim bilir.
Ama yine de görmeyi çok isterim,
Kolay mı? İlk göz ağrısı.

İkincisi Münevver Abla, benden büyük
Yazıp yazıp bahçesine attığım mektupları
Gülmekten katılırdı, okudukça.
Bense bugünmüş gibi utanırım
O mektupları hatırladıkça.

.............. çıkar
.............. dururduk mahallede
......................... halde
............ yan yana yazılırdı duvarlara
................... yangın yerlerinde.

Dördüncüsü azgın bir kadın,
Açık saçık şeyler anlatırdı bana.
Bir gün de önümde soyunuverdi
Yıllar geçti aradan, unutamadım,
Kaç defa rüyama girdi.

Beşinciyi geçip altıncıya geldim.
Onun adı da Nurinnisa.
Ah güzelim
Ah esmerim
Ah
Canımın içi Nurinnisa.

Yedincisi, Aliye, kibar bir kadın.
Ama ben pek varamadım tadına.
Bütün kibar kadınlar gibi
Küpe fiyatına, kürk fiyatına.

Sekizinci de o bokun soyu.
Elin karısında namus ara,
Kendinde arandı mı küplere bin.
Üstelik .......
Yalanın düzenin bini bir para.

Ayten'di dokuzuncunun adı.
İş başında şunun bunun esiri,
Ama bardan çıktı mı,
Kiminle isterse onunla yatar.

Onuncusu akıllı çıktı
....... gitti .........
Ama haksız da değildi hani.
Sevişmek zenginlerin harcıymış
İşsizlerin harcıymış.
İki gönül bir olunca
Samanlik seyranmış ama,
İki çıplak da, olsa olsa,
Bir hamama yakışırmış.

İşine bağlı bir kadındı on birinci,
Hoş, olmasın da ne yapsın,
Bir zalimin yanında gündelikçi.
.........leksandra
Geceleri odama gelir,
Sabahlara kadar kalır.
Konyak içer sarhoş olur,
Sabahı da işbaşı yapardı şafakla.

Gelelim sonuncuya.
Hiçbirine bağlanmadım
Ona bağlandığım kadar.
Sade kadın değil, insan.
Ne kibarlık budalası,
Ne malda mülkte gözü var.
Hür olsak der,
Eşit olsak der.
İnsanları sevmesini bilir
Yaşamayı sevdiği kadar.

Orhan Veli Kanık

 

Ramazan Topoğlu | 14/11/2013

6 Yorum | 1920 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Gülsen Tunçkal 27/12/2013 23:19

Ne güzeldi okuduklarım, büyük bir özveriyle yazılanlar, emeklerinize kaleminize sağlık hocam. saygımla iyi geceler dilerim..

Ayşegül Aşkım Karagöz ŞENCAN 15/11/2013 13:24

Ramazan bey enfes bir çalışma olmuş kim sevmez ki Orhan Veliyi ve İstanbul u kim onun gözleriyle dinlemez ki okurken sonsuz duygulandım en sevdiğim şairlerimizdendir ve ilk seslendirmemin şairidir onu tercih etmiştim hataya bazen çocuk gözlükleriyle bakabile ve şiire hayatın komik ve güzel yanlarını da getiren koca ORHAN VELİ seni rahmetle ışıkla hatırlıyorum

Mahmut Halıcı 14/11/2013 18:16

Öncelikle; Bu güzel sitede, bu güzel paylaşımı ve bu tür paylaşımları bizlere sunan, bu uygulamanın derinliğinde bilmediklerimizi de bildiren, belleten saygıdeğer insan Ramazan Topoğlu beye can-ı gönülden teşekkürlerimi ileteyim..Samimi söylüyorum bir zenginlik bu..Öğretmenim lakin ne çok bilmediğim var imiş şiir, şair ve hayatları konusunda... ............... Şiir yazmaya başlıyalı 7-8 yıl olmasına rağmen Rahmetli Orhan Veli ile ilgim 1971 yılında başlamıştı..Ticaret lisesinde öğrenciyken amatörce bir şeyler karalıyordum..Bir şiirimi ki şöyleydi; ...Balkondaki sevgilime seslendim ...Kız çık ...O da demiş ki cık ...Sevmiyor diye düşündüm ...cık cık.... ................. Edebiyat öğretmenime kağıdı verdim..Şiiri okudu..Hiç unutmam, 'oğlum başımıza Orhan Veli mi kesildin..Çok güzel demişti.. Ve ben kim bu Orhan Veli diye şiirlerini okumaya başlamıştım... Daha sonra üniversite yılları ve öğretmenlik yılları, epey bir süre şiir gönül soframa hiç gelmedi... Rahmetle anıyorum bu güzel insanı..Hiç de garip kalmadığını bilerek, şiirler içinde bizi seyrediyordur umarım... Bir hatıramı canlandırmanıza vesile olan, siz sevgili Ramazan bey; size de sevgi ve saygılar efendim..

Fatma Gümüş 14/11/2013 18:10

Değerli şairimize Allah'tan rahmet diliyorum. Şiirlerinin yüzüsuyu hürmetine mekânı cennet olsun... Acaba gittiği yerden görüyor mudur şiirlerinin yürekleri doldurduğunu. İstanbul Türküsü İstanbul'da Boğaziçi'ndeyim, Bir fakir Orhan Veli'yim; Veli'nin oğluyum, Tarifsiz kederler içinde. Urumelihisarı'na oturmuşum; Oturmuş da bir türkü tutturmuşum; "İstanbulun mermer taşları; Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları; Gözlerimden boşanır hicran yaşları; Edalı'm, Senin yüzünden bu halim." "İstanbulun orta yeri sinama; Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama; El konuşur, sevişirmiş; bana ne? Sevdalı'm, Boynuna vebalim!" İstanbul'da, Boğaziçi'ndeyim; Bir fakir Orhan Veli; Veli'nin oğlu; Tarifsiz kederler içindeyim. Orhan Veli Kanık

vedat dündar 14/11/2013 16:06

Üstamız Orhan Veli için bir anedotu da ben paylaşayım............................ 14 Kasım'daölen Orhan Veli'nin cenazesi, 17 Kasım'da Beyazıt Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Divanyolu'ndan Gazeteciler Cemiyeti'nin önüne gelinir. O gün bütün kitapçılar kepenk kapatırlar. GazetecilerCemiyetin bayrağı yarıya çekilidir. Arkadaşları ve dostları son görevlerini yaparlar. Gazeteciler Cemiyeti önünden Sirkeci'ye kadar eller üzerinde taşınır cenaze , bütün arabalar durup yol verir. Çarşı iznine çıkmış bir asker sorar: - Kim öldü, bu kimin cenazesi? - Bir şair derler, asker toparlanır ve selama durur. Bu, şaire duyulan saygı ve son görevdir. Oradan Rumelihisarı'na doğru yol alır cenaze korteji...

Yasemin Demir 14/11/2013 14:52

Kıymetli yayın yönetmenimizin bu özel çalışmasını hiç kimsenin kaçırmaması gerek bence, her şairin yada şair adayının kütüphanesinde Orhan Veliye ait bir şiir kitabı yok mudur? Etkilenmemek mümkün değil Orhan Velinin yazdıklarından ve onu bu değerli çalışmayla bizlere anma fırsatı veren yayın yönetmenimize teşekkürlerimizle

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Zekai Budak
DİRENİYORUM
günün seçkisini ve şairesini Şİİr zamani ...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
BİLEN YABANCI
Kurgusu ustalık kokan bir şiir. hem tarzın kül...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
BİLEN YABANCI
bu yorum 20.07.2018 tarihinde güncelle...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
BİR DAMLA YAŞ....
Şairane bir iç hafifliği.. göğe salınıverec...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Yüreğimde Yürüyen Adam
seyrânî kader göçünde ne bir, iki ne üçü...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Mehmet Tuncer
NEDENİM SEN OL
baş ucuma; “sevemedi adam gibi” levha yaz. ...
(Mehmet Tuncer tarafından)
Devamı
Ali  ALTINLI
YETER Mİ YETER Mİ
Şİİr zamani aİlesİne ve seÇkİ kuruluna teŞ...
(Ali ALTINLI tarafından)
Devamı
Mehmet Tuncer
Yıkıldı Sevda Şehrim...
yalanla savaşamam aldatıp beni yorma, ...
(Mehmet Tuncer tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
YETER Mİ YETER Mİ
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
NEDENİM SEN OL
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
VAY BABEY
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
BİR ŞİİR ÜFLESEM
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Yüreğimde Yürüyen Adam
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Kadir  Yatağan
GOCA USTA
Şiirime yaptığınız özlü yorumunuz için ...
(Kadir Yatağan tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
GOCA USTA
Hayri dev hayranlıkla izlediğim , unesco tarafı...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
//* İLİZYON…
Reha erdem veya zeki demirkubuzun sanat filmleri g...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
AN GELİR......
     "İlmi hilâf ü cedel düz...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Son Fasıl Abdurrahim KAHRAMAN'ı Özlem ve Hüzünle Anıyoruz.
Kuşak olarak hecenin baskın olduğu zamanlardan ...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
vahdet çil
Bırak Kendisi Solsun
değerli yorumunuza çok teşekkür ederim orha...
(vahdet çil tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Son Fasıl Abdurrahim KAHRAMAN'ı Özlem ve Hüzünle Anıyoruz.
değerli bir şairi burada anmak ve yad etmek g...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı

Linkler