Şiir zamanı yaz akşamlarından güzel şiir dolu günler,esenlikler diler... (20/06/2019 17:17)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Küçük İskender'in Büyük İskender'liğe Terfisi [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER:VAYA CON DİOS [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Camdan evde oturanlar başkalarına taş atmamalıdırlar.
    George Herbert

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 6 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bir Garip Orhan Veli'yi Anıyoruz

Otuz altı yaşındaydı. Yıllardan 1950 ve o yıllarda Garipçiler akımı arkadaşları Oktay Rıfat Horozcu ve Melih Cevdet Anday ile Yaprak dergisini çıkarıyorlardı. Dergi için paraya sıkışınca paltosu ile Abidin Dino’nun kendisine hediye ettiği tabloyu sattı. Bir süre sonra dergi kapandı, Orhan Veli 10 Kasım 1950 günü hem Resim Heykel Müzesindeki Ata’yı ziyaret etmek, hem de şöyle bir başkent havası alırım” diye Ankara’ya geldi. Sokaklarda dolaşırken bir çukura düştü, aslında başı azıcık yaralandı.

Orhan Veli Ankara'ya gelince bu binada kalırdı. Şimdi Oda/Küçük tiyatroları ve Devlet Tiyarotroları Genel Müdürlüğü  binası olarak kullanılmaktadır. Orhan Veli'nin girdiği kapıda "Orhan Veli Bu Binada kalmıştır" diye yazmaktadır. Önünden geçenler bir de o gözle bakıversinler.Önünde otobüs park etmiş kapı Veli'nin girdiği bölüm.

 

Riskli bir durum görünmüyordu. O yine de İstanbul’a döndü. 14 Kasım günü arkadaşıyla öğle yemeği yerken fenalaştı. Beyninde bir damar çatlamıştı. Aynı akşam komaya girdi. Gecenin başlangıç saatlerinde “İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı” dizesi, sabahı olmayan bir dizeye dönüşüvermişti.

Orhan Veli Kanık’ın komadaki son halini edebiyat öğretmeni olan Ahmet Hamdi TANPINAR şöyle anlatır: “Daha orta mektebin birinci sınıfında talebem olan Orhan'ı Cerrahpaşa Hastanesi'nde son defa oksijen çadırının altında yarı çıplak, güçlükle nefes alır ve o kadar güzel hayallerin yakaladığı dünyamızı yalnız akı görünen gözlerinden boşanırken gördüğüm günü hiçbir zaman unutamam. Şiirimize tatlı anlaşmazlığı ve lezzeti getiren zeka, kendisi olmaktan çıkmıştı.”

 

O bir garip Orhan Veli idi. Hiçbir zaman sakalı uzamış, banklarda ve parklarda yatan bir münzeviye dönüşmeden, garip akımını sadece şiirleriyle değil, yaşama biçimiyle de açıklayan şairdi.

Garipti. Beş yaşında yanıktan uzun süre tedavi gördü. Kızamık ve kızıl hastalıkları ona uğramadan geçip gitmedi. Melih Cevdet Anday’ın kullandığı araba ile bir gün Çubuk Barajına gezmeye giderler. Artık hararetle sanatın hangi yönünü konuşuyorlarsa Melih Cevdet şiirin hakimiyetini değil ama araba direksiyonunun hakimiyetini kaybeder. Çubuk tepesinden yuvarlanırlar. Orhan Veli yirmi gün komada yatar. Yuvarlanan arabadan kurtulan Orhan Veli düştüğü çukurun hezimetinden kurtulamaz.

orhan-veli

Orhan Veli'nin pek rastlamadığımız resimlerinden biri

 

İstanbul’da komada yatarken arkadaşları O’nun ceketini karıştırırlar. Diş fırçasına sarılı kağıtta yazının sonunda yer verdiğimiz Aşk Resmi Geçiti bulunmuştur. Şimdi Aşiyan Mezarlığı’nda gözleri kapalı İstanbul'u ve Dünyayı dinlemektedir.

Sait Faik Orhan Veli’yi “ Veli’nin görünüşü; İki incecik bacak, kısaca bir trençkot, kanarya sarısı bir kaşkol, üçgen bir yüz, şişirilmiş bir göğüse benzeyen bir sırt, -denebilirse- ergenlik bozuğu bir yüz” şeklinde anlatırlar.

Orhan Veli’nin kardeşi Adnan Veli’de şunları söyler: “"Vücudu oldukça kemikli, kollarıyla bacakları epey uzundu. Göğsünü öne doğru eğerek hafifçe yaylanarak yürürdü. Elleri gayet ince, beyazdı. Parmakları adam akıllı uzun, tırnakları pembe, uzun ve yuvarlaktı. Geniş bir alnı, sivri bir çenesi vardı. Dudakları eni konu etliydi. Burnu tümsekliydi. Yüzü gençlikte çıkardığı ergenlik sivilceleri sebebiyle pürtüklüydü”

Önemli şairlerin her türlü özellikleri merak edildiği için bunları yazdım buraya.

Edebiyat Fakültesini terk etti. Öğretmenlik yaptı. Tiyatro oyunlarında rol aldı. Şiirleri yanı sıra hikayeler ve denemeler yazdı. Çeviriler yaptı. Bol bol aşık da oldu.

Aramızdan ayrılışının 63.Yılında Aşiyan’da mezarının üstünden hâlâ şiirler tütmektedir. Şiirin nuru içinde yatsın.

Bu anma yazısının altına bilinmeyen yönlerini, söylemek istediklerinizi Sizler de not edin ki, tesadüfen bulup okuyana faydamız olsun.

  

Dosya:Orhan veli tombstone.JPG

 Orhan Veli'nin Abidin DİNO tarafından tasarlanan Aşiyan'adaki mezarı. 

Şimdi gelelim diş fırçasına sarılı kağıtta bulunan şiirine. Şiirin noktalı bölümleri okunamamıştır.

 

Aşk Resmi Geçidi

Birincisi o incecik, o dal gibi kız,
Şimdi galiba bir tüccar karısı.
Ne kadar şişmanlamıştır kim bilir.
Ama yine de görmeyi çok isterim,
Kolay mı? İlk göz ağrısı.

İkincisi Münevver Abla, benden büyük
Yazıp yazıp bahçesine attığım mektupları
Gülmekten katılırdı, okudukça.
Bense bugünmüş gibi utanırım
O mektupları hatırladıkça.

.............. çıkar
.............. dururduk mahallede
......................... halde
............ yan yana yazılırdı duvarlara
................... yangın yerlerinde.

Dördüncüsü azgın bir kadın,
Açık saçık şeyler anlatırdı bana.
Bir gün de önümde soyunuverdi
Yıllar geçti aradan, unutamadım,
Kaç defa rüyama girdi.

Beşinciyi geçip altıncıya geldim.
Onun adı da Nurinnisa.
Ah güzelim
Ah esmerim
Ah
Canımın içi Nurinnisa.

Yedincisi, Aliye, kibar bir kadın.
Ama ben pek varamadım tadına.
Bütün kibar kadınlar gibi
Küpe fiyatına, kürk fiyatına.

Sekizinci de o bokun soyu.
Elin karısında namus ara,
Kendinde arandı mı küplere bin.
Üstelik .......
Yalanın düzenin bini bir para.

Ayten'di dokuzuncunun adı.
İş başında şunun bunun esiri,
Ama bardan çıktı mı,
Kiminle isterse onunla yatar.

Onuncusu akıllı çıktı
....... gitti .........
Ama haksız da değildi hani.
Sevişmek zenginlerin harcıymış
İşsizlerin harcıymış.
İki gönül bir olunca
Samanlik seyranmış ama,
İki çıplak da, olsa olsa,
Bir hamama yakışırmış.

İşine bağlı bir kadındı on birinci,
Hoş, olmasın da ne yapsın,
Bir zalimin yanında gündelikçi.
.........leksandra
Geceleri odama gelir,
Sabahlara kadar kalır.
Konyak içer sarhoş olur,
Sabahı da işbaşı yapardı şafakla.

Gelelim sonuncuya.
Hiçbirine bağlanmadım
Ona bağlandığım kadar.
Sade kadın değil, insan.
Ne kibarlık budalası,
Ne malda mülkte gözü var.
Hür olsak der,
Eşit olsak der.
İnsanları sevmesini bilir
Yaşamayı sevdiği kadar.

Orhan Veli Kanık

 

Ramazan Topoğlu | 14/11/2013

6 Yorum | 2336 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Gülsen Tunçkal 27/12/2013 23:19

Ne güzeldi okuduklarım, büyük bir özveriyle yazılanlar, emeklerinize kaleminize sağlık hocam. saygımla iyi geceler dilerim..

Ayşegül Aşkım Karagöz ŞENCAN 15/11/2013 13:24

Ramazan bey enfes bir çalışma olmuş kim sevmez ki Orhan Veliyi ve İstanbul u kim onun gözleriyle dinlemez ki okurken sonsuz duygulandım en sevdiğim şairlerimizdendir ve ilk seslendirmemin şairidir onu tercih etmiştim hataya bazen çocuk gözlükleriyle bakabile ve şiire hayatın komik ve güzel yanlarını da getiren koca ORHAN VELİ seni rahmetle ışıkla hatırlıyorum

Mahmut Halıcı 14/11/2013 18:16

Öncelikle; Bu güzel sitede, bu güzel paylaşımı ve bu tür paylaşımları bizlere sunan, bu uygulamanın derinliğinde bilmediklerimizi de bildiren, belleten saygıdeğer insan Ramazan Topoğlu beye can-ı gönülden teşekkürlerimi ileteyim..Samimi söylüyorum bir zenginlik bu..Öğretmenim lakin ne çok bilmediğim var imiş şiir, şair ve hayatları konusunda... ............... Şiir yazmaya başlıyalı 7-8 yıl olmasına rağmen Rahmetli Orhan Veli ile ilgim 1971 yılında başlamıştı..Ticaret lisesinde öğrenciyken amatörce bir şeyler karalıyordum..Bir şiirimi ki şöyleydi; ...Balkondaki sevgilime seslendim ...Kız çık ...O da demiş ki cık ...Sevmiyor diye düşündüm ...cık cık.... ................. Edebiyat öğretmenime kağıdı verdim..Şiiri okudu..Hiç unutmam, 'oğlum başımıza Orhan Veli mi kesildin..Çok güzel demişti.. Ve ben kim bu Orhan Veli diye şiirlerini okumaya başlamıştım... Daha sonra üniversite yılları ve öğretmenlik yılları, epey bir süre şiir gönül soframa hiç gelmedi... Rahmetle anıyorum bu güzel insanı..Hiç de garip kalmadığını bilerek, şiirler içinde bizi seyrediyordur umarım... Bir hatıramı canlandırmanıza vesile olan, siz sevgili Ramazan bey; size de sevgi ve saygılar efendim..

Fatma Gümüş 14/11/2013 18:10

Değerli şairimize Allah'tan rahmet diliyorum. Şiirlerinin yüzüsuyu hürmetine mekânı cennet olsun... Acaba gittiği yerden görüyor mudur şiirlerinin yürekleri doldurduğunu. İstanbul Türküsü İstanbul'da Boğaziçi'ndeyim, Bir fakir Orhan Veli'yim; Veli'nin oğluyum, Tarifsiz kederler içinde. Urumelihisarı'na oturmuşum; Oturmuş da bir türkü tutturmuşum; "İstanbulun mermer taşları; Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları; Gözlerimden boşanır hicran yaşları; Edalı'm, Senin yüzünden bu halim." "İstanbulun orta yeri sinama; Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama; El konuşur, sevişirmiş; bana ne? Sevdalı'm, Boynuna vebalim!" İstanbul'da, Boğaziçi'ndeyim; Bir fakir Orhan Veli; Veli'nin oğlu; Tarifsiz kederler içindeyim. Orhan Veli Kanık

vedat dündar 14/11/2013 16:06

Üstamız Orhan Veli için bir anedotu da ben paylaşayım............................ 14 Kasım'daölen Orhan Veli'nin cenazesi, 17 Kasım'da Beyazıt Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Divanyolu'ndan Gazeteciler Cemiyeti'nin önüne gelinir. O gün bütün kitapçılar kepenk kapatırlar. GazetecilerCemiyetin bayrağı yarıya çekilidir. Arkadaşları ve dostları son görevlerini yaparlar. Gazeteciler Cemiyeti önünden Sirkeci'ye kadar eller üzerinde taşınır cenaze , bütün arabalar durup yol verir. Çarşı iznine çıkmış bir asker sorar: - Kim öldü, bu kimin cenazesi? - Bir şair derler, asker toparlanır ve selama durur. Bu, şaire duyulan saygı ve son görevdir. Oradan Rumelihisarı'na doğru yol alır cenaze korteji...

Yasemin Demir 14/11/2013 14:52

Kıymetli yayın yönetmenimizin bu özel çalışmasını hiç kimsenin kaçırmaması gerek bence, her şairin yada şair adayının kütüphanesinde Orhan Veliye ait bir şiir kitabı yok mudur? Etkilenmemek mümkün değil Orhan Velinin yazdıklarından ve onu bu değerli çalışmayla bizlere anma fırsatı veren yayın yönetmenimize teşekkürlerimizle

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Nilüfer Sarp
AK GELİN
teşekkür ederim sevim yakıcı hocam. sevgi v...
(Nilüfer Sarp tarafından)
Devamı
Nilüfer Sarp
YÜREĞİME OD DÜŞTÜ
teşekkür ederim fatma gümüş hocam. sevgi ve...
(Nilüfer Sarp tarafından)
Devamı
Nesrin Önem
SEVDAN GELİR AKLINA
Şiir zamamı radyosu seçki kuruluna Çok çok te...
(Nesrin Önem tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
//*FİRARİ SANACAKLAR BENİ...
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
SEVDAN GELİR AKLINA
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Yüzsüzz
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
ÖLMEDEN ÖLEBİLMEK
günün seçkisini ve değerli kalemini  Şi...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Fatma Gümüş
YÜREĞİME OD DÜŞTÜ
Gün seçkimizin kıymetli şairini Şİİr zamani...
(Fatma Gümüş tarafından)
Devamı
Fatma Gümüş
AVUÇLARIMDA ÖLEN TARLA KUŞUNU...
Gün seçkimizin kıymetli şairini Şİİr zamani...
(Fatma Gümüş tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
BİLDİĞİN YOLDAN ŞAŞMA
doğru yol her zaman kazandırır kişiye... kut...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
AK GELİN
 gÜnÜn seÇkİsİne ve deĞerlİ kaleme ...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
Resmini Çizdim
 gÜnÜn seÇkİsİne ve deĞerlİ kaleme ...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
//*EKSİK ŞARKI...
 gÜnÜn seÇkİsİne ve deĞerlİ kaleme ...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
Bir Masal Yazdım Bize
 gÜnÜn seÇkİsİne ve deĞerlİ kaleme ...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
Bilgisayarın Tuşları
 gÜnÜn seÇkİsİne ve deĞerlİ kaleme ...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Ayrı Yazılır Hoşça Kal
ayrı yazılsa da hoşça kal yine de hüz...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Tahir GÖRENLİ
BAYRAM TADINDA
Şiir zamanı ailesine yönetim kuruluna ve ramaza...
(Tahir GÖRENLİ tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Hayat Sahnesinde Rolüm Kalmadı
...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
19 Ağustos 1999
...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Bir Masal Gecesinde
...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı

Linkler