İnsanı hep ağlamaklı yapan Kanser Haftasında tüm hastalara şifalar dileriz. (02/04/2021 09:27)


Duyuru

Bilgi Yayınevi'nden İlk baskılarına sadık kalınarak hazırlanan Sabahattin Ali kitapları [Devamı]

ATATÜRK’ÜN EDEBİYATLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİ [Devamı]

Editörlük felsefesi [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER : NURHAN DAMCIOĞLU [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, Neye güldüğünden ise zekâsını ve seviyesini anla.
    Mevlana

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 4 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Ahmet T. Kışlalı'nın Kazada Kaybettiği Eşi Hakkında Yazısı

Aşağıda Ahmet Taner Kışlalı'nın trafik kazasında ölen eşi için yazdığı yazıyı pek çoğumuz okumuştur. Eşe karşı duyulan anlamlı derin sevgiyi ve dini siyasette kullananların inançlı kişiler için bile, ön yargıyla uydurdukları dinsizlik suçmalarının ne denli yersiz ve çirkin bir ruhun ürünü olduğunu gösteren bir yazı. Sitemizde de bulunsun, okumayanlar okusun istedik.

Bir süre Kültür Bakanlığı da yapan, Prof. Dr. Ahmet Taner KIŞLALI 21 Ekim 1999 tarihinde sabahın ilk saatlerinde Ankara'da evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu öldürülmüştü. Öldürülmeden önce dinsel figürünü ön planda tutan bir gazete Ahmet Taner Kışlalı'nın üzerine çarpı işareti atmıştı.

Kışlalı'nın yazıdaki eşi daha önce trafik kazasında ölmüştü.
Ardından bu yazıyı yazdı. Kışlalı ve eşine rahmet diliyoruz. R.T.


"Tanıdığımda adı Nicole´dü.
Sevgisi uğruna, doğduğu toprakları, ailesini, alışkanlıklarını, sınırsız dostlarını bırakıp Türkiye´ye geldiğinde de adını değiştirmemişti. 25 yıllık geçmişi ile köprüleri atmış, ama adını ve dinini korumuştu...
Kışlalı soyadını alışının ikinci yılındaydı... Altınay´a hamileliğinin de son aylarında... Gözlerinden taşan bir mutlulukla kapıda karşılamıştı beni:
- Hem Türk, hem Müslüman olmak istiyorum... Ben Tanrı´ya inanırım. Senin Tanrı'n ile benimki farklı değil ki!.. Çocuklarımız iki toplum arasında kalmamalı. Ben de her şeyi seninle, onlarla ve bu toprakların insanlarıyla paylaşabilmeliyim.
Meğer yakın arkadaşlarımla birlikte müftüye gidip konuşmuş. İsmini bile seçmiş. Ama sabredememiş “sürpriz”inin sonuna kadar...
O gece “kelime-i şahadet”i sabırla ezberledi. Heyecandan uyuyamadı. Ertesi sabah müftünün yanından çıkarken, elinde artık “Nilgün Kışlalı” olduğunu kanıtlayan bir belge vardı.
Ankara Müftülüğü´nün mühürlü kağıdını anne ve babama göstermek için merdivenleri ikişer ikişer atlayarak çıkarken çok mutluydu. Çünkü bunun onlar için taşıdığı anlamı biliyordu.
Annemle babam ağlarken, O da gözyaşları içindeydi.
 --o--o--o--
Her zaman çalıştı.
Sekreterlik yaptı. Mağaza yönetti. Halkla ilişkiler sorumluluğu taşıdı. Protokol danışmanlığı üstlendi... Hem evde çalıştı, hem dışarda.
Yaptığı iş ne olursa olsun, çalışmaktan hep onur duydu... Her yaptığı işe yüreğini verdi. Hep başarılı oldu...
Kocası bakanken, 86 metrekarelik sosyal meskeninin bulunduğu binanın merdivenlerini sabunlu sularla silerdi...
Komşular hayretler içindeydi. Ama O bundan değil, ancak, gelen yabancı konukların Türklerin temizliği ile ilgili düşüncelerinden utanırdı.
Bütün insanları severdi. Ama O, artık “biz Türkler”den biriydi; “onlar”dan değil.
 --o--o--o--
Ulusal günlerde pencereye bayrak asar; Altınay ile Dolunay´a, büyük bir heyecanla Atatürk´ün büyüklüğünü anlatmaya çalışırdı.
Dinsel geleneklere uymak için çaba gösterirdi.
Sorunu olduğunda, içi sıkıldığında Hacıbayram´a gider dua ederdi. Türkçe olarak, içinden geldiği gibi...
Ama benzer bir gereksinmeyi yurtdışında da duyduğunda, aynı rahatlık ve gönül huzuru ile güzel bir kiliseye gidip mum dikmekten de çekinmezdi... Ve duasını gene kendine göre yapardı. Çoğunlukla da Türkçe olarak.
Onun için din, inanç ve iyilik demekti.
Oruç tutar, kurban keser, herkesin yardımına koşardı...
 --o--o--o--
Bir yurtdışı resmi gezi dönüşümde, her zamanki gibi uçağın merdivenlerinin ucundaydı. Güneş gözlükleri ile saklanmaya çalışılan kızarmış, şişkin gözler. Dudaklarında zorlama bir gülümseme.
“Ahmet boşanalım” dedi, “benim yüzümden senin siyasal kariyerini yıkacaklar!”
Meğer sağcı basın yokluğumda bir kampanya başlatmış.
“Kültür Bakanı´nın Hıristiyan karısı” neler yapmış neler... Koca bakanlığı Hıristiyanlık için kullanan O. Hatta müzelerdeki ikonaları çaldırtıp yurtdışına kaçırtan da O...
Evinde yabancı bir kültüre “teslim olmuş” bir Kültür Bakanı.
Sekiz sütun “haberler”... Ve zihnimden silinmeyen köşe yazılarından örnekler... “İkonalar ve Kokonalar”, “Madam Kislali”, daha niceleri...
Nilgün, bana saldırmak için niçin kendisini kullanmaya çalıştıklarını bir türlü anlayamıyordu... Türk ve Müslüman doğmuş olmak, bunları kendi istenci ile benimsemiş olmaktan daha mı önemliydi?
 --o--o--o--
Sevgi doluydu.
Çiçekleri, ağaçları, kelebekleri severdi... Kuşları, köpekleri, kedileri severdi... Çocukları, yaşlıları severdi... Tanrı´yı severdi, Atatürk´ü severdi...
“İnsan”ı severdi.
Bir hastanedeki umutsuz hastaları her gün ziyaret etmeyi; onları neşelendirmeyi, onlara umut dağıtmayı; paylaştığı acıları içine gömüp, gözyaşlarını eve saklamayı severdi.
Bakanlarla, büyükelçilerle, generallerle, çok ünlü yazarlarla, bilim adamları ile de arkadaştı... Kapıcılarla, bekçilerle, çaycılarla, şoförlerle, işçilerle, koruma polisleri ile de arkadaştı.
O bir “insan”dı...
28 yılını benimle paylaştığı için çok mutlu olduğum, kendimi şanslı saydığım, kendisiyle övündüğüm bir insan.
 --o--o--o--
Piaf’ı ve Pavarotti´yi de beğenirdi, Sezen´i ve Gürses´i de.
Dev tenorun olağanüstü sesini, araba dağlardan geçerken, çok yüksek tonda dinlemekten hoşlanırdı. Ölüme yaklaştığımız dakikalarda ise, kasetçalardan süzülüp içimizde bir şeyleri titreten müziğin sözleri kulaklarımdan bir türlü gitmiyor:
“Yine mevsimler geçecek / Yine yapraklar düşecek / Giden sevgililer geri gelmeyecek...”
 --o--o--o--
Nedense bana hiç söylememişti.
Türk bayrağı ile gömülmek istediğini ilk kez dostum Şahin Mengü´ye açmış. O “olamayacağını” ne kadar anlatmaya çalıştıysa da vazgeçmemiş. Başka dostlara da bu “rica”sını iletmiş...
Sevgili Mehmet Açıktan, tabutun bir kenarına bayrak eklemeyi başarmıştı... Nilgün toprağa verilirken, Altınay ile Dolunay, bir bayrağı da kefenin üzerine koymayı başardılar...
Fransız ana-babanın Bordolu Türk kızı şimdi Ankara´da yatıyor.
Ve de benim kalbimde..."

Ahmet Taner KIŞLALI

Ramazan Topoğlu | 26/02/2021

1 Yorum | 92 okunma | 1 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Zekai Budak 27/02/2021 04:28

Günün seçkisini ŞİİR ZAMANI olarak gönülden kutlarız.

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Erhan  Tığlı
Ü Ürü Üüü
İlginç şiirinizi beğeniyle okudum. başarını...
(Erhan Tığlı tarafından)
Devamı
Erhan  Tığlı
Söyle Nedir Dilin Zehir Ektiği
Halk şiiri tazında yazdığınız duygulu ve ak...
(Erhan Tığlı tarafından)
Devamı
Erhan  Tığlı
Kitap Ayraçları
Yazını beğeniyle okudum, başarın daim olsun....
(Erhan Tığlı tarafından)
Devamı
Erhan  Tığlı
Ey Aşk, Çırak al beni yanına
Aşkta önce çırak olmak gerek, ustalık sonrada...
(Erhan Tığlı tarafından)
Devamı
Erhan  Tığlı
Sessiz ve Derinden
Yazınızı beğeniyle okudum. başarınız daim o...
(Erhan Tığlı tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Sessiz ve Derinden
Çok hızlı akan zaman sabır lazım geride kal...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Sessiz ve Derinden
teşekkür ederim ramazan bey zaman bizi de tör...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Sessiz ve Derinden
         saatin tik takla...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Kitap Ayraçları
           ayrıntı...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Korona Halayı
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
KAYBOLURUM......
Dilenci şiirseverlere şiir bahşisi dağıtmış...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Bugünlük Böceğim
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Cin Ali Çizerim
Yazı pek çok eğitim sorununu akla getirdi. res...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
ÖZLEMLE BAŞ EDEMEM
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
kısmi bedel
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
S/ÖZÜM KALMADI!
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
İki Kıtalı Şiirdi Boğaziçi
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
To/kadına Şiir
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Güzellik Ne Giydirir?
Güzellik vitrininde şipşirin giyindirilmiş, ba...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Söyle Nedir Dilin Zehir Ektiği
Hep bilinen şiirin ana yollarından, gizemli ara ...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı

Linkler