Değerli Üyelerimiz, yorumlar bölümünde "yanıtla" işlevinde aksamalar olduğu için, yorum yanıtlarını şimdilik ana yorum bölümünde yazarak yanıtlamanız daha güvenli olacaktır. Sağlıklı mutlu günler dileriz. (29/08/2021 01:51)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Son Fasıl Abdurrahim KAHRAMAN'ı Özlem ve Hüzünle Anıyoruz. [Devamı]

Nazım Hikmet: Davet [Devamı]

ATATÜRK’ÜN EDEBİYATLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİ [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER: ZEKİ MÜREN [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Dili ve sözü bir olmayan kimsenin yüz dili bile olsa o, yine dilsiz sayılır.
    Mevlana

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 1 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Yerinden Söküp Ellerime Aldım Başımı



Başımı gövdemden çıkarıp elime almışım. Üstelik elimde tuttuğum başımdaki göz ile değil, onun yerine gövdeme geçiçi geçirilen yedek başın gözleriyle görüyordum. Her iki başımın gözleri bakışıp duruyordu. Başımın ellerimde oluşunun garip hazzı tüylerimi diken diken ediyor, tüm bedenimde her nedense ağzımı sulandıran karıncanlanmalar oluşuyordu.

Yanı başımda kolları omuzundan çıkarılıp, ayakları arasına kıstırılmış kadın, meraklı bir çocuk tarafından kolları sökülmüş oyuncak bebek denli tekdüze, benimle birlikte elimdeki başımı inceliyordu.

Etrafımızda mahrem yerleri yalnızca boyunlarından sallanan kravatlarla örtülmüş, sonu görünmeyen sıralanmış erkeklerle, onlara ters döndürülerek hizalanmış, yalnızca gözleri görünen kadınlara çok eski zaman giysili askerler metalik montajlama sesleriyle yeni kafalar takıyorlardı. Kafası yenilenenler, bir yere yetişeceklermiş gibi  aniden havalanıp uçup  gidiyorlardı. Biz kolları ayakları arasında kıstırılan kadınla çok özel olmalıyız diye düşünmüşüm. Onun kolları yenilenecek, benim de gerçek kafam ellerimdeyken değiştirecektim. Bütün yenileştirme ayrıcalığı kendi yeteneğimizin üstünlüğüne kalmıştı. "Kafamızı kendimiz yenileyeceksek yerinden sökülmenesine ne gerek var? Araba motoro mu bu?" dedi kadın. Doğruydu da bir kere kafam ellerimdeydi işte.

Eğlenceli, düşündürücü rüyalarımız keşke kafaya takılmış eletronik bir cihaza kaydedilebilseydi. Cazip güzel rüyaları uyanınca izliyorsun, hatta pazarlayıp ek gelir bile elde ediyorsun. Dergilerde televizyonlarda ilk 10'a giren rüya listeleri yayınlanıyor. "Bak bu benim rüyam, senin hiç böyle rüyan oldu mu?" diye dostlarına gösterip, hava bile atıyorsun.

Yo, hayır, özlenilen sevilen insanların her türlü hali rüyada görününce kötüye kullanılacağı için şimdilik rüyalar filme alınmasın. Kafaların değiştirilmesi tamamlanınca belki. Rüyalarımıza girenlerin, rüyalarımıza girmeme hakkı yok ki! Ne suçu var onların?

Almışım başımı elime, kocaman bir sivilce patlatmış hazzıyla inceliyorum. Kolları ayakları arasındaki kadın,  elimdeki benim başıma benden daha merakla bakınca "sen de kendi başını yerinden çıkarıp baksana" diye uyaracaktım ama hemen ellerinin ayakları arasında olduğunu anımsayınca caydım.  O "bak, tepede dökülen saçların yerine yenileri çıkıyor" deyince huysuzluğum geçmiş, daha çok mutlu eden yeni bulgular söylemesini bekler olmuştum.

Asıl kafam ellerime verilmişken onu öyle bir değiştirip yenilemeliyim ki, kalan yaşamında mutsuz eden bütün kaygılardan uzaklaşmalayım.

Aklıma yüzüm geldi, bakalım elimdeki başımın yüzü nasılmış diye özenle irdelemeye başladım. Her iki kafamdaki gözler gözgöze gelince, ellerimde tuttuğumun yanakları kızardı. Nedeneni bir türlü çözemedim. Sahici yaşamda tepemdeki saçların ne kadar döküldüğünü görebilmek için ikinci bir ayna tutmam gerekiyordu, şimdi her yöne evirip çevirerek oynayıp duruyorum ellerimdeki başımı.

Bir zamanlar eşkiya müslümanların, bir bahane bulup dindaşlarının kafasını bıçakla koyun boğazlar gibi keserken, baş gövdeden ayrılınca nasıl oluyor diye meraklanıp, yayından kaldırılmadan önce Youtube'den izleme cesareti bulmuştum.

Yaşı 20'ye yakın bir gencin ellerini arkadan bağlamışlar ve yere yatırmışlardı. Sakallı zalim adama yalvardığı anlaşılan sözlerle bir şeyler söyleyip duruyordu. Eli bıçaklı sakallı adam, kurban kesmekten öte, daha yüce duyguların rahatlığında, besmele çekip sonunda bıçağı boynuna vuruyordu. Delikanlının son sözü bir "ah" olmuştu. Kısa sürede başı gövdeden ayırıp, bedeninin üstüne koydu. Kesilen baş daha kıpırdayıp duruyordu, yere yuvarlandı, zalim sakallı yeniden alıp gövdenin üstüne koydu.  Kesilen başta kan akıp gidince on kilo kadar zayıflamış bir cılız yüze dönmüştü. Bu vahşet aklıma gelince benim kafamının onlara benzemediğini görüp memnuniyet duymuştum.

Yüzüne baktım. Gözlerim bana "her şey yolunda, sen kafayı yenilemeye bak" dercesine tek gözünü kırptı. Bana tek gözünü kırparak hal hatır soranlara irite olduğum için kendi kendime kızdım. Yarım yüzyılı aşkın yaşamım yorgunluğunda, o gençlikteki masum ifadelerin eski büyüsünü yitirip temkinli bir ciddiyete dönüştüğünü fark ettim. "Ne kadar da can sıkıcı biri olup çıktın, yaşlandıkça yaşlılığın yakışmadığı bir insansın sen, daha da yaşlanınca bir Hulusi Kentmen, bir İsmet Sezgin gibi  ihtişamlı olamayaksın" yargısına vardım. Hemen gönlüm geldi aklıma, "o bir türlü yaşlanmıyor, hatta daha da gelişiyor ve gençleşiyor" diye avundum. Elimdeki kafamı değiştirebilirsem belki de bedensel ve ruhsal dinamiğimi istediğim gibi yapabilirdim.

Göz kapaklarımın biraz daha düştüğünü görüp, belki düzelir diye yukarı doğru kaldırdım, bir yararı olmadı.  Belli belirsiz ağaran sakallara bir çare bulsam mı, başım elimdeyken diye düşündüm. Dudaklarımı  yayılmış "m" harfiyle tarif eden takılgan kadın dostlarımı düşündüm. Büyülü işlevini unutup, İyice tembelleşse  de dudaklar ihtiyarlamıyordu. Göz kapaklarım dışında, gözlerim gözlüğe muhtaç olsa bile aynı büyüklükte duruyordu, fakat ışığı azalmıştı.

"Güzel bakınca gözlerin nasıl güzelleşiyor" diye meraklandım, elimdeki başımın gözlerine talimat verdim. "Sipariş üzerine güzel bakış olmaz" diye itiraz etti. Kulaklarımda bir fark göremedim. Kirpiklerimde azalma vardı ama idare eder dedim. Kaşlarımda ağarmışları ortaya çıktıkça kıl olup, şimdilik sırası değil diye koparıp attğım kaş tellerinin çoğaldığını gördüm. Bir zamanlar bağrımda ilk ağaranları yok ediyordum. Çoğalıp baş edemeyince kuzu kuzu kabullenip kendi hallerine bırakmıştım. Artık kaşlarda ağaranları koparıp atarsam kaşsız kalırım, kabullenmekten başka çare yok.

Şakaklarımı parmaklarımla biraz yukarı kaldırdım, yüzüm  on yıl önceki haline döndü. Yaşlandıkça dokular sarkmaya başlamıştı. Asla botoks yaptırmam. Bütün doğal mimikleri allak bullak yapaylaştırıyor. Dolgu yaptıran kadınların dudakları bile naylon kadın görüntüsünde oluyor, hatta şişman solucana benziyor. Onlarla en tembel dudaklar bile bir araya gelmekten fena halde korkar.

Yahu sen gevezelik yapıp durmaktansa, hazır başın ellerinin arasındayken şu kafayı değiştirsene. Sen şimdi iki kafalısın. Bu fırsatı bir daha asla bulamazsın.

Kafamı açmak için etrafta tornavida aramaya başlamışım ki, sert kemikten oluşan yarım küre kabuğunun vidalarla sıkıştırılmadığı gerçeğinden utanıverdim. Yerinde duran başımdaki yüzümü değil, elimdeki başımın yüzünü görebildiğim için ikisi arasında kıyaslama yapamadım.  Beyin hiç tornavida ile tamir edilir mi? Cerrahlık durum olsa, bu kafanın yerinden sökülmesine ne gerek vardı? Hiçbir zaman pratik zekalı biri olamadın sen.

Eski zaman giysili yeni kafa montajlama askerleri işlerini çoktan bitirip kaybolmuşlardı. Daha  kendi kafamla uğraşıp durmanın beceriksizliğinde öfkeden kuduruyordum. Kafamı yerine takmak istedim, kaldıramadım bir türlü, küp gibi ağırdı.

Bu kafayı yerinden sökmeden yenileyip geliştirebilirsin yargısana varınca, yanımdaki kadının kollarını ayakları arasından hızlıca çekip yerine taktım, ondan kafamı yerine takması için yardım istedim.

Kadının sökülmüş kollarını  yerine takınca, kadın da  ellerimin arasında duran başımı, bir tutam pamuk hafifliğinde kaldırıp yerine ustalıkla yerleştirdi. Sonra "gidelim artık" dedi.

Başım yerinde duruyor mu diye hemen ellerimle yokladım uyanınca. Tam ikna olmak için kalkıp  aynaya baktım, yerinde duruyordu. Hem yerinde durmasaydı aynada kendimi göremezdim ki! Bir de gözlerim hep kapalı kalırsa hiçbir şey göremiyorum.Ramazan TOPOĞLU




Ramazan Topoğlu | 25/07/2021

6 Yorum | 307 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Hasan Büyükkara 07/08/2021 00:28

İkinci paragraftan sonra akıp gitmiş 
Yazarın kurguötesi ultrakurgusu, okuyana fütürolojik zamanlara dair kurgular kurduracak nitelikte bir  yazı…
Çok geniş açılı zihinsel antremanlar……

Teşekkürlerimizi sunarız.
Okuyan ve okutan o güzel insanımıza.

Ramazan Topoğlu

Yasemin Demir 02/08/2021 00:06

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara

Ramazan Efe 25/07/2021 19:13

Adam ararken sayfada arkadaşımı adaşımı gördüm. Geçmiş olan bayramın sevincinde kalalım.

ISSIZLIKTA ADAŞLAR HEP KARŞILAŞIR.
kutlu mutlu olsun her şey.

Ramazan Topoğlu

Ramazan Topoğlu 25/07/2021 14:05


Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

ömer altun
Leyla'nın Mesnevisi
Kıymetli ablam yüreğine sağlık ...  kaç...
(ömer altun tarafından)
Devamı
Kardelen ...
Öyküsel Dokunuşlar
Şiirimi haftanın seçkisine layık gören değer...
(Kardelen ... tarafından)
Devamı
Kardelen ...
Kızıl Gülün Dramı
Gün seçkisi için ''Şiir zamanı'' seçki kurul...
(Kardelen ... tarafından)
Devamı
Kardelen ...
Kızıl Gülün Dramı
Evet hocam ben çok şiirlerimde genelde türkçe ...
(Kardelen ... tarafından)
Devamı
Seyfettin KARAMIZRAK
ÖĞRETMENLERİN KILIK KIYAFETLERİ ÜZERİNE
Fakat yine de erdemli ilkeli yerinde duramayan, ge...
(Seyfettin KARAMIZRAK tarafından)
Devamı
Ali  ALTINLI
BAŞTACIMIZ
Şİİr zamani aİlesİ ve seÇkİ kuruluna bakİ ...
(Ali ALTINLI tarafından)
Devamı
Ali  ALTINLI
BAŞTACIMIZ
Şİİr zamani aİlesİne bakİ selamlar......
(Ali ALTINLI tarafından)
Devamı
Nesrin Önem
EY YALAN DÜNYA
Allah rahmet eylesin inşallah çok teşekkür edi...
(Nesrin Önem tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
SEBEP
          arada benim de ...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
//*ŞİİRCE...
            kısa ve...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
ÇOK GEÇ KALMADAN…
          yerli ve dünya...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
b'ekle
          hecede severek ...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
EY YALAN DÜNYA
          rahmetli neşet...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
ÖĞRETMENLERİN KILIK KIYAFETLERİ ÜZERİNE
          seyfettin hocam...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Kızıl Gülün Dramı
          güzel bir hece...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
"MEKTEBİN BACALARI"NDAN "ACEM KIZI"NA
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
BAHÇE SENİN NEYİNE
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Öyküsel Dokunuşlar
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
BAŞTACIMIZ
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Ölü Düşlerin Yatakçısı
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı

Linkler