Değerli Üyelerimiz, yorumlar bölümünde "yanıtla" işlevinde aksamalar olduğu için, yorum yanıtlarını şimdilik ana yorum bölümünde yazarak yanıtlamanız daha güvenli olacaktır. Sağlıklı mutlu günler dileriz. (29/08/2021 01:51)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Son Fasıl Abdurrahim KAHRAMAN'ı Özlem ve Hüzünle Anıyoruz. [Devamı]

ATATÜRK’ÜN EDEBİYATLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİ [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER : SEVİM ŞENGÜL [Devamı]

Nazım Hikmet her zaman zirvede [Devamı]

  Fakir Baykurt Öykü Yarışması    Başvuruları Başladı [Devamı]

 76.Yunus Nadi Ödülleri Sahiplerini Buldu [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    "Bir, benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun. İki, insanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi aşağılayamasın. Kimse kimseyi asimile edemesin. İnsanları asimile etmeye can atan devletlere, hükümetlere olanak verilmesin. "Benim kitaplarımı okuyanlar bilsinler ki, bir kültürü yok edenlerin kendi kültürleri, insanlıkları ellerinden uçmuş gitmiştir. "Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar."
    Yaşar Kemal

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 20 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

ÖĞRETMENLERİN KILIK KIYAFETLERİ ÜZERİNE


 

Öğretmen Okulu’nda okurken her davranışımız ve giyim kuşamımız mercek altındaydı. Bir ara saçım birazcık uzamıştı. Dersteyken öğretmenimiz ensemi tutarak, “yarın öğretmen olacaksın şu saçının haline bak, neredeyse örülecek” diyerek uyarmıştı. Öğle arasında soluğu okul berberinin yanında yerinde aldım. Üç numaraya yakın şekilde kısalttı. Berbere gittiğimizde tarife gerek yoktu zaten. O, öğrenci tıraşının nasıl olacağını çok iyi bilirdi.

Giyim kuşamımız da itinalıydı. Okulun devasa bir ütü hanesi vardı. Ütüsüz giyimle boyasız ayakkabı ile gezemezdiniz. Hele bir üst sınıf öğrencisinin yanından geçerken selam vermezseniz, ya da eliniz cebinizdeyse tokadı yerdiniz.

Anlayacağınız tüm hayatımız “iyi, örnek bir öğretmen olabilme” üzerine kuruluydu. Diyeceksiniz ki kılık kıyafetle mi? Hayır, bilgi ve beceride, davranışlarda, kişilik kazanmakta, sevgi ve saygıda da bu gayret ve itina vardı.

 O yüzden en ufak bir ihmalimiz, mutlaka birileri tarafından uyarılırdı. Üçüncü sınıftayken İzmirli bir arkadaşımız yaz tatili dönüşü, “İspanyol paça” bir pantolonla gelmişti okula. O’nu hayranlıkla, imrenerek izlememiz bir gün sürmüştü. Derste bir öğretmenimiz bunu fark etti. “Bir daha böyle görünürsen valizini toplarsın. Ya paçasını düzelt ya da bir daha giyme” diye sert şekilde uyardı. İspanyol paçayı bir daha göremedik.

Diyeceğim, altı yıl yatılı öğretmen okulunda, her anımız denetlenerek okuduk. Her halimizle “örnek öğretmen” olmaya gayret ettik. İlkten yadırgadığımız kuralların zamanla temsilcisi olduk. Benimsedik ve içselleştirdik.

Son sınıfta diplomalarımızı alırken okul müdürümüz de uzun ve anlamlı bir nasihat konuşması yapmıştı. Örneğin; “köy çeşmesine kendiniz su almaya gitmeyin. Hatta duruma göre köyde fazla fiyakalı ve süslü elbiselerle gezmeyin. Yanlış anlaşılırsınız, köy gençleri ile aranız açılır” vb. gibilerden ilginç örnekler vermişti.

Anlattığım 1972 li yıllardı. O yıllarda geçerli olan birçok tutum ve davranış zamanla değişti doğal olarak. Fakat öğretmenlik mesleğini yıllarca değerli kılan şeylerden biri de; “öğretmenlerin giyim kuşamındaki tertip, düzen, sadelik ve şıklık” olmuştur belki de. Bizim insanımız hala giyim kuşama farklı ve daha bir değer verir ve önemser.

Bu yüzden yıllarca öğretmenlerimiz çevresinin insanlarına, velilere ve biricik öğrencilerine, hep imrenilecek özende imaj sergilemiştir. Belki kılık kıyafet mevzuatının kimi sıkıcı yönleri de zaman zaman can sıkmıştır. Örneğin, saç uzunluğunun gömlek yakasını geçemeyeceği, bıyıkların ölçütleri vb. gibi detaylar.

Ancak öğretmenlerimiz, özellikle de; “Köy Enstitüsü” ve “Öğretmen Okulu” öğretmenleri okuldan aldıkları kaliteli eğitim ve büyük bir sorumlulukla, “mesleklerinin saygınlığını” arzuyla, azimle, titizlikle yerine getirmişler, aranan, özlenen eğitimciler olmuşlardır..

Şimdilerde bazı öğretmen sendikalarının aldığı karar mucibince, okullarda uzun süredir “kılık kıyafet yönetmeliği” kurallarına uyulmamaktadır. Öğretmenler bu uygulamadan memnun gözüküyor. Ancak getiri ve götürülerinin de incelenmesi gerekir.

Sendikaların elbette ki haklı ve yerinde talepleri olacaktır. Yönetimin bu talepleri dikkate alması, yerinde ve güzel bir düşüncedir. Ancak sendikaların, öğretmenlerin; “rahatsız oldukları hususları bizzat bildirerek, mevzuatta uzlaşı ile bir düzenleme yapılması daha isabetli olurdu.”

Oysa şu anda kılık kıyafet yönetmeliği tamamen devre dışı bırakılmıştır. Herkes kendi zevkine ve tercihine göre giyinmektedir. Yarın bir yönetici bir öğretmene “mevzuata uymayan kıyafetinden ötürü” ceza verirse, Bakanlığın tavrı kimden yana olacaktır?

Hangi konuda olursa olsun; “dayanaksız ve sonsuz bir özgürlük” zamanla sıkıntı olur ve başka sorunlar doğurur. Sınırları belli olmayan bir uygulama her zaman sıkıntılıdır. Umarım bu uygulama can sıkıcı olaylara sebep olmaz. Az da olsa birileri tahriklere sebep olan aşırı uç giyim kuşamı ile bu serbestliği suiistimal etmez.

Sevgili öğrencilerimize, her okul idaresinin, forma giyme kuralı koyduğu bir ortamda, acaba öğretmenlerimiz, okul yönetimi, kendi okullarında öğrencilerine yönelik olarak; “Bizim giyim kuşamımızdan memnun musunuz? Bizi nasıl görmek istersiniz?” Diye bir anket uyguladılar mı?

Diyeceğim o ki, değerli öğretmenlerimiz; velilerinin, sevgili öğrencilerinin çevrenin ve toplumun değer yargılarını, beklentilerini, duygu ve düşüncelerini görmezden gelmemelidir. Çünkü öğretmenin giyim kuşamındaki tercihi öğrencilerini de ilgilendirmektedir diye düşünmekteyim.

Zira bazı öğretmenlerin “aykırı ve aşırı giyim kuşam tercihlerinden” rahatsız olan öğrenci, veli ve eğitim çevreleri var. Bu husus önemsenmeli ve göz ardı edilmemelidir. Burada somut örnekler vererek konuyu özelleştirip şahısları incitmek istemem. Konu şahıslar değil, öğretmenlik mesleğidir.

Özgürlükler çok önemlidir elbette. Öğrencilerimizin sevgisini, saygısını ve beğenisini kazanmak da bir o kadar önemlidir. Şurası da da kaçınılmaz bir gerçek ki, “şıklık ve zarafet” saygınlığın da ön koşuludur.

Yürürlükte olduğu halde uyulmayan bir mevzuat vardır. Bir zamanlar Yalova’da kıyafetinden ötürü Serkan öğretmenimize reva görülen çirkin muamele hayatına mal olmuştu. Yasal dayanağı olmayan bu kılık kıyafet serbestliğine, bir makam sahibi yine can sıkıcı müdahalelerde bulunup, öğretmenlerimizi üzebilir.

Yapılması gereken, bu uygulamanın uzlaşı ile bir an önce mevzuata bağlanmasıdır.  O zaman kimse de bir sürprizle karşılaşmaz. 

 

 

Sevgiyle kalın.

                                                                                            Seyfettin KARAMIZRAK

Seyfettin KARAMIZRAK | 26/09/2021

3 Yorum | 70 okunma | 1 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Yasemin Demir 03/10/2021 17:05

Güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyuncada  makamını onurlandıracak haftanın seçkisi olarak . Şiir zamanı yönetimi adına içtenlikle kutlarız şairimizi ..Nice güzel paylaşımlara

Ramazan Efe 26/09/2021 23:50

          Seyfettin Hocam aynı duyguları duyarak yaşadık. Ben de altı yıllık öğretmen okulunun son mezunuyduk. 16 ders uygulamalarında katı kuralları vardı. Umursamadığım biyolojiden bir dönem yitirdim. Güzün mezun oldum. Müzikten, Beden eğitiminden dönem kaybı yaşayan arkadaşlarımız oldu. 

Fakat yine de erdemli ilkeli yerinde duramayan, gece gündüz çalışan örnek ve nadide öğretmenlerdik. Yerimiz asla doldurulamadı...

Katkılarınız için çok teşekkürler...

Seyfettin KARAMIZRAK

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Ümit  Zeki Soyuduru
SEVGİLİDEN BİR YUDUM
Aleykümselam. Çok teşekkür ederim ramazan bey....
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
SEVGİLİDEN BİR YUDUM
Şiir zamanı ailesine ve şahsınıza çok teşek...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
SEVGİLİDEN BİR YUDUM
Teşekkür ederim ahmet bey. saygı ve selamlarım...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
SEN YARALI YARIMSIN!
Şiir zamanı ailesine ve şahsınıza çok teşek...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
HER GÖNÜLE BİR SULTAN!
Teşekkür ederim yasemin hanımefendi. saygı ve ...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
şerefine içiyorum
gün seçkisini gönülden tebrik eder,  ...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Düşün
gün seçkisini gönülden tebrik eder,  ...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
.Aşkın Doğusu.
gün seçkisini gönülden tebrik eder,  ...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Düşün
düşünmenin düşünü kurmak da lazım ki dü...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Erhan  Tığlı
Oyunlu Gülmeceler
Gülmecelerime yorum yapan yok, ağlamaklı şiir ...
(Erhan Tığlı tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
YAĞMUR ZAMANI SOKAĞI
ne güzel bir hediye oldu bize abicim çoook teş...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
AŞI OLMAYANLAR, ÖNLEMLERE UYMAYANLAR
Bilgilendirmeler için teşekkürler seyfettin hoc...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Metin Soydeveli
SOLDU GÖZLERİN
Kesin... teşekkürler duygudaşlığınıza erhan...
(Metin Soydeveli tarafından)
Devamı
ömer altun
*** CAN ÖLÜMLE SÖZLENİR ***...SS
Yürek sesiniz daim olsun efendim ... ...
(ömer altun tarafından)
Devamı
ömer altun
Gözyaşı Ayetleri
çok teşekkür ederim orhan üstadım yürek yang...
(ömer altun tarafından)
Devamı
ömer altun
Gözyaşı Ayetleri
Canına milyon şiirim kurban olsun ablam ... aşk...
(ömer altun tarafından)
Devamı
ömer altun
.Aşkın Doğusu.
Gidilmesi gereken bir yol  bu yolculuğa bize...
(ömer altun tarafından)
Devamı
Yahya Koza
Ey Canan
Bilmukabele saygı bizden,güzel yorumunuza çok t...
(Yahya Koza tarafından)
Devamı
Yahya Koza
Ey Canan
yorumunuz için teşekkür ederiz ...
(Yahya Koza tarafından)
Devamı
Yahya Koza
Ey Canan
Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim cana...
(Yahya Koza tarafından)
Devamı

Linkler