Yasemin ile Yağmur Zamanı 21.30'dan itibaren kalplerin tiktak çarklarını yaşama sevinci veren programıyla virüslere karşı gönül maskesi takıyor. Birlikteyiz. (04/04/2020 01:18) | Şiir zamanı bahar akşamlarından güzel şiir dolu sağlıklı günler,esenlikler diler EVDE KAL TÜRKİYE!!.. (25/03/2020 15:56) | “Barışta oğullar babalarını, savaşta babalar oğullarını gömerler.” (05/03/2020 17:26)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

Memleket Hikayeleri'nin 100.yıl Özel baskısı [Devamı]

''Gözlerim sığmıyor Yüzüme'' Yeni baskısıyla [Devamı]

ATATÜRK’ÜN EDEBİYATLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİ [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER: EMELSAYIN [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Sual de bilgiden doğar, cevap da...
    Mevlana

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 1 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

KÖYDE NİŞANLI OLMAK

KÖYDE NİŞANLI OLMAK

 

   -Ooo! Hoş geldiniz efendim, sefalar getirdiniz. Buyrun, buyrun, ayakkabıları içeride de çıkarabilirsiniz.
   -Hoş bulduk. Sizin bu katı da her gelişte şaşırıyoruz.
   -Ayakkabılarınıza yer kalmamış, şu gazetenin üstüne de koyabilirsiniz. Lütfen salona geçin.
   Köylülerine eşleriyle birlikte misafirliğe gelen Ali ve Tahsin beyler her seferinde aynı samimiyetle karşılanırlardı. Salonda koltuklarına oturunca da hal hatır sorma faslına geçilirdi. Aynı köyün insanları için de ortak sohbet konusu elbette köyleri, köylüleriydi.
   Bu akşam ziyaretinde de söze ilk başlayan Ali oldu:
   -Yahu hocam! Geçenlerde köye gittim. Bizim aşağı mahalle tam bir virane olmuş. Kırk yıl önce hepsi dolu olan evler bomboş. Bir iki aile, birkaç yaşlı kalmış mahallede. Baktım baktım da "Nerede o, 1960'ların yüz elli hanelik anlı şanlı Sadık köyü?" dedim.
   -Ohooo Ali! Sen de bu devirde köy hâlâ yerinde dursun, diyorsun. Sen, ben niye geldiysek herkes ekmek yediği yere göçtü. Kimi işe girdi, kimi okudu ayrıldı.
   Söz sohbet böyle devam ederken Tahsin duramadı, Ali'nin eşine takılmaya başladı:
   -Zeynep, sizin köyde genç kızlar evlenme vakti gelince "Ahh! Sadık'tan birine varsam!" dermiş öyle mi? Bir de hamile kadınlar yönünü bizim köye döner "Bir kızım olsa da Sadık'a gelin versem!" diye dua edermiş.
   Zeynep:
   -Aman canım! Bu şişkinliğiniz de hiç bitmez. Kaldı mı şimdi o köy? Siz de köyde kız bulamayınca komşu köylere gelirmişsiniz. O zamanki köyünüzü, bizim köyleri ara da bul! Bizim köylere yine de tekrar gelip yerleşenler var, sizin o eski anlı şanlı köyünüzde şimdi o da yok ya!
   Ali'nin eşi Zeynep, komşu köylerden birinden gelin gelmişti köyümüze. Her akşam oturmasında da bugün olduğu gibi Ali'nin yakın arkadaşı Tahsin'le köy yarıştırırlardı. Birbirlerine takılmadan edemezlerdi. Ali'nin de hep gülerek dinlediğimiz bir "gelinkıza gitme hikâyesi" vardı ki bu buluşmaların çoğunda anlatması istenirdi. Çok da zorlamadan Ali, o gün de başladı hikâyesini anlatmaya:
   -Biliyorsunuz ben o zamana göre biraz geç evlendim. Ne yaparsın gariplik. Gurbettesin, ana yok, babanın da sözü geçmez. Çocuk yaşta çalışmaya başlamışsın. Sahip çıkanın da olmayınca böyle oluyor. Yine bugünlerime bin şükür.
   Ben, Zeynep'le nişanlıyım. O zaman evlilikler hep görücü usülü olduğu için nişanlanıp da gelinkıza gidinceye kadar Zeynep'i şöyle yakından bile görmemişim. Zeynep, komşu .......köyünde. Bizim köyle o köyün arası yürüyerek bir saat çeker. Biz böyle birbirimizi görmeden, konuşmadan duracak değiliz ya! Ben de bir akşam nişanlıma, o zamanki köylünün tabiriyle gelinkıza gitmeye karar verdim. Nişanlıyla gündüz görüştürürler mi adamı? Öyle olunca da akşam karanlığında orada olmak zorundayım.
   İkide bir arkama baka baka da olsa akşam karanlığında, korka korka Zeynep'in köyüne vardım. Doğrudan kapıyı çalmak olmaz. Karanlıkta, ses etmeden Zeyneplerin evinin yanındaki ahıra girdim. Eh, köy çocuğuyuz. Ahıra, ineğe alışığız. Oranın kokusu bile beni rahatsız etmiyor. Zaten ilk kez nişanlıya gelmenin heyecanıyla kokuyu falan duyan kim? Hatıllara bağlı ineklerin arasına saklanmış oturuyorum. Kayınpeder Hasan emmi yatıp uyuyacak da bize öyle haber gelecek. Ben de o zamanın evlerinde yüklük görevi yapan "evlik"e girip nişanlımla görüşeceğim. Bunları düşünüp, nişanlımla neler konuşacağımı hayal ederken dışarıdan gittikçe daha iyi duyulan ayak sesleri geldi. Ahırın kapısına yaklaştı. Kalbim heyecandan duracak sanki. "Herhalde kayınvalidem, kayınpederin uyuduğunu haber verecek." derken ahırın kapısı açıldı. Açıldı ya ben de dünyamı şaşırdım. Gelen Hasan emmiydi. Geç vakit ahırdaki malları yoklamak istemişti herhalde. Olduğum yere, iki ineğin arasına çöküp kalakaldım. Allah vere de ahırı dolaşmasaydı diye düşünürken ineklerin yanına geldi, beni gördü. Elimde nişanlıma getirmek için köyümüzden çıkarken bakkaldan aldığım fıstık, fındık, akide şekeri, lokum dolu torba. Yere çökmüş tir tir titriyorum. Ben onun bağırıp çağırıp beni kovmasını beklerken o bana:
   -Ali, evladım sen ne arıyorsun bu saatte burada? Bizim evimiz yok mu? dedi.Ter sırtımdan yürümüştü.
   -İşte emmi, ben size gelmiştim de, utandım da... diye kem küm ederken          Hasan emmi:
  -Haydi bakalım. Doğru eve çıkalım. Sen de artık bizim evladımızsın.
  Öyle rahatladım ki bu sözlerle. Rahmetli bunu sık sık anlatırdı sağlığında. Biz de böyle eşe dosta zaman zaman anlatır gülüşürüz.
.....................
   Şimdi herkes evleneceği kişiyi önceden görüyor, tanıyor. Nişanlılık döneminde rahatça görüşüyor. Aileden biri gibi gidip geliyor. Kırk elli sene önce yukarıda Ali'nin anlattığı gibi gidilirdi gelinkıza, daha doğrusu nişanlıya. Köyün içinde de olsa nişanlın, gece kimseye görünmeden gitmek zorundaydın. Kaynanan seni seviyorsa bu ziyaret kolaylaşırdı. Yoksa köyün içinde bile nişanlını zor görürdün. Hele de nişanlın başka köyde ise gecenin karanlığında gitmek ayrı bir korku, böyle Ali'nin anlattığı gibi kayınpedere ya da kayınbiradere yakalanmak ayrı bir korkuydu. Herkes Hasan emmi gibi anlayışlı olmaz ya! Bazen işin ucunda dayak yemek bile vardı. Köyün köpekleri de böyle zamanlarda ayrı bir bela olurdu.
   Köy bakkalından alınmış, bekleye bekleye nemlenmiş, bayatlamış fındık, fıstık, akide şekeri ne kadar da tatlı gelirdi, nişanlısını kınalı elleri, utanıp hafiften kızaran yüzüyle bekleyen iki belikli köy kızlarına. Yorganın, yatağın kayıldığı; buzdolabının olmadığı yıllarda o görevi yapan "evlik"te, oranın serinliğine aldırmadan nişanlısıyla görüşen köy kızı ertesi gün komşu kızı yoldaşına heyecanla neler neler anlatırdı.
   ..........
   Bilmem ki o zamanlar görücü usülü ile evlenenler kaderlerine mi razı oluyorlardı; yoksa hayattan beklentileri mi azdı? Birbirini hiç görmeden, baba-anne kararıyla evlenenler bile evliliği sürdürürken bugünün gençleri "Ben sevmeden, âşık olmadan evlenmem. Aradığımı henüz bulamadım." diyorlar. Şöyle düşününce haklılar da; ama onlar aradıklarını bulsalar bile çoğu, o "Senin için hayatımı veririm, aşkım, canım, ciğerim!" havalarını kısa zamanda unutup boşanmaya kalkıyorlar. Oysa evlilik karşılıklı hoşgörü, tahammül ister. "Armudun sapı, üzümün çöpü" diyenler, bırakın evliliği, hiçbir durumda mutlu olamazlar. Hayatı anlayışla paylaşırsanız zaman içinde sevgi de aşk da doğar. Bunu yapamazsanız işte o zaman tencere, tava havada. Sevgi öyle bir görüşte, şıppadanak oluşmaz. Emek ister, özveri ister.
   ...........
   Bir yaz günü
   Komşu düğününde
   Kapı önünde
   Köy kızlarının içinde
   Nişanlısını gördü Halil
   Göz göze geldiler
   "Akşam sizdeyim" işareti verdi ona
   Kaşla göz arasında
   Al al oldu yanakları Ayşe'nin
   Gözlerinde sevdanın ışığı
   "Anladım" dercesine yumdu gözlerini
   Daha bir sıkı tuttu
   Yanındaki Hüsne'nin
   Elini
   "Sevda sevda derler de behey yarenler
   Bir acayip hal olur"
   Bir baktı Halil davula, zurnaya
   Sonra elinde mendil
   Durdu halaya

   ........................

 
   Yüreğinizde sevdanız hiç eksilmesin.

...........................................................................................................
   Numan Kurt 

Numan Kurt | 16/07/2014

1 Yorum | 1330 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

İbrahim Çelikli 23/07/2014 16:26

konu güzel işlenmiş fikrimi siz beni okumadıkça öğrenemeyeceksiniz

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Serpil  Savaş
NE KIŞI OLSUN NE DE YAZI
Ramazan bey size ve şiir zamanı yönetimine çok...
(Serpil Savaş tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Koronavirüs Sözcükleri
Teşekkürlerimi sunuyorum kadirşinas dostum....
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Koronavirüs Sözcükleri
Güzel İnsan , faydalı insan , mümbit insan&nbs...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Nazife  gönenç
Tavuklarım 3
Aslında yazdığınız her şeyi ilgiyle okuyorum...
(Nazife gönenç tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Tavuklarım 3
Yok...ya beni sevmediniz, ya da tavuklarımı..:) ...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Şükran Gülcenaz Aydoğan
//*CORONA GÜNLERİNDEN BİRİNDE...
gün ne güzel hele de bahar evet bahar...
(Şükran Gülcenaz Aydoğan tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
NE KIŞI OLSUN NE DE YAZI
Şİİr zamani ailesi olarak günün seçkisine ...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
#MAKBER ......
Şİİr zamani ailesi olarak günün seçkisine ...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
"KEŞMEKEŞ"
Şİİr zamani ailesi olarak günün seçkisine ...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Nesrin Önem
UMUDUNU YİTİRME
çok teşekkür ediyorum hocam umut var oldukça d...
(Nesrin Önem tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
UMUDUNU YİTİRME
umut hep var olacak hiç bitmeyecek... kutlarım...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
KORONAVİRÜS GÜNLÜKLERİ
İnşallah bunlarda gelip geçecek allah'ın yard...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Bazen Susmuyorum
bu güzel çalışma bir ay boyunca makamına ya...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
"HER ŞEY BİRDENBİRE OLDU"
bu güzel çalışma bir ay boyunca makamına ya...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
.......Ölgün Şubat........
bu güzel çalışma bir ay boyunca makamına ya...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
*** kırgın  ***
bu güzel çalışma bir ay boyunca makamına ya...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Göz Aynası..............C.K
bu güzel çalışma bir ay boyunca makamına ya...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Gitmemiş Gibi Yapan Kadınlar
bu güzel çalışma bir ay boyunca makamına ya...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Değirmen Taşı
Değirmen taşı ve ben sevindim. teşekkürler...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Günümüzün En Büyük Silahı O Artık
teŞekkÜr ederİm selamlar... ...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı

Linkler