Şiir zamanı yaz akşamlarından güzel şiir dolu günler,esenlikler diler... (12/09/2018 14:28)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER:KAMURAN AKKOR  [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Kapı açılır sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman bilmem! Yeter ki o kapıda durmayı bil!
    Mevlana

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 8 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Şiir Zamanı'nda İçimizden Bir Şair: Ramazan BORAN

 

“Bir milletin, ülkenin ayağa kalkması, ilerlemesi, medeniyet seviyesinin gelişmesinde başta edebiyat olmak üzere sanatın çok büyük etkisinin olduğuna inanmaktayım. Çünkü sanat; düşünmeyi, hissetmeyi, fark etmeyi ve sevmeyi emretmektedir.”

Kültürel ve sanatsal bilgi birikiminin  ürünü olan bu sözler kime aittir? Durun hemen sabırsızlanmayın!

Siyah beyaz televizyon antenlerinin yeni yeni  çatılara asılmaya başladığı, “Ayşe Tatile Gitti” parolasıyla Kıbrıs Barış Hareketinin yapıldığı yıllarda güneydeki liman şehrimiz Mersin’in, mümbit topraklara sahip, yüz bir türlü sebze ve meyvenin yetiştiği Erdemli ilçesinde çiftçi bir ailenin son numarası olarak bir çocuk dünyaya gelir.

Ramazan Boran'ın doğduğu kent Erdemli'den şimdi kıble rüzgarları tadında şiirleri memleketin dört bir yanına esmektedir.

 

Akşamları karartmalar yapılarak izlenen Barış Harekatının başarısı nedeniyle bu çocuğa annesi Savaş adını vermek ister. Fakat ramazan ayında gözlerini dünyaya açtığı için Ramazan adında karar kılınır.

Aynı zamanda dünyanın pisliklerini temizleyen yağmurlar, günahları yakan ateş anlamına da gelen bu Ramazan bizim Ramazan Boran’dır.  Hani şu şiirleriyle hayranlık duyulan, Şiir Zamanı editörlerinden olan Ramazan Boran.  İşte yazının başındaki bu sözlerin sahibi.

 

 

 Ufuklara, savaktan tarlaya çevrilen suya, akşam vakti Erdemli'ye çöken taze gölgelere ve her şeye böyle barışık ve sevgi dolu bakar Ramazan Boran.

 

RamazAN  BoraN..

 Dikkat.. Adında ve soyadında tam kafiye bulunmaktadır.

O yüzden adındaki ve soyadındaki bu ses ahenginden ötürü okul yıllarında ve iş hayatında  adı ve soyadıyla hitap edilmesi hem kendisinin hem öyle diyenlerin hoşuna gitmiştir. Boran’ın önüne Ramazan gelince şairliği de şart olmuştur Ramazan’ın.

Ailenin en küçüğü olduğu için “Ramazan oraya, Ramazan buraya” diye durmadan iş buyrulmasına rağmen, teslimiyetçilikten uzak ama duygusal ve uyumlu kişiliğiyle büyüklerine karşı her zaman itaatkar davranmıştır. Bu nedenle de ailede saçı en çok okşanan kişilerden olmuştur Ramazan Boran.

Küçük Ramazan’ın annesi ile babası O’nun bu hisli mahzunluğundan dolayı “Allah’ım ailemizin en küçüğü bu evladımız pek de masum duruyor. O’nu tehlikelerden felaketlerden koru” doğrultusunda hep içlerinden dua etmişlerdir.

Yaradan bu dualar ve de Ramazan’ın zarif ruhuyla, nihayetinde  lise sonrası 22 yaşında  bir bankada işe başlayarak ekmek parasını kazanmaya nasip etmiştir.

 

Ramazan Boran doğup büyüdüğü Erdemli'de  Kız Kalesine ilk gittiğinde Korikos'un yılan sokarak ölen kızı için günlerce üzüldü.

 

Hani bilirsiniz  Korikos kralı kızı için fal baktırır. Falcı  Korikos’a “kızın yılan sokmasından ölecek” der. Kral sonralardan bizim ramazan Boran’ın yaşayacağı yerlerde denizdeki küçük adaya kızını korumak için Kız Kalesini yaptırır. Fakat yine de gönderilen bir sepet üzümünün içinden çıkan yılan Korikos kralının kızına sokarak öldürür… Bizim Ramazan işte ilk Kız kalesi ziyaretinde bu hikayeyi öğrendiğinde günlerce etkisinde kalır. Kral kızının bu kaledeki odasına dakikalarca baka kalır.

 

Tarsus'taki yedi uyurlar Ashab-ı Kehf mağarasında uhrevi duyguların hakimiyetinde  "üç yüz yıl uyusam  mı" diye düşündü.

 

Daha çocuk yıllarında yedi gencin üç yüz küsur yıl uyudukları, Tarsus’taki Ashab-ı Kehf  (Yedi Uyurlar) mağarasına gittiğinde  “şimdi burada uyusam, üç yüz yıl sonra uyansam” diye kendisiyle şakalaşır ve bu ilahi hikmete hayranlık duyar.

Küçüklüğünde gördüğü ve irdelediği her olayı özümseyerek bakan, bir burukluk varsa duygusal eziyetler çeken Ramazan Boran’ın şiire ve edebiyata merakı daha ortaokul yıllarında başlar.

Erdemli’nin tropikal ve egzotik bahçelerinde, sulak ovalarında,  tarla ve bahçe kenarında ağaçların hüzünlü gölgelerinde doğa sevgisi ruhuna işleyen Ramazan Boran bu yıllarda tabiat sevgisine dayalı pastoral-bukolik şiirler yazar.

Sait Faik Abasıyanık, Ahmet Haşim şiirlerinden etkilenir. Yaşayan şairlerimizden Sezai Karakoç, İsmet Özel ve Nurullah Genç’in şiirlerine karşı ayrı bir ilgi duymaktadır.

Tam sırası gelmişken söyleyelim. Ruhlarındaki zengin sezgi ve algı gücünü  kalem yoluyla dillendirmesini beceren öğrenciler için Lisedeki edebiyat öğretmenlerinin kalıcı ve yapıcı etkileri bulunmaktadır.

Şimdi Eşkişehir’de Odunpazarı Belediye Başkanı olan,  dünyanın ilk Lületaşı müzesini kuran, ülkeye örnek olan ve ödül alan Geri Kazanım projesiyle çevre kirliliğini önleyen ve yirmi beş bin kişiyi iş sahibi yapan edebiyatçı yazar Burhan SAKALLI,  lise yıllarında Ramazan Boran’n edebiyat öğretmenidir. Boran’ın tarzını değiştiren ve geliştiren, pastoral şiirlerden bugünkü hepimizin yakından bildiği şiirlerinin seviyesine getiren edebiyatçı olmuştur Burhan SAKALLI. Ramazan Boran Burhan öğretmenini hep sevgi ve vefayla anar.

 

Şimdi Eşkişehir Odunkapı Belediye Başkanı olan Burhan SAKALLI'nın Ramazan Boran'ın edebiyat öğretmeni olarak O'nun edebî tekamülünde büyük katkıları oldu.

 

Edindiği kültürel ve sanatsal birikimle  bugün şöyle der Ramazan Boran:

“Ben bütün kalbimle önce milletimin bütün fertlerini sonra bütün insanlığı, yani Yunus Emre’nin o veciz ifadeyle dediği gibi; ’’ Yaratılanı severim Yaradandan ötürü’’   inancıyla ben de onun gibi sevmeye çalışıyorum. Sanatın ehemmiyetinin fark edildiği gün dünyaya sevgi ve barışın hakim olacağına inanmaktayım.Çünkü sevginin olduğu her yerde bir huzur ve zenginlik vardır.”

Tam yeri gelmişken şu konuyu da ifade etmek isteriz. Pek çok başarılı sanatçının ve şairin eserlerinde sergiledikleri  güzelliklere tezat olan, hayal kırıklığı yaratan kişilikleri  bulunmaktadır. Ramazan Boran yazdığı şiirlerde ince zarif duyguların imgeleriyle, işlediği tema ve değerlendirmelerle bütün yazdıklarıyla kişiliği müsemma bir insandır. 

 

Oruç aylarından hatıra kalan ve günahları yok eden su ve ateş… Bir de gürleyen gök, çakan şimşek, uğultularla esen rüzgarlar ve yağmurlar olan Boran… Fakat kültürel ve kişisel zarafetiyle boranlara kattığı Akdeniz ılımanlığı o esen rüzgarlara kıble özelliğiyle uslandırılmış bir duygu ve felsefe kazandırmaktadır Ramazan Boran…

 

Erdemli ovalarında Ramazan Boran'ın yalın ayak gezdiği bahcelerden bir su arkı.

 

Onun şiirlerinde, bağların ve bahçelerin kenarlarında sakinleştirilmiş boranlarda,  yaprakları şakıyarak zikreden ağaç dalları arasından, insan ruhuna düşen ışık yansımalarından damıtılmış, tanımlar, betimler; sevginin her türünü işleyen duygular harmanlanmaktadır.

Çocukluğunda fundalıklar arasında yalın ayak gezen, gökyüzünde ışıyan milyonlarca ifildeyen yıldızlara ve aya, feri gitmiş ufukta batarken eziyet çeker gibi görünen güneşe,  yaradılışın hikmetinde hayranlık duyan şükürlerle bir gizli hüznü varmış gibi hayatın hakkını şiirleriyle vermektedir Ramazan Boran.

Erdemli bahçelerinde yalnız ve bilge ağaçların gövdelerine yaslanarak şiir demleri çekmiştir oralardan Ramazan Boran.

 

Şimdi O’nun Sırat...Son Geçiş İstasyonu adlı şiirini paylaşarak, Şiir Zamanı editörü ve insan Ramazan Boran olarak gönül gözünden saygıyla öpüyoruz.

 


 

SIRAT...SON GEÇİŞ İSTASYONU  

Kaç rengi vardır sessizliğin
Susma ! 
Şu ateşe konuşmayı öğreten dağ aşkına
Kimdir dilini kanatan 
Kimdir yüreğindeki cevhere pası tutturan
Eriyen bir melâlin
Zehirli sularında mazinin
Aldatılan çeşmesinde damla damla eksiliyorsun


Uzakta bir vaha yüzün 
Yüzünde hüzün
Kara tahtaya çizilen güneşin yılgınlığı altında
Unutulmuş mevsimler 
Kızgınlığı altında kurutulmuş çiçekler
Aroması delinmiştir gülücük dağıtan sözcüklerin
Demirsiz parmaklıklar ardında
Kaç kez yasını tutar geceler
Tutuklusun... 
Simsiyah bekleyişlerin iğne deliğinden saraylara
Zahmetsiz yol mu geçer
Her sabah
Ama her sabah
İhtiyar bir solukla uyanıyorsun 
Çizgisi daralan rüyalardan
Kaç kez Züleyha geçer


Bir devir ki;
Güzellik; saltanatın ölümsüz sanılan takısı 
Yanılmışız...
Şu geceleri mest eden dolunay aşkına ! 
Rahmet rahmet inen Gül aşkına !
Yakama bir tutam şan getir 
Hançer şırıltısı yayılmadan sarnıçlara 
Yetiş makamından zavallı imdadıma sıcacık bir an getir 
Bulanmadan yalnızlığım, 
Renk vermiş yaprağın gazelleşen saçlarına
Koptuğumuz dallardan
İçine düştüğümüz korkulardan
Kaç kez Hızır geçer


Monoton kekemeler ağında say say bitmiyor
Tek bir adı vardır
Günlerden yine zehir
Nasıl kin tutsun takvimler
Prangaya vurma bakışlarını
Zaten ölüdür şehir
Yüzüne onca bahar çiselesen,bir eylüldür değişmeyen
Yanılgıya çeker gökleri
Sağnak sağnak üstümüzden taş tüşer
Birer birer gömülür ışıklar
Ol ! emrine divane
Kubbelerden yayılan toprak ç/ağrılı nidalarım var, ölmeliyim
Zindanımı kendi ellerimle seçmişim 
Nasıl kin tutsun korkuluklar
Nasıl kin tutsun duvarlar
Can kokusu gelmiyor harabelerden
Migrenli yollara ömrümü pare pare sermişim
Rutinsiz sararmalardan geçmişim
Nasıl kin tutsun tırpanlar


Bir cezir ki; 
Şaşırmışlar için o ne şiddetli ızdıraptır yeri göğü inleten
Kan tutar denizleri 
Doğrulmalıydık
Uyanmalıydık boğulduğumuz sulardan
İntizarlı bir hicranın uykusundan
Ki âsâsız yarılan göğsümüzden
Kaç kez Musa geçer


Çoktan kaybolup gittiler
İnşirah hesabına kaydedilen zümrüt desenli vakitler 
İnleyen şarkılar mıdır, yoksa isyan mı çıkardı baykuşlar
İskelelerde mavi kan 
Alaycı bir kibirle uçuşur martılar
Vakit tamam !!!
Tek bir öksürüğünde boğulacak yeryüzü
Hazır olda bulutlar
Yeniden uyanmak için
Kopmak üzeredir kıyamet, sabırsızdır ipliğinde sallanan fırtına
Biliyorum...
Alabora olacak çırpınışlar
Nasıl kin tutsun dalgalar
Hazırlıksız
Her şeye rağmen binilecektir gemiye
Geçilecektir de aklımızdan
Kaç kez tufan geçer


Modası geçmiş tövbelerde alarm çığlıkları
Bu ne hazin bir çöküş, 
Bu ne hazin bir defindir
Ah bir bilsen ! 
Huşu ile soluduğun gök ne serindir
Gidiyorsun...
Sanma ki öksüz kalmıştır havariler
Kendi elimizle kurduğumuz makinalardan nice ölümler geçer
Nasıl kin tutsun Azrail
Emanettir 
Eninde sonunda uçacak hayatımızdan 
Bu sevda bir gün göçer de  aklımızdan
Kaç kez İsa geçer

Ramazan BORAN

Ramazan Topoğlu | 23/11/2013

9 Yorum | 1669 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

İbrahim Çelikli 05/12/2013 08:56

bir yakınlık vardı elbet kanım ısınmıştı hemşehri çıktık iyi mi aynı toprakların insanıymışız meğer siz bilmezsiniz de Sn Boran bilir Tırtar'ı Erdemliyi Zülüfkeye dooru geçince derdi dedem 3-5 adımda duvardan bir taş söküp geldim 7 yıl olmuş saksıda sularım geçen yıl ki KÖYDE BULUŞMAMIZ a bir kafile geldi oradan çok sağ olsunlar.. şükür kavuşturana gardaş.. not: bu hususta ÇALImda dediklerimi eklerim gerekirse..

vedat dündar 24/11/2013 16:37

Ramazan Boran, bende, ilk tanışıklığımdan itibaren sürrealist bir etki bırakmıştır...Tabi ki, şiir ve yorumculuğundan tanıdığım bu müstesna kişinin üzerimdeki mutlak etkisi, onun kolaycılığa karşı durduğu dikliği ve zorluğa karşı döşediği palangasının maharetinden kaynaklanmaktadır..."Benim şiirlerimi tek seferde okuyup geçemezsiniz" diyen, bir çığlığı vardır sanki...Edebiyatı kendi masrafına katan, hassasane kibarlığıyla gıdalanan, özel kimliği , mevcudiyetinin omuriliği gibi durur.....Bu hususiyetleri, benim kısacık zaman aralığında kolayca yaptığım entansif tespitlerimdir....Şimdi yukarıdaki biyografinin satır aralarına bakarken Boran'ın müstesna kimliğinin, sadece benim tespitlerimden müteşekkil olmadığını da görebiliyorum...Bir şey daha görüyorum ,görebiliyorum....Ramazan Topoğlu'nun entelekt gücünün, bir defile görselliğindeki sunumunun ,zerafetini özümsüyorum....Bu yazıyı okurken, insan, edebiyatın çardağında, kahvesini yudumlasa yeridir.... İkinize de saygılarımla

Ramazan Boran 23/11/2013 22:41

Saygıdeğer Nur Ulusoy hanımefendi ve saygıdeğer üstadım Ramazan Efe beyefendi,hoş geldiniz..onur verdiniz..Çok çok teşekkür ediyorum..Sağolunuz..Hürmetlerimle..

Ramazan Efe 23/11/2013 18:31

İki adaşıma teşekkür ederim edebiyata katkılarından ötürü sağlıcakla kalın

Nur Ulusoy 23/11/2013 18:19

Dünkü Radyo Programında Sayın Miralay Bey'in sesi ile dinlemiştik. Harika idi. Bu dotluğu kutlamak istiyorum. Rabbim nazardan korusun. İki kalemde güçlü olunca, bizlerde okuma fırsatı yakalıyoruz. Kaleminiz hiç susmasın. Kutlarım... Saygılarımla

Ramazan Boran 23/11/2013 15:08

Evet..saygıdeğer Koordinatörüm Yasemin hanım...Bu tanıtım yazısını bir ömür boyu saklamak benim için vazgeçilmez,bir görevdir...Sabahtan bu yana kaç kez okuduğumu bilmiyorum...değerli Adaşıma ne kadar teşekkür etsem azdır...İleride bir gün bir kitap çıkarmak nasip olursa eğer bu tanıtım yazısı kitabımın baş tacı olacaktır..Darısı inşallah size olur...Ziyaretinizle çok onur duydum, çok teşekkür ediyorum...Sağolunuz...Saygımla..iyi ki siz de varsınız..

Yasemin Demir 23/11/2013 14:53

Bence Ramazan boran kardeşimiz bu tanıtımı ömür boyu saklayıp kullanmalısın ilk kitabında yada kendi tanıtımın ile ilgili biyografilerinde o kadar özenli bir çalışma olmuş ki kıskandımmı ne ....yo yo hak eden yüreğe hakkını vere vere yazmış yayın yönetmenimiz her iki yüreği de kutladım ben iyiki varsınız saygımla

Ramazan Boran 23/11/2013 12:28

Saygıdeğer Üstadım...Şunu özellikle belirtmek istiyorum ki...Sizin o içten/samimi duygularla ele aldığınız yazılar, takip ettiğim kadarıyla şuanda bir çok internet sitesinde hep takdir görmüş ve görmeye de devam etmektedir....Hani dün akşam Miralay abimiz ''radyo yayınına eğer Ramazan Topoğlu mesajlarıyla iştirak etmişlerse o akşam yayın yapmak bir başka güzel ve hoş oluyor '' ... keza Vedat Dündar üstadımız da ''her siteye bir Ramazan Topoğlu şarttır'' demişlerdi..Bu gerçeğe tüm kalbimle inanıyorum...Varlığınız çok büyük bir kazanımdır...''olmazsa olmazlardandır''....Siz nerede, biz oradayız...Tekrar tekrar teşekkürü bir borç bilirim...Sevgi,saygı ve selamlarımla, her daim...

Ramazan Boran 23/11/2013 11:54

''Yüce Yaradan’ın ibadetlerden sonra en çok sevdiği,hoşnut olduğu davranışların başında bir insanı sevindirmek gelir''diye buyruluyor...Bu davranışın bir de tepeden-tırnağa toplumun bütün fertlerine yayıldığını bir düşünün...Elbette ki orada sağlık ve huzurla dolu bir hayat ve zenginlik olacaktır…Bir düşünür “mutlu olmanın en garantili yolu başkalarını mutlu etmektir.” diyor…Gerçekten de öyle değil midir…Gönüller arasına kurulan yollar bir gidiş bir de gelişten ibaret değil midir…Gönlümüze mutluluk gönderen, mutlaka kendi gönlünde de mutluluk bulacaktır…(Saygıdeğer Adaşımın aldığı her nefesin kıyısına hep mutluluk vursun) Değerli Üstadımız Ramazan Topoğlu, şuanda aramızda olmayan gerek Edebiyata, gerekse diğer sanat dallarında tarihe ışık tutmuş,toplumda yer etmiş şair yazar, tiyatrocu, sinemacı ve daha nice samatçıların hayat biyografileriyle onların ruhunu okşayıp yad ederken… gerekse ben ve benim gibi şairlik yolunda yürümeye çalışan değerli üyelerimizin biyografileriyle de gönlümüzde taht kurmaya devam ediyor..Çalışmaları büyük bir fedakarlığın ürünüdür.Değeri hiçbir maddeyle kıyaslanmayan bu yazıları yazıp okurla paylaşmak ciddi bir emek ve zaman ister.Bir yanda iş hayatını devam ettirirken bir yanda Edebiyata, şiire olan katkıları takdire şayandır…Beni öylesine çok sevindirerek bana dünyanın en güzel sürprizini bana dünyanın güzel ve en anlamlı hediyesini takdim eden değerli şahsına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.…Allah kendilerinden çok ama çok razı olsun diyorum..Güzel yüreği hep var olsun..Sanata katkı sunan bilgi birikimiyle yolumuza ışık tutan o muhteşem kaleminden ve güzel yüreğinden eğilerek öpüyorum…Saygılarımla

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Ramazan Efe
Gurbete Dair
ozan efe gurbette gece duygulara g...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Gurbete Dair
ozan arif ne kadar anlatsam tükenm...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
"Dedikodu".............Edip Ahmet
Edib/ahmet kalemi daha da yetkinleşmiş, ustalaş...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
BOĞULARAK ÖLDÜRÜLEN ŞAİR: NEF'Î
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta boyu...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Ege'de İncir Bahçeleri
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
SAFRANI GÖRDÜM
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
CANDAŞIM
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
ŞİFRE............
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
İLK YAZDIĞIM ŞİİR
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta b...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Balık ile Rakı İçilir mi
80 öncesine dek aldığım alkolü balıkla aldı...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Zula
Çok teşekkür ederim İlknur hanım.saygilar sun...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Semih Bilgiç
... BERİ
Teşekkürler şiir adına güzellikler yaptığı...
(Semih Bilgiç tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Derviş Ebe - Ermiş Bebe
günün seçkisine ve değerli kaleme  Ş...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
ŞİFRE............
günün seçkisine ve değerli kaleme  Ş...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Ahzan Olur
günün seçkisine ve değerli kaleme  Ş...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
... BERİ
günün seçkisine ve değerli kaleme  Ş...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Zekai Budak
N’ÔLUR GÜZEL
Çok teşekkür ederim orhan bey kardeşim. dery...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
vahdet çil
Çaresiz Kaldım
Sayın fatma gümüş hanımefendi'ye ve Şiir san...
(vahdet çil tarafından)
Devamı
Samİ  ARLAN
Aşka dair aşk..
tŞk ler gÜzel insan akÇay imdan sevgilerimi g...
(Samİ ARLAN tarafından)
Devamı
Ali  ALTINLI
CANDAŞIM
Şİİr seÇkİsİne esenlİkler ve kolayliklar......
(Ali ALTINLI tarafından)
Devamı

Linkler