Şiir zamanı 6 yaşında ilkelerinden ödün vermeden güçlü kadrosu ve güzel yürekleri ile altı koca yıl el ele gönül gönüle idik nice 6 YILLARA HEP BİRLİKTE .... (10/10/2019 23:10) | Şiir zamanı şiir dolu güzel günler diler ... (06/10/2019 00:46)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Bilgi Yayınevi'nden İlk baskılarına sadık kalınarak hazırlanan Sabahattin Ali kitapları [Devamı]

Nazım Hikmet: Davet [Devamı]

Ethen Warwick, Villiam Godwvard ve Cortazar [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER: NİLÜFER  [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Sesini değil, sözünü yükseltmeli insan. Çünkü gökgürültüleri değil, yağmurlardır yaprakları yaşatan.
    William Shakespeare

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 43 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bir Türkü Bir Öykü

                

     Yokluğu ve yoksulluğu yaşayan; ana yüreğinin sıcaklığını yüreğinde duyan bir şair, yazar, samah oyunlarını iyi çalan ve oynatan usta, halk deyişinde maninin vurucu yanını iyi dile getiren; koşma türünde şiirler yazan Şaşkın Ozan Eyüp Ceylan öğretmeni yaklaşık 16- 17 yıldır tanıyorum. Bir dernek çatısı altında THM korosunda bağlamacı olarak tanıştım. Raslantı olsa gerek aynı çatının öbür saçağının altında THM korosunda bağlama çalan Karadenizli Süleyman ustaya dükkan önüne mermer saçak altlığı, savağı yaptırdım. “Ramazan abi, erken gideceğim.”

 “Hayırdır Süleyman usta!” “Abi bir derneğin koro çalışması var” dediğinde ak koyun kara koyun seçilmiş oldu. Aynı dernekte neden iki koro oluşmakta... Koro arkadaşlarıma, söyledim bu çelişkili etkinliği. Her konuştuğum arkadaş “olur mu böyle şey ?” tepkisini verdi. Koro çalışmasının teke indirilmesi için dernek yönetimi, çalıştırıcı ustaları ve çalıcı arkadaşlarla yapılan toplantıda ortak bir karar alınamadı. Yönetim de yumuşak davranınca iki koro çalışması da sekteye uğradı. Böyle bir ortamda başlayan tanışıklığımızı internet ortamında Ertuğrul Kapusuzoğlu öncülüğünde ve “manilerin(hanım ve bey) efendileri” grubunda atışmalı etkinliklerimizde Şaşkın Ozan arkadaşım beğenileri topladı. Grubun içinde sevildi hep.

                Köyün uzağında dam bile sayılmayacak bir alçacık yapıda tabansız, tavansız, camsız, sobasız bir odacıkta kol kanat geren yiğit bir ana; kız kardeş ve ikiz kardeşli Eyüp hocamın aktardığı o güzel türküsünde Deli Memedi anlatırken o olayı yaşıyormuş gibi anlatıyor-du. Babanın kumasıyla köyde hanay evde ıpırahat yaşaması beri yanda arada bir uğradığı ve kesinlikle kavgayla sonuçlanan dam evde ocakta yanan ateş bir yanı ısıtırken kuz kalan yer de donuyor gibiydiler. Tabana kuru yaprak serpilir üzerine hasır, çul çekilirken bir kaç gün sıcaklık duyulur gibiydi. Yemeğin, çayın yapıldığı ocak olmasa nasıl yaşanırdı bu ıssız kıyıda. Tek oda dışında bir çevrik yer yoktu. Doğal gereksinimler doğada karşılanıyordu. Sivastan göçen  5-6 hane ile bir kaç hane yörük evcikleri vardı uzakta komşuları olarak...

               Enbüyük ablası gelin olmuş, ağabeyleri yatılı okulda okuyordu.Dam evin önündeki tarlayı babası öküzle sürüyor. Ekin ekip kaldırıyordu. Fazlaca bir iş alanı yoktu. Tahtacılık da eskisi gibi para getirmiyordu.

               Damın yanında taşa oturmuş yaşını almış bir amca belki yaşlı dede konukları olur. Anası zayıf beli bükülmüş, üstünde bol duran yırtık ve kir içinde paltolu, yamalı ponturlu lastik pabuçlu adamı karşıladı, elini öptü. Damın ön duvarına yakın düzlediği yere çul serip oturmasını istedi. Gözünde kalın camlı gözlüğü, saçı başı dağınık, perli perişan duruşunu duyuruyordu karşıda gördüğü çocukluk yanında. Sakalı kırdan akçaydı. Altına serilen minder, arkasına konulan yastık onun gevşemesine neden olur. Çile çektiği yüzündeki çizgilerde belliydi sanki. Buğulu gözlerinde bulanıklığın sisinde sezilmeyen gizemli duruşu yine soru imlerini çoğaltıyordu.Bir dokun bin ah işit der gibiydi hali. Arada anasıyla konuşanlar, soluklananlar, su isteyenler hep kendilerinden, çoluk çocuk derdinden, köyün öleninden, yiteninden, yeni doğanı, evlenecek olanları, nişanlananları anlatırken bu amca başka şeyler anlatıyordu. Daha doğrusu anlatmıyor içine atıyordu...Şaşkın Ozan yanına varınca başını okşar adını sorar; Eyüp olduğunu duyunca “Eyüp peygamber gibi değerli ol, akıllı ol” der. Sevecen tutum ve davranışıyla... Anasının pişirdiği çayı içerken gezdiği yerleri anlatıyordu Deli Memet “Döndü” bacısına. Çay için çokça dua ediyordu.

               Dağ yoluna ağan Deli Memet gözden kaybolduktan sonra anasına bir bir anlattırdı bu adamı.Cümbüş çaldığını, Sarıcaovalı olduğunu, Üniversitede okuduğunu, tatil dönüşünde ne evlerini ne anayı ne babayı ne kardeşlerini görebilmiş. Bir kıvılcımla yanıp tutuşmuş ev. İçindekileri yutarak. Çılgına dönmüş Memet bir daha o köye uğramamış, okulu terk edip dağlara vurmuş kendini... Aç susuz deli divane dolanmış o günden bu güne... epeyi bir süre geçtikten sonra cümbüş çalarken görmüşler. Sonra dilenerek geçiyormuş yaşantısı... Zararsız olduğu için herkes durumuna uygun yardım ederek Memede yardım ediyorlarmış. Yolu Tahtacı deresine düşer. Uzun süre odalarda konuk olmuş. Gel cümbüş çalmayı bırak. Çorapeskicilik yap. Al sat. Sana yardım edelim, sonra bize borcunu ödersin dediklerinde aklı yatmış.Gittiği yerlerde kendini sevdirmiş. Sattıkları mal sırtına yük oldukça, katır alınmasını önermişler.Yolu yordamı neyse yardım edilmiş. Katır yükünü azaltınca mal çoğalmış, alış veriş tatlanmış...

Tahtacı deresinde Mehmede gösterilen güler yüz, uzatılan dostluk eli sonucunda Alemler köyünde Hasan Ağanın konuğu olurmuş. Bir yılda mal, katır borcunu ödemiş.

               Halince evlenmesi gerekliliği; Bir yerde yerleşmesi ev yapılması fikrine olumlu yanıt vermesiyle Hasan Ağanın evine yakın bir derme çatma ev yapılmış. Uygun biriyle evlendirilmiş. Yardımseverlerin çoklu-ğunda el birliği yapılarak ev döşenmiş. Memet Akkadınla mutlu yaşama-ya başlamış. Arada mal almaya, satışa gidiyorken üç beş ay üç beş yıl geçiyormuş. Bir gün katırını hazırlamış, Gaziantep tarafına mal almaya gitmek için Akkadınla vedalaşmış. Antep, Kerbela, Necef derken epey zaman geçmiş. Dönüşte Kırşehire Hacıbektaşa uğramış. Alemler köyüne dönmüş. Evinde kimse yok. Kapı kilitli. Komşuya Hasan Ağaya sormuş: ”Benim Akkadınım nerede Hasan Ağa biliyor musun?” ”Akkadın benim evde. Kuma aldım. Borcun olduğu içinde kulübene el koydum. Katırını al çek git buradan” demiş. Memede ikinci şok etkisini göstermiş. Sessiz sedasız dağlara sığınmış yine. Bir daha toplu yaşanılan yerlerden uzak yerlerde çığlık atar gibi çığırmış: “Hasan Ağa nettin Akkadınımı” İlkokulu bitirdiği yıl Şaşkın Ozan babasını yitirir.Dam evden Tahtacı deresinde Boyasın da ki hanay evlerine taşınırlar. Üvey anası babasının evine gider. Bir eşek bir kaç inekle dağlarda çobanlığa başlar. Arada bir uzaktan gör-düğü Deli Memedin sesi kulağında çınlar:  “Hasan Ağa nettin Akkadını-mı” Yakından gördüğünde gözlerinden yaşların döküldüğüne tanıklık edişiyle Deli Memede vefa borcunu ödemiş sanki. O çığlık o çığırdığı ayak yüreğine işlemiş. Hadi de Şaşkın Ozanım yüreğinden geçenleri:

Gurbet elden döndüm geldim sılama

Ne babama doydum ne de anama

Yakışır mı garip üzmek adama

Hasan Ağa nettin Akkadın’ımı

 

Kavim kardaşımı bir yangın aldı

Bana yanık sazla bir cümbüş kaldı

O zalım felek her şeyimi çaldı

Hasan Ağa nettin Akkadın’ımı

 

Aldım cümbüşümü düştüm yollara

Çalıp söyleyip el açtım kullara

Her an hasret kaldım sıcak kollara

Hasan Ağa nettin Akkadın’ımı

 

Terkettim köyüm Sarıcaova’yı

Boyasında buldum tatlı havayı

Alemlerde kuram dedim yuvayı

Hasan Ağa nettin Akkadın’ımı

 

Ne bitmez yolumuş gurbetin yolu

Yüreğimde özlem endişe dolu

Kula acımaz mı Allahın kulu

Hasan Ağa nettin Akkadın’ımı

 

Şen olasın Karıncalı yaylası

Yaz günleri serin olur havası

Divana mı kaldı Akkız davası

Hasan Ağa nettin Akkadın’ımı

 

Onulmaz dertlere düştüm düşeli

Kimi derviş dedi kimisi deli

Divanesi oldum Akkız gideli

Hasan Ağa nettin Akkadın’ımı

 

Dünyada olmadı bahçemle bağım

Çocuk sevgisine yandı kucağım

Deli Memedim der tütse ocağım

Hasan Ağa nettin Akkadın’ımı

 

16032015denizli

 

 

Ramazan Efe | 16/03/2015

4 Yorum | 1266 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Ramazan Efe 19/03/2015 00:13

değerli yöneticim Yasemin hanım ses paylaşımı için sevincimi sunarım. sağlıcakla kalın

Ramazan Efe 18/03/2015 00:20

Yorum için onurlandırdınız Türküsünü eklemek istedim ama mp4 uzantılı mp3 ü kabul etmiyor sistem. Yükleyebilirsem şaşkın ozan arkadaşımı sizde seveceksiniz.

Mustafa Ceylan 17/03/2015 21:37

(((( Köyün uzağında dam bile sayılmayacak bir alçacık yapıda tabansız, tavansız, camsız, sobasız bir odacıkta kol kanat geren yiğit bir ana; kız kardeş ve ikiz kardeşli Eyüp hocamın aktardığı o güzel türküsünde Deli Memedi anlatırken o olayı yaşıyormuş gibi anlatıyor-du. Babanın kumasıyla köyde hanay evde ıpırahat yaşaması beri yanda arada bir uğradığı ve kesinlikle kavgayla sonuçlanan dam evde ocakta yanan ateş bir yanı ısıtırken kuz kalan yer de donuyor gibiydiler. Tabana kuru yaprak serpilir üzerine hasır, çul çekilirken bir kaç gün sıcaklık duyulur gibiydi. Yemeğin, çayın yapıldığı ocak olmasa nasıl yaşanırdı bu ıssız kıyıda. Tek oda dışında bir çevrik yer yoktu. Doğal gereksinimler doğada karşılanıyordu. Sivastan göçen 5-6 hane ile bir kaç hane yörük evcikleri vardı uzakta komşuları olarak...)))) İşte "öz anlatım" diye buna derim ben. AYNADIR SÖZ. Çarpar dilden kulağa, kulaktan iner yüreğe ve sonra gözlerden bakış bakış çıkar. Düz aynadır öz söz. Has aynadır, çizgisiz, yalın, arı, duru... Çocukluğumun duru göl suyu yansımasıdır. Söğüt dalının saçlarını suda yıkaması kadar ıpıslak ve bizden... Güzeller güzeli dilimiz, güzel Türkçe' miz işte EFE'm gibi yazarlar ve anlatıcılar tarafıyla yoğrula yoğrula gelecek yüzyıllara akacaktır. Binlerce teşekkür EFE'm... Var olasın... Selamlar, saygılar...

Süleyman Alkan 17/03/2015 21:34

Merhaba Sevgili Ramazan Efe Beyefendiciğim... Müthiş bir hikaye! Bu yüce yüreğiniz bin yaşayasınız e mi? Pek bi etkili yazmışsınız. Yazdığınız her satırda; 'Hasan Ağaların' ocakları sönsün ve bir daha da tütmesin dedim. Nasıl da her şeyi ha sayarlar kendilerine kökleri kazınacasılar. Yazdıklarınız ne yazık ki; bütün zamanların yürek yakıcı hikeyesidir.Sadece hikayenin kahramanları değişir. Kaleminiz ve yüreğiniz her daim var olsun der sevgi ve saygılarımı sunarım.

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Tayyibe Atay
Ölüm o kadar kötü değil
şiirler yazılır, şiirler söylenir, dilden dil...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Fırçanda Monalisa’yım
En sonsuzundan saygı ve sevgilerimle birlikte te...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
vedat dündar
Ölüm o kadar kötü değil
Ramazan boran...Şiir konusunda mı yoksa şiir an...
(vedat dündar tarafından)
Devamı
vedat dündar
Ölüm o kadar kötü değil
Çalışanının hepsi kendisi olan ve devamlı ç...
(vedat dündar tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Ölüm o kadar kötü değil
görücüye çıkardığı zaman öyle okunu...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Ölüm o kadar kötü değil
sevgili gitti mi yürekten zordur hayatı omuzlam...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
vedat dündar
Ölüm o kadar kötü değil
Eğer ki bir insana mahsus olan istidat yeterli d...
(vedat dündar tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Fırçanda Monalisa’yım
Özenli temize çekilmiş işçiliği mükemmel me...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
DÜŞTE GÖR
Tarzının mükemmel bir örneği , tebrik ediyoru...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Mehmet Tuncer
DÜŞTE GÖR
Güzeldi tebrikler....
(Mehmet Tuncer tarafından)
Devamı
Mehmet Tuncer
adam gibi...
Teşekkür hocam saygılar ...
(Mehmet Tuncer tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Ölüm o kadar kötü değil
Üflemeli enstrümanlardan bir obua, fagot, ...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Şavk
Sevgili dündar; sizden gelen kocaman kocaman yoru...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Şavk
şiir denen şey, belki de kendini ortaya koymakt...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Şavk
Tuttum hayatın aşk yanından sündürüp giderim...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
İçinde Ayrılık Geçmeyen Şeyler.............
Serkeş bir üslup, serazat bir muhteva belli k...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
DiLSiZ SuS_uM III
Yüreğinize sağlık güzeldi şiiriniz. saygı v...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
DERLERSE DESİNLER
Yüreğinize sağlık güzeldi şiiriniz. saygı v...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
YAZMAK İSTESEM DE YAZAMIYORUM
Yüreğinize sağlık güzeldi şiiriniz. saygı v...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
Yeminim Olsun
Yüreğinize sağlık güzeldi şiiriniz. saygı v...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı

Linkler