Şiir zamanı 6 yaşında ilkelerinden ödün vermeden güçlü kadrosu ve güzel yürekleri ile altı koca yıl el ele gönül gönüle idik nice 6 YILLARA HEP BİRLİKTE .... (10/10/2019 23:10) | Şiir zamanı şiir dolu güzel günler diler ... (06/10/2019 00:46)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Bilgi Yayınevi'nden İlk baskılarına sadık kalınarak hazırlanan Sabahattin Ali kitapları [Devamı]

Nazım Hikmet: Davet [Devamı]

Ethen Warwick, Villiam Godwvard ve Cortazar [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER: NİLÜFER  [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi…Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım, unutma bizi.
    Uğur Mumcu

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 36 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Fıkralı Taşlamalı KAZ!..

 

 

            Kaz, eti, yumurtası yenen güzel bir kuştur. Kaz tüyleri süs olarak kullanılır. Kaz kızartması, kaz ciğeri çok sevilir. Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez. Geri zekalı kişiler ya kaz çobanıdırlar ya da kaz kafalı! Beceriksizlere beş kaz verseniz, üçünü kaybederler. Kara kara düşünenlere “agobun kazı gibi ne düşünüyorsun?” diye sorarlar. Yanlış düşünenleri “kazın ayağı öyle değil” diye uyarırırz.

            Ustası çırağına kaz kızartması getirmesini söylemiş. Uşağın canı çekmiş, önce ayaklarını yemiş, yetmemiş, kanatlarını da mideye indirmiş. Dayanamayıp başını yiyip kazı ustasına öyle getirmiş. Usta şaşırmış. “Hani bunun ayağı?” diye sormuş. Çırak boynun bükmüş, “topal idi” demiş. “Kanadı niye yok?”, “Laz idi!” demiş bu sefer çırak. Usta öfkeyle, “Başı da yok diyemezsin değil mi?” diye bağırmış. Çırak bıyık altından gülerek, “Onda kafa olsaydı, yakalanıp fırına girer miydi?” deyivermiş. Bizde kazları, daha doğrusu kaza benzeyen vatandaşları böyle yiyip bitiriyorlar, onu ayaksız, başsız bırakıyorlar. O da doğanın yok edilmesine, kaz dağlarının talanına sesini çıkaramıyor, kendini kurtaramıyor...

            Bir türküde “Maya dağdan kalkan kazlar/ Ak topuklu beyaz kızlar” diye başlanılıyor söze. Seyrani de, “Mahkeme meclisi icat olduğun/ Rüşvet çeşmesinin akmaklığından/ Kaza bela ile alem dolduğun/ Kazların kadıya uçmaklığından” diyor. Kaygusuz Abdal kaz adlı şiirine, “Bir kaz aldım ben karıdan/ Boynu da uzun borudan/ Kırk derviş kanın kurutan/ Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz/ Sekizimiz odun çeker/ Dokuzumuz ateş yakar/ Kaz kaldırmış başın bakar/ Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz” diye yazıyor. Şiir uzun olduğu için hepsini buraya alamadım. Kaygusuz Abdal kazı kaynatamamış ama Amerika bu konuda çok usta!

            Padişahın biri veziriyle birlikte geziye çıkmış. Bir köyün yanından geçerken küçük bir evin önünde oturup örgü ören bir köylü kızıyla karşılaşmış. “Baban evde mi?” diye sormuş. Kız zeki bir tavırla, “Babam evde değil, azı çok etmeye gitti” demiş. “Annen evde mi?”, “O da biri iki etmeye gitti.” Bu sözler padişahın ilgisini çekmiş, “Eviniz çok güzel ama bacası eğri” demiş. Kız hemen cevabı yapıştırmış, “Bacası eğri ama dumanı doğru çıkar”. Padişah kızın başını sıvazlamış, “Sana bir kaz yollasam yolar mısın?” diye sormuş. Kız gülerek başını sallamış, “Hem de en ince tüylerine kadar yolarım” demiş.

            Kıza veda edip saraya döndüklerinde vezir kızın sözlerinden bir şey anlayamadığını söylemiş. Padişah da gidip kızdan öğrenmesini istemiş. Vezir kızın yanına gelip ne demek istediğini sormuş. Kız, “Söylerim ama her biri için on altın isterim” demiş. Vezir çaresiz kabul etmiş. Kız başlamış anlatmaya: “Babamın azı çok etmesi şu: Çiftçi olduğu için tarlaya tohum ekecek, azı çok etmek bu. Annem ebe olduğu için çocuk doğurtacak, kadın bir iken iki olacak. Bacanın eğriliği gözlerimin şaşı olmasıdır. Dumanının doğru çıkması ise gözlerimin iyi görmesidir. Yolunacak kaz da sizsiniz. Kaz olmasaydınız ayağıma kadar gelip ettiğim birkaç söz için bana bu kadar altın verir miydiniz?”

            Oynanan oyunların farkında olmadığımız için kaz gibi yolunuyoruz, doğamızı talan etmelerine ses çıkarmıyoruz, başımıza gelecek felaketin farkına varamıyoruz...

 

            Kazları yerin dibine batırdık biraz. Aslında kaz kadar olamıyoruz. Niye mi? İşte:

            Kazlar V şeklinde uçarlar. Böylece her kuş kanat çırptığında arkasındaki kuşa onu kaldıran bir hava akımı yaratır. Tek başına gidebilecekleri en uzun yolu grup halinde neredeyse ikiye katlarlar. Oysa bizler birbirimizin ayağından çeker dururuz...

            Grubun başında giden kaz hiçbir hava akımından yararlanamadığı için diğerlerine göre daha çabuk yorulur ve hemen arkaya geçer, arkasındaki kaz lider olur. Bu değişim sürekli yapılır. Oysa bizim liderlerimiz hiç yorulmaz, makamını başkasına bırakmaz, üstelik arkasından gelenlerin, sivrilenlerin hızlarını kesmek için çalışır...

            Uçuş hızı yavaşladığında gerideki kuşlar daha hızlı gidilmesi için öndekilere bağırır, onları uyarırlar. Bizde uyarıda bulunanlar erken öten horoz sayılır, haklarında gereken işlem yapılır. Ağır ol, molla desinler politikası uygulanır!

            Kazların bize ders olabilecek bir başka özellikleri de birlikte uçtukları bir kuşun hastalanıp ya da yavrulamasıyla uçamayacak duruma gelmesi halinde iki kuşun onu korumak, ona yardım etmek için yanına gelmesi, ölünceye dek yanından ayrılmamasıdır. Oysa biz ölen ölür, kalan sağlar bizimdir, kral öldü, yaşasın kral deriz, kötü duruma düşenleri yalnız bırakırız. Ne zaman ölecek diye yüzlerine bakarız, yerlerine geçmeye can atarız.

            Adamın bir ölmüş, öbür dünyaya gitmiş. Sorgu meleği ona sağlığında toplum için ne yaptığını, sanatla uğraşıp uğraşmadığını, kitap okuyup okumadığını sormuş. Adam, “Ben kimsenin etlisine sütlüsüne karışmadım. Gemisini kurtaran kaptan olmak için çalıştım ve başardım. Sanatla, kitap okumak gibi para etmeyen şeylerle ilgilenmedim” demiş.

            Onu dinleyen baş melek yardımcılarına, “Çabuk bir kanat getirin” diye bağırmış.

            Adam sevinçle, “Melek mi oluyorum?” diye sormuş.

            “Hayır, demiş baş melek. Kaz oluyorsun kaz!”

            Doğanın kirletilmesine, altın bulmak için Kaz Dağının harap edilmesine ses çıkarmayanlar öbür dünyada işte böyle kanat takacaklardır! Çabaları kutlu olsun!

            Altın bulma sevdasıyla

            Kirleniyor beyazlar

            Kışa dönüyor yazlar

            Hoyrat eller yüzünden

            Akordu bozuluyor

            Çalınamıyor sazlar

            Bizden daha iyidir

            Kaz dağındaki kazlar!

 

Erhan Tığlı

Erhan Tığlı | 15/12/2013

2 Yorum | 2781 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Erhan Tığlı 17/12/2013 12:08

İlgi ve yorumlarınıza candan teşekkürler sevgili dostlarım.

Yasemin Demir 16/12/2013 11:30

Bu ne güzel bir yazı hocam hem tebessüm ettim hemde kaleminize tekrar hayran oldum öpüyorum ellerinizden saygımla

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Yasemin Demir
yeşil çam sokağındakiler...
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Metin Soydeveli
Eski Akşam
Teşekkürler efendim. o dili kurabilmek öyle zor...
(Metin Soydeveli tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
La minörlü Telaffuz............
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Bana Mı Danıştın
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
TADI BOZULDU
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
SANA SIĞINDIM.....
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Zindan Bahçesi
  güne yakışan bir ç...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Düş Gücü Ülkemde
 güne yakışan bir çalışmayd...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Nilüfer Sarp
AŞKIN BEYAZI
teşekkür ederim zekai budak hocam. sevgi, say...
(Nilüfer Sarp tarafından)
Devamı
Nilüfer Sarp
DÜŞLEDİĞİM HAYALLER
teşekkürler sevgili yasemin ve Şiir zamanı. ...
(Nilüfer Sarp tarafından)
Devamı
Nilüfer Sarp
DÜŞLEDİĞİM HAYALLER
teşekkür ederim zekai budak hocam. sevgi ve ...
(Nilüfer Sarp tarafından)
Devamı
Nilüfer Sarp
DÜŞLEDİĞİM HAYALLER
yorum için teşekkürler. selamlar. ...
(Nilüfer Sarp tarafından)
Devamı
Nilüfer Sarp
DÜŞLEDİĞİM HAYALLER
teşekkür ederim ahmet kardeşım. sevgilerim...
(Nilüfer Sarp tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Kaç Metre Olmalı Son Siyah İplik Makarası?
Vedat dündar  bey , makara üzerine ilk yaza...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
AHLAR YANAR AHIMA
Şiir zamanı ailesine ve şahsınıza çok teşek...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Eski Akşam
Tasvir, betimleme , kelimelerle resim yapabilme ye...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
Bana Mı Danıştın
hiç yormayan bir kafiye düzeni ile gelmiş ahe...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
DİLEK AĞACI......
bazen ötekiyi, cismani var sayar, kendimiz gibi...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
YANDIGIM KADIN
farklı tasvir kullanma cesaretini kutlamak gere...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı
Orhan Tiryakioğlu
İçinde Ayrılık Geçmeyen Şeyler.............
Sevdanın teör (şiddet) kipi gibi, tasvirlerin a...
(Orhan Tiryakioğlu tarafından)
Devamı

Linkler