Elazığ-Malatya depreminde vefat edenlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa dileriz.Geçmiş olsun Türkiyem! (27/01/2020 20:52)


Duyuru

Ursula K. Le Guin şiirleri ;'' Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak''  [Devamı]

Memleket Hikayeleri'nin 100.yıl Özel baskısı [Devamı]

''Gözlerim sığmıyor Yüzüme'' Yeni baskısıyla [Devamı]

YaŞar Nabi Nayır [Devamı]

James Bond Romanlarında Türkiye ve Türkler: James Bond;Eric Ambler ve MUSTAFA KEMAL [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER :MELİKE DEMİRAĞ [Devamı]

ELAZIĞ DEPREMİNDEN SON GELİŞMELER GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYEM [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    "Bir, benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun. İki, insanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi aşağılayamasın. Kimse kimseyi asimile edemesin. İnsanları asimile etmeye can atan devletlere, hükümetlere olanak verilmesin. "Benim kitaplarımı okuyanlar bilsinler ki, bir kültürü yok edenlerin kendi kültürleri, insanlıkları ellerinden uçmuş gitmiştir. "Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar."
    Yaşar Kemal

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 9 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Fıkralı Taşlamalı KAZ!..

 

 

            Kaz, eti, yumurtası yenen güzel bir kuştur. Kaz tüyleri süs olarak kullanılır. Kaz kızartması, kaz ciğeri çok sevilir. Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez. Geri zekalı kişiler ya kaz çobanıdırlar ya da kaz kafalı! Beceriksizlere beş kaz verseniz, üçünü kaybederler. Kara kara düşünenlere “agobun kazı gibi ne düşünüyorsun?” diye sorarlar. Yanlış düşünenleri “kazın ayağı öyle değil” diye uyarırırz.

            Ustası çırağına kaz kızartması getirmesini söylemiş. Uşağın canı çekmiş, önce ayaklarını yemiş, yetmemiş, kanatlarını da mideye indirmiş. Dayanamayıp başını yiyip kazı ustasına öyle getirmiş. Usta şaşırmış. “Hani bunun ayağı?” diye sormuş. Çırak boynun bükmüş, “topal idi” demiş. “Kanadı niye yok?”, “Laz idi!” demiş bu sefer çırak. Usta öfkeyle, “Başı da yok diyemezsin değil mi?” diye bağırmış. Çırak bıyık altından gülerek, “Onda kafa olsaydı, yakalanıp fırına girer miydi?” deyivermiş. Bizde kazları, daha doğrusu kaza benzeyen vatandaşları böyle yiyip bitiriyorlar, onu ayaksız, başsız bırakıyorlar. O da doğanın yok edilmesine, kaz dağlarının talanına sesini çıkaramıyor, kendini kurtaramıyor...

            Bir türküde “Maya dağdan kalkan kazlar/ Ak topuklu beyaz kızlar” diye başlanılıyor söze. Seyrani de, “Mahkeme meclisi icat olduğun/ Rüşvet çeşmesinin akmaklığından/ Kaza bela ile alem dolduğun/ Kazların kadıya uçmaklığından” diyor. Kaygusuz Abdal kaz adlı şiirine, “Bir kaz aldım ben karıdan/ Boynu da uzun borudan/ Kırk derviş kanın kurutan/ Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz/ Sekizimiz odun çeker/ Dokuzumuz ateş yakar/ Kaz kaldırmış başın bakar/ Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz” diye yazıyor. Şiir uzun olduğu için hepsini buraya alamadım. Kaygusuz Abdal kazı kaynatamamış ama Amerika bu konuda çok usta!

            Padişahın biri veziriyle birlikte geziye çıkmış. Bir köyün yanından geçerken küçük bir evin önünde oturup örgü ören bir köylü kızıyla karşılaşmış. “Baban evde mi?” diye sormuş. Kız zeki bir tavırla, “Babam evde değil, azı çok etmeye gitti” demiş. “Annen evde mi?”, “O da biri iki etmeye gitti.” Bu sözler padişahın ilgisini çekmiş, “Eviniz çok güzel ama bacası eğri” demiş. Kız hemen cevabı yapıştırmış, “Bacası eğri ama dumanı doğru çıkar”. Padişah kızın başını sıvazlamış, “Sana bir kaz yollasam yolar mısın?” diye sormuş. Kız gülerek başını sallamış, “Hem de en ince tüylerine kadar yolarım” demiş.

            Kıza veda edip saraya döndüklerinde vezir kızın sözlerinden bir şey anlayamadığını söylemiş. Padişah da gidip kızdan öğrenmesini istemiş. Vezir kızın yanına gelip ne demek istediğini sormuş. Kız, “Söylerim ama her biri için on altın isterim” demiş. Vezir çaresiz kabul etmiş. Kız başlamış anlatmaya: “Babamın azı çok etmesi şu: Çiftçi olduğu için tarlaya tohum ekecek, azı çok etmek bu. Annem ebe olduğu için çocuk doğurtacak, kadın bir iken iki olacak. Bacanın eğriliği gözlerimin şaşı olmasıdır. Dumanının doğru çıkması ise gözlerimin iyi görmesidir. Yolunacak kaz da sizsiniz. Kaz olmasaydınız ayağıma kadar gelip ettiğim birkaç söz için bana bu kadar altın verir miydiniz?”

            Oynanan oyunların farkında olmadığımız için kaz gibi yolunuyoruz, doğamızı talan etmelerine ses çıkarmıyoruz, başımıza gelecek felaketin farkına varamıyoruz...

 

            Kazları yerin dibine batırdık biraz. Aslında kaz kadar olamıyoruz. Niye mi? İşte:

            Kazlar V şeklinde uçarlar. Böylece her kuş kanat çırptığında arkasındaki kuşa onu kaldıran bir hava akımı yaratır. Tek başına gidebilecekleri en uzun yolu grup halinde neredeyse ikiye katlarlar. Oysa bizler birbirimizin ayağından çeker dururuz...

            Grubun başında giden kaz hiçbir hava akımından yararlanamadığı için diğerlerine göre daha çabuk yorulur ve hemen arkaya geçer, arkasındaki kaz lider olur. Bu değişim sürekli yapılır. Oysa bizim liderlerimiz hiç yorulmaz, makamını başkasına bırakmaz, üstelik arkasından gelenlerin, sivrilenlerin hızlarını kesmek için çalışır...

            Uçuş hızı yavaşladığında gerideki kuşlar daha hızlı gidilmesi için öndekilere bağırır, onları uyarırlar. Bizde uyarıda bulunanlar erken öten horoz sayılır, haklarında gereken işlem yapılır. Ağır ol, molla desinler politikası uygulanır!

            Kazların bize ders olabilecek bir başka özellikleri de birlikte uçtukları bir kuşun hastalanıp ya da yavrulamasıyla uçamayacak duruma gelmesi halinde iki kuşun onu korumak, ona yardım etmek için yanına gelmesi, ölünceye dek yanından ayrılmamasıdır. Oysa biz ölen ölür, kalan sağlar bizimdir, kral öldü, yaşasın kral deriz, kötü duruma düşenleri yalnız bırakırız. Ne zaman ölecek diye yüzlerine bakarız, yerlerine geçmeye can atarız.

            Adamın bir ölmüş, öbür dünyaya gitmiş. Sorgu meleği ona sağlığında toplum için ne yaptığını, sanatla uğraşıp uğraşmadığını, kitap okuyup okumadığını sormuş. Adam, “Ben kimsenin etlisine sütlüsüne karışmadım. Gemisini kurtaran kaptan olmak için çalıştım ve başardım. Sanatla, kitap okumak gibi para etmeyen şeylerle ilgilenmedim” demiş.

            Onu dinleyen baş melek yardımcılarına, “Çabuk bir kanat getirin” diye bağırmış.

            Adam sevinçle, “Melek mi oluyorum?” diye sormuş.

            “Hayır, demiş baş melek. Kaz oluyorsun kaz!”

            Doğanın kirletilmesine, altın bulmak için Kaz Dağının harap edilmesine ses çıkarmayanlar öbür dünyada işte böyle kanat takacaklardır! Çabaları kutlu olsun!

            Altın bulma sevdasıyla

            Kirleniyor beyazlar

            Kışa dönüyor yazlar

            Hoyrat eller yüzünden

            Akordu bozuluyor

            Çalınamıyor sazlar

            Bizden daha iyidir

            Kaz dağındaki kazlar!

 

Erhan Tığlı

Erhan Tığlı | 15/12/2013

2 Yorum | 2858 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Erhan Tığlı 17/12/2013 12:08

İlgi ve yorumlarınıza candan teşekkürler sevgili dostlarım.

Yasemin Demir 16/12/2013 11:30

Bu ne güzel bir yazı hocam hem tebessüm ettim hemde kaleminize tekrar hayran oldum öpüyorum ellerinizden saygımla

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
YAŞAMAK AH YAŞAMAK
güne düşen bu güzel çalışmayı ve şair...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
Durma
güne düşen bu güzel çalışmayı ve şair...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
Günahına Kul Neylesin
güne düşen bu güzel çalışmayı ve şair...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
Feride'm.
güne düşen bu güzel çalışmayı ve şairi...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
︵⁄ DÜŞSEL VEDA....
güne düşen bu güzel çalışmayı ve şairi...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Sevim Yakıcı (Almila Kargülü)
SABIR.........
güne düşen bu güzel çalışmayı ve şair...
(Sevim Yakıcı (Almila Kargülü) tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Ben onun...
Herşeye karşın seviyor onu şair ... güzeldi ...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Delikli Şiir
Selam, saygı, sevgiler ramazan dost...teşekkür ...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Rhein'ı Dinliyorum Gözlerim Kapalı
Orhan velinin şiirine nispetle yazılmış bir gu...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Varmış
Tarzının ustaca bir örneği . keyifle okudum...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Mürekkep Grevde
Okur, şair , editör üçgeninde  dokundurma...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Varmış
günün seçkisini ve değerli kalemini  ...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Rhein'ı Dinliyorum Gözlerim Kapalı
günün seçkisini ve değerli kalemini  ...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Delikli Şiir
günün seçkisini ve değerli kalemini  ...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Delikli Şiir
Söz dağarcığına imbiklenmiş güzel dizeler ...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Varmış
Dolu dolu bir sayfadayım. beyitlere bakınca uyak...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Ramazan Efe
Rhein'ı Dinliyorum Gözlerim Kapalı
İstanbul'u dİnlİyorum İstanbul'u dinliyo...
(Ramazan Efe tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Hadi Beh Diyesim Geldi
Kış günümü süsleyen çiçeklerim gelmiş...y...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
KARACAOĞLAN KOŞMALARINDAN SEVDA TÜRKÜLERİNE
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı
Yasemin Demir
Kask
güne yakışan bir çalışmaydı bir hafta bo...
(Yasemin Demir tarafından)
Devamı

Linkler