Şiir zamanı 6 yaşında ilkelerinden ödün vermeden güçlü kadrosu ve güzel yürekleri ile altı koca yıl el ele gönül gönüle idik nice 6 YILLARA HEP BİRLİKTE .... (10/10/2019 23:10) | Şiir zamanı şiir dolu güzel günler diler ... (06/10/2019 00:46)


Duyuru

Cahit Sıtkı ile Dante ve Ömrün Yarısı [Devamı]

Bilgi Yayınevi'nden İlk baskılarına sadık kalınarak hazırlanan Sabahattin Ali kitapları [Devamı]

Nazım Hikmet: Davet [Devamı]

Ethen Warwick, Villiam Godwvard ve Cortazar [Devamı]

GEÇMİŞTEN ESİNTİLER: NİLÜFER  [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    “Öyle tutkuluydun ki hayata başlarken… Şimdiyse küçücük bir çiçek teselli ediyor seni… Aradaki o büyük boşluğun adı, Aşk olsa gerek…
    Cezmi Ersöz

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 3 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Orta Okul Yılları

Orta Okul Yılları-Öykü-

 
 


Ortaokul yılları, her öğrenci gibi dersler haliyle zayıf zaten iyi olması da beklenilmez, anne babanın onca emeğini heba eden ömrü boşa kürek çektiren yıllar. Gerçi yıllar sonra pişmanlığı fayda vermiyor amma işte o gençlik okul yılları. Okulun kızı sevda gözüm hep onda, ona açılmak için kırk takla atıyorum, ama olmuyor, ya bir yanlışlık yapıyorum ya da fırsat bulamıyorum. Her gördüğümde selam veriyor gülümsüyorum oda bana gülümsüyor amma ondan hoşlandığımı arkadaşlık yapmak her anımızı beraber geçirmek istediğimi söylemek istiyorum, lakin olmuyor. Artık dayanacak halim kalmayınca son bir gayret ile okulun ilk teneffüsünde yanına yaklaştım.
-Sevda nasılsın?
Bana döndü
-İyiyim.
-Sana bir şey söylemek istiyorum umarım yanlış anlamazsın.
Sanki söyleyeceklerimi hissetmiş gibi hınzırca gülümsedi
-Seni dinliyorum.
-Şey ben senden çok hoşlanıyorum, arkadaş olabilir miyiz?
Oh çok şükür söyleye bildim. Bana
-Zaten arkadaş değil miyiz?
-Arkadaşız, ama okuldan okula, diğer zamanlarımızda da beraber olmak, seninle ders çalışmak, dertlerimi paylaşmak istiyorum.
-Vay, ders çalışmak ve dertlerimizi paylaşmak, şey bilmem ki.
Yüreğime sanki bir hançer saplanacak sandım biraz sonra. Gülümseyerek
-Bir şartım var ikimizin değil sınıftaki herkesin ders notu kötü, belki bu samimi arkadaşlığın faydası ile derslerimizi notunu yükseltemez isek bu arkadaşlığa son vereceğiz,
Yüreğim yerinde fırlayacaktı.
-Tamam tamam….
Sevinçten boynuna sarılmamak için kendimi zor tuttum. Zil çaldı, son dersti dersin bir an önce bitmesini beraber sevda ile olmayı candan istiyordum.
Son zil çalınca dünyalar benim oldu. Okulun kapısında beraber yürüyerek evin yolunu tuttuk. Bizi beraber gören arkadaşlarımız kendi aralarına gizlice bize bakar iken şaşkınlıklarını gizleyemiyorlardı.
Biz yan yana eve doğru giderken, bugünkü dersler beraberce birbirimize sorular sorarak cevaplar vererek devam ettik, sevda bizim mahalleye yakın oturuyordu. Sevda kendi mahallerine gelince birbirimize gülümseyerek, yarın görüşmek üzere ayrıldık. Yüreğim dünyaya sığmıyordu, hep gülümsüyordu. Beni mahallede sevinçli gören mahalleli şaşkınlıkla bana bakıyordu, her halde delirmiş bu diyordu. Bilmiyorlardı aşk sevgi içimde volkan volkan gülümseyerek çiçeklerini açtırıyordu. Annem bendeki değişikliği görünce sorularını cevapsız bırakarak çalışma odama geçtim. Üstümü çıkararak, çalışma masasının başına geçtim başladım deliler gibi çalışmaya. Aşkın insanı nasıl değiştireceğini hem sevdaya hem arkadaşlara ve aileme göstermem gerekiyordu.
Annem akşam yemeği için çağırdığında dersi noktalayarak sofranın başına oturdum. Annem
-Evladım, bugün sende bir değişiklik var, anlayamadım
-Anlarsın anneciğim anlarsın.
Daha fazla konuşmadan yemeğimi yedim, kitap okuyarak, aklımda kalan dersleri not defterine yazarak gözden geçirdikten sonra, yatmak için odama çekilirken
-Anneciğim sana iyi geceler, seni seviyorum.
Diyerek yanaklarından öperek yatmak için odama çekildim. Yüreğimde uçan kuşun kanat çırpınışları yatmam mani oluyordu. Elimi kalbimin üstüne bastırarak sakinleşmesini bekledim. Bir an önce okula giderek sevda ile olmanın onunla konuşmanın sevinci ile uykuya daldım.
Sabah uyanınca güzel bir duş aldım, kokular süründüm, sevdanın mahallesinin köşesinde sevdayı beklemeye başladım. Biraz sonra sevda evin kapısında çıktı da gülümsüyordu benim gibi, köşede görünce el salladı el sallarken benim tüm bedenim sallanarak gökyüzüne doğru uçuyordu, sanki. Yaklaştı.
-Günaydın Mehmet nasılsın?
-Çok iyiyim, hatta bomba gibiyim kuşlar gibi uçuyorum
Gülümsedi. Ben
-Sen nasılsın Ne yaptın?
-Dersime çalıştım, birazda seni düşündüm.
Ben şaşırarak birazda kekeleyerek
-Be..Beni..enimi düşündün?
-Evet.
Gülüşerek okulun yoluna doğru hareket ettik. Bir birimize ders ile sorular sorarak mutluluk içinde okul yolunda okula vardık, sanki tüm okul bizi bekliyordu. Sevdanın arkadaşı Gülten.
-Hoş geldiniz genç âşıklar.
Sevda utanarak
-Gülten neden böyle konuşuyorsun, biz arkadaşız
-belirli oluyor zaten.
Zil çaldı içeriye girdik ilk ders edebiyattı, hepimizin edebiyatı neredeyse sıfırdı. Neşe öğretmen içeriye girdi, Kalktık sınıfça
-Günaydın arkadaşlar
-Günaydın hocam
Yoklamayı yaptıktan sonra
-Açın edebiyat kitabınızı, bugün cümlede anlatımı işleyeceğiz, ben ve sevda dışında herkes homurdanarak kitabın sayfalarını açtı. Konuyu okuyunca sanki sevda ile bizi anlatıyordu.” Sözcüklerin yan yana gelerek bir duyguyu, bir düşünceyi, bir isteği, bir işi, kısacası bir yargıyı tam olarak anlatabilir duruma gelmiş biçimine cümle denir bende içimden aşk denir sevgi denir ”ben bu kısmı işaretleyerek araya-aşk sevgi Mehmet sevda çıkar yazdıktan sonra sevdaya uzattım. Sevda okudu gülümsedi. Ben parmak kaldırarak.
-Öğretmenim bir şey söyleye bilir miyim?
Beni hiçbir zaman parmak kaldırarak göremeyen ve şakın bakışları ile bana bakan hocam. 
-Buyur Mehmet!
-Hocam, Sözcüklerin yan yana gelerek bir duyguyu, bir düşünceyi, bir isteği, bir işi, kısacası bir yargıyı tam olarak anlatabilir duruma gelmiş biçimine cümle denir, tıpkı hayatımızda insanların bir araya gelerek, hayata anlam katarak yaşanması arkadaş, komşu, insan, olması da aynı bu cümle gibi değil mi hocam, sanki hayatı anlatıyor bize.
Hoca şaşırarak ayağa kalktı, yanıma yaklaştı, anlımdan öptü.
-Bravo Mehmet, senden bunu hiç beklemezdim, birisi söyleseydi senin parmak kaldırarak bunları söylediğini güler geçerdim. Sınıf ağzı açık bana bakıyordu, sevda ise gülümsüyordu. Sevda parmak kaldırarak 
-Hocam bende bir şey söyleyebilir miyim?
Hoca şaşkınlığa devam ederken
-Bugün sizlere ne oldu çocuklar, başka bir dünyada mıyız? Buyur sevda.
- Sorularda cümleyi oluşturan tamlamalar ya da cümlecikler karışık halde verilir. Bizden istenen bu parçacıkları anlamlı ve kurallı bir cümle durumuna getirmektir. Değil mi hocam?
Hoca sarsıldı okul sırasına eli ile tutunarak yanıma oturdu. Şaşkınlıktan sonra
-Devam et sevda
-Hocam hayatımızda da bazen karışıklık olunca hüzün sıkıntı olunca onu sevgi kelimeleri sözcükleri ile anlamlı bir hale getirmiyor muyuz? Bu anlamda edebiyat bizi hayatı anlatan bir ders yaşam şekli değil midir o zaman?
Sınıf ve hoca şaşkınlıkla bize bakarken, bir süre sonra şaşkınlığından kalkarak yavaşça masasına yaklaştı oturdu. Gülümsedi.
-Tebrikler ederim on yıllık öğretmenlik hayatımda hiçbir öğrencimde, bende edebiyata bu açıdan bakmadım, bravo sevda ve Mehmet, haydi arkadaşlar arkadaşınızı ayakta alkışlayalım. Sınıf alkış ile saatlerce yankılandı, sevda ve ben gülümseyerek birbirimize bakıyorduk sadece. Hoca
-Bugün size sözlü notu olarak sizlere on veriyorum, hem de gülümseyerek şaşkınlığımla baş başa kalarak…
Okulumuzda şimdiye kadar alkışa alışık olmayan yan sınıftaki hocalar öğretmenler, müdür sınıfa doldu, sanki şenlik vardı sınıfta. Hocamız öğretmen ve müdüre tüm ayrıntısına kadar anlatınca onlarda bizi alkışlayarak tebrik ettiler. Artık okulda konuşulan ben be sevda ve dersteki üstün başarımız ve aldığımız nottu. Ben sevdaya yaklaşarak.
-Bak gördün mü arkadaşlığımız sevgimiz her şeyi aşmaya yetti artı bilene
Derken sevda boynuma sarıldı. Herkes yine şaşkınlıkla bakarken yine alkış tufanına tuttular. İşte o günden sonra cümleler ve edebiyat gönül dünyama girdi yeşeren dalı ile meyvelerini vermeye başladı. Sevdayı soruyorsanız, sormanıza gerek mi var acaba? Tabi ki… 
Mehmet Aluç
18-04- 2015 
18:00-18:30
__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Mehmet Aluç | 18/04/2015

3 Yorum | 1156 okunma | 0 beğeni

Yorumlar

Yorum Yapabilmek için Üye Girişi Yapmalısınız

Mehmet Aluç 19/04/2015 15:05

Teşekkürler ederim Kemal kardeşim sağ ol var ol kardeşim,selam ve dua ile...

Kemal DOĞANAY 19/04/2015 11:19

Güne düşen bu güzel ve samimi öykü için kutlarım Mehmet Kardeşim.Selam ve dualarımla..

Mehmet Aluç 19/04/2015 06:13

Ben teşekkür ederim bu güzel yorumunuz için Ramazan kardeşim,okuyan göz ve gönlünüze teşekkürler selam ve dua ile...

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

vedat dündar
Ölüm o kadar kötü değil
Hasan büyükkara'yı okurken onu darülbedayi bir...
(vedat dündar tarafından)
Devamı
Ümit  Zeki Soyuduru
İzin Kaldı Sevdiğim
Yüreğinize sağlık üstadım güzeldi şiiriniz...
(Ümit Zeki Soyuduru tarafından)
Devamı
vedat dündar
Ölüm o kadar kötü değil
Değerli atay...bazen bir sempatiyle çıkmaz soka...
(vedat dündar tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Ölüm o kadar kötü değil
Patethic ( acıklı)  bir arkafonun üzerine ...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Fatma Gümüş
HÜZNÜME ÜZÜLEN KADINA....H A
Gün seçkimizin kıymetli şairini Şİİr zamani...
(Fatma Gümüş tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
AşKıMıZıN aLFaBeSi
Duyguların şelalesi şiirin taramaya benzeyen di...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
vahdet çil
Bana Mı Danıştın
Şiirimi "haftanın seçkisi"ne alan sitemizin ...
(vahdet çil tarafından)
Devamı
vahdet çil
Bana Mı Danıştın
Şİİr zamani ailesine günün seçkisi için ço...
(vahdet çil tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Ölüm o kadar kötü değil
şiirler yazılır, şiirler söylenir, dilden dil...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
Tayyibe Atay
Fırçanda Monalisa’yım
En sonsuzundan saygı ve sevgilerimle birlikte te...
(Tayyibe Atay tarafından)
Devamı
vedat dündar
Ölüm o kadar kötü değil
Ramazan boran...Şiir konusunda mı yoksa şiir an...
(vedat dündar tarafından)
Devamı
vedat dündar
Ölüm o kadar kötü değil
Çalışanının hepsi kendisi olan ve devamlı ç...
(vedat dündar tarafından)
Devamı
Ramazan  Boran
Ölüm o kadar kötü değil
görücüye çıkardığı zaman öyle okunu...
(Ramazan Boran tarafından)
Devamı
Ahmet  Zeytinci
Ölüm o kadar kötü değil
sevgili gitti mi yürekten zordur hayatı omuzlam...
(Ahmet Zeytinci tarafından)
Devamı
vedat dündar
Ölüm o kadar kötü değil
Eğer ki bir insana mahsus olan istidat yeterli d...
(vedat dündar tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
Fırçanda Monalisa’yım
Özenli temize çekilmiş işçiliği mükemmel me...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Hasan  Büyükkara
DÜŞTE GÖR
Tarzının mükemmel bir örneği , tebrik ediyoru...
(Hasan Büyükkara tarafından)
Devamı
Mehmet Tuncer
DÜŞTE GÖR
Güzeldi tebrikler....
(Mehmet Tuncer tarafından)
Devamı
Mehmet Tuncer
adam gibi...
Teşekkür hocam saygılar ...
(Mehmet Tuncer tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
Ölüm o kadar kötü değil
Üflemeli enstrümanlardan bir obua, fagot, ...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı

Linkler